Yeni Keşifler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yeni Keşifler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2010 Çarşamba

THE XX // XX

2009da hayatımda giren bir diğer muhteşem grup The XX'in albümü XX'i sonunda dinleme şerefine ulaştım. Evet onları dinlemek cidden bir şeref çünkü cidden başarılı bir albümle karşı karşıya kaldığımı belirtmeliyim.

Aslında bakarsanız albümün hemen hemen her yerinden kasvet fışkırıyo, eh Britanyalı indie bir gruptan başka ne beklenirdi, dediğinizi duyar gibiyim :) 2005 yılında kurulan grup geçtiğimiz yaz aylarında da ilk albümleri XX'i yayınladılar, gördüğünüz gibi bayaa geç keşfettiğim bir grup. Ancak siz de benim gibiyseniz bu yazı size göre o zaman.

Albümü çalmaya başladığınız anda ilk çalışma ''Intro''. Zaten albümde genel olarak neyle karşılaşcağınızın sinyallerini hemen veriyor. Biraz karanlık, biraz depresif, biraz da chill-out.

''Crystalised" "Basic Space" "Islands" & "VCR'' albümden yayınlanan 4 single. Açık konuşmak gerekirse tüm şarkıların içinden en az beğendiğim, aşbümden yayınlanan ilk single olan Crystalied. Albüm içerisinde yer alan ''Fantasy'' ise bir diğer benimsiyemediğim şarkı, sözü az müziği bol olan şarkı, aslına bakarsınız uyku öncesi birebir ve o anki mod için şahane :) ama gün içerisinde müzik dinlerken seçiceğim bir çalışma değil :)''Heart skipped a beat'' şarkısında ise ritm biraz daha yükseliyo ve bu da yine onu benim favorim yapıyo . Sizleri hemen yakalıyan ve yine oldukça başarılı olan bir diğer şarkı ise albümden yayınlanan 3. single; Islands. Ki bence single olarak yayınlanan parçaların arasından en iyisi.

Vee albümün en iyi şarkısı Night Time hatta o kadar iyiki son zamanlarda dinlediğim en iyi parça da diyebilirim onun için. Neden henüz single olarak yayınlanmamış onu da anlayamadım açıkçası. Elbette bir de Stars ve Shelter; Nihght Time kadar olmasa da yine oldukça başarılı paçalar.

Sonuç olarak 11 parça. 2 Muhteşem şarkı, 3 vasat, 2 iyi ve 4 çok iyi çalışma olarak sıralama yapacaksam, 10 üzerinden 7.5 yıldız da veririm :)

Ayrıca grubun Floance & The Machine için yaptığı You Got The Love remix'i ise yine oldukça başarılı. Onu da dinlemenizi öneririm.

Albüm genel olarak chill-out olarak da değerlendirilebilir sanırsam, en azından dinlerken beni oldukça rahatlattı. Bir şişe şarap, dostunuz ve inanılmaz güzellikteki sohbet tadında oldukça başarılı bir albüm. İşte karşınızda önümüzdeki yılların hit Indie Grubu !

İyi Dinlemeler.

8 Şubat 2010 Pazartesi

LADY ANTABELLUM // NEED YOU NOW

Geçtiğimiz Grammy ödülleri sayesinde hayatıma 3 muhteşem isim daha kabul ettim ! ve pazartesinden bu yana sadece onları dinlediğimi belirtmeliyim. Bu muhteşem isimleri de sizlere de tanıtmak isterim. Aslında isimlerden ikisi oldukça tanıdık; ama yine her zamanki gibi benim geç keşiflerimden. İşte bugunkü yazımın muhteşem konuğu. Lady Antebellum ! So, here we gooo !! :) And keep waiting for the others !

Lady Antabellum; Hillary Scott, Charles Kelley ve Dave Haywood= İki yakışıklı erkek ve bir güzel kadın (resimlerden ve çekimlerdeki kıyafetlerin güzelliklerinden bahsetmiyorum :p) 2008 yılında çıkartmış oldukları ilk albümleri Lady Antebellum ile America Billboard Listelerinde 4 numaraya kadar yükselen grup 2010 yılında çıkartmış oldukları ikinci stüdyo albümleri Need You Now ile de Billboard'larda 1 numaraya yerleştiler. Aynı zamanda grup her iki albümleriyle de Country Listelerinin zirvesine çıkıp hem 2009 hem de 2010 yılında 2şer Grammy Adaylığı alıp bu sene evlerine Best Country Performance By Duo/Group ödülünü de götürdüler. Görünüşe bakılırsa kısa ama parlak bir kariyer :)

American Honey grubun albümlerinden çıkarttıkları ikinci single ve hali hazırda oldukça sıcak bir paça zira yayınlanalı henüz bir ay oluyor ! Şarkıda bahsedilen şey ise tam amerikan country hayatı ! Western filmlerinden hatırlayacağınız o güzel sahneler şarkıyı dinlerken cidden içiniizi ısıtabilir. Bilmiyorum sizler ne düşünüyosunuz ama benim Amerikan hayranlığım sadece NYC ve LA ile sınırlı değil Amerikan klasik Western hayatı da her zaman dikkatimi ve ilgimi çekmiştir. Albümden yayınlanan ilk single Need You Now ise yine inanılmaz tınılara sahip! Ve albümde bulunan bir diğer parça Hello World! Hello World henüz yayınlanmamış bir parça ama albümde yer alan en favori parçam. Bu üç parça da kanımca beş yıldızı hak ediyor. Bunlar dışında If I Knew Than güzel bir country ballad. Ancak elbette ki çok sıkıcı parçalar da yer almıyor değil :)

Belki Country müzik bizler için Amerikalı'lardan çok daha değişik bir anlama geliyordur. Ama kesinlikle vasatın üstünde duran bir albüm. Ağzınıda bıraktığı tad ise küçük bir kasabada şömine başında anlatılan eski aile hikayeleri !

Grubun diğer şarkı ve videolarını merak ediyorsanız şuradan ulaşabilirsiniz !
Lady GaGa dinler gibi eğlenmiyeceksiniz belki, ama şarkıların içinizi bir dost sıcaklığı gibi ısıtacağına eminim !

11 Ocak 2010 Pazartesi

ADIEU...LHASA DE SELA

Böyle bir yazı yazmak aklımın ucundan dahi geçmezdi; belki onu ''Yeni Sesler Yeni Ufuklar'' başlıklı yazımda sizlere tanıtmak amacıyla kullanırdım; ama böyle bir yazıyı hayal bile edemezdim yazmaya.

Meksikalı bir baba; Amerikalı bir anne tarafından dünyaya gelen Lhasa de Sela Amerikalı-Kanadalı bir söz yazarı ve şarkıcı. Belki hepimizin severek dinlediği Lady Gaga'dan çok daha az tanıdık, ama çok daha kaliteli müzik yaptığı aşikar. Fakat popüler değil ve bu yüzden de bir hafta önce hayata gözlerini yummasına rağmen ben onun gidişini bugün Facebook ve Twitter'dan öğreniyorum. Oysaki Tila Tequila'nın lezbiyen sevgilisinin ölümü bile Türk Basınınıda oldukça geniş yer kapladı. Maalesef arz talep meselesi.

Öyle güzel sözlü şarkılar yazan, öyle güzel sese sahip olan bir ''sanatçıyı'' kaybetmek, öyle bir güzellikten yeni şarkılar dinleyemeyecek olmamız ve onu bir kez daha canlı canlı duyamayacak olmamız üzücü.

Yeni yılın ilk gününde göğüs kanserine yenik düşerek hayatına gözlerini yuman bu muhteşem sesi, belki facebookta statulerinde anarak ya da onun bir videosunu paylaşarak ''gül kurusu'', ''pembe'', ''siyah'' yazmaktan çok daha fazla ilgi toplayabilirlerdi ve asıl amaçları sadece abaza bir şekilde ilgi çekmek dışında hiçbir işe yaramayan statuler yerine gerçek bir sosyal mesaja da imza atmış olurlardı.

Her neyse;

İşte Lhasa'nın o kısa ama kaliteli yaşamına sığdırdıkları...

DISKOGRAFI:

1997 - La Llorona (Audiogram/Atlantic)
2003 - The Living Road (Audiogram/Nettwerk)
2009 - Lhasa

Sizlere bu muhteşem sesten geriye sadece bir kaç güzel video bırakabiliyorum ancak...

İspanyolcası ve ya İngilizcesi fark etmez; içinde barındırmış olduğu etnik özellikleriyle ve rahatlatıcı etkisiyle Nirvana'ya bile ulaşabilirsiniz.