29. Film Festivali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29. Film Festivali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Nisan 2010 Pazar

A SINGLE MAN (MOVIE AND OST)

16 Nisan itibariyle ülkemizde de vizyona girebilmiş- aynı zamanda (29.IFM Akbank Galalaları kısmında da gösterilen) ödül avcısı (-bknz. Venice Film Festival / Bafta Awards / Golden Globes & Academy Awards) bir ilk film olan Tom Ford imzalı ''A Single Man''.

Film; yaklaşık 15 yıllık sevgilisi Jim'i (Matthew Goodekay) kaybeden 52 yaşında bir İngiliz Edebiyatı Porfesörü olan George Falconer'in (Colin Firth) son günü üzerine kurulu. Sevgilisini kaybettikten sonra bir anlamda ölmek ve yaşamak arasında sıkışıp kalmış, hayatın anlamını sorgulamaya çalışan George'un en büyük desteği (ya da her neyse) ise en yakın arkadaşı eşinden ayrılan Charlie'dir (Julianne Moore).

Filmin yönetmeni ve aynı zamanda romandan (Cristopher Isherwood) sinemaya uyarlayan isim Tom Ford olunca, ortaya ne kadar estetik, stylish bişey çıkabileceği ise zaten tahmin edilebilir birşey. Tüm bu çekimler filan acaba eğer Tom Ford olmasaydı nasıl olurdu diye çok merak ettim. (Açıkçası hiçbir zaman başka bir film için bunu düşünmemiştim). İşin içine 60 yıllar girince stil ikonu kavramı da birden bire ortaya çıkıyo. George'un giydiği o muhteşem kostümler hepsi de Tom Ford Menswear ürünü ve kesinlikle muhteşemler. Peki ya Charlie'nin saçlarına ne demeli ! Ohh Charlie/ Julianne Moore demişken, keşke filmde onu biraz daha uzun izleyebilme imkanımız olsaydı :)

Filmin teması kaybedilen bir aşk, hayatı sorgulama, anı yaşama felsefesi üzerine kurulmuş olsa dahi, alt metin olarak (en azından görüntülerle) bir dönemi de biraz daha yakından tanıma fırsatı bulabiliyoruz.. Kıyafetlerden, saçalara, makyajalra, Aldous Huxley ve Truman Capote romanlarına göndermeler, bardaki gece hayatı ve üniversite yaşamı, arabalar ve banliyo ...

Filmin müziklerine gelicek olursak ise 19 şarkıdan oluşan dört dörtlük bir soundtarck albümü ile karşı karşıyayız. Abel Korzeniowksi imzalı mzüiklerin (Golden Globe & Sn Diego Film Critics Nominee) yanı sıra dönemin parlak ismlerinden olan Etta James ve Booker T. & the M.G.'s de filmde/ albümde şarkılarıyla var olan isimlerden. Özellikle Green Onions şarkısı eşilğinde Charlie ve George dansı filmden akılda kalan güzel ve eğlenceli sahnelerdendi.

Carpe Diem / Seize the Day ile yola çıkmış hikaye bence ''must see'' bir movie olaraktan en yakın sinemaya gidilip seyredilmesi gereken bir filmdir. Filmden çıktıktan sonra siz de bir Tom Ford kostümüne sahip olmak, soundtrack albümünü anında edinebilmek veyahutta saçlarınızı Julianne gibi yaptırmak isteyebilirsiniz =)

A SINGLE MAN

17 Nisan 2010 Cumartesi

JAMES MAYER FESTİVALDEN BİLDİRİYO =)

Festivalden aklımda kalanlar ve gelecek festival için kendime notlar !!

Sinepop'da karşılaştığım kalabalık grup ! İşte sizler festival ruhunu taşıyan gerçek sinema izleyicisi sizsiniz. Petit Indie/ Küçük Indi başlamadan önce sahnede küçük çaplı bir alkış depremi gerçekleşti !

Nişantaşı City'sde diğer sinemalardaki alternatif tipler yerine bolcana Lily van der Woodsen kılıklı kadınla karşılaştığım için şaşırmamalıydım =)

Liseli gençlerin, okuldan çıkıp da festivale koşuşturmalarını gördükçe hem onlara gıpta ettim, hem de kendimden utandım.

Atlas Sinemasında ben Mine Vaganti için beklerken merğerse o gün Suç Ordusu'nun gösterimi varmış, adını bilmediğim bi kanalda sinema programı sunucusu kız 5 dk geç kalınca ağlama krizlerine girmiş, filmi kaçırdı diye, neyseki yufka yürekli salon görevlisi kızımız (elbette görmüşsünüzdür elinde telsizle sürekli koşuşturan şu kızcağızı, gören de Oscarları yönetiyo zannederdi) onu hemen arka taraftan içeri aldı. aferim taktir ettim, zaten arı maya gibi bolcana da çalıştı :P

Film çıkışı seyircilerden bazılarıyla D&Rda karşılşatım. Uzak filminin çıkışında filmin Dvdsini alan insanalara gerçketen filmi sevebildikleri için gıpta ettim.

Karanlıktaikler ve A Single Man'de salonda tek bi boş koltuk kalammıştı ! Bu yüzden kendimi çok şanslı hissettim :P Ayrıca Karanlıktakiler hakkında film öncesi bana çok kötü konuşanlara da anlam veremedim. hey common sen Uzak'ı sevmezsen onlar da bunu sevmez demeyin, aynı şey değil :p



#kendime not seneye muhakkak türkiyeden yarışmaya katılan filmleri kaçırmamaya gayret edicem, çünkü oyuncular ve yönetmen ile söyleşi var ! Çağan Irmak, Meral Çetinkaya, Derya Alabora ve Erdem Akakçe ile söyleşi !! Çağan Irmağın yeni filmi geliyomuş bu arada =) Adı Prensesli bişi ama tam aklımda kalmadı :/
PS: Resmi telefondan çekince ancak bu kadar oluyo =)



#kendime not mecbur kalmadıkça Yeni Rüya sinemasında film izlemicem =)

Bu arada gördüğüm o Festival çantalarına hayran kaldım. Wayfarer'larımla da çok uyumlu olucağını düşünüyorum. Cidden gözüm kaldı o çantalarda :P

Hımm, filmlerden önce gösterilen tüm o tanıtıcı reklamları sırasıyla ezberledim bile :P Ama o iddia reklamı, ufff sinir şey :P ama eğlenceli :P

Başka atladığım bişey var mı diye düşünüyorum ama =) hımm yok sanırım :P Seneye görüşmek üzere :)) Aaa bak nerdeyse unutuyodum, türkiyede 50 üstü yaş grubunun (evde oturanların, konken partilerine katılan Etiler kadınlarının) festivale katılıcağı aklımın ucundan geçmezdi :P

31 Mart 2010 Çarşamba

EVENT OF THE YEAR: JAMES MAYER GOES TO 29TH FILM FESTIVAL

Beni bilen bilir :P Iıı şey dünkü yazıma da mı böyle başlamıştım :) Çok iyi bir sinema izleyicisi değilimdir, yani bir fanatik değilim, sadece vizyon gösterimlerine yetişmeye çalışırım, en iyi oyuncuların/ yönetmenlerin filmlerini takip eder ve klasikleşmiş yapıtlara göz atmayı severim. Dolayısıyla festivallerle pek de işim olmaz, üzülerek de olsa bu böyle.(laflarım yanlış anlaşılmasın o kadar da sivri değil) Üniversiteye adım atmamla beraber 3 festival geçen sene 2 tane de bu sene geride kaldı. Facebookta süreki festival eventlerine ''attending'' yaparım ama kanlı canlı bi şelilde hiçbir zaman da gitmemişimdir. Az öce sözü geçen 5 festivale de gitmeye aslında yeltenmişimdir, filmleri ve seansları seçmişimdir, ama dedim ya çok ta merakli olmadığımdan dolayı biletleri almaya hep geç kalmışımdır dolayısıyla hiç gidememişimdir.

Ama bu sefer yok artık dedim ! Bir üniversiteliye özellikle James Mayer kalitesinde :P bi insana gitmemek yakışmaz dedim. Ve biletleri alamk için Yeni Rüya Sinemasının yolunu tuttum. Yapmış olduğum 11 filmlik listeden sadece 4 tanesine bilet bulabilmiş olsam da aslında en fazla görmek istediğim filme bilet bulabildiğim ve ilk kez festiavle gidebilme şansını yakalamış olduğum için yine de kendimi şanslı hissediyorum. Her neyse, filmler hakkındaki yorumlarımı ya da tanıtımımı diyeyim ancak film bittikten sonra yapmayı planlıyorum ama sizlere hangi filmlere gitmek istediğimi ama sadece hangilerine bilet bulabildiğimi söylemek istiyorum. Hani olur da bir yerlerde o filmlere rastlarsanız JamesMayer bahsettiydi, muhakkak kaliteli bir filmdir alayım da seyredeyim diyebilirsiniz.
(Kalınla yazılan filmler bilet bulduklarım :P)
Küçük İndi
Öfke
Chloe
Uzak
Karanlıktakiler
The Last Station
Annemi Öldürdüm
A Single Man
Kıskanmak
Kosmos
Vavien
Akıntıya Karşı
PS1: Julie&Julia'yı izledim hatta şuraya yazısını yazmıştım, o yuzden aşağılayıcı gözlerle bakmayın, yoksa Meryl Streep'i kaçıracak kadar akılsız değilim :P
PS2: Sonradan 3 film daha ekledim ama üşeniyorum gitmeye, zaten muhtemelen onlara da bilet kalmamıştır: Bknz:
Orjinal Altyazı
Bendeniz Don Juan
Orada