Turkish Music etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Turkish Music etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Aralık 2011 Pazartesi

TÜRK MÜZİĞİNİN 2011i

1 // BEST NEW-COMER
Neo-ergen, emo ve depresif sözlere sahip olsalar da kısa bir süreliğine Beyonce'den araklanma oldu mu gibilerinden spekülasyonlara yol açsalar da kimse Model'in 2011in en iyi çıkış yapan ismi olduğunu inkar edemez.  Melankolik sözlere eşlik eden sinematografik videolar, Sertap'dan duymaya alışık olduğumuz ''Yalnızlık Senfoni''si yılın en iyi Türkçe albümü ''Diğer Masallar''da yer alıyordu. Üstelik vokalde yer alan Fatma'nın sesi ise belki de binlerce dinleyici gruba bağlayan en büyük faktördü.
Daha önce albüm hakkında yazdığım yazı için tık:  

2 // COOLEST GUYS IN THE TOWN
Birçoklarının Türk olduklarına inanmadıkları 123TheBand daha fazla Iskandinavya'dan yola çıkmış bir Indie band havası verse de 2011in en cool isimlerinden biri olduğunu kanıtladı. Bloglarında yayınladıkları photolardan sonra bir de Instagram salgınına yakalandılar. Sonuç olarak videolarından da anlaşılabilindiği üzere sadece iyi müzik değil görsellik de 123'ün en iyi bildiği şey. Belki de bu yüzden oduncu görmleği içinde onları görenler Norveç'ten Türkiye'ye Babylon'da konser vermek için geldiklerini zannediyordur.
Daha önce grup hakkında yazdığım yazı için tık: 
3 //  LOOPEST SONGS
Yaz aylarının en büyük iki eğlencesi ise Nil Soyadınısenyaz ve Volga Tamöz'e aiiti. Loopa alınan iki şarkıyla aşkın ve eğlencenin doruklarını tadabilirdiniz. (Bu nasıl bir tanımlamaysa artık). Çiçek böcekler ve aşkın en saf halinin yansıtılmaya çalışıldığı ''Hakkında Herşeyi Bilmek İstiyorum'' ve sözlerini anlamam aylar alan Hepsi ve Murat Dalkılıç'ın da eşlik ettiği videosunda da Simay Bülbül gibi isimlerin yer aldığı ''Şık Şık''.

4 // BANG BANG: SHOOT ME DOWN
En iyi arkadaşınızı sizden soğutabilecek tek şey onun gerici düşünceleri / politika ve din hakkındaki uyuşmaz fikirleriniz değil Can Bonomo'yu sevdiğini dile getirmesidir. 'Meczup'' adlı videosu her ne kadar da bugüne kadar yaratılmış en teatral Türk videolarında biri olsa da (ki burda objecktif yaklaşıyorum, yoksa gayet sinir bozucu) kanımca Bonomo'nun ne sesine katlanılınır ne de tipine. (Şimdi işte ilk okul düzeyinde eleştiri yaptığımı fark ettim.) Ancak cidden o şapka kafadan hiç çıkmasın en azından. Geçtiğimiz sene içerisinde çokça eleştirilen bir diğer isim de Melis Danişmend olmuştu. Kimine göre fazla içten, kimine göre cool olma çabası yüzünden fazlaca kasıntı durmuş şarkı sözleri eleştirinin en büyük nedenleri arasındaydı. Danişmend'in ben ve birçokları tarafından antipatik bulunmasının nedeni ise kendisi değil yazar / çizer / cool and the gang Galata / Tünel tayfası.

5 // VIDEO KILLED THE RADIO STARS
Alternatif Türk Müziğinde göze çarpan detay sadece şarkı sözlerinde ve grup isimlerinde değil çekilen videolarda da. Özellikle 90lı yıllarda yapılan Türkçe Pop (bakkal) müzikleri düşünülünce ortaya çıkan videolar adeta devrim niteliğinde oldu. Nükleer Başlıklı Kız, Multitap ve Nada 'nın özellikle son haftalarda yayınladıkları videolar gelecekti enfes işlerin habercisi gibi.

14 Ağustos 2011 Pazar

BANA BİR MASAL ANLAT MODEL !

''Ah ben Türkçe müzik dinlemem'' diyenlerden değilim, her ne kadar bir zamanlar olsam da. Aslında bunu diyenleri de suçlayamam, saymaya kalkarsak kaç tane dört dörtlük şarkıcımız var ? Ya müzikler (ç)alıntıya sözler çok abuk. İş sahnelemeye gelince de hangisi dünya standartlarında performans izlettirebildi bize ? Sonuncusundan umudu kesmeye başladığımızı söyleyebilirim aslında ! 60şından sonra küllerinden doğmaya çalışan (performans açısından) Ajda Pekkan, 50sinden sonra 20lik kız aramaya çalışanlar gibi. Candan Erçetin'e gelecek olursak ya didaktik, sakallı felsefe yapmayı seven amcalar tarzında şarkı sözü yazar oldu ya da Fransızca müzikleri kullanmaya yöneldi. Hele geçtiğimiz kış herkesin dilinden düşüremediği Melis Danişmend albümü ? Daha fazla abartılan bir çalışma görmedim sanırım yıllardır. (Nedir bu Danişmend fobin diyecek olursanız, onu Danişmend'in arkadaşlarına sormalı.)

Müzik size içine çekmeli, anlatılan şarkı sözleri ise size bir hikaye anlatmalı. İşte Model'in albümünü dinlerken hissettiğim şey tam da buydu. Yatakta uzanırken belki de bir hayali arkadaşın ya da sevgilinin elinde kitapla bana hikayeler anlatması, kimi zaman gotik, kimi zaman eğlenceli ve renkli. Ama hiç birinin de içi boş değil. Albümü dinledikten sonra fark ediyorum meğerse grup ''Diğer Masallar'' olarak belirlemiş albümlerinin ismini. Bugüne kadar duyduğumuz masallardan farklı masallar, geride kalanları, hiç anlatılmayanları dinlemek için ise Model'e kulak vermek gerekiyor sanırım.

Aslında sıkı bir Model fanı değilidim, ''Değmesin Ellerimiz'' dışında yaptıkları işler hakkında da haberim yoktu. Ta ki açık havada bir okul ve öğrencileri havasında geçen Sertab Erener & Demir Demirkan konserine kadar. Videolardan, medyadan veya okuduklarımızdan gerçi onları pek tanıyamıyoruz, ancak Model'i özellikle de solistlerini sahnede gördükten sonra, daha şarkılarını dinlemeden kanımın kaynadığını hissettim. Sanırım daha şeker ve cıvıl cıvıl bir solistle karşılaşmamıştım.
Açıkhava konserinden: Fotoğraf Ozan Eicher (Tık)

İzmir çıkışlı 5 kişilik grubun albümünün prodüktörü ise Demir Demirkan. Hit şarkıları ''Değmesin Ellerimiz''in akustik versiyonu ve Sezen Aksu'nun ''Yalnızlık Senfonisi'' dışında albümde tam 10 şarkı bulunmakta. Bu arada vokalleri Fatma'nın sesi genel olarak Şebnem Ferah'a benzetilse de bana ''Yalnızlık Senfonisini'' söylerken yer yer Sertab'ı dinliyorum havası da verdi. Aslında yapmış oldukları cover, albümün havasına pek de uymakta. Melodramatik sözler ve rock tabanlı ezgiler.

Eğlenceli bir şekilde ''Buzdon Şato''yla başlayan albüm sanki bize anlatılacak hikayenin atmosferini tanımlamak ister gibi. Evet ''hepimiz yorgunuz bu hayatı yaşamaktan'' ve sığınmak istiyoruz kendi buzdon şatomuza, tek başımıza, vurmak isteyerek şişenin dibine. Sırada ise albümün en eğlenceli şarkılardan biri olan ''Şey...Belki'' .. Bağlanmak korkutur diye haykırıyor vokal Fatma, Can Temiz'in yazdığı / bestelediği şarkıyı seslendirirken. Ve ''Değmesin Ellerimiz'' korkuyorum aslında bu şarkının ergenlerin kulağına düşmesinden, istemiyorum Facebook statulerine meze olmasından, sözler daha ne kadar içten olabilirdi ki, tıpkı Adele havasında ya da tam tersi hikayenin anlatıldığı Nil şarkısı ''Hakkında Her şeyi Duymak İstiyorum'' gibi. ''Biz hiç beceremedik sevmeyi de terk etmeyi de, aşk kokan dudakların karşısında direnmeyi de''.

Sırada daha hard ve protest havasıyla ''Sana Ne''. Salla baş mode on tarzında. Her ne kadar emo havası yayan tekerleme tarzında sözlere sahip olsa da, odaya kapanıp bangır bangır dinlemek isteyeceğiniz şarkılar cinsinden. Şekerden tabutlar, çürük çiçek kokusu ve aşık cesetler, ''Pembe Mezarlık'' da sözleri ve kelime öbekleri arasındaki kontrast havasıyla şarkı sözü kategorisinden favorim, şarkının genel akışı da yine kontrast bir biçimde akmakta, başka kim dans eder vaziyete ''ben bu gece ölmek istedim'' diye haykırarak şarkı söyler ki. Belki de Model'in havası burada. Kimi zaman depresifleşen şarkı sözlerine rağmen eğlenceli alt yapılarla hareketlenen albümden daha iyisi Şam'da kayısı. Gerçi yer yer emo havası da pek fazla hissedilmekte ''çok istedim bu gece kendimi asmak'' da nedir ?
Fotoğraf: Ozan Eicher

Şatolar, Pembe Mezarlıkla...Model harikalar diyarında gezinmeye devam ediyor. Sırada ''Bir Melek Vardı!'' Söz ve müzik yine tıpkı diğer şarkılarda da olduğu gibi Can Temiz'e ait. Karanlıklaşmaya başlayan albümün atmosferine cuk oturan bir ezgiyle. ''Ağladım bu gece elimde boş şişe''. Hep beraber depresifleşiyoruz abiler, ablalar. Tıpkı ''Pembe Mezarlık''ta olduğu gibi yine kontrast şarkı sözleriyle ''Benim Tatlı Kanserim''. Söz sanatlarını şarkılara aktaran cinsten, müziği edebiyatla buluşturan Model'e Masallar Diyarı'ndan 12 tam puan.''Yine de kesip atamam seni, benim tatlı kanserim''. Cidden bazen etrafımızdaki pain in the ass tipleri istesek de atamıyoruz değil mi hayatımızdan.

Rock'n Roll'a hazır mısınız ? Ya da rodeo üstünde oynaşmaya ? O halde çalsın ''Karadul''. Değmesin Ellerimiz, ''Çürüsün Gelinliğimiz''. Makyajı akmış, ağlayan kirlenmiş bir gelinlikle karanlık harikalar diyarından bakıp acıklı gözlerle ben buradayım diyen bir Fatma canlanıyor gözümde. Başta da belirttiğim gibi bir cover ve akustik versiyondan hemen önce albümün gerçek kapanış şarkısı ''Makyaj''. Depresif bir kızın son haykırışları, belki de koca albümü dinlerken ilk kez sıkılıyorum, bu da defosu mudur nedir ?

Düğüne pembe mini gelinlikle katılıcak cinsten kızların albümü sanki bu ! Buldum buldum ''Alice in Wonderland''deki Helena Bonham Carter havası var sanki ! Melankolisi ve emo dozajı biraz fazla, ama eğlencesi de yerinde. Sanırım ben Türkçe müzik dinlemem diyenler bile bir kez olsa dinlese...

ps: Ozan Eicher'a da fotoğraflar sebebiyle teşekkürler..

30 Haziran 2011 Perşembe

HAYATIM SINAV... HAYATIM MÜZİK

Şubat ve Mart ayları nasıl ki moda haftalarıyla özdeşleşmiştir, Ağustos çekilmez yaz sıcağının kaybolup meltemlerin esmesiyle ünlü olmuştursa Haziran ayı da biz Istanbul Üniversiteliler için fianllerin sembolü haline gelmiştir. Sakız gibi uzayan okul, kabak tadı vermeye başlayan dersler ve sulanmaya başlayan beynin ders notlarıyla verdiği imtihan. Ve her zaman ki gibi kötü gün dostumuz, canımız ciğerimiz playlistimiz.

Playlist dedimse korkmayın, yazın şunu dinleyin bunu dinleyin demicem, ben sınav çarlışırken ne dinledime lafı getiricem. Ay boyunca ''song of the week'' köşesinden de anlayacağınız üzere günde en az 5 kere olmak üzere ''S&M'' dinledim. Ama Britney'li remix versiyonu. Hatta hızımı alamayan ben şarkıyı, finalleri son gün çalışmaya çalışan öğrenci marşına da çevirmeye çalıştım, ne de olsa son dakika da çalışmak bizlere ayrı bir zevk veriyor.

Üniversite sınavlarına hazırlandığım yıldan beri, aynı zamanda ilk kez Yoga yaptığım zamandan beridir de dinlediğim bir albüm vardır. Sınavları asla müziksiz çalışamam ben diyenler için harika bir albüm. Uyku getirebilir, mayıştırabilir, özellikle de bahar dönemi sınavları zamanında.

Aynı albümü insan defalarca dinleyince de ''yeter be kardeşim'' yorumunda da bulunabiliyo. Burada ise imdadıma yetişen yer stereomood.com oluyo. (Ki hatırlatırım tee bu blogu ilk açtığımda da yazmıştım bu siteyi.)  Her seferinde dinlediğim playlisti paylaştıktan sonra ''vay be çok cool parçaları bir araya getirmişsin'' yorumunda bulunan insanları hayal kırıklılığına uğratsam da ortada olan bir şey var, editörler ciddi cool parçaları bir araya getirmişler. Diyeceğim şudur ki Reading ve Studying playlistlerini de gönül rahatlığınca dinleyebilirsiniz.
Daha önce ''Femme Fatale'' hakkında blogda yazdığımda sanırım ''I Wanna Go''dan pek de haz etmediğimi dile getirmiştim. Hoş hala pek sevmiyorum ve albümde videolanması gereken daha güzel şarkılar olduğu kanaatindeyim ama videosu çok hoş olmuş. Piritnimin çizgisi bellidir, Lady GaGa kadar uçarı şeyler bir kenara, ağzı açık bırakacak şeyler bile nadir gelir prensesimizdem, ama bu video olmuş sanki ! Yani çok beğendim, Madonna'nın yeni varisi midir bilmem ama tam da ölüm yıl dönümü zamanlarına yayınlanan videosundan Michael Jackson ''Thriller''a selam çakması bence 10 numero. Helal sana !

Ay başında, ay sonunu bekleyemem diye yazdığım parçalar arasına kendisini koymayı unutmuştum. Nil Karaibrahimgil, sanırım Türk Pop'unda benim için bir Candan bir Sertab bir de Nil vardır dinlediğim. Hala banyo yaparken ''XL'' söyleyip her yaz başında ''ben bu yaz bronzlaşmak'' diye çığırırım. ''Seviyorum Sevmiyorum''u ise tek geçerim. Yalnız bu seferki şarkının tadı bir ayrı. Hani böyle aşık olup dağlara taşlara haykırası geliyo insanın. ''Hakkında Her Şeyi Duymak İstiyorum''u her ne kadar da ''evet hakkında her şeyi duymak istiyorum ama sen istediğin zaman, çünkü o zaman daha içten olur'' olarak değiştirsem de ''aklımda hep yine görmek, yine öpmek'', ''sadece adını duymak istiyorum'' falanlarla kalbimin tam orta yerinden vurdu beni. Bir de böyle videosu cıvıl cıvıl olunca, insanın sevgilisyle kırlarda koşup öpüşüp falan filan yapası geliyor.

Neyse ay boyunca yazdığım diğer postlardan da anlaşılacağı üzere bu ay bir de en çok Smith Westerns ve ''Dye It Blonde''  albümünü ve Volga Tamöz'den sözlerini hala çözemediğim ''Şık Şık'', Rihanna'dan acıların şarkısı ''Man Down''u dinleyip durdum. Bknz. Ve son olarak Zaz. Hala ilk dinlediğim günkü kadar fazla dinliyorum. iTunes top 25 listemin ilk 3 sırasında o var desem, sanırım ne sıklıkta dinlediğimi anlamışsınızdr.

Sizlere geçtiğimiz ay söz vermeme rağmen hala bir Sophie Ellis ve Lady GaGa yazısı yazmadığımın da farkındayım. Temmuz'da umarım Beyonce ile bu seriyi tamamlayacağım. xoxo

3 Haziran 2011 Cuma

THREESOME LOVE

Son günlerde izlediğim/ dinlediğim öyle güzel 3 video / şarkı var ki buraya yazabilmek için ay sonunu bekleyemezdim.

Ekşi'den okuduğum kadarıyla Hande Yener, Mirkelam ve Mustafa Sandal gibi isimlerle çalışan Volga Tamöz bu sefer kendi şarkısını yapmak istemiş. Oldukça yerinde bir karar verdiğini de Murat Dalkılıç ve Hepsi'nin de içinde yer aldığı şarkı ''Şık Şık''ı dinledikten sonra anlayabiliyorsunuz. Demet, Serdar ya da Bengü tarzı isimleri takip edip dinlemem (dinleyene de iyi gözle bakmam) dolaysıyla Türkiye'de bu yazın hiti kimden çıkacak bilemiyorum ama kesin olan bir şey var ki içinde Simay Bülbül ve daha bilimium cool insanların yer aldığı party temalı videoyu izledikten sonra elinize içi bira dolu plastik bir bardak kapıp ''home party'' olsa da eğlensek diyebiliteniz mümkün. Şaka bi' yana cidden sallar bu şarkı ortalığı. Yıklılıyoooo; Volga'dan.
İkinci video Türk Rockerlarını Vodafone için bir araya getirmiş. Şebnem Ferah, Aylin Aslım, Haylo Cepkin, TNK ve Badem. Vodafone'un amacının ne olduğunu bilmiyorum, ancak şu ana kadar yaptıkları en iyi reklam kampanyasını ve jingleını hazırlamış oldukları da su götürmez bir gerçek. Tam da yaz gelmişken ''Özgürce Yaşa'' mottosunu hayata geçirmek pek mantıklı.
Son zamanlarda pek de temalı video izleyemez olmuştuk. Belki dans, şık görüntüler, ağzımızı açıkta bırakacak sahneler mevcuttu ama hikayesi olan videolarla pek de karşılaşamıyorduk. (Lady GaGa neyse ki bu açığı kapatıyor). Her neyse, son Rihanna videosu ''Man Down''u izledikten sonra beynimden vurulmuşa döndüm desem yeridir. Sahneler gözümün önünden gitmiyor, daha da ilginci, hiçbir video için 4-5 dakika boyunca başka bir şey yapmadan youtube karşısına geçmeyen ben şimdi siteyi kapatamıyorum. Değişik bir tılsımı var sanırım.

8 Ocak 2011 Cumartesi

MELİS DANİŞMEND || DAHA AZ RENK

Onca olumlu eleştiri ardından dinlemesem bir şeylerin eksik kalmasından korktuğumdan ötürü Melis Danişmend'in ilk albümü olan ''Daha Az Renk''i dinleyenlerden biri de benim.

Albümün sözlerinde genel olarak şöyle bir tutum var bana kalırsa ''hadi ben oturup alternatif sözler yazayım, uzun cümleler kurayım, hem cool gözükürüm, biraz iğnelyici olurum ve eleştirel bir dil kullanıp sözlere de uygun bir melodi bulayım, hoop şarkı hazır olur''.

Açılış parçası ''Bin Doz Öfke'' dışında diğer şarkılar bana göre fazlasıyla iç bayıcıydı.

Albümün ortalarında yer alan ''Kettle'' şarkısını ise hayal etmeye çalıştım, çünkü sözlerde güzel bir hikaye canlandırdım kafamda. Aslında az önce sözler hakkında ''şöyle, böyle'' diye sallarken bunu demeye unuttum, keşke tüm bu sözler hikaye olarak can bulsaydı, biz onları okurken enstürmantal bir albüm de (yani bu albümün müzikleri) bizlere eşlik etseydi. Bir de işkilerdeki rolleri detayla inceleyen bir şarkı var ki evlere şenlik ''Sarhoşken Pişkin Ayıkken Pişman''. Şaka bi yana bu şarkılar adamı depresyona sokar.

Sanki ortaya akustik bir albüm çıkartmış gibi. Danişmend Unplugged gibi ! Bir de nedense aklımda sürekli sanki Yasemin Mori dinliyormuşum havası vardı. O değil de yine de ciddi anlamda bir kez canlı dinlemek isterim yine de.

Kendime Not: Pazar günleri, hele hele yağmurlu pazar günlerinde asla dinleme bu albümü. Açıkçası benim zevkime hitab eden bir albüm olmadığı belli. Kişisel notum fazla sıkıcı olduğu yönde. Elbette bunu genelletemem di mi ? Onca köşe yazarı tavana çıkarttıktan sonra ! Belki de zamanla, dinledikçe hak verebileceğim / sevebileceğim bir albümlerden.


Herşey normal ! Herkes, hepsi normal diye sayıklayarak albüm biter !

18 Ağustos 2010 Çarşamba

RAMADAN ! THE HOTTEST SUPERSTAR


İlk olarak ''Aşık Olasım Var''la tanıdığım Ramadan adeta beni vurdu diyebilirim; çünkü hem synth-pop hem de romantik bir şarkı, elektornik, ama duygusal. İşte tam da benim süper şarkı kriterlerime uyan bir örnek. O halde ne duruyosun keşfetmeye hazır ol diyerekten Myspace sayfasını da buldum. Bilgi Üniversitesi'nden mezun olduktan hemen sonra İngiltere'de eğitimine devam eden Ramadan henüz sadece ilk albümğnü yayınladı ve ikinci video üzerine yoğunlaşmış durumda ve de şöhreti yayılmak üzere.

Aslında onun için sadece marjinal deyip konuyu kapatmamalıyız, ama öyle. Ne yazık ki, güzelim ülkemizde kendini çekinmeden biraz daha rahat ifade edebilen insanları hemen bu sıfatla yaftalıyoruz. Ancak şunu da unutmamak gerekli ki, o Efes One Love'da sahneye yarıçıplak çıkabilecek; altında sadece bir karış şortla sahne alabilecek kadar rahat biri. Zaten kendisi sadece sahnede değil her alanda kıyafet seçimi konusunda başarılı bakınız facebook photos. Sanırım onun için ''Mercan''ın erkek versiyonu diyebiliriz.


Ramadan kendini kısıtlayarak sadece Türkçe şarkı yapma derdinde değil. Yine kendisinin İngilizce dans parçaları da mevcut. Ki bence bu da başka mükemmel bir özellik. İlk albümü ''Hazır Mısın ? ''i dinlemeye başlamadan önce bence bu soruyu kendinize de bir sormalısınız, zira uçmaya hazır olun ! Hareket zamanı geldi hazır mısın ? Oturmak yok, ayağa kalk ve zıpla. Albümün ilk şarkısı ''Hazır Mısın'' tam da bu sözlerle başlıyor işte ! Şimdi anladınız mı, albümü dinlemeye başlamadan önce neden kendinize hazır mısın diye sormanızı istediğimi. İkinci şarkı ''Yüksek Kontrast''ta ise sanki '80lere daha da bir vurgulu göz kırpış var, nede olsa synth-pop. ''Live It Up'', ''My Thing'' ve ''Curious'' albümde bulunan 3 yabancı parça. Ramadan İngilizce dans parçalarında da ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor. Ki benim favorim ''My Thing'' - aynı zamanda aşık olasım var'dan sonraki ikinci favorim. ve 2.39'dan sonra en favori saniyeler başlıyor, bir de dikkat biraz Robbie Williams havası var sanki vokallerde, özellikle bana ''Rudebox'' dönemi havası yansıdı sanki, bilmiyorum yalansam yalansın deyin :) ''Curious'' için de baştan çıkarıcı havası var diyebilir miiyim ? Bir de kapanışta dilli, kaşarlı Tarzına Kurban Remixi var ki ! Şarkıya kurban olmamak içten bile değil.

Sonuç mu ? Yurdumun müzik camiasında böyle mükemmel işler görmek bence çok süper. Hem yeni bir ses, hem kaliteli, bence gençlere örnek olmalı bizlere de dinlenilesi yepyeni isimler sunulmuş olur böylece. Ramadan'ın bir diğer şarkısı gibi 7/24 dinlemeye hazır olun albümü CDPlayer'ınıza yerleştirdikten sonra. Yaz bitmeden alınsınn. Partyler düzenlensin, eşe dosta tanıtılsın.





10 Ağustos 2010 Salı

TARKAN // ADIMI KALBİNE YAZ !


Tamam Lady GaGa ve Rihanna uluslararası şöhretten dolayı albümlerini yayınladıklarını gün Twitter'da trending topic olabilirler, ama peki ya Tarkan ? Henüz TT kısmında Location olarak Türkiye eklenmediğinden bunu tam anlamıyla bilemeyiz, ama bildiğimiz tek bir şey varsa o da albümün çıktığı gün her 5 tweet'çiden 2si albümü ''Adımı Kalbine Yaz'' geri kalan 2si de onun hakkında muhakkak bir şeyler yazdı.

Kimse inkar etmesin, hepiniz de haftalardır sırf Tarkan'ın albümünün çıkmasını bekliyordunuz ? Yalansam söyleyin :p Çünkü hepiniz de ''Sevdanın Son Vuruşu''yla adeta vurulmuş, çarpılmıştınız, belki bunda Aysel Gürel'in belki de özlediğiniz Tarkan'ın parmağı vardı, ama netice itibariyle ortalıkta lezzetli bir çalışma vardı. Hani ben bile sürekli dinliyorum o derece, ayrıca unutmamlı ki remixleri falan da tüm gece kulüplerinde ve beachlerde en fazla çalınan
parçaların başında geliyor. Albümde şarkının iki ayrı mixi bulunuyor, benim favorim ise Suat Ateşdağlı imzalı olan, elbette şarkının aslından sonra. ''sen aşkı çiçek böcek, güneş bulut sanmışsın // mevsimlerine göre uyuyup uyanmışsın ''. Belki de hepimizin yaptığı gibi aşkı hafife almak.


Okuduğum kadarıyla bir çok kemikleşmiş hayran albümü pek beğenmese de eleştirmenlerden neredeyse tam puan almayı başarmış bir albüm var karşımızda. Bana soracak olursanız, ortalıkta ''Sevdanın Son Vuruşu'' dışında pek de heyecanlandıran bir parça yok, ayrıca karşımıza dolu dolu bir albüm sunulmak yerine yine kolaya kaçılıp 8 parça ve milyon çeşit remix eklenip paketlenmiş bir albüm var. Tamam bu şartlarda albüm hazırlamak kolay değil, ama bu türk popçuları da işin iyicene suyunu çıkarttılar. Diğer şarkılara bakacak olursak sanki '90lar havası esiyor, hani ''bakkal'' değil ama insanları eğlendiren ucuz, kıl, pop şarkıları ... Bknz. ''Acımayacak'' ve''Öp'' ...

Eğer rakı eşliğinde damar bir şeyler isterseniz diye tam sizlik bir şarkı da var. bknz. ''Kayıp'' : Ben hep seni beklerim bu şehirde birgün dönersin diye // kendine iyi bak ey sevgili ! . Pop kulvarından biraz olsun uzaklaşmak Sibel Can ruhunu yakalamak isteyenler için albümle aynı ismi taşıyan ''Adımı Kalbine Yaz''. Ayda yılda bir olsa da muhakkak ara // azıcık zamanından ayır da // ''öldün mü kaldın mı'' diye sor ara sıra // adımı kalbine yaz beni unutma. Ve ''Usta-Çırak'' intro'daki ve daha sonra şarkının alt yapısında da karşımıza çıkan o itici enstürman çalınmasaydı belki daha hoş olabilirdi.

Kötü albüm kesinlikle demiyorum. Ama iyi de değil. Hani ben tatile giderken yol boyunca
dinledim. Yani arka arkaya değil. Bir sefer giderken bir de dönüşte, ama işte hani yolda giderken dinlersin ya hani öyle, yani zevk veriyor ama bir ''Metamorfoz'', ''Dudu'' (ki onun da yine yarısı remixti) ya da ''Karma'' gibi sarmadı beni.

Albümde beni çıkış parçası dışında en fazla heyecanlandıran şey ise fotoğraf çalışmaları oldu. Ayrıca görünmüş olduğu gibi artık bizlerin de bir single kapağı var, her ne kadar çakma olsa da. Ve yine ortada pek de yabana atılmayacak bir başarı var. Zira albüm ilk haftasında 225.000 gibi muazzam bir grafiğe ulaştı. Tamam belki standartlar nazarında az olabilir ama en fazla 1 milyon albümün satıldığı bir ülkede sadece ilk hafta için sizce de inanılmaz bir satış grafiği değil mi ?
Her şeye rağmen hoş geldin Tarkan, iyiki geri döndün Tarkan !

Görseller ise tarkan online // facebook sayfasından alınmıştır.

13 Temmuz 2010 Salı

SERTAB ERENER // RENKSİZ RENGARENK

Türk Pop'unun yıllardır en başarılı isimlerinden biri olan Sertab Erener yaklaşık 20 yıldır kaliteli müzik icra ederken yapmış olduğu son albüm ''Rengarenk'' ile sanki onca yılın kalitesini düşürmüş.- ki Açık Adres'ten bu yana benim gözümde zaten sürekli bir düşüşte. (bu düşüş ne kadar kaale alınırsa orasını bilmem.)

Aslında Sertab'ı da son zamanlarda Elif Şafak'a benzetir oldum, sanki her ikisi de daha fazla popüler olmak için, daha fazla kesimlere ulaşmak için kalitelerinden biraz uzaklaşır gibi oldular. Sanırım bunun sebebi Soner Sarıkabadayı. Yani bilmiyorum bunca yıldır yanılmıyosam böyle bir adam yoktu, sonra bu geldi ve birden Sertab'In kariyerine yön vermeye başladı. Tamam 90lar bitti, artık ''Sakin Ol'', ''Lal!'' ve ''Sertab Gibi'' kalitesinde şarkılar beklemiyorum ama ...yine de ''Turuncu'' ve ''No Boundries'' albümü pek de yabana atılıcak cinsten değil. Özellikle Turuncu 00lerin en iyi albümlerinden biridir.

Toplamda 17 şarkının olduğu albümde daha önceden aşina olduğumuz ''Açık Adres'' ve ''Bu Böyle'' de bulunuyo. Bunun dışında kullanılan renkleriyle beni benden alan videosuyla ''Koparılan Çiçekler'' ve 4 farklı versiyonu bizi albümde bekleyen şarkılar arasında ki şarkıya yapılan en iyi mix Phillipe Lurent imzalı. Soner Sarıkabadayı (öff yazarken yoruluyorum)ve Demir Demirkan'ın katkısının bulunduğu albüme en büyük destek de A.R Rahman'dan geliyo. ''Ring Ringa'' altyapılı ''Rengarenk'' ve Koparılan Çiçekler'in her ikisinin de söz yazarı Nil Karaibrahimgil, müzik ise SlumDog Millionaire müziklerinin yapımcısı A.R.Rahman ve Raquib Alam. Keşke Ringa Ringa'ya hiç dokunulmadan başka bir rengarenk parça yaratılsaydı. Ard arda sıralanan mixlerle, yapılan coverlarla sanki albüm biraz sıradanlaşmış. Neticede dinlediğiniz bir Demet Akalın albümü değil. Karşınızdaki Sertab Erener.

Albümde ''beni benden aldı'' diyerek sıralayacağım parçaların olmamasına rağmen ''Bir Damla Gözlerimde'' dinlenilesi ve oldukça güçlü bir ballad. ''Bir Varmışım Bir Yokmuşum'' ultra soft ritmiyle uykudan önce bir doz alınması gereken parçalar listeme soktum bile. Yine dikkat çekici bir diğer parça ise ''Asla'' ki o da ''Un Belle Historie'' cover'ıymış.

Bir diğer cover ise (bizden bişey) ''İkimiz Bir Fidanız'' albümün konseptiyle ne alaka anlamadım. ''Ayrılık ve Biz'' ultra sıkıcı. vee albümde ''yeah ! kadınım işte budur'' dedirten iki şarkı ise arka arkaya sıralanan ''Bir Çaresi Bulunur'' ve ''Avare''. ''İstanbul'' ise pas geçilmemesi gereken bir şarkı.

Sonuç: Beklenen Sertab ortalıklarda yok. Kemikleşmiş hayranlarını tav edebilir. Açık Adres ve Bu Böyle'yle milleti kendine çekebilir ama, yok kardeşim kanım ısınmadı benim bu son albüme ve son Sertab şarkılarına.Sıkı Türk Pop hayranları için 5 yıldızlı yaz albümü olabilir, ama benim sürekli elimi play tuşuna götürüp dinleyebileceğim bir albüm değil. - Yine de Sertab hatrına, belki zamanla demek isterim ....

24 Nisan 2010 Cumartesi

BAKKALLARA NELER OLUYOR ???

Herkes konuştu biliyorum en sona ben kaldım; herşeyin hızlı tüketildiği günlerde yazdıklarımın ya da denilen bazı şeylerin tekrar edilmesi ne kadar sağlıklı ama söylemezsem içimde kalır ...

Evvvet subject matter: Hande Yener ... Aylar önce twitter sayesinde Hande'nin yeni bir albüm çıkartacağını öğrenmiiştim; ancak içimde en ufak bir heyecan bile uyanmamıştı; zira kendisi yaptığı son hareketlerinden dolayı kendini benden soğuttu. Evet kabul edelim Hande Yener'in Serdar Ortaç, Bengü ve Demet Akalın gibi çok sevilen şarkıcılara (ki üçünden de nefret ederim) ''onlar bakkal müziği yapıyor'' gibilerinden lafları oldukça yerindeydi; çeşitliliğin ve basmakalıp işlerin yapıldığı günlerde Hande'nin ettiği laflar bir çoğumuzun dile getiremediği şeylerdi. Nitekim doğru söyeleyen dokuz köyden kovulur zaten - ki eğer bu üç isim kendilerini birer sanatçı !! ya da en azından gerçek birer şarkıcı olarak görüyorlarsa ellerini vicdanlarına koyup ''evet bizler bakkal müziği yapıyoruz'' demeliler (belki de demiş olabilirler). Ha bakkal müziği iyi mi kötü mü ?? Peki Recep İvedik için ne düşünüyodunuz ?? Sanırım cevap anlaşılmıştır.

2000 yılında ''Senden İbaret'' albümü ile pop müziğin için balıklama dalan Hande o günlerde bile kaliteli işler yapmaktan geri kalmıyodu, yani o dönemde bile diğer pop şarkıcılarından farklı bir yerde duruyodu, ''Sen Yoluna Ben Yoluma'', ''Yalanın Batsın'' gibi hitlere imza atan şarkıcıya bence hiç kimse Hande ilk çıktığı zamanlarda bakkal müziği yapıyordu dememeli. ''Aşk Kadının Ruhundan Anlamıyor'' ile yine çıtayı yükselten Hande aynı zamanda kaliteli videolar da yapmaya başlamıştı. vee ''Apayrı'' ... diskografisindeki en iyi albümlerden biri olan albümle Hande pop ve elektronik müziğini hafiften harmanlayıp ortaya ciddi anlamda mükemmel bir iş çıkartmıştı. Artık hem görsel hem de işitsel anlamda Hande tam anlamıyla ''olmuştu'' (ne demekse artık). Ancak bu kadar başarılı yapılan bir işle Hande pop soundunu biraz daha azaltarak elektronik volumeleri arttırmaya başladı, bence de çok iyi yaptı; ancak aynı zamanda bir çok fanlarını kaybetti, hatta Hande Yener'i çok severim ve dinlerim dediğim zaman insanların garip bakışlarına maruz kalırdım, bu insanlar, en yakınlarım ve aynı zamanda hala da o garip bakışlarla karşılaşıyorum.

Bence hiç kimse ''Romeo''nun Popüler Türk Müziği içindeki yerini görmezden gelemez. Hande istediği kadar Romeo'ya Romio desin ya da başka bişey desin, çünkü Türk halkının gelenekselleşmiş bir beyin yapısı var, basmakalıpları seven bir halk ve tabuları yıkamamak dolayısyla Hande biraz daha marjinal tavırlar sergilemeye başladığında / kıyafetler giymeye başladığında ya da ''başka'' bir müzik yapmaya başladığında insanlar ona alışamadı. Tek sorun buydu, Hande de biraz fazla burnunun dikine gitmeye başladığı anda ipler koptu zaten.

Vee sene 2010 ''Hande'ye Neler Oluyor ???'' Cidden handeye bir şeyler oluyor ??? Demet Akalın ile yakınlaşmalar falan ?? Evet benim için Hande burda bitmiştir !!!

Albümü dinledim hepsi cidden başarılı işer çıkış parçaları ''Sopa'', ''Yasak Aşk'' ve ''Bodrum'' cidden 2010 yılına özellikle de yazına damgasını vurucak parçalar ! Tarz yine Apayrı gibi Pop ve Elektronik harmanlaşmış (ki elektronik tınılar biraz daha az ama dans ritmleri yine yerinde).

Sopa ve Yasak Aşk bir ''medley'' gibi sunulması anlamsız. Belki yeni bir şeyler deneyip yine bu yolda öncü olmak istemiş olabilir (tamam bu yurt dışında da yapılıyo ama sadece canlı performanslarda / konserlerde) Hadi böyle bir şey yaptın keşke iki şarkının geçiş yerlerini daha bir soft şekilde halletseymişsin, ritmler iç içe girerek iki şarkının birleşeceğininin sinyallerini bize önceden vermeden yapsaydın. Peki ya Cheryl Cole çakması video'ya ne demeli ?? Evet yüzümüzü batıya döndürmeli ama ordan ilham almalı ya da ne bileyim, ama kopya yapmayalım ne olur. Böyle bir konumda yer alan bir şarkıcı / sanatçı bence yaratıcı olmalı !

Hande'ye neler oluyor ?? Toparlan bebeğim =)

2 Nisan 2010 Cuma

DO YOU THINK THAT WE CAN WIN, MANGA ??

Blogumda normalde sevdiğim şeylerden bahsetmeyi seviyorum, yani seyrettiğim, izlediğim ya da dinlediğim şeyler arasında eğer kötü yapılmış işler varsa genelde onlara burada yer ayırmamayı seçiyorum. (Bunu çok sevdiğim yazar elif şafak'tan öğrendim). Ama bu sefer işler biraz değişik belki yine yazımı yermek amaçlı değil de tepki amaçlı yazdığımı söylemem daha doğru olur.

Her neyse genelde bir şeyi beğendik mi hemen abartırız sürekli ondan bahsederiz, ya da gözümüzde büyüttüğümüzden yermeyi seçeriz; ama iş -en azından benim için- bi albüm ya da şarkı tanıtımına gelince orda biraz durmayı seçerim. Tıpkı Manga'nın Eurovision şarkısında olduğu gibi. Dinlediğim ilk anda zaten şarkıyı beğenmedim; ancak hemen gelip onu burda söylemek yerine bekledim, uzun süredir çeşitli aralıklarla da dinliyorum ama yok, yine de beğenmedim; hani belki videosu belki biraz şarkıya ısınmamı sağlar dedim yok o da olmadı. Hani normal şartlarda -çok sık olmasa bile- Manga'yi dinlerim, yani gruba karşı bi antipatim yok. Vakti zamanında Sibel Tüzün ''SuperStar'' ve Hadise '' Düm Tek Tek''i beğenmiş biri olarak ve körü körüne savunmuş olsam bile üzgünüm Manga seni savunamıyacağım :P Hayır, hani benim derdim şu da değil: Normalde çok daha kaliteli şarkılar yapan Manga neden Eurovision'a bu kadar kalitesiz bi şarkıyla katılıyo ?? Çünkü Sertab'da inanılmaz süper şarkılar yapmış olmasına/ seslendirmesine rağmen ''Everyway That I Can'' gibi tekdüze bi şarkıyla katılmıştı. (Yanlış anlaşılmasın sevmiştim şarkıyı, hatta hala ara sıra dinlerim, ama şunu da kabul edelim ki Setab'In katıldığı sene de zaten doğru dürüst güzel şarkı yoktu).

Keşke Manga kendi tarzını yansıtan bi şarkıyla katılmayı seçseydi. En azından sonuncu da olsa Whoooa Manga süper bi şarkıyla katıldı, ama insanlar onları anlamadı ve seçmediler derdik. Ucuz sound ve o oryantal tınılar... :/ cidden olmadı.

Sonuç mu ?? Eurovision'da hiç değişmeyen 3 favori ülkem vardır. Yunanistan, Ermenistan ve Türkiye. Üzgünüm Türkiye; sanırım bu sene ekranda seni gördüğümde tüylerim diken diken olmayacak, ama şunu da söyliyeyim o gece güzel bi showla çıkarsan ve de şarkının üstünde biraz daha çalışırsan son dakkada fikrim değişir -ki yine de sanmıyorum. Ayrıca MANGA SANA SESLENİYORUM ÖZGÜVENİN SÜPER OK! AMA İLK 5 DİYE UÇMA !!!! MTV DE ÖDÜL KAZANDIN DİYE BİŞEY SANMA KENDİNİ ! NETICEDE O ODÜLÜ İNGİLİZLER, FRANSIZLAR, İTALYANLAR TARAFINDAN ELDE ETMEDİN. SENİ SEVEN TURK TAKIPÇILERİNİN IYI Bİ ŞEKİLDE ÖRGÜTLENMELERİ SAYESİNDE ALDIN !!!


maNga - "We Could Be the Same"

10 Mart 2010 Çarşamba

KAHRAMANIMIZ HADISE


Genellikle ilgiyle takip ettiğim Hadise yine karşımıza ilgi çekici bi şarkıyla çıktı. Kahraman. Söylemiş olduğu ballad'larda genellikle Maraih Carey havasını taşıyan Hadise sanki bu sefer olayı biraz fazla abartmış. Yani belki bu onun elinde olan bişey değildir ama inanılmaz derece bana MC'yi hatırlattı, bilmiyorum belki de Carey'nin en sevdiğim parçalarından biri olan ''Hero'' şarkısının ismi nedeniyle de bu çağrışım gerçekleşmiş olabilir.

Peki ya video/şarkı sadece Carey mi kokuyo derseniz ?? hayır; aynı zamanda ciddi şekilde bi Beyonce rüzgarı da esmiş. Hatta videodaki hareketler resmen bi Beyonce videosunda var.

Kötü mü olmuş ?? Hayır. Zaten ortada kesin bi kopya olayı da yok, sadece esinlenme, her zaman olduğu gibi. Biraz Mariah biraz Beyonce ve ortada şahane Hadise. Belki de hadise'yi bu kadar fazla sevmemin nedeni budur :p

Ve evet karşımızda ciddi anlamda bir R&B Ballad'ı duruyo :)

Hadise - Kahraman 2010 www.tr-platin.blogspot.com from AslanGibi on Vimeo.

16 Şubat 2010 Salı

OMG !! THIS IS TURKISH

Son zamanlarda dinlemiş olduğum Türkçe müzik parçaları aslında yavaş yavaş ülkemizde de ne denli kaliteli işler yapıldığının göstergesidir. Aslında kaliteli olmak tartışılır ?? sonuçta her zaman Tükçe müzik konusunda kaliteli işler yapılmıştır; ancak son zamanda yapılan bir takım işler oldukça batılı. Elbette yapılan bir işin batılı olması da onun kaliteli olması anlamına gelmiyor. Önyargılar işte :)


İlk bakışta oldukça tiksindiğim, şarkısından nefret ettiğim Mercan; Okan Bayülgen'e çıktığı andan itibaren resmen beni benden aldı. Değişik stili ile programa katılan Mercan ilginç sahne şovu ve akıllı cevaplarıyla da beni kendine hayran bıraktı. Yalnız iki korkum var Mercan'ın ''kendi olabilme sorunu'' . Lady GaGa kırması kıyafetleri (bknz. Beyaz Show) Katy Perry çakması şarkı sözleri (bknz. Hepsi Gay vs. You're so Gay). Bunun dışında bir de sanki marjinal olma havaları içinde gibi gezinmekte. Ama sonuç her ne olursa olsun çıktığı TV Showlarına bile güzel kıyafetler ve kareografiler ile gelmeyi biliyor. Henüz ''sanki'' taklit aşamasında olsa da yine de yeni şeyleri görmek ve Türkiye'de değişik ve marjinal işlerin yapılmış olması beni sevindiriyo.


Son günlerde yapılmış bir diğer kaliteli çalışma ise sürekli ilginç tınılarla bezenmiş R&B style'ı Türkiye'de başarıyla sürdüren Atiye. Atiye ''Muamma''dan sonra bu sefer de yanına rock star Teoman'ı alarak kaliteli ve başarılı işin ne olduğunu bizlere kanıtlamak istedi sanki. Videoyu pek sevmesem de bu collobration'ın muhteşem olduğunu söylemeliyim. Herikisinin birden bire Kal diyerek haykırmaları ve hemen akabinde gelen Atiye vokali ise oldukça vurucu.


2009 Yılında B1 albümün çıkartan Bora Uzer ise yine ilk çalışması ''Aramızda 1 Gerkinlik Mi Var? '' çalışmasıyla bizim piyasalarda da ne kadar eğlenceli işler yapıldığının kanıtıydı ! Hele ki videosu süper. Yepyeni çalışması ''Bundan Sonra Böyle''de ise yanına Kenan Doğulu'yu alarak bizde de featuring modasının hızlanamaya başladığını göstermek istiyo sanki.


Son olarak 110 ve Manga'nın da son zamanlarda oldukça ilgimi çektiğini belirterek yazımı sonlandırım. XoXo :p