Lady Gaga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lady Gaga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ağustos 2011 Salı

FAREWELL TO THE SPEEDOS

Ağustos, sadece giyilmesi özlemle beklenen kıyafetlerin artık insanda sabırsızlık hissinin doruklarına ulaştığı ay değil, slow şarkılar dinleyip kendini depresif hissetmenin de zamanıdır. Aylardır dinlemediğim Adele şarkıları, Beyonce'nin en hüzünlü balladları, akşam esen rüzgarda yüzüme çarpan güneşte bana eşlik eden şarkılardandı. Tamam böyle vıcık vıcık romantik hisle kurulmuş cümlelerden hiç haz etmiyorum, ama yazmadan da edemiyorum. 

Bu ay dinlediğim şarkıları şehirlere ayırarak değişiklik yapmak istedim. Paris'le başlayabiliriz. Gainsbourg familyası bu ay sıkça gündemimdeydi. Ailenin her bir üyesini hatta ailenin ilişkisi olduğu diğer bireyleri uzun zamandır takip etsem de bu ay kendilerine karşı olan sevgim biraz daha arttı. Aslına bakarsanız, onlar hakkında uzun bir post yapsam iyi olur. Neyse, bol bol Charlotte Gainsbourg'un ''IRM'', ''5.55'' ve ''Charlotte Fore Ever''ını dinledim. En sevdiğim şarkılar ise ''Charlotte For Ever'', ''Elastique'', ''Heaven Can Wait'' ve ''Jamais''. Tabi Jane Birkin ve Brigitte Bardot gibi muhteşem kadınlarla aşk yaşayan Serge Gainsborg da radarımda olan isimdi, hatta dinlediklerim genelde Jane ile yapmış olduğu düetlerdendi. ''Just Like a Woman'', ''69 Année Erotique'' ''Je T'aime Moi Non Plus'', ''Jane B'' ve ''Elisa''.

Ufak da bir not. Charlotte Gainsbourg yeni videosu / şarksı ''Terrible Angels''ı geçtiğimiz günlerde yayınladı. Yepyeni EP'sini eylülün ilk haftalarında yayınlayıp kasımda da yeni bir albümle karşımıza çıkacak. E tabi bir de ''Melancholia is the new Black Swan'' dediğimiz, izlemek için merakten öldüğümüz filmi de kısa zamanda görebilmeyi umuyorum.
Evet, aslında sıkı bir Yunan müziği hayranıyımdır. Bir de rakı masasında çalan Rumca ya da Yunanca şarkılarla ortam daha da eğlenceli olabiliyor. Hele bir de gerçekten sirtaki oynayabilen insanlarla karşılaşınca ortam yeme de yanında yat kıvamında. Yalnız taklitlerinden yani ''ben her boku yapbilirimcilerden'' kaçının. Neyse aslında dinlesem de bu ay pek yunan müziğiyle ilgilenmedim, ama şehirlerden birini daha doğrusu bölgelerden birini Santorini olarak seçmiş olmamın sebebi ''Mamma Mia''. Geçtiğimiz günlerde filmi oturup yeniden seyretmedim, ama ay boyunca her gün filmin müzikleri kulağımdaydı. Evvet Abba'yı severim, ama Meryl Streep'i daha fazla severim ve her canım sıkıldığında ya da kendimi kötü hissettiğimde bu filmi neden seyrettiğimi anladım.Yeni bir epiphanic an. Güzel insanlar, muhteşem manzaraya sahip bir Yunan adası, Abba şarkıları, dans ve Meryl Sreep, sanırım gelecek yaz rotamın neresi olduğu belli olmuştur. Yassou.
ps. aslında filmin orada çekilip çekilmediği konusunda da hiçbir fikrim yok.
İtiraf etmem gerekirse bazen biraz cimri olabiliyorum. Sıkı bir Beyonce fanı olmama rağmen albümünü henüz yeni aldım. Yeni almamın nedeni ise ''yae albüm çok pahalı para veremem'' demem değil, ben ne zaman bir Beyonce albümü alsam ki bu genelde çıktığı ilk haftaya denk gelir, Queen B'imiz deluxe edition çıkarmaya hazırlanır. Sonra ben de kendimi kandırılmış hissederim, ama bekle bekle de bir yere kadar, dayanamadım sonunda aldım. Albüm yazısı yakında olur burda. Ama anlaşıldığı üzere 21. YY Popüler Amerikan Kültürü'nden bahsedeceksek eğer Beyonce'yi bunun içine katmasam olmaz. Yazın son günlerini de Beyonce ile geçirdim.

Ancak ne varsa eskilerde var. Müzik deyince aklımda beliren ilk ismin en bomba albümü: Madonna ''Confessions on A Dancefloor'' üstünden neredeyse 10 sene geçecek olmasına rağmen hala en sık dinlediğim albümdür, Albümden en sevdiğim şarkılar ise ''Forbidden Love'', ''How High'' ve Isaac'' tabii ''Hung Up''ı da dışlayamam. Bu arada yazmama gerek yok. Hepimiz de Madonna'nın stüdyoda olduğunu biliyoruz, çok yakında yeni filmi daha doğrusu ilk yönetmenlik deneyimi olan ''W.E.''yi de yayınlayacağını biliyoruz, Rihanna'nın da aynı stüdyoda olduğunu da okudum. Her neyse sonuçta 2012 Madonna'nın yılı olacak anlaşılan. Sahi eğer sonumuz yaklaşıyosa Madonna'yla hayata veda etmek hoş olmaz mıydı ?
Yaz boyunca sık sık Nil ve Volga Tamöz dinlesem de Ağustos'ta kendime ''yeter artık kabak tadı verdiler'' demişliğim vardır ! Ayrıca ne alaka demeyin ama sıkça da ''Yav bir aralar Ramadan ve Mercan diye birileri yok muydu?'' diye soru sormuşluğum da vardır. Sonuç olarak sıkça da Model dinlemişliğim vardır.

Son bir yenilik daha.
Japon Vogue'unun ekim sayısındaki kapak yıldızı Florence + The Machine'in cool solisti Florence Welch. Evet tahminler doğru. Grup cephesinden yeni albüm, klip ve şarkılar gündemde. İşte onlardan biri. Bu sonbahar çok cool geçecek.
Sosyal Medya'da yine geçtiğimiz günlerde yaygara kopuyordu, meğerse sebebi Lady GaGa'nın yeni videosunu yayınlamasıymış. ''You and I'' bu sefer işin içinde Inez & Vinoodh da var. Bir de tabi Nicola Formichetti. Hande Yener & Kemal Doğulu birlikteliği kadar sıkmaya başladı bu durum. Gerçi son iki isim umrumda bile değil, en azından sevmesem bile arada GaGa'yı takip ediyorum.

Her neyse, ciddi anlamda bu sefer postu sonlandırıyorum, son isim Avustralya'dan. Keyifli izlemeler. Björk tadında. Bu arada Björk cephesinde de yeni gelişmeler var elbette, ama yeni bir post konusu çıkar artık ondan.

23 Mayıs 2011 Pazartesi

JENNIFER LOPEZ || LATİN ATEŞİ SÖNDÜ MÜ ? ALEV DAHA MI GÜÇELNDİ ?

Uzun zamandır ''ha şimdi, ha sonra'' olarak beklediğimiz Jennifer Lopez'in ''Love?'' albümü sonunda ay içinde yayınlandı. Son yayınladığı albümlere nazaran latin ve dans dozu biraz daha arttırılmış. Daha önce yayınlamış olduğu ancak istediği etkiyi pek de yaratamadığı şarkısı ''Louboutins'' ve Pitbull destekli ''Fresh Out the Oven''ın yer almadığı albümde 12 şarkı bulunmakta.

J.Lo albümün açılış parçası olarak ise ''Lambada'' samplelı elektro-latin dans şarkısı olan ''On the Floor''u seçmişti, ki yine bu da Pitbull destekli. Albümde yine her zaman olduğu gibi r&b, hip-hop dünyasından JLo'ya destek yoğun. İkinci single olarak seçilen ''I'm in to You''da da eşlik eden isim Lil Wyne. Ki smooth, latin pop parçası daha fazla içinde William Levy'nin de yer aldığı videosuyla ses getirmişti. Ancak şu bir gerçek ki, hepimizin beklediği kumsallı, çıplaklı, aşklı video açığını kapatan isim Lopez oldu bu sene.

Albümde Lopez'e eşlik eden isimler sadece urban music dünyasından değil, en popüler dans hitlerini yaratan Red One ve Stargate de prodüktörler arasında. Ve sıkı durun prodüktör koltuğunda oturan bir diğer isim ise Lady GaGa. Jennifer Lopez anladığınız üzere bu sefer çok sıkı gelmeye ve kendini 00lerin başında olduğu gibi parlatacak bir albüm yapmaya çalışmış. Peki sonuç cidden öyle mi ?

Kanımca albümün bir numaralı hiti ise, ki ben olsam yaz boyunca insanlara bıkkınlık getirene kadar her türlü sosyal ortamda çalardım, ''Papi''. Latin ateşi denen bir şey varsa Jennifer Lopez kıvılcımı alevlendirmeye gelmiş. Az laf çok iş. Kalçalar sallanmaya başlasın. Sırf bu parçayla tüm albümü ezip geçtiği gerçeğini elbette göz ardı edemeyiz ama sıkı durun belki de Lopez'in bugüne kadar kaydettiği en iyi parça ünvanını bile alabilir.

Single olarak kesinlikle yayınlanması gereken bir parça da ''Invading My Mind'' üstünüzde yaratmış etkiden sonra şarkının prodüktörleri arasında Lady GaGa'yı görmek de sizi şaşırtmayacaktır. Hatta tıpkı ''Just Dance'' havasında olduğunu bile söyleyebilirim. Yüksek temposu ile ''Papi''nin etkisine erişemese de albümde ortaya çıkan genel ''sıkıcı'' havanın üstesinden gelmeyi başarıyor. Hemen ardından gelen ''Villain'' ise sizi baştan çıkartmak için düzenlenmiş ama daha ziyade bayan bir melodi ve vokalden oluşmakta. Üstelik fazlaca Justin Timberlake ''My Love'' kokmakta. Kapanışa bonus track olarak eklenen ''Hypnatico'' ise gider ayak sizden özür dilercesine, mahcubiyet göstergesi bir dans şarkısı.

Açılışta dans dozu arttırılmış derken aslında albüm balladlardan tamamıyle arındırılmış demek istemiştim, ama yine de albümün en düşük tempolu şarkısı olan ''Until It Beats No More'' sizi eğlendirmek için yazılmış bir çok dans parçasından daha fazla etkileyebilir.

Aslına bakarsanız 4 yıl beklettikten sonra bu tarz bir albümle karşımıza geçmiş olması bir parça hayal kırıklılığına uğramamıza sebep. Zira yukarıda adı geçen şarkılar dışında pek de sizi uçuracak ya da dans etmeniz için havaya sokacak derecede iyi şarkılar yok içeride. Jennifer Lopez her daim göz önünde ve her gün kendini konuşturmasını biliyor, ancak belli ki her ne kadar da Red One'la falan çalışmış olsa da albümün üzerinde yeterince durmamış. Ya da kendisi hala bu ''vintage-latin pop-dance'' soundlu günlerde yaşamaya kararlı. Ayrıca Jennifer Lopez hiçbir zaman mı şarkı söylemiyordu ? Yoksa bu albüme mi mahsus ? Kesinlikle ''This is Me...Then'' ve ''Rebirth'' havası yok. Ha zaten bu saatten sonra bir daha o günleri yakalayabilir mi, orası meçhul !

5 üzerinden 2.75.

30 Nisan 2011 Cumartesi

NİSANDA NE DİNLEDİM ?

Sanırım bir açan bir kapayan, bir soğuyan bir ısınan havada bana yol arkadaşı olan 3 albüm vardı. İki buçuk aydır dinlemekten hala sıkılmadığım muhteşem Adele albümü ''21''. Sanırım ilerki yıllarda bile hala dinlemeye devam edeceğim mükemmel bir ''modern klasik''. Uzun süredir yavanlaşmaya başlayan mainstream pop müzik endistürüsünü harekete geçiren Britney albümü ''Femme Fatale'' ve dinlediğim günden beridir bana sadece insanlara değil, objelere ya da başka şeylere de aşık olabileceğimi gösteren Zaz albümü ''Zaz''.

Aslında farkındaysanız Zaz çılgınlığı geçtiğimiz ay boyunca hemen hemen herkesi bir anda sardı. İstiklal Caddesi üzerinde yer alan bütün kitap evleri ve tarzı yerlerden sürekli onun şarkıları yükselmekte. Açıkçası caddede yürüken ''Je Veux'' ya da ''Les Passants'' duymak çok hoş. Ancak Zaz'ı herkesten önce keşfeden kesim de bizlere sinir olmakta !?

Şimdi tek dileğim önümüzdeki aylarda Istanbul'a gelmesi. Aslında geçtiğimiz ay sonunda Mart ayında en fazla dinlediklerimi sıralarken Nouvelle Vague'u da saymıştım ve birkaç gün sonra Mayıs ayında Babylon'a geleceklerini öğrenmiştim, belli mi olur gelecek hafta da ''Haziranda Zaz Istanbul'da'' başlığıyla karşılaşırız belki.

Albümde yine hızlı temposuyla dikkat çeken ''Le Long de la Route'', ''Prends Garde A Ta Langue'', ''Ni Oui Ni Non'' en sevdiğim şarkılardan. Bu arada ''Trop Sensible'' ve ''Ebloie Par La Nuit'' de albümdeki yıldızlı slowlardan.

Ay boyunca song of the week blogunda yıldızı parlayan şarkılar ise;

2011 yılı yıldız savaşlarının gerçekleşeceği yıl olarak da tarihe geçmeli. JLo, Britney, GaGa yetmezmiş gibi bir de Beyonce albüm çıkartacağını açıkladı, hatta ilk single ''Run The World (Girls)''ü yayınladı bile. ''Me,Myself & I'', ''Irreplecable'' ve ''Single Ladies'' gibi sakız gibi uzattığı girl-power olayını yeni albümde de sürdüreceğe benziyor. Bunca zaman boyunca oluşturduğu sofistike R&B tarzından çok daha uzakta oldukça cheesy bir şarkıyla geri dönmesi de tek kelimeyle hayal kırıklılığı, umarım albümün geri kalanı böyle değildir. Ya da en azından balladlarla bu sorun çözülebilir.
Bu arada twitter ve tumblr hesaplarımdan da duyurduğum gibi (hatta fotosunu da paylaşmıştım) Beyonce Amerikan Harper's Bazaar'ı için çekimdeydi geçtiğimiz günlerde. AAynı şekilde Britney Spears'in da bir Bazaar çekimi gerçekleştireceği söyleniyordu. Unutmadan Lady GaGa da Vogue sonrası Bazaar kapağında yer aldı.

Britney ilk adımı attı, ayağını sürdü ve mayıs ayında en bomba albümler yayınlanmaya başlıyor.
Jennifer Lopez // Love ? (Latin Ateşi yansın o halde)
Colbie Calliat // All Of You (Smooth ve akustik mi ? Hem de havalar ısınırken ! )
Moby // Destroyed  (Hareket zamanı şimdi ! Hazır mısın dansa ?)
Lady GaGa // Born This Way (Fuck off GaGa)

Bu arada ''the real yılan hikayesi'' Sophie Ellis Bextor albümü ''Make A Scene'' de çoktan nete düştü bile. Albüm Rusya'da yayınlansa da genel dağıtımı Haziran'da. Ancak olur da bahara ya da yaza merhaba partysi yapıcaksanız, download etmekte bir sakınca yok sanırım.

Unutmadan Eurovision ve Freshtival da mayıs ayında !
Müzikle coşmaya hazır olun !


ps. royal wedding postunu updateledim.
ps 2. yarın apollo boy mag mayıs sayısı da görücüye çıkıyo.
xoxo

11 Nisan 2011 Pazartesi

KÜÇÜK EGOLU BÜYÜK YILDIZLAR

Müzik piyasasında pop şarkıcıların hemen hemen hepsi rapperler ve hip-hop yıldızlarıyla iş birliği yapar, ki bunun dışında da neredeyse birçok büyük / çok popüler R&B şarkısında da ''featuring'' kelimesine sıkça rastlarız. İşi biraz daha büyütecek olursak Madonna bile ''Hard Candy''de bu trendi görmezden gelmemiştir. Justin Timberlake ve ''4 Minutes''ı hala unuttuğumuz söylenemez.

Ancak her zaman için bizi daha fazla heyecanlandıran bir şey varsa o da iki extreme A-List şarkıcının bir araya gelip bir şeyler kaydetmiş olmasıdır.

Sene 2003 Britney'nin kariyerinin en bomba albümü (Femme Fatale'ı henüz dinlemedim.) ''In The Zone'' yayınlanmak üzere, aylar öncesinde MTV VMA'da Madonna işle öpüşmesi yetmiyormuş gibi bir de albüm için onunla ''Me Against The Music'' için stüdyoya giriyor. Dünyanın en büyük iki pop şarkıcısı bir arada desek pek de abartmış olmayız sanırım.

Konu albümlerin ''deluxe'' editon'larını yayınlamaya gelince kimse Beyonce'nin eline su dökemez. Sene 2007 ''B-Day Deluxe'' piyasa çıkacaktır ve o bahar belki de tüm zamanların en seksi R&B şarkılarından biri de piyasadadır. Shakira ve Beyonce. Videoda kimi zaman ''hangisi, kim?'' dedirttiren muhteşem şarkı ''Beautiful Liar''.

Beyonce her zaman için müziğin en tepedekileriyle çalışmaktan kaçınmaz. Konu ''I Am... Sasha Fierce''ın Deluxe editonıysa bu sefer de yanına Lady GaGa'yı alır. Sonuç olumlu olduğuna göre hemen ardından da Lady GaGa ''The Fame: Monster'' için Beyonce'yi stüdyoya çağırır. Bu sefer de tüm zamanların en iyi video ve pop şarkılarından biri ortaya çıkar. ''Telephone''.

Beyonce bir de Alicia Keys ile ''Put It In A LoveSong''u kaydeder. Rengarenk, karnaval havasındaki videosu da çekilir, ancak nedense yayınlanmaz. Lakin şarkı Keys albümü ''The Elements of Freedom''un en renkli kaydıdır.

Popüler müziğin gündemindeki son ortak yapım ise Rihanna ve Britney Spears'a ait. Yeni bir şarkı yaratmak yerine tıpkı ''VideoPhone'' gibi remix'e başvuran ikili beni diğerleri kadar pek tatmin etmese de sonuç olumlu. ''S&M'' yeniden.

Ancak nihayetinde hepsinde ortak bir payda arayacak olursak onları ''kendilerini aşmış, egosuz'' insanlar olarak yorumlayabiliriz. Hiç merakla beklemeyin önümüzdeki yüzyılda Tarkan ve Mustafa Sandal, Nazan Öncel ve Sezen Aksu düeti de gerçekleşemez. Bizler sadece kendimizi severiz çünkü. Elbette başkaları da parayı sever.

Ancak bazen önemli olan tek şey para da değil. Hatırlatmada yarar da var. Geçriğimiz hafta Christina Aguilera, Britney'e twitterdan sevgisini yolladı. Jennifer Lopez şu anda kendiyle beraber listede olan diğer pop kadın şarkıcılara ''hepimiz biriz'' dedi. Diyorum ya bazı şeyleri aşmış olmak gerekir sanırım belli noktaya geldikten sonra.

Bundan sonra tek isteğim de Beyonce & Rihanna ve Beyonce & Britney Spears düeti. Her fırsatta çalışmak istediklerini dile getiren Queen B ve Little Bitch B bakalım ne zaman bir araya gelecek.

PS. elbette hızlıca hazırlanmıştır ve ilk akla gelen şarkılardan oluşmuş bir listedir. biraz kafa yorduktan sonra volume 2 ve 3 ler de muhakkak hazırlanır.

images via; google images

15 Şubat 2011 Salı

TAŞRANIN GÜCÜ: 2011 GRAMMY'S

Bütün gün ruh gibi gezmemin tek nedeni gece 3teki Grammy Awards'dı. HT Bloomberg'e bunun için teşekkür etsem de bir sonraki sefer için biraz daha fazla paraya kıyıp daha iyi bir tercüman tutmalarını öneririm. Saat 1den itibaren online olarak kırmızı halıyı izlemeye başladıktan sonra da saat 3te o çok ''yavan'' tören yayınlanmaya başlandı. İşte tüm ayrıntılar: 53th Grammy Awards.

Kırmızı halının parlayan yıldızlar Emilio Pucci mini-dress ile disko topuna dönen Jennifer Lopez ! Givency'nin o yüksek el işi gerektiren muhteşem S/ S '11 Couture kolleksiyonundan giyen Florence Welch ! Bir diğer Emilio Pucci ile ''şuh kadın'' havalarına bürünen Lea Michelle ve altın gibi parıldayan Heidi Klum !
Ve Jean Paul Gaultier melekleri ! Couture içinde Rihanna ve maxi-dress'yle Nicole Kidman. Rihanna, Eminem ile performansını sergilerken ise Christian Dior Couture Fall / Winter 2010 / 11 giyinmişti. (Gerçek bir moda ikonu. Zaten büyük ihtimal Vogue'un Nisan kapağında kendisini göreceğiz). Kidman aynı zamanda gece boyunca kocası Keith Urban'dan daha fazla ilgi topladı ! Ve Katy Perry ''Teenage Dream''i seslendirirken onun da şarkıyı mırıldandığını gördük :) Çok şeker :P Eva Longoria ise Ashi Studio ile arz-ı endam edenlerden.
Gelelim ödül törenine ! Kanımca gecenin açılışını hak eden isim Lady GaGa ve Lady Antebellum'du. Akademi Antebellum'un çok ses getireceğini düşünmediğinden ve GaGa'ya da iki sene üst üste bu görevi vermek istemediklerinden Aretha Franklin tribute ile açılışı yaptı ! Christina Aguilera'nın performans sonunda yere düşme durumu bir kenara Florence Welch ve Jennifer Hudson bu 5linin parlayan yıldızlarıydı. Katy Perry sevgilisine romantik bir hediye verirken Adam Levine, Rihanna, Eminem, Dr. Dre ve Skylar Grey muhteşem bir performans sergiledi. 

Ancak gecenin en büyük kurtaranı elbette (aynı zamanda 5 ödül kucaklayan ve dolayısyla gecenin büyük kazananı da olan) Lady Antebellum oldu. En sevilen şarkılarıla bir mix. Hem smooth hem supreme bir performans. Gecenin bir diğer eğlenceli performansını ise seksi tulumu ve yüksek topuklu ayakkabılarıyla piyano üstünde dans eden Gwyneth Paltrow ile rengarenk ve keyifli kostümü ile Cee-Loo Green gerçekleştirdi.

Lady Antebellum hem ''Record Of The Year'' hem de ''Song Of The Year'' ödüllerini aldı. Yani ana dallardan en iyi iki cepte. Geri kalan 3 ödül ise ''Country'' kategorisinden geldi. Lady Antebellum'un albümü hakkında ise geçtiğimiz sene şubat ayında yazmıştım. Tık.   Bu arada 10 dalda aday olan Eminem sadece 2 tane ödülü kucaklarken (Rap Album // Rap Solo) 7 dalda ödüle aday olan Bruno Mars da yine 2yle yetinmek zorunda kaldı. Yani 6 ödülden 5ini kucaklayan Lady Antebellum gerçek bir star gibi parladı. Taşranın Gücü !

''Album of the Year'' ise beni şaşırtarak Arcade Fire'ın oldu. Ben kesin Lady GaGa'dır gözüyle bakarken (içten içe Lady Antebellum ya da Eminem'in almasını dileyerekten) bu sonuç beni şaşırttı. Aynı şekilde ''Suburbs'' hakkında da sonbaharda blogda yazmıştım. Tık.

Gönül isterdi ''Best New Artist'' ödülünü Florence + The Machine alsaydı, ama neyse ki en azından Justin Bieber'e gitmedi. Ödülü Barrack Obama'nın da gözdesi olduğu söylenen Esperanza Spalding kaptı ! Onun dışında gecenin bir diğer hayal kırıklılığı da ''best pop collobration with vocal'' ödülünün GaGa ve Beyonce ortaklığına yani ''Telephone''a gitmemesi oldu. 

Son olarak Lady GaGa ! Lady GaGa geceye Husseyin Chalayan imzalı yumurta / ''womb'' (rahim) içinde geldi. GaGa'nın ve dansçılarının gece boyunca giyindiği kıyafetler ise Thierry Mugler ve House of GaGa'ya ayittii. Styling ise House of Mugler direktörü ve editör Nicola Formicetti tarafından yapılmış. Aşağıdaki görseller Formicetti'nin blogundan alındı. GaGa'nın Chalayan aşkını cümle alem biliyor, ama Grammy'lere onla katılması aynı zamanda bu ayki Amerikan Vogue'u editöryalinde de Chalayan imzalı deri ceketi ile poz vermesi bence muazzam. 

İlginçtir ki ben abartıdan uzak olan ''Born This Way'' performansını beğendim. Hatta dün gece GaGa'ya karşı olan antipatim sempatiye dönüştü diyebilirim ! 6 dalda aday olduğu geceden ise 3 ödülle geri döndü. ''Best Short Form Music Video'' // ''Bad Romance'' ve yine ''Bad Romance'' ile ''Best Pop Vocal Performance''.     ve Best Pop Album
Sonuç olarak aslında uykusuz kalmaya değmedi ! Aslında dün gece attığım tweetler yanında bu yazı çok sönük kaldı, çünkü orada an ve an karşımıza çıkan kırmızı halı celebrity'leriyle dalga geçmiştik hep berabercenek :) Neyse ...

photos taken from:

31 Ocak 2011 Pazartesi

LET'S GET LOUD WITH MUSIC

Tamam müzik piyasası iyice sıkıcılaştı. Aralıkta 2010un geride bıraktıklarına takılı kaldık, heyecanla yeni yılı bekledik ama maalesef ocak ayında da müzik endistürüsü durgun olduğundan biz hala 2010da yaşıyor sayılırız. Müzik adına Brit Ödüllerinin 2011 adaylıkları açıklandı. Bunun dışında NRJ Ödülleri (aka Fransız Grammyleri) dağıtıldı. Britney Spears yeni single'ını yayınladı ve Lady GaGa geri döndü.

Song of the weeks
3Hafta boyunca // Kanye West & 1 Hafta boyunca ise Scissor Sisters !
ve Scissor Sister videosu !

Lady GaGa // Scheisse (Born This Way- Remiz // Mugler Paris Show)


Britney Spears ''Hold It Against Me'' ile yeniden Billboard Hot 100e #1'dan girdi. Ve videosu da pek yakında  yayında, şimdilik ise bize gönderilen fotoğraf ile idare etmeliyiz. Mart ayının GQ kapağında yer aldığını da belirtmeliyim.

NRJ AWARDS 2011 WINNERS


Francophone Revelation of the Year: Joyce Jonathan
International Revelation of the Year: Justin Bieber
Francophone Female Artist of the Year: Jenifer
International Female Artist of the Year: Shakira
Francophone Male Artist of the Year: M. Pokora
International Male Artist of the Year: Usher
Francophone Group/Duo of the Year: Justin Nozuka & Zaho

International Group/Duo of the Year: The Black Eyed Peas
Francophone Song of the Year: M. Pokora – "Juste Une Photo De Toi"
International Song of the Year: Shakira – "Waka Waka (This Time for Africa)"
Concert of the Year: The Black Eyed Peas
Music Video of the Year: Lady Gaga & Beyonce – "Telephone"
Hit of the Year: Flo Rida feat. David Guetta - "Club Can't Handle Me"
NRJ Award of Honor: David Guetta


Brit adaylıklarına gelince Grammy'lere nazaran çok daha yerinde kararlar verilmiş. Bunu da ödül töreninden önce konuşuruz :) Ayın 13 Şubatta Grammyler 15 Şubatta ise Britler dağıtılmakta ! Not edin :)

Şubatta güzel albümler yolda ! Bunlar yetmez diyorsanız neyse ki şubat ayında sinema şöleni var !
Adele // 21
Hercules And Love Affair // Blue Songs
Ricky Martin // MusicA + Alma + Sexo
P. J. Harvey // Let England Shake

20 Ocak 2011 Perşembe

HOUSE OF MUGLER ! OOPPS GAGA

Yukarıdan aşağıya sıkıcı Rick Owens ve tamamiyle basmakalıp çizgilerden oluşan Viktor & Rolf'un akine Paris'ten gelen büyüleyici sesler de vardı. Modada, podyumda bu sefer sanat konuşmuş desem abartmış olmam sanırım. Nicola Formicetti ve Lady GaGa aşkına. Tabi aşkına dedikse abartmayalım. Mugler show'unda günlerdir kreasyon değil GaGa'nın katılımı konuşuluyordu. 

Siyah ve derilerin ön planda olduğu Mugler. Dirseklere kadar uzanan deri eldivenler en dikkat çekici detayların başında geliyordu. Kostümler makyajla da birleşince ortalığa Hannibal görüntüsü de çıkmış. Gözlerinizi rahatsız edecek kadar parlak turuncular da aktarılan Gothic hikayenin bir parçası.

Mugler sadece giyilebilir değil show amaçlı parçalar da hazırlamış. Bunları yaparken de bol bol gerilim ve korku filmi seyrettiği aşikar. Kasapların kanlı önlükleri yerine, koroplast çöp torbası kıvamında deri önlükler kullanmış. 

Erkeklerin de gelinlik giyebileceği bir dünya hayal etmiş miydiniz hiç peki ? Uzun lafın kısası alternatif, yenilikçi ve avant garde moda dergileri ya da modanın sanatsal değerini yansıtan dergiler bence bu showu çok sevmiştir.

30 Aralık 2010 Perşembe

MUSIC IN DECEMBER

Sonbaharın gelmesiyle coşan şarkıcılar aralık ve ocak geldi mi kabuklarına çekilirler ! pek de kayda değer albüm yayınlanmazken bizlere de ay boyunca geride bıraktığımız yılın en iyi albümlerini dinlemek düşüyor. Böylece tüm sene gözden geçti ! 2010 senesi müzik adına benim için oldukça verimli oldu. Konserler / festivaller derken bir de bir çok yeni grup / şarkıcıyla tanıştım. Müzikal anlamda zevkimin ilerlemesi bir yana, sağlam isimlerle kulaklarım da bayram etti.

Ancak ilk başta bu ay song of the week seçilen şarkılara bir göz atmak lazım.
Katy Pery // Firework bu ay 2 hafta boyunca song of the week olmuş. The Black Eyed Peas ise bir hafta. Hurts şarkısı ise 24 Aralıkta Christmas Nr #1 olarak seçildi. Ve şaşırdım Lady Gaga ft. Beyonce // Telephone 'u tam 5 hafta boyunca sizlere ''song of the week''te sunmuşum.

Sene boyunca en fazla #1 ise Shakira'dan gelmiş. Toplamda 7 hafta. 4 Hafta boyunca ''Loca'' ile. 2 hafta boyunca ''Waka Waka'' ve 1 hafta ''Gypsy''. Shakira'yı takiben ise 6 hafta Rihanna. 5er hafta ile Lady GaGa dolayısyla Beyonce ve Katy Perry. (Katy Perry'nin Grammy adaylıklarını eleştirmiştim, ama gelin görün ki ben de fazlaca dinlemişim. Neyse bu konuya gelecek ay değinicez zaten.)

Sırada;

My iTunes Most Played Songs Top 5 // 2010 (şarkılarım defalarca silindi ama ancak bu kadar toplayabildim)
  1. 110 Times played: Nina Zilli // 50 Mila (Mine Vaganti OST)
  2.   90 Times played: Shakira ft. FreshlyGround // Waka Waka (Esto es Africa) (WorldCup Anthem)
  3.   61 Times played: Leighton Meester ft. Robin Thicke // Somebody To Love 
  4.   55 Times played: Celine Dion + Usher + Carrie Underwood + Jennifer Hudson // Earth Song (Tribute MJ) 
  5.   52 Times played: Kylie Minouge // All The Lovers
  6.   52 Times played: Lady GaGa ft. Beyonce // Telephone
My iTunes Most Played Albums Top 5 // 2010
  1. Shakira // Sale el Sol
  2. Hurts // Happiness
  3. Scissor Sisters // Night Work
  4. Kylie Minogue // Aphrodite
  5. Vampire Weekend // Contra
Uzun lafın kısası bu listeleri hazırlamak için yeniden iTunes'umu altüst edip bu şarkıları dinledim ay boyunca.

Aynı zamanda sene boyunca gözden kaçmış albümleri de dinleme fırsatı buldum. Bunlardan en önemlilerinden biri de These New Puritans ve albümleri ''Hidden'' dı. Bu da albümden yayınladıkları o muhteşem şarkı.

These New Puritans "We Want War" from Sam Brown DOP on Vimeo.

Yıl boyunca 38 albüm tanıtmışım. Onlara yeniden göz atmak isterseniz diye. Tık Tık.
Sene boyunca seçtiğim diğer song of the weekler, neler diyorsanız. Tık tık.
Geride bıraktığımız yılı bir de Atlas Bebek değerlendirdi. Tık Tık.
Her alandan seçtiğim yılın en iyiler. Tık tık.
Konuşurken 2010 yılını değerlendirdiğimiz bir diğer röportaj da Indie Istanbul'dan. Tık tık.

Ocak ayı boyunca yayınlanması planlanan albümler ise...
  • evet pek albüm yok, yani o isimler de çok büyük isimler değil :) ancak henüz belirlenmemiş ve ani bir kararla yayınlanacak albümler varsa orasını bilemem. Bence hızlı tüketimi bir kenara bırakıp elimizin altındakileri değerlendirmeye devam edebilir.
2011de de müzik sizinle olsun !

8 Kasım 2010 Pazartesi

MTV EUROPE MUSIC AWARDS VOLUME II // LIVE PERFORMANCES // WINNERS

Aslında twitter'dan fikirlerimi an ve an belirttim, ama bloga da bunları eklmesem olmazdı. İki yazı öncesinde adaylar hakkındaki görüşlerimi belirtirken bir önceki yazımda kırmızı -mor- halı değerlendirmesinde bulunmuştum. Şimdi ise sıra kazananlarda.

İşte kazananlar
Best Song dalında ödülü kapan isim Lady Gaga ve ''Bad Romance''. Lady GaGa'dan pek hoşlanmam, hatta ödülü kazandığına pek de sevinmedim, ancak düşünüp durunca yanındaki isimlere bakılınca ödülü hak ediyordu. Best Video ise Katy Perry ft. Snoop Dogg ''California Gurls'' oldu. Jonas Akerlund tarafından yönetilen Telephone videosu duruken, saçma bir videonun ödül alması ise gayet yadırganması gerekilen bir durum.

Best Female ödülünü kucaklayan isim ise yeniden Lady GaGa. Best Male ödülünü henüz erkek değil de ''best child singer'' kategorisinde değerlendirilmesi gereken Justin Bieber aldığından ödülün Miley'e gitmesinden korktum. Shakira veya Rihanna'nın ödülü kucaklamasını isterken erkeklerde kazanan Eminem ya da Kanye West olmalıydı.

Gecenin en yerinde ödülü sanırım Best New Act kategorisinde oldu, zira ödülü kazanan isim Ke$ha oldu. Aldığı 3 ödülle geceye damgasını vuran isim ise Budapeşte'de konserde olan Lady GaGa oldu. Best Pop ödülünü kazanan yine oydu. Adaylara bakacak olursak pek de kötü sonuç sayılmaz.

Best Rock, Best Alternative ve Best World Stage ödüllerini kazananlar ise bana saç yoldurttu. Sırasıyla 30 Seconds To Mars, Paramore ve Tokio Hotel MTV'nin her sene bu ödülleri yüz kızarmadan verdiği isimler. 2010da da sonuç değişmedi. Üçüde hak etmiyordu.


Yerinde verilen ödüllerden bir diğeri de Best Hip-Hop. Zira Eminem ya da Kanye en güçlü adaylarken bunlarda biri yani Eminem ödülü kazandı. Best Live Act ise yine MTVde nerdeyse her sene canlı performans sergileyen ve evlerine boş gönderilmeyen Linkin Park'a verildi.

Best Push Act'in neden verildiğini bilmiyorum, ancak tahminimce MTV'nin desteklediği yeni şarkıcılara verilen bir ödül. Güçlü adaylar arasından sıyrılıp 2. ödülünü kucaklayan Justin Bieber ise yeniden beni sinir etti ve GaGa sonrasında gecenin bir diğer yıldızı oldu. Best European Act ise son 5e kalan isimler arasında Enrique Iglesias olmasına rağmen İtalyan Marco Mengoni adlı erkek şarkıcıya gitti.

Ve iki değişik dal. İlk kez verilen Global Icon Award. Ödül yerinde bir gruba gitti Bon Jovi ? Ama neden Bon Jovi ? Her sene verilen Free Your Mind Award ise Shakira'nın oldu. Kanımca koca endistürü de bu ödülü ondan daha fazla hak eden başka bir isim yok. Tebrikler Shakira !

Canlı performanslar ise şöyle !

Shakira / Kesha ve Kings of Leon favorim odlu. Gerçi Shakira'da bildiğimiz Shakira. Ama performansı ve enerjisi her zaman tavan. Rihanna Only Girl (In The World) şarkısını seslendirirken fazlasıyla sıkıcıydı. Katy Perry şehir merkezinden seslenirken farklı kostümü ve sahne gösterisiyle sadece ilginçti, ama o kadar. Miley Cyrus ise aslında pek de fena sayılmaz, şarkısı da tam Eurovision'luk. Kid Rock her zamanki gibi. Bon Jovi ise yayın aksaklığı yüzünden seyredemediğim isimlerdendi.

SHAKIRA // LOCA ft. DIZZIE RASCAL & WAKA WAKA


KEA$HA // TIC TOC


görseller starlounge

5 Kasım 2010 Cuma

MTV EUROPE MUSIC AWARDS // NOMINEES // PERFORMERS // GUESS WHO ?

MTV EUROPE MUSIC AWARDS bu sene 17. defa dağıtılacak. Daha önce 2010 adayları arasında Istanbul da bulunurken sonrasında Türkiye Best European Act'ten çıkartıldı ve daha da ötesinde MTV TR'nin akıbeti konusunda dedikodu kazanı da kaynamaya devam etmekte. Yanılmıyorsam Esra Oflaz henüz kesin bri açıklamda bulunmazken yaklaşık 4 aydır site bakım altında ve tıpkı VMAler gibi EMAlerde de gösterim yok.

Genellikle -hatta şimdiye kadar hep sanırım- Kasım ayının ilk perşembesi dağıtılan ödüller bu sene ilk kez VMAler gibi pazar akşamı sahiplerini bulacak.

Bon Jovi ''Global Icon Award'' ile taçlandırılırken Best Live Act ödülünü de eve götürebilir. Best European Act adaylarından biri Enrique Iglesias. Ispanya adına burda. Bence bu tür isimlerin ''local act'' kategorilerinde aday gösterilmemesi gerekiyor.

Dima Bilan ise mide bulandırıcı bir şekilde milyonuncu kez Rusya adına yarışıyor.

Türkiye'nin bu dalda aday olmaması ise sevindirici. Zira 70 Milyon biliyor ki İngiliz ve İtalyan ergenlerin oyları sayesinde değil, olayı milliyetçileştiren canım ülkem sayesinde o ödülü kapıyoduk. Ayrıca kazandınız da ne oldu ? ha ?

Daha önce -hatta sanırım Katrina Felaketi'nin gerçekleştiği sene- VMAleri de sunan umutsuz ve seksi ev kadını Eva Longoria Parker bu senenin sunucusu. Bu da demek oluyor ki gece sonunda müzikten fazla moda da konuşulabilinir. Gecenin bir diğer sunucusu ise Justin Bieber. Kendisi ''digital host'' olarak kızları internete çekecek.

Gecenin performan listesi ise bir hayli kalabalık. Canlı canlı izleyemedikten sonra neye yarar ama :/ Bon Jovi, Miley Cyrus, Katy Perry, Rihanna, Shakira bunlardan en büyükleri. Geçtiğimiz sene gibi GaGa'nın yine ortalıklarda olmayışı da çok iyi.


Katy Perry ve Lady GaGa 5er dalda adaylık kaparken, Eminem 4, 30 Seconds To Mars ve Muse'un da 3 dalda adaylığı bulunmakta.

Geçelim adaylıklara ! Bahisler açılsın. İlk kategorinin galibi Lady GaGa'dır diyorum ben. Onun dışında herhangi bir kazanan olursa sürprizdir.

Best Video'yu hak eden isim kanımca yine Lady GaGa. Zaten ''Telephone'' gibi bir videoyla aksi de düşünülmemeli.

VMA'lerde kazanan isim Lady GaGa olmuştu. Gönlüm Shakira olmadı Rihanna diyor. Ama büyük ihtimalle yeniden GaGa :/

Justin Bieber'ın bu yaşta böyle bir ödüle bile aday gösterilmesi bence çok fazla. Dolayısıyla o bi köşede otursun. Enrique artık devri geçti. Eminem ya da Kanye ! Ben Kanye derim ! siz ?

Yo yo ! Kesha bence ödülü kapmalı !  

Usher ve Rihanna'nın best pop olması bir hayli garip ! Miley'nin ablaları yanında işi olmaz. Kazanan isim GaGa.

Kings Of Leon geçtiğimiz sene ne yaptı da aday oldu bilemiyeceğim ama Muse kesinlikle hak ediyor.

Paramore gibi olağanüstü iğrenç bir grup dışında ödülü kim kucaklasa zevkten dört köşe olurum. Ama asıl isteğim Vampire Weekend. Avrupa'da Amerika'da olduğu kadar tanınmamaları ibreyi Gorillaz'a doğru çevirebilir.

Kanye - Eminem savaşı devam ediyor. İyi olan kazansın diyeceğim ama ''Runaway'' videosundan sonra Kanye dışında birinin alması absürd olur.

Live Act ! Humm ! Tamam GaGa'nın showları iyi de yani ?

EMA'lerin Tokio Hotel yavşaklığından utanıyorum. Ohh bu cümleyi söyledim ya içim rahat. Herkes birinin yavşaklığından utanıyor çünkü. Her neyse biri Tokio Hotel'e müziği bırakmasını önerebilir mi ? Ayrıca bu dalda da Katy Perry'nin aday olması biraz saçma olmuş.

Adaylar arasında en kaliteli müzik yapan Hurts ve The Drums ! Hurts tercihimdir. 

Ödüller dağıtılsın ! Pazartesi görüşürüz :)
xoxo