A.A Rahman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
A.A Rahman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Şubat 2011 Cumartesi

127 HOURS

Hafta sonu için en iyisinden filmler seyretmek istiyorsanız sinemanın yolu sizler için boşaltıldı zira iki muhteşem film birden cuma günü vizyona girdi. ''The King's Speech'' ve ''127 Hours''. Benim ilk tercihim James Franco'ya ilk Oscar ve Bafta (elbette başka birçok) adaylığı getiren ''127 Hours''. Filmin aynı zamanda ''En iyi Film'' dahil toplamda 6 adet Oscar adaylığına sahip olduğunu düşünerekten senenin en hit filmlerinden biri olduğunu söylesem saçmalamış olmam her halde.

Danny Boyle'un fazlaca şişirlmiş filmi ''Slumdog Millionaire''den sonra çekmiş olduğu yapım belki Oscarlarda bir önceki kadar ses getiremez, ama kesinlikle kalite anlamında ona bin bastığını söylemeliyim. Filmin müziklerinin emanet edildiği isim ise yine A. Rahman, üstüne üstelik bir de Dido da eklenince ''soundtrack'' açısından bile mükemmel olduğunu belirtmeliyim. Ki  A Rahman'ın Dido ile seslendiriği ''If I Rise'' aynı zamanda ''Original Song'' kategorisinde oscar adayı. Yine albümde yer alan ''Liberation Begins'', ''Liberation in a Dream'' ve ''Liberation'' üçlemesi de favorilerimden. Filmin bir anlamda özeti ya da sembolü olduğunu da varsayabiliriz aslında.

Gerçek bir hayat hikayesinin aktarıldığı filmde James Franco, Aron Ralston'u canlandırmakta. Çoğunuz belki de kaderinizin daha önceden yazıldığını düşünmüşsünüzdür, peki ama kaderinizi değiştirecek şeyin bir kaya parçası olduğunu hiç hayal etmiş misinizdir acaba ? Filmin sonunda eğer kendinizi koltuğunuzda kaskatı kesilmiş yapışıp kalmış bir şekilde bulursanız bu 127 saat boyunca ''rip''lenmiş bir dosya gibi yaşayan bir adamın size yaptığı etkinin neticesidir.

Unutmadan: James Franco bu sene 83. Oscar Ödülleri Töreni'ni Anne Hathaway ile sunacak. Ki bu da kesinlikle geçtiğimiz senelerin sıkıcı ödül törenlerinden sonra tüm izleyiciler için iyi bir haber oldu !

13 Temmuz 2010 Salı

SERTAB ERENER // RENKSİZ RENGARENK

Türk Pop'unun yıllardır en başarılı isimlerinden biri olan Sertab Erener yaklaşık 20 yıldır kaliteli müzik icra ederken yapmış olduğu son albüm ''Rengarenk'' ile sanki onca yılın kalitesini düşürmüş.- ki Açık Adres'ten bu yana benim gözümde zaten sürekli bir düşüşte. (bu düşüş ne kadar kaale alınırsa orasını bilmem.)

Aslında Sertab'ı da son zamanlarda Elif Şafak'a benzetir oldum, sanki her ikisi de daha fazla popüler olmak için, daha fazla kesimlere ulaşmak için kalitelerinden biraz uzaklaşır gibi oldular. Sanırım bunun sebebi Soner Sarıkabadayı. Yani bilmiyorum bunca yıldır yanılmıyosam böyle bir adam yoktu, sonra bu geldi ve birden Sertab'In kariyerine yön vermeye başladı. Tamam 90lar bitti, artık ''Sakin Ol'', ''Lal!'' ve ''Sertab Gibi'' kalitesinde şarkılar beklemiyorum ama ...yine de ''Turuncu'' ve ''No Boundries'' albümü pek de yabana atılıcak cinsten değil. Özellikle Turuncu 00lerin en iyi albümlerinden biridir.

Toplamda 17 şarkının olduğu albümde daha önceden aşina olduğumuz ''Açık Adres'' ve ''Bu Böyle'' de bulunuyo. Bunun dışında kullanılan renkleriyle beni benden alan videosuyla ''Koparılan Çiçekler'' ve 4 farklı versiyonu bizi albümde bekleyen şarkılar arasında ki şarkıya yapılan en iyi mix Phillipe Lurent imzalı. Soner Sarıkabadayı (öff yazarken yoruluyorum)ve Demir Demirkan'ın katkısının bulunduğu albüme en büyük destek de A.R Rahman'dan geliyo. ''Ring Ringa'' altyapılı ''Rengarenk'' ve Koparılan Çiçekler'in her ikisinin de söz yazarı Nil Karaibrahimgil, müzik ise SlumDog Millionaire müziklerinin yapımcısı A.R.Rahman ve Raquib Alam. Keşke Ringa Ringa'ya hiç dokunulmadan başka bir rengarenk parça yaratılsaydı. Ard arda sıralanan mixlerle, yapılan coverlarla sanki albüm biraz sıradanlaşmış. Neticede dinlediğiniz bir Demet Akalın albümü değil. Karşınızdaki Sertab Erener.

Albümde ''beni benden aldı'' diyerek sıralayacağım parçaların olmamasına rağmen ''Bir Damla Gözlerimde'' dinlenilesi ve oldukça güçlü bir ballad. ''Bir Varmışım Bir Yokmuşum'' ultra soft ritmiyle uykudan önce bir doz alınması gereken parçalar listeme soktum bile. Yine dikkat çekici bir diğer parça ise ''Asla'' ki o da ''Un Belle Historie'' cover'ıymış.

Bir diğer cover ise (bizden bişey) ''İkimiz Bir Fidanız'' albümün konseptiyle ne alaka anlamadım. ''Ayrılık ve Biz'' ultra sıkıcı. vee albümde ''yeah ! kadınım işte budur'' dedirten iki şarkı ise arka arkaya sıralanan ''Bir Çaresi Bulunur'' ve ''Avare''. ''İstanbul'' ise pas geçilmemesi gereken bir şarkı.

Sonuç: Beklenen Sertab ortalıklarda yok. Kemikleşmiş hayranlarını tav edebilir. Açık Adres ve Bu Böyle'yle milleti kendine çekebilir ama, yok kardeşim kanım ısınmadı benim bu son albüme ve son Sertab şarkılarına.Sıkı Türk Pop hayranları için 5 yıldızlı yaz albümü olabilir, ama benim sürekli elimi play tuşuna götürüp dinleyebileceğim bir albüm değil. - Yine de Sertab hatrına, belki zamanla demek isterim ....