Mitoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mitoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Aralık 2010 Cumartesi

HOW MYTH CHARACTERS INVADE 21ST CENTURY ?

Bilenler bilir mitolojiye ne kadar düşkün olduğumu, okulda 4 dönem mitoloji dersi görmemde de bunun etkisi var elbette. Hem blogumun ismi ise Apollo zaten değil mi ? Uzun zamandır bu konu hakkında yazmak isterken efsanevi Karl Lagerfeld birden bire 2011 Pirelli Takvimi'ni Mitoloji Karakterleriyle hazırladığını gösterdi bize. O halde vakit şimdidir deyip postu hazırlamak istedim. Yukarıda anlamış olduğunu üzere en tepede ''Apollo Boy'' yazmakta. Hemen altında ''Special Extra Issue'' yazıyor. Biraz altında ise ''Greek Gods Invade 21st Century''. Yan tarafta ise ''Bacchus'', ''Apollo, ''Hera'', ''Artemis'', more & Karl Lagerfeld. Kapak yakışıklısı ise Apollo.

Pirelii çekimlerinde Karl Lagerfeld tapınası oyuncu Julianne Moore dışında, yaklaşık bir senedir Model.com'da en iyi model olarak gösterilen Lara Stone ve Freja Beha Erichsen, Isabeli Fontana, Natasha Poly ve fazlasını bir araya getirmiş. Erkek modeller ise Baptiste Giabiconi, Sebastien Jondeau, Brad Kroenig, Garret Neff ile Jake Davis. 

Karl Lagerfeld mitolojik hikayelerden yola çıkmış ve bunların bir çoğunda başarılı olmuş özellikle Narcissus ve Echo'nun tasvirine bayıldım. Dionyos ve Bakhalar tasviri de pek yerinde olmuş. En önemlisi vücut yapılarını göz önünde bulundurarak karakter seçimi yapmış olması. Bir kez daha görüyoruz ki mitoloji her şeyin anasıdır. Edebiyat, moda, sanat, müzik ... hem de 21. Yyda olsak bile.

Görselleri paylaşırken ise sizlere kim kimmiş, hangi mitolojik tanrı ne yaparmış ?

Abbey Lee Kershaw // The Nymph Echo: 
Aslında başı örtülü, yani gelin anlamına gelen Nympha kırlarda, sularda, ormanlarda yaşayan doğal ve tanrısal varlıkların dişi olanlarına verilen addır. Mitolojide ise ''Ovid'in Destanı'nda'' Narksissos'la Ekho'nun efsanesi bir anlatılır. İki insanın aşk uğruna harcadıkları boşuna çabadır anlatılan.

Anja Rubik // Hermes:
Sizler belki onu dünyaca ünlü -it bag parçalarıyla biliyorsunuz ancak o Titanlar soyundan gelip Zeus'un oğlu ve onun da olmak üzere bir çok tanrının habercisidir. Olympos tanrılarının en renkli ve özgün kişilerinden biridir. aka messenger god.

Bianca Balti & Isabeli Fontana // Bacchantes & Garret Neff // Bacchus :

Bacchanteler ya da Bakkha'lar tanrı Dionysos ya da Bakkhos'un dinsel törenlerini kutlayan kadın alaylarıdır. Tıpkı tanrının kendisi gibi çıplak bedenlerini nebris denilen benekli ceylan postlariyle örter, başlarına sarmaşık çelenkler sararlar ... Doğa ile birlik olan Bakkha'lar üstün bir güçleönlerine gelen vahşi hayvanları parçalarlar. Dionysos dinini benimsemişlerdir bu kadınlar. Dionyoso medeniyet destekçisi ve şarap tanrısıdır. Bir anlamda doğanın ve halkın tanrısıdır. Bakhik edebiyat incelemeleri de yapılmaktadır.
Bianca Balti & Erin Wasson & Lakhsmi Menon // Three Bacchantes: 
Daria Werbowy // Artemis:
Artemis Yunan Kültürü'nün büyük Anası, Anadolu'nun Ana Tanrıçası, Zeus'un kızı, Apollon'un kardeşi,. Bereket tanrıçası, Tanrısal doğum tanrıçası, zira ikizinden önce doğup onun doğmasında yardımcı olmuştur. Namus bekçisi bir bakire olması ise cabası.

Daria Werbowy // Penthesilia:
Amazon kraliçesi ve Ares'in kızı. Savaşta sağ memesinden vurulur ve ölür. Büyük ihtimalle burda memesinin kapalı olması da buna işarettir.

Elisa Sednaoui // Flora: 
Adından ve kafasından da anlaşılacağı gibi çiçek tanrıçası.

Erin Wasson // Ajax:
Odsseyus'da geçen bir figürdür, ordunun en iyi savaşan askeridir.

Freja Beha Erichsen // Apollo:

Beni temsil eden modelin Freja olmasını ben de pek tabi istemezdim :) Apollo için Yunan Pameonundaki en renkli karakterlerden biri derler.Aydınlığın, ışığın, bilgeliğin, düzenin, idealizmin, aristokrasinin tanrısıdır. Dionysos halkın ve doğanın tanrısıyken Apollo kültürün ve aristokrasinin tanrısıdır. Tıpkı Bakhik edebiyat incelemesi olduğu gibi Apollonian edebiyat incelemesi de vardır.

Freja Beha Erichsen & Abbey Lee Kershaw //  Orpheus & Eurydice

Eurydike Orpheus'un karısıdır. Ve aynı zamanda ağaç perisidir. Orpheus ise bir ozandır. Aristaios, Eurydike'nin ölmesine neden olmuştur. Orpheus eşi öldükten sonra onun geri dönmesi için tanrılara yalvarır, isteği kabul edilir ama Eurydike geri döndüğü zaman arkasına bakmaması gerekir. Ancak kader bir kez daha iki sevgiliyi ayırır.
Freja Beha Erichsen & Abbey Lee Kershaw // Castor & Pollox 
Brad Kroenig // Zues
Tanrıların Tanrısı, Gök Tanrı, Baş Tanrı. Güç ve akıl onda ,iktidarı göğe yükseltmiştir. Yer ve gök arasındaki dengeyi gök lehine bozmuştur. dünyanın egemnliğini bedenden kafaya taşımıştır. Babası Kronos tarafından yutulmaktan kurtulmuştur ve kendisi kızı akıl tanrıçası Metisi yutmuştur. Böylece aklın onda olduğu düşünülür. Dionyosos'u baldırından doğurmuştur. Tabiri caizse yatmadığı kadın kalmamıştır. Panteonda herkesin onla bir hikayesi vardır.

Heidi Mount // Amphitire :

50 kız kardeşden biridir. Poseidon onu kumsalda oynarken görür ve aşık olur. Ancak kız utangaç olduğu için çok uzaklara kaçmış. Ancak ikisi evlenmiştir.

Heidi Mount // Aurora :

Iris Strubegger // Athena: 
Dionysos'a nasıl eril bir karakterken dişil özellikler yüklenmişse Athena da tam tersidir. Akıl ile ilişkilendirilir. Zeus'un aklından doğmuştur. Erkeğin kafasından çıkan mantıktır. Üst düzey bir tanrıçadır.

Jake Davies // Achilles: 
Homeros'un büyük destanı Ilyada'da adı geçer. Hatta neredeyse Akhilleus'un destanıdır. En büyük savaşçıdır. Adının sonsuza kadar anılması için Truva Savaşına katılmıştır ve Paris tarafından tesadüfen sol topuğundan vurularak ölmüştür.

Baptiste Giabiconi // Apollo:


Baptiste Giabiconi & Elisa Sednaoi // Narcissus & Echo
Hikayenin bire bir tasviri. Narcsios'un öümü ? Sesin yankılanışı. Ey güzellik !!

Janeil Williams // Hades:
Mitolojinin kötü adamı JR :) Yer altü ülkesinin, ölülerin Tanrısı. Zues'un kardeşi aynı zamanda onun karşıtı.

Natasha Poly // Melpomene :



Julianne Moore // Hera:

Yunan pantheonun baş tanrıçası: Kadından sorunlu devlet bakanı da denilebilir. Dırdırcı, inatçı, hırslı, hırçın, düzen kurar. Zeus tarafından sürekli aldatılır. Bencil burjuva kadınıdır. Zeus kadın versiyonudur bir anlamda. Kimi zaman da nefret doldudur. Julianne ise sektördeki kadınların baş tanrıçası. Yerinde karar.

Lara Stone // Aphrodite :

Julianne gibi en yerinde seçilmiş bir karakter. Modellerin afroditi. Güzellik ve aşk tanrıçası Uranus'un penisinden doğar. Erotizmin simgesi. Dolgun göğüsler ve perfect body shape. Eh aprodite Freja olacak değildi ya :)

Lara Stone & Sebastian // Aphrodite & Mars

Postları hazırlarken resimler
models.com'dan alınmıştır
Yazılar ise 
Azra Erhat; Mitoloji Sözlüğü
ve
İsmail Gezgin; Mitoloji Sanatı adlı eserinden derleyerek hazırladım.

Dionysos'u merak edenler ise Tiyatrolarda oynayan Bakhalar oyununa göz atsın. Tık.

YAZILARA DEĞİL DE SADECE RESİMLERE BAKTIYSANIZ TEŞEKKÜRLER

10 Temmuz 2010 Cumartesi

GIRL MEETS BOY // KIZ ERKEKLE BULUŞUR

İskoç yazar Ali Smith kısa romanı Girl Meets Boy ‘da Ovid’in Metamorphoses’da anlattığı Iphis’in hikâyesinin* (Book IX) yeniden anlatımıyla karşımızda. Mitin yeniden yazımında ise Smith popüler kültürün öğelerini kullanarak toplumda eşcinsellik, cinsel ayrımcılık ve homofobi konularına da değiniyor. Tüm bunlar olurken ise alt metinde hikâye tüketim toplumu, kapitalizm, politika ve devlet konularına da değiniyor.

Büyükanne ve büyükbabalarının torunlarına bıraktığı İskoçya’daki evde yaşayan iki kardeş Anthea ve Imogen’in anne ve babası yoktur; yine aynı şekilde büyük anne ve babası da çıktıkları bir deniz yolculuğunda kaybolmuşlardır ve kardeşler yerel bir su firmasının kreatif bölümünde çalışmaktadırlar. Yine suyun da çeşitli bağlamlarda sürekli karşımıza çıktığını görüyoruz. Mit içerisinde olay bir adada geçmektedir, hikâye içerisinde ise nehirden bahsedilip, kardeşlerin bir su firmasında çalışması tesadüf olmamalı. Hikâyenin ileriki bölümlerinde ‘’su’’ maddesi sayesinde devlete de çeşitli göndermeler yapılmaktadır. Suyun şeffaflığı, hassasiyeti ve önemli olması ile cinsel ayrımcılık arasında bir bağlantı da olmalı. Suyun akışkan olması, belirsiz bir şekle sahip olması, cinselliğin ve cinsiyetçiliğin toplum içerisinde belirsiz bir yerde olmasına da işaret edebilir.

Yazar popüler kültürü kullanırken de hikâyenin anlatımını başka bir boyuta taşıyor, ayrıca yine bu referanslarla insanların zihinlerindeki kalıplaşmış düşüncelere de değiniyor. MySpace ve Facebook gibi ünlü sosyal paylaşım sitelerinden tutun da James Bond filmlerine, Judi Dench’e, ünlü şarkıcı ve gruplara sürekli göndermeler yapılıyor. Imogen kardeşinin eşcinsel olduğunu öğrendikten / fark ettikten sonra, bunu zaten daha önceden anlamış olması gerektiğini düşünüyor. Nede olsa (sanki) eşcinsel insanların hepsi de aynı şeyi yaparmış gibi; ya da eşcinseller sadece Spice Girls ve George Michael dinleyip, Eurovision, Big Brother ve Buffy gibi televizyon programlarını izlermiş gibi. ( Kardeşi tüm bunları yaptığı için onun muhakkak eşcinsel olduğunu düşünüyor çünkü).

Kitap içerisinde aynı zamanda cinsel belirsizlik sorununa da değinilmektedir. Bir şekilde ‘’aslında kadın ve erkek diye iki cinsiyet yoktur sadece insan vardır’’düşüncesini de benimsememiz gerektiği bizlere anlatılmak isteniyor olabilir. Daha roman başlar başlamaz büyük baba söze ‘’ben kız olduğumda’’ diyerek başlıyor. İleriki sayfalarda ‘’Blind Date’’ yarışmasının sunucusu Cilla Black hakkında da ‘’kız mı, erkek mi? Hem kızlara bakıyor, onların yanına gidiyor hem de erkeklerin!'' diye tanımlanıyor. James Bond serisinin yıldızlarından Daniel Craig’in denizden bir tanrıça gibi çıkmasıyla seks sembolü haline gelen Ursula Andress arasında da hiçbir fark olmadığı söyleniyor. Sürekli kız karakterlere yakışıklı olma vurgusu yapılıp, erkeğin sahip olduğu karekter özellikleri !!! cesaret, güç vb. şeyler kıza yükleniyor, ya da tam tersi şekilde erkeğin ne kadar güzel olduğu ve bir kız kadar narin olduğu söyleniyor. Bunun dışında insanlar arasında sürekli kadın veya erkek mi diye karıştırıldığı (!) bilinen Tracy Chapman’ın da hikâye içine yerleştirilmesi tesadüf olamaz. Aynı zamanda Anthea’nın kız arkadaşı Robin’in ve Ovid’in yaratmış olduğu mitteki Iphis karakterinin isimlerini her iki cinsiyet için kullanılabildiğini de ekleyebiliriz sanırım. Iphis’in, Robin ile olan benzerliği, Iphis’in Ianthe’ye aşık olması ve buradaki kelime oyununu da diğer benzerlikler. Ianthe → Anthea. Smith’in kelime oyunları bununla da sınırlı kalmıyor. Iphis ve → ‘’Iphisol’’ markası, hatta onu Iphis 07 yapmak. Romanın 2007 yılında hazırlandığını göz önünde bulunduracak olursak Ovid’in Iphis anlatımının 2007 uyarlaması olduğuna da bir gönderme olabilir. Ayrıca Imogen’in Kelt kökenli olduğunu ve ‘’bakire’’ anlamına geldiği varsayımında bulunacak olursak (wikipedia) ‘’Pure’’ / saflık ile neden bu kadar alakalı olduğu hakkında da çıkarımlar yapabiliriz.

Kitabın sonu ise tam peri masalları ve mitler gibi. ‘’Günümüzde bile hala rüya olan bir şeyi gerçekleştirdik’’ diyor. Anthea ve Robin evleniyor . Üstelik düğünde sadece yalnız olacaklarını düşünürken Imogen ve Paul, anne ve babaları hatta kayıp olan büyükanne ve dede de düğüne katılıyor. Elbette ki böyle bir düğün sadece rüyalarda gerçekleşebilir, tıpkı kaybolan aile fertlerinin geri dönmüş olması gibi.

Büyükbabanın da dediği gibi umudumuzu kaybetmemeliyiz, tarihi değiştirebilecek umudun yok olmasını önlemeliyiz, tıpkı onların yaptığı gibi sesimizi duyurmalıyız, karşı gelmeliyiz böylece bir şeylerin değişmesi için ön ayak olabiliriz. Bir Mini Cooper, trafiği yoğunlaştırmaktan, havayı kirletmeden başka bir işe yaramayabilir, ancak duvarlar üzerine yazılan birkaç ufak önemli yazı, ya da dikkat çekecek zararsız birkaç gösteri (tıpkı büyükannenin yaptığı gibi) değişimin başlangıcı olabilir ve tabular yıkılabilir.

Kitap aynı zamanda Turkuvaz yayınevinden çıkan bir serinin içinde yer alıyo. Aynı şekilde İngilzice'de de bir seri halinde yayınlanan kitaplar : Canongate Myth Series Türkiye'de bu şekilde basılıyo. Hepsi de mitlerin yeniden yazımı. Günümüze uyarlanışı. Serinin geri kalanında Jeanette Winterson // Atlas'ın Yükü ve Margaret Atwood // Penelope de bulunmakta. Bir mitoloji aşığı olaraktan serinin diğer eserleri de sizler için yakında burada.

*Iphis & Ianthe: Erkek kılığına sokulan Iphis, Ianthe'ye daha küçükken aşık olur, zamanı geldiklerinde evlenirler, ancak Iphis, Ianthe'nin onun gerçekte erkek olmadığını anladığında mutsuz olacağını düşünür ve bu yüzden tanrılara yalvarıp onu erkek yapmasını ister. Isis bu istediğini yerine getirdikten sonra Iphis ve Ianthe, olması gerektiği gibi ! evlenirler.

2 Mayıs 2010 Pazar

BIRAZ DA TIYATRO: BAKHALAR


Cinsellik, Kan, Vahşet ve Mistisizm

Şehir tiyatroları oyunu Antik Yunan'ın en tanıdık tragedya yazarlarından biri olan Euripides uyarlaması Bakhalar -utanarak da olsa- bu sezon seyrettiğim tek oyundu. Derste tragedyanın incelemesini yaptıktan sonra seyretmek istediğimiz oyunu aslında okuyan arkadaşlarımız pek beğenmedi. Hani klasik çekişme vardır ya kitap vs. film; işte bu da tıpkı onun gibi bişey oldu.

Tragedya'nın aslında olup da bazı sahneleri sahnede göremeyen arkadaşlarımız üzlüdü. Muhafazakar bir kısım izleyiicler ise -hayır bunlar bizim gruptan değil- oyun esnasında salonu terk ettiler.
Oyuncuların her birinin mükemmel olduklarını söylemek zorundayım. Oyuncular dışında ise övmem gereken bir diğer unsur oyunun müzikleri. Ohh o dini rütielleri / Dionysus Dansları / ya da Bakha Ritüellerini gerçekleştirildiği şarkılara taptım resmen. Keşke oyunun müziklerini elde edebilseydim.

Ayrıca oyunda sahne ile oyuncular arasında bir tel örgü geçirlmişti. Bunun oyunda kullanılan malzemeler dolayısyla gerekli olduğunu düşünsem de George Lukacs'ın (ya da Brecht miydi ??)izleyicileri soyutlama teorisiyle de bir bağlantısı olup olamayacağı konusunda düşünmedim değil.

Diyaloglardan fazla olarak, dansın, hareketlerin, müziğin ve ritüellerin ön planda olması ise başka bi güzellik. Sanırım bunca yıldır seyrettiğim en iyi oyunlardan biriydi.

Oyun'un gösterim süresi bitmeden seyredin bence !

20 Şubat 2010 Cumartesi

NUDE MAN THROWING DISK


İstanbul'da gezmeyi en fazla sevdiğim müzelerden biridir Arkeoloji Müzesi. Tapmış olduğum Yunan tanrı ve tanrıçaları ile beraber, mitoloji, Hellenistik Kültür, Eski Anadolu'ya ait bulabileceğimiz herşey orada çünkü. İlyada'ya da konu olan Troya Savaşının baş kahramanı Truva Atı ve Firavunlar ve son son İstanbul Metrosu kapsamında Yenikapı'dan çıkartılan eşyalar. Bunların yanında bir de Hititlerden, Lidyalılardan kalma eski eserler. Kıbrıs ve Suriye Kültürü vs. vs.

Müzeye gitmemin bu seferki sebebi ise Disk Atan Atlet'in Istanbul'a gelmiş olması. Avrupa Kültür Başkenti kapsamında British Museum'dan getirilen heykel M.Ö. 5. yüzyılda yaşamış ünlü Yunan heykeltraş Myron'un yaptığı bilinen, ancak günümüzde kayıp olan bronz bir heykelin kopyasıdır, ayrıca heykel antik Yunan dünyasının ideal güzellik kavramını yansıtıyor. İdeal güzelliği resmetmesinin yanı sıra sonsuza kadar genç kalan bir atletin denge, uyum ve mükemmel oranlar fikrinin de vücut bulmuş halini sergileyen heykel, modern zamanlarda da bilinen antik dönem heykelleri arasında bulunuyor. Bulunduğu zaman kafası eksik olan heykele, yine antik fakat gövdeye ait olmayan bir kafanın yerleştirildiği belirtildi.

Sizde bu muhteşem güzelliğin yanısıra, Athena, Artemis, Aphrodite, Zeus, Hermaphrodite, Mısır Firavunlarını, Laitleri, Hitit, Sümer ve Bizans dönemlerinden kalmıi diğer eserleri görmek isterseniz bence muhakkak gitmelisiniz. Ancak Disk Atan Atletin 4 Nisan'da ayrılacağını da belirtmeliyim.