Zaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Zaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Aralık 2011 Pazar

TOP 20 SONGS / 2012

Okulda hazırlanan eğlenceli yabancı dil projeleri, arkadaşlar arasında muhabbet, daha sonra da blog post konusu. Sene sonu geldi mi her şeyin Top 10ini 20sini yapmak Thanksgiving'de masaya hindi çıkartmak kadar olağan ve geleneksel bir şey kanımca. Konu bu senenin en iyi şarkılarını bir araya toplamaksa bir hayli zorlandım. İlk defa hangi şarkı #1 olsun hangisi #2 olsun diye düşünmedim. Bu her ne kadar da #1da olan şarkının -hiç kuşkusuz- son yılların ve gelecek 10 yılın en iyilerinden biri olmasından kaynaklansa da ne kadar az albüm ve ne kadar az tarzda şarkı dinlediğimin de bir diğer açıklamasaydı. Her neyse here is my top songs.

20: Hercules and Love Affairs // My House
Sene başında yeniden ülkemize de gelen New Yorklu Hercullerin Ocak ayında yayınladıkları disko, elekro-dans havalı albümlerinden yayınlamış oldukları ''My House'' aynı zamanda yayınlanan iki singledan biriydi.

19: The Pretty Reckless // Just Tonight
Gossip Girl'ün dirty kızı Taylor Momsen'un dönüşümü sadece karakterini kapsamıyordu. Komşu kızı Britney ve Xtina'nın dönüşümünden çok daha farklıydı onunki. Grubuyla alternatif / rock yapan Momsen 2010nda yayınladıkları albümleri ''Light Me Up''tan single olarak da en son bu şarkıyı sunmuştu piyasaya.

18: Mumford and Sons // The Cave
2000lerin ikinci yarısından beri piyasada olan Londra'lı 4lü asıl patlamasını geçtiğimiz kışki Grammy ve Brit'ler sonrasında gerçekleştirdi. Türkiye'ye gelmesi en fazla istenilen grubun albümü ''Sigh No More'' 2009 şarkıları ''The Cave'' ise 2010 çıkışlı, ancak dediğim gibi patlamaları için 2011 beklendi. Folk Rock / Indie şarkıları aynı zamanda kışın ruhuyla da mükemmel uyum sağlamakta. Grubun hali hazırda 2012 Grammyler'inde de adaylığının olduğunu belirtmeliyim.

17:  Beth Ditto // I Wrote The Book
Karizması ve cüssesiyle Adele'i ezebilecek potansiyele sahip biri varsa o da Gossip vokali Beth Ditto, sene başında çıkartmış olduğu ep ile bu sene konuşulan Ditto, dans ettirmenin en cool yolunu albümünde sundu bize. Biraz punk, biraz rock, indie ve dans.

16: RadioHead // Lotus Flower
Thom York'un baygın vokalinden daha fazla ilgi çeken bir şey vardıysa o da üzerine espiriler patlatılan videosuydu. Video, şarkının karizmasının önüne geçti, York'un anlamsız hareketleri daha sonra nette yayınlanan bir şemayla biraz da olsa açığa kavuşsa da 2011 yılında müzik adına yapılan en egzantrik çalışmalardan biri olduğu konusunda hemfikiriz sanırım.

15: Hurts // Sunday
Hiç kuşkusuz 2010a damgasını vuran en büyük ikili Hurts olmuştu. Kylie Minouge ile yapmış oldukları düet onlara PR anlamında çok şey katsa da albümlerinin tamamı zaten bizlere çok fazla şey sunuyordu. Konu görselliğie gelince de geri kalmıyolardı, sinematografik açıdan zengin videolar sunan ikilinin sene içindeki hem ses hem görsel anlamındaki armağanları ise ''Sunday'' oldu.

14: Smith Westerns // All Die Young
Chicago'lu üçlü kendi adlarını taşıyan 2009 çıkışlı ilk albümleri ardından 2011 senesine ''Dye It Blonde'' ile konuşuldu. Indie Rock tarzında kaydettikleri ikinci albümlerinin hit parçası ''All Die YounG'' ise Haziran ayında hazırladığım bir posta ilham olmuştu. (Tabii ki bu bir şarkının iyi olması için Billboard ve UK TOP 40 listelerinden sonra en cool ve etkili şey.)

13: Florence & The Machine // Shake It Out
Ekim ayında yayınlanan albümleri ''Ceremonials'' yılın en iyi albümlerinin başında geliyor. Bu konuda hemfikirsek, yılın en iyi videolarını da onların yayınladığını iddia edebiliriz. ''Shake It Out'' ise 5 yıldızlı albümden çıkan 7 yıldızlı bir şarkı. Florence and Welch'in hayranıysanız Brit Vogue'un ocak sayısını kaçırmamanızı da öneririm.

12: Kanye West feat. Pusha T // Runaway 
2011 yılında Jay Z ile yayınladığı ''Watch the Throne'' ve Paris Moda Hafta'sındaki hayal kırıklılığı yaratan show'u öncesinde 2010 yılının ve geçtiğimiz 10 senenin en başarılı albümünü yayınlayan Kanye West yaklaşık 10 dakika süren videosuyla da GaGa'nın ucuz, kenar mahalle işlerine verilen ''epic'' sıfatını haddiden fazla bir şekilde hak eden en hip isimdir. Bence.

11: Rihanna feat. Britney Spears // S&M (Remix)
2011 Rihanna'nın yılı oldu da denilebilir. 2010 yılı sonlarına doğru yayınladığı ''Loud'' albümünden ardı arkası kesilmeyen videolar çeken Rihanna albümün en dikkat çeken parçası ''S&M''i daha sonra yanına Britney'i alarak remixlemişti. Sonuç bir Madonna / Britney, Beyonce / Shakira kadar heyecan verici ve nefes kesici. Dance till the world ends bitches !

10: Katy Perry // (T.G.I.F.) Last Friday Night
İtiraf etmem gerekirse, hatta kayıtlarda var, Katy Perry albümünü ilk yayınladığında ne kadar sığı ve sıkıcı olduğunu burada yazarak onu yerden yere vurmuştum. Çekmiş olduğu her video, yayınlamış olduğu her yeni şarkı sonrasında utancımdan yerin dibine geçtim. Son videosunda da kanımca Patti Smith'e selam çakan Perry yaz başında da Rebecca Black'i tiye alıp Glee Kids'i peşinden sürükleyerek koca bir Amerikan Rüyasını gerçekleştirdi. Sonuç mu ? Her cuma sabahı twitter ve facebookta aynı muhabbet. ''Thanks God It's Friday'' #allahuekber wohoooo !

9: Rihanna // Man Down
Yıl içinde çok konuşulan 2 albüm dışında Rihanna 2 de büyük derginin kapağında yer aldı. Aynı yıl içinde 2 farklı büyük Vogue edisyonunu kaplayan Rihanna aynı zamanda büyük isimlerle çalışmaya da devam etti. Calvin Harris destekli ''We Found Love'' diskografisindeki en alternatif şarkı. Ancak ''Talk That Talk''tan beni daha fazla etkileyen bir şey varsa hala kulaklarımda çınlayan, videosuyla da tüylerimi diken diken eden ''rampapapam rampapapam I shot man down''.

8: Coldplay // Paradise
Konu yılın en iyi albüömlerini sıralamaksa kesinlikle ilk 3te yer alırlardı. Rihanna düeti ''Princess in China'' beni daha bir mest etse de dönüşlerinin şerefine bizlere bir kez daha cennetin kapılarını aralayan Coldplay de 8 numarada.

7: Beyonce //  (Run The World) Girls
Beyonce'nin artık ucuzlayan feminist sözlü şarkılarından bir tanesi daha ! Sene içine video sıçsa da hala albümde en beğendiğim şarkı olan ''End of Time''a video gelmedi.

6: Britney Spears // Criminal
Tüm zamanların en iyi Britney şarkısı olmasa da uzun yıllar sonra yayınlanan en iyi Britney videosuydu. Tabii ki, kalite açısından da albümün bir numarasaydı. Her zaman dediğim gibi 18. yy Ingiliz kırsalları, hair dark as night, lips red as blood and the body white as corpse havalı kıza yazılan sarışın kıvırcık saçlı baby face bir erkek ve aşk.

5: Zaz // Je Veux
2011 İlk baharı, herkesin iPodu, Taksim'deki her kitapçı. İstiklal'de ''Je veux d'l'amour''. Kimine göre sadece İstanbul'da popülerdi. Paris'e gidenler her yerde onun çaldığını, Marsilya'dakiler kimsenin onun yüzüne bakmadığını söyledi. (Evet Fransa'ya giden iki kişiden saha araştırması istedim). Fransız medyası modern çağın Edith Piaf'ı olarak etiketledi. Istanbul'daki konserinin biletleri 15dk içinde bitse de, ne o akşamı ne de sonrasından kimse hakkında bir şey yazmadı ! Yorum sizin !

4: Jennifer Lopez // Papi
Hepimizin içindeki apaçi ruhu ''On the Floor'' ile dışarı çıkartan Jennifer Lopez ''Papi'' ile de latin ateşini alevlendirdi, kalçaları sallatı, dans pistlerini terletti ve şarkıyı yılın en çekici pop hitine dönüşürdü. Aslında kısacası Jennifer Lopez 2011 yılının guilty pleasure'ı oldu. Romantik-komedi temalı videosunu sevsem de ''Im Into You'' için yapmış olduğu iş ''Papi''nin ruhuna daha fazla uyardı.

3: Maroon 5 feat Christina Aguilera // Moves Like Jagger
Masa başında ciddiyetle ders de yapsanız şarkıyı duyduğunuzda ayaklarınız aşağıda birbirine dolandı. evet evet itiraf edin. Hatta Aguilera bile daha sevimli gözükmeye başladı di mi ? Abe ben kapı gıcırtısında bile oynarım moduna soktu sizi. Otobüste adeta ''Hang Up''daki zenci şişko kadın gibi dans etmek isteniz di mi ? Evet evet istediniz çünkü sizin de en sevdiğiniz şarkı ''Moves Like Jagger''dı.

2: Lana del Rey // VideoGames
2011in son dakika golu Lana del Rey'den geldi. Summer time melanholy olarak tanımladığı şarkısı ekim başından beri en fazla loopa alınan şarkı haline geldi. Kimilerince o sadece yılın şarkısını değil yılın videosunu da çekti. Kimilerine de göre de Adele gibi gereksiz bir varlık. Orda durun Bitches. NME'i ise onu yılın en iyisi seçti.

1: Adele // Someone Like You
Lady GaGa, Rihanna, Britney Spears, Beyonce ! Müziğin en ağır toplarını ezdi geçti. Sesiyle, duruşuyla, karizmasıyla, havasıyla ! Kanımca sadece yılın en iyi pop albümü değil, yılın albümüydü. Albüm yayınlandığı günden beri abartısız her gün dinledim. ''Someone Like You''yu geçtiğimiz ocak ayından bugüne kadar her gün en az 5 kere dinlemişimdir. Bir gün bile sıkılmadım. Mekanik, sevimsiz, duygusuz ve içten olmayan albümlerin arasından en samisiydi ''21'' benim için. Belki de tüm ticari başarılar için tüm duyguların düşüncesizle ortaya dökmüş olduğunu da düşünebilirsiniz. ''Turning Tables'' ve ''Rolling In The Deep'' hemen hemen tüm yıl sonu listelerinin zirvesinde olsa da benim gönlüm Brit Awards perfomansı sonrasında milyonları ağlatan ve sanki her gün en az 1 kere Facebookta paylaşmak için gizli bir antlaşma yapılan Someone Like You'ydu. Üstelik Adele'in tüm başarısı sadece İngiltere ve Avrupa'da değil Amerika dahil tüm Dünya'da tastiklendi. Konu listeler olunca Ingilitere'de Beatles'tan bu yana kırılamayan rekorlara imza attı.  Ekim ayında kapak olduğu Brit Vogue bir huge deal haline gelip A Shulman'a tüm zamanların en fazla satan sayılarından birini armağan etti. Wintour'un Mart sayısı için düşündüğü yılın en büyük ikinci sayısının kapak yüzü de büyük ihtimalle o. Rolling Stones, Q ve Billboard onun peşinden koştu herkes onu yılın kadını seçti. ''Adele üzülmeyeydi de ben üzüleydim'', ''Adele hastalanmayaydı da ben hastalanaydım'', Brit Awards'daki canlı performansından sonra büzülen dudaklarını ve yaşlı gözlerini omzuma dayayaydı. Here she is ! 2011'in en çok satan, en çok dinlenen, en çok sevilen, en çok özenilen, en çok hüzünlendiren, en güçlü duran ve en çok tapılan kadını. ADELE !

GOD BLESS THE QUEEN !!

22 Aralık 2011 Perşembe

RÖPORTAJ || ATLAS BEBEK- VEHBİ GÖRGÜLÜ ILE POP 2011

Geçtiğimiz sene 2010 yılına yeniden bakmak için Atlas Bebek blogunun yazarı ve freelance- müzik yazarı Vehbi Görgülü ile bir röportaj yapmıştık. O halde bunu gelenekselleştirmek gerekir dedim ve işte yeniden ! Bu sefer 2011.  Seneye damgasını vuran en pop isimleri bir de ondan dinleyin isterseniz !
Diğer röportaja da göz atmak için tık.
1: Senenin tek yıldız ismi kesinlikle Adele'di ! (Ya da bana mı öyle geliyor ?) Facebook profilimde her halde Brit Awards performansını paylaşmayan kalmadı bunu neye bağlıyorsun ?

Popüler müzik kategorisinde değerlendirirsek, 2011'in yıldızlığına oynayacak Adele kadar güçlü bir başka aday bulmak da zorlanırım. Kimi eleştirmenler Adele'in başarısının abartıldığını düşünedursun, "21"in en sıkı pop albümlerinden biri olduğuna inanıyorum. Adele kaliteli işler yapıldığı sürece sansasyona ya da sükseli sahne performanslarına ihtiyaç duyulmadığının en güncel kanıtı. Üstelik İngiliz bir sanatçıyı Billboard listesinin zirvesinde hakkıyla görmek de heyecan verici! Kuzey Amerika'lı müzik dinleyicilerinin Avrupa'lı müzisyenlere karşı olan önyargısı yavaş yavaş kırılıyor; kıtadan başlarını uzatıp, diğer ülkelerin sanatçılarına da kulak veriyorlar artık. Bunda bağımsız müzik dergilerinin ve kişisel müzik bloglarının yanısıra online albüm satışlarının (ya da paylaşımlarının mı demeli?) da büyük payı olsa gerek.
2: 90lar sonunda inanılmaz cool NR1 vardı, Dream TV hiçbir zaman onla yarışamasa da şu anda artık farklı kulvarlarla olsalar da ondan daha başarılı bir müzik kanalı, ama ülkemize getirilen MTV pek de beklediği ilgiyi göremedi ve sene içerisinde kapatıldı ! Youtube killed TV star is the new Video killed radio star mı ?
YouTube televizyon yıldızını öldürdü iddiası yabancı müzik dinleyicileri için geçerli olabilir; fakat ben hala saçımı kestirmek için gittiğim dükkanlarda Kral TV'nin son ses açık olduğunu görüyorum! :) Şaka bir yana, bence Number 1 hiçbir zaman cool olmayı başaramadı; sadık bir seyirci kitlesi edinebilecek kalitede ve düzenli yayınlanan müzik programları olmadığı için  NR1 insanların henüz internetin yaygınlaşmadığı dönemde zorunluluktan izledikleri bir kanaldı bence. Üstelik yeni çıkan isimleri takip etmek için müzik kanalı izleyenlerin zevk kalitesini yerin dibine sokacak türden. 

Dream TV'nin farklı türlerde daha spesifik program içerikleri oluşturması açısından hep daha karakteristik bir noktada durduğunu düşünmüşümdür. MTV'nin kapatılması ise üzücü bir durum; çünkü her ne kadar pop şarkıcılarının videoları YouTube'da tıklanma rekorları kırsa da, müzik kültürünün de televizyondaki varlığını koruyabilmesi açısından MTV önemliydi. Bu açıdan en azından Türkiye için televizyon yıldızlarının artık sanal ortamda parlamaya başladıklarını söyleyebiliriz sanırım.
3: 12 ay boyunca hep bir ağızdan Adele konuşulsa da son günlerde bir de Lana del Rey fenomeni çıktı karşımıza ! Bu konu hakkında ne diyorsun ?


Lana del Rey az önce sorduğun soruya verilebilecek en güzel örneklerden biri aslında. İçine YouTube kaçan pop müzik kültüründe heyecan verici bir yere sahip olduğunu düşünüyorum. İmajı ve yaptığı işler mainstream müzik kanalları için 'marjinal' kaçabilecekken, blog yazarlarının kısa zamanda ilgisini çekmeyi başardı Lana del (Rey?). Ben 'Video Games' şarkısına bir dönem epey takılmıştım; daha zengin bir orkestrayla kusursuz bir albüm yapabilecek potansiyele sahip olduğuna inanıyorum. Bana sıkça benzetildiği gibi Stevie Nicks'i, biraz da Nancy Sinatra'yı anımsatıyor. Bunda makyajı ve kıyafetlerinin de etkisi olsa gerek. 

4: Pek hoşlanmadığını biliyorum ama senenin bir diğer fenomeni de Zaz'dı di mi ?
Türkiye'de birkaç yıla bir tek şarkıyla parlayan isimlerden en yenisi - ki bu isim nedense ya Fransız olur, ya İtalyan. Overrated.
5: Coldplay ve Rihanna düetine ne diyosun ? Rihanna'nın urban style kız ruhu yavaş yavaş indie'ye kaymıyor mu bir de, özellikle son videosu ?

Rihanna'nın kısıtlı bir vokal aralığı olmasına rağmen farklı tarzlardan isimlerle yaptığı düetlerin altından başarıyla kalkmasına hayranım. "Princess of China" fazlasıyla Coldplay kokan bir şarkı olmasına rağmen, Rihanna performansıyla parçaya fazlasıyla rahat bir şekilde adapte olabilmiş; sesi sırıtmıyor. Rihanna deyince tabii işin içine iddialı prodüksiyonlar, neredeyse ondan fazla şehirde tamamlanan albüm kayıtları giriyor. 

Bahsettiğin indie ruhu da dolayısıyla yeni albümdeki birkaç parça için geçerli sadece. Diğer 'Talk That Talk' şarkılarını 'Loud'dakilerden ayırmak neredeyse imkansız. Bence yeni albüm için bir süre daha beklemeliydi. 
6: 2012de Madonna geri dönüyor ! Heyecan var mı ?
Heyecan 'Give Me All Your Love'ı dinleyene kadar vardı; fakat sonrasında epey azaldı tabii! 'Hard Candy'nin yaşattığı hayal kırıklığından sonra, biraz da yaşı itibariyle 'Confessions' formülüne geri dönmesini umuyordum; fakat onun yerine Cyndi Lauper gibi 53 yaşında Gwen Stefani'liğe soyunmayı tercih etmiş. Ben yine de albümde uzun bir süre kendini dinlettirecek şarkılar olacağına inanıyorum. 
7: Amy Winehouse ?
Ölümü yılın en üzücü müzik olaylarından biriydi. Konser haberinin heyecanını yaşadığımız sırada ölüm haberini duymak adeta şok etkisi yarattı. Konser öncesi Milliyet Sanat için yazdığım Amy yazısında da kısaca bahsetmiştim; sahnede bayılsa, bütün şarkı sözlerini unutsa bile Amy Winehouse'u canlı dinlemek özel bir deneyim olacaktı. Çünkü şarkıları kadar Amy'i özel yapan vokal stiliydi; her ne kadar insanlar alkol/uyuşturucu bağımlılığı yüzünden Winehouse'a yüklenmiş olsalar da bugün bir diğer rahmetli bağımlı Billie Holiday'i bayılarak dinleyebiliyorlar. 

Ben özellikle Amy Winehouse'un plak şirketinin ve menajerlerinin kafasının güzel olduğunu düşünüyorum; stüdyo albümünü bile tamamlamaktan aciz olan bir şarkıcıyı o halde konser turnesine çıkarmak için konuya gözün parayla bürümesinden başka mantıklı bir açıklama getirebilmek mümkün değil.

8: 2012de kimler gelsin Istanbul'a ? Soğuk bira içerken festivalde kimleri dinlemek istersin ?

PJ Harvey! Arcade Fire, yeniden Björk ve Wild Beasts, Justice, Gang Gang Dance,  Future Islands, The Horrors, James Blake, Feist, Cut Copy... Bu liste daha uzar! Bir de Kate Bush, Radiohead ve Brian Eno gibi ütopik isteklerim var!
 Yılın en iyi 5 albümü ?
PJ Harvey - Let England Shake
Bon Iver - Bon Iver
Kate Bush - 50 Words for Snow 
Jay-Z/Kanye West - Watch the Throne
Metronomy - The English Riviera

 Yılın en iyi 5 şarkısı ? 
- M83 - Midnight City
-PJ Harvey - The Glorious Land
-Fleet Foxes - Helplessness Blues 
-Wilco - Art of Almost
-Metronomy - The Bay

31 Temmuz 2011 Pazar

AY BİTMEDEN...TATİLDEYİZ

Yazdığım başlıkla kendimi bir an için Hürriyet gazetesi için ''Bu Hafta Sona Ermeden!'' temalı sayfaları hazırlıyormuş gibi hissetsem de aslında alakası yok. Yoğun ve çabuk geçen temmuz ayında sıcaklardan mıdır, yoksa tembellik ya da vurdumduymazlıktan mıdır bilemiyeceğim ama açıp da blogu bir şeyler yazmayı pek istemedi canım. Aç parantez - Haziran başından beri yazdığım her postta, tembelliğime ve üşengeçliğime de övgüler yağdırmadan geçemiyorum. Kapa parantez. İçimdeki duyguları bir kenara bırakacak olursak aslında pek de kötü geçtiği söylenemez temmuzun. Serinimsi sular, bunaltıcı sıcaklar, yeni bir dil, yayınlanan iki albüm bknz. Beyonce ve Joss Stone + katıldığım iki konser bknz. Patrick Wolf + Sertab Erener (ikisi yan yana durunca da oldukça komik kaçtı aslında.) Ve tabiki nasıl unutabilirim ki muhteşem Harry Potter. Emma Watson ve diğer çocukların görselleri bilgisayarımda yaklaşık 500mblık yer kaplasa da bir türlü post hazırlamak için açamadım laptopun kapağını. Dolayısyla her HP filminden en sevdiğim anlar ve son film hakkında düşüncelerimi sizlerle paylaşmak da yalan oldu. Ha bir de benim okuyucularıma verdiğim güven derecesi ne safhadadır bilemiyecem. Tamam Seda Bacı gibi beni de en güvenilir ekran, pardon blogger yüzü seçmediniz biliyorum ama hakkında yazmak istediğim albüm yazıları bile yalan oldu. Artık kim olduklarını dile getirmeye çekiniyorum bile, albümler mayısta yayınlanınca tabi ki. Ha bir de yok şezlongta uzanırken yok vapurda rüzgara karşı diyerekten çantadan eksik etmediğim kitaplar...O değil de men's fashion week'ler hakkında bile çizittirmememe kaç puan ? Off anlatıcaklar pek bir birikmiş.Yalnız fark ettiyseniz cümlelerim bile yarım yamalak. Neyse Vogue ne demişti. ''Tatildeyiz''.

Konser demişken Joss Stone için de fazlasıyla geç karar verince bilet bulamama gibi hüzün verici bir olayla karşılaşmak bende onaramayacağım derin yaraların açılmasına sebep oldu.

Umarım yukarıdaki paragraflarda bahsettiğim olaylar hakkında yakında yazma fırsatı da bulabilirim. Sebebi yazışıma gelecek olursam bildiğiniz gibi her ay sonunda ay boyunca dinlediklerimi sizlerle paylaşıyordum. Bu sefer uzun uzun yazmak yerine bu konu da bile üşengeçliğimi konuşturup iTunes Top 25'in ilk 7sini screen shotladım. Yaşasın en tembel benim. 8-9-10'u burada yayınlamamın nedeni de uncool şarkılar olması değil, vakti zamanında o kadar fazla dinledim ki play countları tavana zıpladılar, ancak temmuz ayında dönüp de yüzlerine bile bakmadım. Yani türkçe meali aşağıdaki 7 parça bu ay en sık dinlediğim parçalardı.
ps. yukarıdaki görsel Vogue'un ''Tatildeyiz'' temalı Temmuz sayısından. Dree Heminway ve Jon Kortajerena baş rolde. Sebastian Faena hikayeyi çeken, editöryali oluşturan ise Mary Fellowes.

Tabi bir de sanırım asla 2011i kara temmuz olarak unutamayacağımız gerçeğini de göz ardı etmemek lazım.

30 Haziran 2011 Perşembe

HAYATIM SINAV... HAYATIM MÜZİK

Şubat ve Mart ayları nasıl ki moda haftalarıyla özdeşleşmiştir, Ağustos çekilmez yaz sıcağının kaybolup meltemlerin esmesiyle ünlü olmuştursa Haziran ayı da biz Istanbul Üniversiteliler için fianllerin sembolü haline gelmiştir. Sakız gibi uzayan okul, kabak tadı vermeye başlayan dersler ve sulanmaya başlayan beynin ders notlarıyla verdiği imtihan. Ve her zaman ki gibi kötü gün dostumuz, canımız ciğerimiz playlistimiz.

Playlist dedimse korkmayın, yazın şunu dinleyin bunu dinleyin demicem, ben sınav çarlışırken ne dinledime lafı getiricem. Ay boyunca ''song of the week'' köşesinden de anlayacağınız üzere günde en az 5 kere olmak üzere ''S&M'' dinledim. Ama Britney'li remix versiyonu. Hatta hızımı alamayan ben şarkıyı, finalleri son gün çalışmaya çalışan öğrenci marşına da çevirmeye çalıştım, ne de olsa son dakika da çalışmak bizlere ayrı bir zevk veriyor.

Üniversite sınavlarına hazırlandığım yıldan beri, aynı zamanda ilk kez Yoga yaptığım zamandan beridir de dinlediğim bir albüm vardır. Sınavları asla müziksiz çalışamam ben diyenler için harika bir albüm. Uyku getirebilir, mayıştırabilir, özellikle de bahar dönemi sınavları zamanında.

Aynı albümü insan defalarca dinleyince de ''yeter be kardeşim'' yorumunda da bulunabiliyo. Burada ise imdadıma yetişen yer stereomood.com oluyo. (Ki hatırlatırım tee bu blogu ilk açtığımda da yazmıştım bu siteyi.)  Her seferinde dinlediğim playlisti paylaştıktan sonra ''vay be çok cool parçaları bir araya getirmişsin'' yorumunda bulunan insanları hayal kırıklılığına uğratsam da ortada olan bir şey var, editörler ciddi cool parçaları bir araya getirmişler. Diyeceğim şudur ki Reading ve Studying playlistlerini de gönül rahatlığınca dinleyebilirsiniz.
Daha önce ''Femme Fatale'' hakkında blogda yazdığımda sanırım ''I Wanna Go''dan pek de haz etmediğimi dile getirmiştim. Hoş hala pek sevmiyorum ve albümde videolanması gereken daha güzel şarkılar olduğu kanaatindeyim ama videosu çok hoş olmuş. Piritnimin çizgisi bellidir, Lady GaGa kadar uçarı şeyler bir kenara, ağzı açık bırakacak şeyler bile nadir gelir prensesimizdem, ama bu video olmuş sanki ! Yani çok beğendim, Madonna'nın yeni varisi midir bilmem ama tam da ölüm yıl dönümü zamanlarına yayınlanan videosundan Michael Jackson ''Thriller''a selam çakması bence 10 numero. Helal sana !

Ay başında, ay sonunu bekleyemem diye yazdığım parçalar arasına kendisini koymayı unutmuştum. Nil Karaibrahimgil, sanırım Türk Pop'unda benim için bir Candan bir Sertab bir de Nil vardır dinlediğim. Hala banyo yaparken ''XL'' söyleyip her yaz başında ''ben bu yaz bronzlaşmak'' diye çığırırım. ''Seviyorum Sevmiyorum''u ise tek geçerim. Yalnız bu seferki şarkının tadı bir ayrı. Hani böyle aşık olup dağlara taşlara haykırası geliyo insanın. ''Hakkında Her Şeyi Duymak İstiyorum''u her ne kadar da ''evet hakkında her şeyi duymak istiyorum ama sen istediğin zaman, çünkü o zaman daha içten olur'' olarak değiştirsem de ''aklımda hep yine görmek, yine öpmek'', ''sadece adını duymak istiyorum'' falanlarla kalbimin tam orta yerinden vurdu beni. Bir de böyle videosu cıvıl cıvıl olunca, insanın sevgilisyle kırlarda koşup öpüşüp falan filan yapası geliyor.

Neyse ay boyunca yazdığım diğer postlardan da anlaşılacağı üzere bu ay bir de en çok Smith Westerns ve ''Dye It Blonde''  albümünü ve Volga Tamöz'den sözlerini hala çözemediğim ''Şık Şık'', Rihanna'dan acıların şarkısı ''Man Down''u dinleyip durdum. Bknz. Ve son olarak Zaz. Hala ilk dinlediğim günkü kadar fazla dinliyorum. iTunes top 25 listemin ilk 3 sırasında o var desem, sanırım ne sıklıkta dinlediğimi anlamışsınızdr.

Sizlere geçtiğimiz ay söz vermeme rağmen hala bir Sophie Ellis ve Lady GaGa yazısı yazmadığımın da farkındayım. Temmuz'da umarım Beyonce ile bu seriyi tamamlayacağım. xoxo

30 Nisan 2011 Cumartesi

NİSANDA NE DİNLEDİM ?

Sanırım bir açan bir kapayan, bir soğuyan bir ısınan havada bana yol arkadaşı olan 3 albüm vardı. İki buçuk aydır dinlemekten hala sıkılmadığım muhteşem Adele albümü ''21''. Sanırım ilerki yıllarda bile hala dinlemeye devam edeceğim mükemmel bir ''modern klasik''. Uzun süredir yavanlaşmaya başlayan mainstream pop müzik endistürüsünü harekete geçiren Britney albümü ''Femme Fatale'' ve dinlediğim günden beridir bana sadece insanlara değil, objelere ya da başka şeylere de aşık olabileceğimi gösteren Zaz albümü ''Zaz''.

Aslında farkındaysanız Zaz çılgınlığı geçtiğimiz ay boyunca hemen hemen herkesi bir anda sardı. İstiklal Caddesi üzerinde yer alan bütün kitap evleri ve tarzı yerlerden sürekli onun şarkıları yükselmekte. Açıkçası caddede yürüken ''Je Veux'' ya da ''Les Passants'' duymak çok hoş. Ancak Zaz'ı herkesten önce keşfeden kesim de bizlere sinir olmakta !?

Şimdi tek dileğim önümüzdeki aylarda Istanbul'a gelmesi. Aslında geçtiğimiz ay sonunda Mart ayında en fazla dinlediklerimi sıralarken Nouvelle Vague'u da saymıştım ve birkaç gün sonra Mayıs ayında Babylon'a geleceklerini öğrenmiştim, belli mi olur gelecek hafta da ''Haziranda Zaz Istanbul'da'' başlığıyla karşılaşırız belki.

Albümde yine hızlı temposuyla dikkat çeken ''Le Long de la Route'', ''Prends Garde A Ta Langue'', ''Ni Oui Ni Non'' en sevdiğim şarkılardan. Bu arada ''Trop Sensible'' ve ''Ebloie Par La Nuit'' de albümdeki yıldızlı slowlardan.

Ay boyunca song of the week blogunda yıldızı parlayan şarkılar ise;

2011 yılı yıldız savaşlarının gerçekleşeceği yıl olarak da tarihe geçmeli. JLo, Britney, GaGa yetmezmiş gibi bir de Beyonce albüm çıkartacağını açıkladı, hatta ilk single ''Run The World (Girls)''ü yayınladı bile. ''Me,Myself & I'', ''Irreplecable'' ve ''Single Ladies'' gibi sakız gibi uzattığı girl-power olayını yeni albümde de sürdüreceğe benziyor. Bunca zaman boyunca oluşturduğu sofistike R&B tarzından çok daha uzakta oldukça cheesy bir şarkıyla geri dönmesi de tek kelimeyle hayal kırıklılığı, umarım albümün geri kalanı böyle değildir. Ya da en azından balladlarla bu sorun çözülebilir.
Bu arada twitter ve tumblr hesaplarımdan da duyurduğum gibi (hatta fotosunu da paylaşmıştım) Beyonce Amerikan Harper's Bazaar'ı için çekimdeydi geçtiğimiz günlerde. AAynı şekilde Britney Spears'in da bir Bazaar çekimi gerçekleştireceği söyleniyordu. Unutmadan Lady GaGa da Vogue sonrası Bazaar kapağında yer aldı.

Britney ilk adımı attı, ayağını sürdü ve mayıs ayında en bomba albümler yayınlanmaya başlıyor.
Jennifer Lopez // Love ? (Latin Ateşi yansın o halde)
Colbie Calliat // All Of You (Smooth ve akustik mi ? Hem de havalar ısınırken ! )
Moby // Destroyed  (Hareket zamanı şimdi ! Hazır mısın dansa ?)
Lady GaGa // Born This Way (Fuck off GaGa)

Bu arada ''the real yılan hikayesi'' Sophie Ellis Bextor albümü ''Make A Scene'' de çoktan nete düştü bile. Albüm Rusya'da yayınlansa da genel dağıtımı Haziran'da. Ancak olur da bahara ya da yaza merhaba partysi yapıcaksanız, download etmekte bir sakınca yok sanırım.

Unutmadan Eurovision ve Freshtival da mayıs ayında !
Müzikle coşmaya hazır olun !


ps. royal wedding postunu updateledim.
ps 2. yarın apollo boy mag mayıs sayısı da görücüye çıkıyo.
xoxo