Mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2010 Pazartesi

BEN HAKINDA BİRKAÇ ŞEY... ÜSTELİK HAYALİM DE BURDA (MIM)

Sevgili French Oje beni mimlemiş. Aslında bayaa uzun zaman oluyo. Hem de cidden uzun, hatta o kadar uzun ki bu süre zarfında iki tane daha mim geldi beni buldu. Ancak toplam 3 mimlik olan yazı dizisinin ancak ilk kısmıyla sizleri baş başa bırakıyorum.

En kolayıyla başlıyorum.

1: Lakabın var mı ? Varsa nedir ?
Yok aslında, ama bazı arkadaşlarım ''cool boy'' olarak çağırır, bir de blog sonrası ''jeymsss'' ve ''gossip boy'' modası çıktı :)

2: Son zamanlarda dile dolanan şarkı ?
İki tane var ! Biri iki post sonrasının konuğu Scissor Sisters albümünden ''Sex and Violence'' diğeri de daha önce şurada da bahsettiğim Tarkan albümünden ''ayda yılda bir olsa da muhakkak ara'' yani ''Adımı Kalbine Yaz''

3: En son ne zaman  ve neye/ kime aşık oldun ?
Sanırım tipi bakılası herkese aşık oluyorum son günlerde =) Ama o değilde geçen gün kendime bir çanta aldım, manyak bişi, hehe. cidden ona aşık oldum. kime göstersem çok beğeniyor. zaten bir kaç post sonra ''back to school'' postu geliyor. Orda görürsünüz =)

4:En son okuduğun kitap / izlediğin film ?
Hanif Kureishi'nin ''The Buddha of Suburbia'' kitabını. Gelecek post konusu. Vogue hediyesi olan Anna Wintour belgeseli ''The September Issue''yu izledim..

5:Son zamanlarda en çok özlediğin ?
Aşkın heyecanını

6:Bir günlüğüne ünlü biri olma (şarkıcı / oyuncu / politikacı) hakkı tanınsaydı olsan kim olurdun ?
Ünlü biri olmak fazlasıyla hayal ürünü olduğu için ben bu fantastikliği ikiye katlıyorum. Kim Brad Pitt / Jude Law / Tom Ford / Madonna / Michelle Obama / Anna Wintour / Woody Allen olmak istemez ki ? Ama Woody Allen olduğumu düşünsene. Kate Winslet, Julianne Moore, Penelope Cruz, Cate Blanchett, Tilda Swinton, Marion Cotillard, Blake Lively, Meryl Streep, Jude Law falan hepsini aynı filme koyarsın. Charlotte Gainsbourg, Carla Bruni, Imogen Heap, Madonna falan soundtrack için bir araya gelir. Anna Wintour filmin stylingini yapar, Tom Ford da erkekleri giydirir. Ohh gosh. Hayalim bu. Background da seçeyim mi ? Barcelona, Florance, Paris & New York.


7: Yarın sabahki ilk planın ?
Laptop'umu açmak. Sırasıyla twitter, facebook, blogger, hotmail ve tumbr hesabımı açmak. Bu yazıyı yayınlamak, hava güzelse dışarı çıkmak, kötüyse evde oturup film izleyip blog için yeni postlar hazırlamak.
(Post dün gece hazırlandı ve bunların hepsi de yapıldı)

8: En sevdiğin huyun ?
İnsanları hiç yargılamam. Yani şu anlamda, biri bana gelse derdini anlatsa, olduğu gibi dinlerim, bence hiç kimsenin benle konuşurken benden çekinmemesi lazım, olabildiğince ''free'' takılabilirler.

9:Şu anki bölümde / mesleğinde olmasan ne olurdun ?
Gazetecilik.

10: Okurken en zevk aldığın üç blog ?
Lütfen bu eziyeti bana yaşatmayın. 86 Blog izliyorum. Bazı bloggerları, hımm ne yazmış diye okuyorum, ama bazı bloggerları ''acep bir sonraki post'un konusu ne olacak'' modunda okuyorum. Ama bu kadar yok, veremem isim falan =) =)

Yazmakta hevesli olan bloggerlara gelsin bu mim  :)

28 Haziran 2010 Pazartesi

I AM TRENDY

Muhteşem Edie Finnerty beni hem mimlemiş hem de ödüllendirmiş. O halde ben de bana verilen görevi yerine getirmeliyim. İlk başta şu ödülle başlayalım isterseniz.

Daha önce uzun bir geçmişim olsa da henüz 6 aylık olan Apollo Boy blogunun ödüllendirilmesini gururla taktim ederim. Teşekkürler Edie :) Ödülü alanların yapmaları gerektiği bazı şeyler varmış. İşte o prosedürler :)



  • Blogunuzda ödülle ilgili bir yazı yazmak. Size ödülü verene teşekkür etmek :)
  • Yazınızda ödülün logosunu yayınlamak ( Trendy Treehouse URL linki ile )
  • Yazınızda bu ödüle uygun bulduğunuz 10 blogu yayınlamak
  • Ödülü paylaştığınız 10 blogcana, aynı kurallarda kendi seçecekleri 10 blogcana haber vermelerini sağlayacaksınız.

Şimdi klişe olacak ama sevmesem okumazdım diğer blogları ! Yine de zorunlu olarak bu sayıyı 11le sınırlıyorum. Sizler de hem mimi kaptınız hem de ödülü. Mimi kabul etmeyip sadece ödülü kucaklayabilirsiniz ayrıca moda hakkında, ya da kültür sanat hakkında yazan bloggerlar belki sayflarında bu tür yazıların olmasını doğal olarak istemeyebilirler. Bu durumda sadece teşekkür de edebilirisniz. -ki daha önceden başıma gelmişliği var, boşuna sorun çıkmasın. -insanlar garip bazen abartabiliyorlar bazı şeyleri. Anak ben yine de gönderiyorum bu ödülü sizlere.

Gelelim mim konusuna ! Kendi kendimizle röportaj yapıcakmışız. Ben daha önce yapmıştım bir tane daha :) dilerseniz ona da göz atabilirsiniz.

1. Hangi işleri yarım bırakırsın ya da bıraktığın neler var?

Bugüne kadar aldığım da yarım bıraktığım bir şey yok sanırım. Çok sıkıldığım bir kaç kitabı yarıda bırakmışlığım dışında, geçtiğimiz sene yaşadığım bazı sorunlar nedeniyle öğrenmeye başladığım İspanyolca'yı yarıda bırakmışlığım var ! Ancak en yakın zamanda o da tamamlanacaktır !

2.Yakın zamanda kaybettiğin biri var mı?

Kanımca kaybetmek göreceli bir kavram ! Eğer burdaki kaybetmek ''ölüm'' anlamına geliyorsa çok şürkür ki son bir senedir yok ! Eğer bir arkadaş / sevgili / dost 'u kaybetmekten bahsediyorsan / ''ilişkiyi bitirmek'' hiçbir zaman kimseyi kaybedemezsin sanırım, az da olsa çok da olsa bir şeyler paylaşmışsındır ve Clementine ve Joel gibi bir şansın yoksa aklının ucunda bir taraflarda yer alacaktır, bağın devam edecektir. Sonuçta kaybetmezsin. Ayrıca birini hayatından çıkartmak da yine çok manasız. İki gün önce canım cicim diyerek bir şeyler paylaştığın kişiyi daha sonra sırf ayrıldın / küstün diye hayatından çıkartmak onu kaybetmek manasız. Neyse ''kaybetmek'' kelimesinden ben bunları anladım :p

3. En ağır bulduğun, sana dokunan yemek var mı?

Yok sanırım, ancak yaz aylarında kızartmalar pek de hoş olmuyor ! Bir de çok geç yemek yemek. Bu arada bir önceki sorunun büyüsüyle hiç uymamış bu soru :P Şimdi bu mim'i kim başlatmış. Bir mim nerden çıkar hep merak etmişimdir. :)

4. Cinsellik ve aşk anlamında unutamadığın biri var mı?

Eminim pas deme hakkımız vardır !

5.Çocukken sevdiğin çizgi filmler?

Wuhuu çok var ama ... He-Man, She-Ra ikilisine taparım, Tom & Jerry keza. Jetgiller, Disney'in Çocuk Saati vardı. Amerika'da bir okul 5 öğrenci falan, kızlardan birinin ismi Greyçıl'dı :P sorry nasıl yazdılığını bilmiyorum. Şapkalı bir çocuk, bir şişman iki de siyahi vardı. Bak onca ayrıntıya rağmen hatırlayamadım ismini. Yunus Delphi vardı. Winnie The Pooh. Bak şimdi böyle sorunca hepsi uçtu gitti. Heh bir de Casper vardı :P Picachu 'dan nefret ederim, ama arkadaşlarla tasolarıyla oynardım. Hey gidi onları biriktirirdim o zamanlar da.

6. Blogger'a ne zaman kayıt oldun? Kim vesile oldu? Nereden duydun?

2008 Aralıkta oldum. Daha sonra kapattım ve internetin derinliklerine gömdüm. Sonra da 6 Ocak 2010'da yeniden açtım. Nette bir şey ararken Saray Soytarısı'nın bloguyla karşılaştım. Ondan sonra bir baktım benim arkadaşım da yazıyomuş bknz. Müsvette Defterim, sonra dedim ki '' hey bebek ! benim neyim ekisk ?'' ve böylece başladım.

7. Çok paran oldu neler yaparsın?

Dünya Turu. Sonrasında New York, Barcelona, Roma ve Floransa'da her birinde birer sana yaşardım. Bankadaki paramı kullanıp yan gelip yatardım, arada sırada freelance tercüme ya da özel ders verme şeysiyle uğraşırdım. Daha sonra da sadece huzur diyerek tüm kütüphanemi toplayıp (kitaplarım, dvd ve cdlerim benim en değerli varlıklarım benim kadar önemliler) sadece orman ve denizin iç içe olduğu bir yerlere uzun soluklu bir tatile çıkardım. Belki Irlanda kıyıları olabilir.

Fin. xoxo