Madonna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Madonna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Aralık 2012 Salı

TOP 20 SONGS

Tüm haftasonu evden çıkmadan izlediğim MTV Top 100 of 2004 vs vs diye geçen ergen yıllarım... Müziğin hayatımdaki yeri eskisi kadar ağır basmasa da aylar boyunca sadece 90'lardan kalan bir parçaya takılsam da elbette "anything popular is my friend". Türümüzü belirlediğimize göre baştan anlaştık sayılır.

20 Norah Jones // Miriam
Grammy'lerde tek bir gecede kucağa sığmayacak kadar ödüller kazanmak söz konusu jazz/ country albümü olunca 26 Milyon gibi olağanüstü başarılara imza atan bir de bunun üstüne "My Blueberry Nights"ı ekleyen Norah Jones son zamanlarda eski parlak zamanlarını yaşamıyor. Baharda çıkan "Little Broken Hearts"ın bana ulaşması sonbaharı bulmuştu. Belki de böylesi daha iyi olmuştu. Albümde yer alan "Miriam" senenin en smooth şarkısı olarak da liste başı olur.
19 David Lynch // Pinky's Dream
Lynch filmleri mi? Lynch müzikleri mi? Unutulmaz "Blue Velvet" sinir geren "Mulholland Dr." ve korkuyla gevşemenin bir arada olduğu "Twin Peaks" müzikleri. Lynch her ne kadar uzun süredir sinemadan uzak dursa da 2011 sonlarında çıkarttığı "Crazy Clown Town"dan yayınlamış olduğu aynı adlı şarkının videosuyla ortalığı pek bi rmeşgul etmişti. Ancak albümden "Pinky's Dream" tamamen farklı. Donna Hayward ve Diane Selwyn bir araya gelmiş gibi.

18 Metric // Youth Without Youth
Kanadalı indieci gençlerin beşinci stüdyo albümü olan "Synthetica" bu yaz benim de radarımdaydı. Konsere Türkiye'ye gelen grubun en popüler şarkısı "Youth Without Youth" biraz dans biraz indie. Bir de tam bir gençlik marşı.

17 The Weeknd // Montreal
2011 yılında art arda üç mixtape yayınlayan Kanadalı The Weekend geçtiğimiz kasım ise "House of Balloons", "Thrusday" ve "Echoes of Silence"ı "Triology"de bir araya getirdi. The Weeknd'i ne kadar beğenirsiniz orasını bilmem ama uzun zaman önce popülaritesi sönmeye başlayan R&B'yi daha kaliteli şekilde canlandırdığı açık. Ses biraz MJ biraz Usher. Albüm kapakları konusuna girmiyorum bile. Favorim "Echoes of Silence"tan "Montreal".

16 Calvin Harris ft. Florence Welch // Sweet Nothing
Rihanna, Ellie Goulding, Usher ve Kelis Harris'in son zamanlarda çalıştığı en popüler isimlerden. Ancak ortaya çıkan işlerden en başarılısı kuşkusuz Florence Welch ile kaydettiği "Sweet Nothing".

15 Florence & The Machine // Spectrum
"Lungs" ne kadar güzeldi. "Ceremonials" daha da güzel. Jesus-like tavrıyla her bir şarkı kendine özel, her bir video "oh my my". Yeni albüm isteriz Florence!

14 Muse // Survival
Londra Olimpiyatları'nın resmi şarkısı olan "Survival" "The Resistance" kadar güçlü olmayan ancak ona çok benzeyen kardeşi "The 2nd Law"da da yer alıyordu.
13 Grimes // Oblivion
Kanadalı Claire Boucher 2012'nin en iyi yeni olmayan yeni çıkış oldu. Dazed kapağındaki tavrı, popülaritesi şarkılarından daha fazla olan videoları.

12 David Guetta feat. Sia // SheWolf (Falling to Pieces)
Yıllardır aynı şarkıyı yaptığını sandığım Fransız DJ Guetta'dan sonunda yeni bir şarkı. Yanında ise Avustralyalı Sia. Videoda ise kurtlar, dağlar, grafikler. Ne kadar beğendiğimi anlatamam.

11 Gotye feat. Kimbra // Somebody That I Used to Know
2011 yazına ait bu parça sene içinde bu kadar popülerken ardından hala dinlenilmeye devam ederken 2013'te de favori olmaya devam eder mi? Eder.

10 Alanis Moristte // Numb
Senenin en iyilerinden olan "Havoc & Bright Lights" demir gibi bir albüm. "Celebrity", "Guardian" en favorilerimden olsa da "Numb"ın yeri bambaşka. Sonbaharda ilaç gibi gelmişti.

9 Azealia Banks // 212
Aslında listede olması gereken sadece Banks. Çok mu sinirlendiniz. Küfür edemiyor musunuz. Azealia Banks'ten kaçırılmayacak fırsat. Açın şarkılarını ve ona eşlik edin.

8 Walk off the Earth // SummerVibe
"Akdeniz Akşamları"nın Amerikacası ama olsun. Dinlerken sen bir rahatla, bir huzura kavuş. Bir ayaklarının fotoğrafını çekerek instagram'da paylaş. Valla yaz bambaşka. Hem geçtiğimiz yaz Küçükçiftlik'teki performansları da 10 numaraydı.

7 Carly Rae Jepsen // Call Me Maybe
Şarkı; listenin 20 numarasında olsaydı beni ciddiye almaz ve sayfayı kapatırdınız diyerekten bu kadar tepede. Senenin ilk yarısı boyunca şarkının abaza bir siyahi rapper tarafından söylendiğini sanmıştım. Haziran'da tanıştığım zaman ise kendisinden kopamadım. Sonra bir de gizliden gizliye şarkı her çıktığında televizyonun sesini falan açtığımı fark ettim. (Allasen TV'den şarkı mı dinlenir dediğinizi duydum!) Her neyse sonra Amerikan Olimpik Yüzme takımı ve A&Fitch'ciler de şarkıyı parodileştirdiğinde engel olamadan dinlemeye devam ettim. Merak etmeyin indirmedim ve iPod'uma koymadım. Hem "Gangnam Style" dinleyenler olaraktan beni eleştiremezsiniz.

6 Arcade Fire // Abraham's Daugher
"Hunger Games"de Jennifer Lawrence sonrasında en dikkat çekici şey elbette filmin müzikleriydi. Taylor Swift yapmış olduğu soundtrack'le ödül sezonunda öne çıkadursun Arcade Fire'ın şarkısı mitolojik atmosferiyle ağırlığını koydu bile.

5 Adele // Skyfall
Son filmlerle kuruyup gitmiş bir geleneği yeniden canlandıran Adele sadece senenin en iyi şarkılarıdan birini yapmakla kalmadı aynı zamanda Bond tarihine de adını yazdırarak "Bööö Adele'den Bond şarkıcısı mı olur!" diyenleri de morartı. Jack White cooldu da ne oldu?

4 Madonna // Girl Gone Wild
8 Haziran akşamı hala aklımdayken videosuyla "AfterTaste"in en büyük örneği olurken koşu bandında bana yegane enerji veren şarkıdır kendisi. Ye he ye, yei ye!

3 Drive Soundtrack
Bütün kışı, ardındna bütün baharı, ardından bütün yazı, ardından bütün sonbaharı ve ardından yine başlayan bütün kışı Kavinsky/ Lovefoxx "NightCall" ile geçirdim diyebilirim. Deri eldivenler ve onun getirdiği hava, soğuğu içinize çekin ve yollara düşün. Ardından Desire ve "Under Your Spell". Bir de Chromatics ve "Tick of the Clock".

2 Rihanna // Diamonds
Rihanna'nın tekrar Rihanna olduğu şarkıdır. "Man Down" kadar etkileyicidir. Tılsım atlarda mı yıldızlarda mı orasını bilemedim.

1 Lana del Rey  // Born To Die - "Summertime Sadness"
100 şarkı sıralarsın neden sevdiğin üzerine uzun uzun konuşabilirsin. Sıra zirveye geldiğinde belki de sözlerin yetmiyeceğinden mi korkarsın bilemedim ama zirveyi Lana del Rey dışında bence kimse hak edemezdi. "Blue Jeans", "Born to Die", "Summertime Sadness"  ve "Ride".

10 Eylül 2012 Pazartesi

FILMEKIMI -2012

Sonbaharın evlat olsa sevilir kontenjanından gönüllerin incisi FilmEkimi programı sonunda açıklandı. Hangi filmler seyretmeli listesi hazırlamak da bana verilen görevdi. (Haddime değil de.) Mutlaka seyretmek istediklerim, bu film kaçmamalı dediklerim, festivalde kaçırsam da bulup buluşturup izlemeliyim dediğim filmler. Falan. Filan. 


Top 15im.

Beasts of the Souther Wild
Cannes'ın gözdesi. Afişi janjanlı. Oyuncu kadrosu 0km yeni tatlar arayanlar için. 

Amour
Çünkü Michael Haneke filmi. Çünkü Isabelle Huppert baş rolde. Rahatsız olarak gerilmeyi seviyorsanız bir de.

W.E
Madonna'nın bir de yönetmenlik deneyimini görelim. Çünkü costume drama.

Passion
Dünyanın en güzel filmlerinin gerilim, dram ve gizemden oluştuğunu var saysarsak. Noomi Rapace ve Rachel McAdams (garip bir birliktelik). Brian de Palma filmi.

Io e Te
Çünkü Bernardo Bertolucci.

The Angel's Share
Ken Loach komedisi farklı bir şey. İrlanda hikayesi. Avrupalı ötekiler.

Pieta
Venedik Film Festivali'nde toplamadığı ödül kalmadı. Kim Ki Duk yönetmen. Uzak doğu filmi.

Jagten
Baş rol oyuncusu Mads Mikkelsen Cannes'da ödül kaptı. Bu sezon çok gündemde (En Kongelif Affaere, Hannibal). Gelecek günlerin de Fassbender'ı olarak görülüyor. Şimdiden tanımalı. 

I, Anna
Noir thriller, Charlotte Rampling. Zaten Charlotte'un olması dünyalara bedel değil mi?

The We and The I
Ağır filmler arasına mola. Gençlik filmi. Michael Gondry yönetmen.

Die Wand
Çünkü Alman edebiyatı uyarlaması bir film. 

7 Dias en la Habana
Havana ve Küba kültürü yetmez diyorsanız. Benicio del Toro, Julio Medem (Sex and Lucia, Los Amantes del Circulo Polar, Habitacion en Rome). Daniel Brühl ve Emir Kustrica oyuncular arasında. 

Svartur A Leik
Çünkü Nordic. 

Jack and Diane
Kylie Minouge'un oyunculuğunu merak etmiyor musunuz? Tamam must watch değil ama bonus.

Infancia Clandestina
Haydi itiraf edin. Natalia Oreiro ve Vahşi Güzel günlerini özlediniz. Tamam must watch değil. Ama göz atmalık. Bonus olsun bu da.

Acele etmeyin. Liste oluşturmak için daha çok zaman var. 22 Eylül'de biletler satışa çıkacak. Festival ise 29 Eylül- 9 Ekim arasında.

Festivalden film seçerken dikkat edilecek hususlar.

  1. Uzun süredir yatak döşek ateşler içinde beklemiyorsanız ve yakın zamanda vizyona girecekse festival için kasmayın. Onun yerine DVD ve Torrent'te bulunması zor bir filmi seçin.
  2. Öğrenciyseniz okula değil sinemaya gidin.
  3. Film hakkında çok heyecanlı değilseniz pazar sabah ilk seansa film seçmeyin.

9 Haziran 2012 Cumartesi

MDNA- BLESS ME!

Pop kültürün en büyük ikonu ve belki de bunca yıldır hala kitschleşmeden yoluna devam eden tek isim olan Madonna'nın konserine ne biletiğini aldım anda ne de 6 Haziran'da heyecanlıydım; ta ki kendimi TT Arena'nın merdivenlerinden sahaya indirene kadar.  


Çan sesleri Arena'da yankılanmaya başladığı anda etrafa yayılan enerji sayesinde içim bile titredi, bahse girerim organlarım yer bile değiştirmiş olabilir. Önce rahipler sonra da işte Madonna orda. Adını yazarken bile parmaklarınızın ucunda hissettiğiniz o görkemi bir de kadını biraz ileride gördüğünüzde düşünün, evet yerinde duramayan titrek dizlere şükranlarımızı sunmamız gerekir sanırım. 
Paradise Motel adını verdiği ucuz benzin istasyonu otelinde kan gövdeyi götürdü, Madonna'nın erkek dansçıları topuklu ayakkabılar üzerinde dans ederken büyüledi, üstelik Vogue sırasında aklımda tek bir şey vardı Gisele Bündchen, sözlükteki kadının tanımı olan kişi o bacakları görse üzüntüsünden kahrolmaz mıydı? Bando takımını havaya uçurdu, ip üzerinde cambazlık yaptı, Like A Virgin sırasında bel kalınlığı Vogue Italia September 2011 sayısının kapağında yer alan model kıvamına getirdi, erkek kız fark etmeden dansçılarıyla öpüştü, Lady Gaga'dan 'Born This Way' dedi hemen arkasından da 'She Is Not Me' geldi. Oğlunu sahneye çıkarttı ve Janet Jackson'dan çok daha samimi ve cool şekilde tek göğsünü gösterdi ve en sonunda geri dönerek ''NO FEAR'' dedi. Belki de Coca-Cola kadar ketum davranmayıp Isa'dan sonra en popüler kişi olma mevzusunun formülünü gösterdi. 
Ve Pagan'ların tanrıçasına kendimi kurban olarak sunduğum iki an. Kalakan eşliğinde MasterPiece'i söylerken Madonna arenada çıkan serin esinti ve konser bitmeden hemen önce söylediği Like a Prayer. Sahnenin arkasında yer alan dev ekranlar açılır ve arkasından tüm gökyüzüne ışık yayılır, o Madonna'nın ışığı, ben ise o anda göğe yükseldim. Işıkla bizi kutsadı, gökten inen Tanrıça hesabında golden triangleda bulunan fanlarının elini sıkmasına izin verdi, üstelik  Papa ve dindarların yaptığı gibi. She is the Pope of the industry.


Ve kapanış. Karavan üstüne çıkıp beatnikler gibi dans etti, sonra da partyi Celebration'la sonlandırdı. Ancak devam etmesini istediğiniz bir party kıvamında tıpkı hayat gibi. 


Oh my God(dess) Im sorry if I offended you
with saying
'hiç heyecanlı değildim'


Seriously, oralarda bir yerde Madonna konserine gidecek, Türkçe bilen ve hala bilet alma imkanı olan birileri varsa cimrilik yapmayıp biletini en önden alsın. 


ps. all the pic taken from facebook.com/madonna

2 Mayıs 2012 Çarşamba

DANSIN ATEŞİ...GÜNEŞİN ENERJİSİ...FESTİVALİN RUHU

Bu yaz Istanbul'da konser ve festival alanları hiç boşalmayacak gibi, belki de ilk defa ''yahu Türkiye'ye de kimse gelmiyor ki!'' demeyeceğimiz yegane yıl. Üstelik bunlar sadece çok severek dinlediğimiz ama pek de geniş kitleye sahip olmadıklarından Istanbul'a gelemeyeceğini düşündüğümüz A List indie band isimlerle de sınırlı değil.

10: TUBORG GOLD FEST
Tamamen radarım dışında gerçekleşen festivalin iki büyük konuğu var. Bunlardan ilki hard rockerlar Guns 'N' Roses ve ergen emoların kaçırmak istemeyeceği isim ve tabi ''hala müzik yapıyorlar mı ki bunlar?'' dedirten Evanescence. BİLETLER: 148-530

9: LEONARD COHEN
Tema yaz ve konserler olsa da sonbahara selam söylemeden olmaz, zira yaşamadan geleceği düşünmek bizim işimizdir ve sıcak Ağustos günleri geldiğinde de serin Eylül'ün hayalini kuracağımızı (en azından büyük çoğunluğunuz- ben değil) biliyoruz. Romantik sonbahar Leonard Cohen'den daha romantik bir isimle karşılanamazdı sanırım.

8: BABYLON SOUNDGARDEN ISTANBUL
Bu sene ikincisi düzenlenecek ve de ikinci ayağı yazın Çeşme'de gerçekleşecek olan müzik dolu günün ilk ayağı ise Istanbul Park Orman'da. Festivalin konukları arasında Istanbul'u mesken tutan Oi Va Voi, Parov Stelar Band, Türkiye'nin en cool grubu 123 ile Büyük Ev Abluka'da bulunuyor. BİLETLER: 47-62

7: BURN ELECTRONICA
Madonna'dan hemen sonra, Pozitif Günler'den hemen önce, dansın ateşi, güneşin enerjisiyle birleştiğinde Burn size fazlasıyla enerji vaat ediyor.Parkorman'da gerçekleşecek festivalin en büyük konuğu ise daha önce Babylon'da konser veren Hercules and Love Affairs ve evvelki yazı kasıp kavuran (çok show tv magazin ağzı oldu ama) ''We No Speak Americano''nun yaratıcılarından Yolanda Be Cool. BİLETLER: 52-67

6: NOUVELLE VAGUE
'Pozitif Günler'in startını verecek Fransızlar daha önce ülkemize gelmiş olsalar da bu sefer farklı! Klasik konser anlayışının dışına çıkacak olan grup bir kabare sergilemeye hazırlanıyor. Kışkırtıcı, seksi, erotik, sıradışı ve egzotik bir show olucağı söylenen kabarenin temaları seks ve ölüm olunca da merak daha da artıyor. O halde 25 Haziranda Küçükçiftlik'e. BİLETLER: 56-220

5: EFES PILSEN ONE LOVE
Headliner'ın henüz açıklanmasa da üç isim şimdiden cepte: Pulp, Kimbra, Selah Sue. Festival Indie, pop ve elektronik müziği birleştirdiğinden, eh bir de daha cool bir festivalimiz olmadığından ortam aşkına bile gidilebilecek bir festival- kimine göre. Bu arada bırakın headlinerı bu üç isim bile açıklanmadan biletlerin ön-satışa sunulmasına kimse anlam veremedi. BİLETLER: 68-102

4: TWO DOOR CINEMA CLUB
Konserin gerçekleşeceği açıklandıktan sonra oldukça makul bilet fiyatları (öğrenci) sonunda hayır dualarını kabul işiyle uğraşan Pozitif Müziğin düzenlediği ''Pozitif Günler'' kapsamında dinleyebileceğimiz Irlandalı çocuklar18-28 yaş arası gençler için yazın en büyük sürprizi oldu! Üstelik ön grup da Metronomy BİLETLER: 67-220

3: RED HOT CHILI PEPPERS
Madonna resmi olarak yazın açılışını yaparken kapanış da (8eylül) onun kadar olmasa da müziğin başka bir dev ismi Red Hot Chili Peppers'a ait. Konser mekanının Santral Istanbul olması çok fazla eleştirilse de bu tür fırsatlar her zaman ele geçmiyor. BİLETLER: 125-600

2: MORRISSEY
IKSVnin düzenlediği Caz Festivali kapsamında ülkemize gelecek olan Morrissey ''cool_aSHKsiz_piReNs_01'' nickliler için kaçırılmayacak bir deneyim. Konser17 Temmuz'da. BİLETLER: 60-350

RUNNER-UPs:
Çoklarını heyecana sürüklese de bugüne kadar radarımda olmayan Feist Ağustos'ta IKSV'nin konuğu,
-yeni ozan- Kanadalı The Dears ve queen of the soul Erykah Badu da yine IKSV caz kapsamında Istanbul'da. Geçtiğimiz yazın yeni ozanı olan Patrick Wolf ise Mayıs ayında 2 gece üst üste Salon IKSVde. Geçen seneki konser izlenimin için tık. Pop müziğin yeni gözdesi -pardon çocukların- JESSIE J (seriosuly, başka insan mı bulamadınız) ve Zaz yine Pozitif Günler kapsamında Istanbul'da.

1: MADONNA
Hem konser sezonu hem de yaz mevsimi official olarak Madonna ile açılıyor. Yepyeni albümü ''MDNA'' beni hayal kırıklığına uğratsa da #1 ranked person after Jesus ülkemize gelmişken onu izlememek olacak iş değildi. Sahne kaçırmamak adına pür dikkat izlenilecek, nasıl olsa bolca dans edilecek mantığıyla da 'sınırsız yemek yiyebilme haftası' olarak adlandırabilecek Madonna konseri müzik dünyası söz konusu olduğunda ülkem adına son yıllarda gerçekleşmiş en büyük organizasyon olma konusunda da başı çekiyordur sanırım. Biletler: SOLD OUT

Konser nasıl izlenir diye soranlara: Mr Porter'ın kameraları Coachella alanında.

17 Nisan 2012 Salı

FUCKYEAH17APRIL1990

This was how things like in April, 17 1990  on the day I was born
Grace Coddington was just newly 49.
Emma Watson was only 2 days old.
Victora Beckham's mom was singing ''Happy Birthday''.
Anna dello Russo was talking with her friends about how everything was gorgeous on her 28th b-day party.
There was only 2 more days for 3rd episode of  ''Twin Peaks'' season 1.
There was NO Justin Bieber and NO Chloe Grace Moretz.
Kate Winslet and Penelope Cruz still hadn't filmed any projects.
Lana del Rey only imitating Madonna just in front of the mirror.
There was still Soviet Union.
Still 9 years 8 months for Millenium.

#1 Song on Billboard HOT 100
Tommy Page // I'll Be Your Everything
#1 Album on Billboard TOP 200
Bonnie Raitt // Nick of Time
#1 Song on UK TOP 40
Madonna // Vogue

#1 on American Box Office
Teenage Mutant Ninja Turtles
American Vogue April 1990
Christy Turlington by Patric Demarchelier
British Vogue April 1990
Tatjana Patitz by Patric Demarchelier
Playboy April
Meryl Streep in 1990
1990 FIFA World Cup Italy Logo
1990 Eurovision Song Contest // Yugoslavia
How people smiling on Beverly Hills 90210
Ocean, Beach and NAKED Kate Moss (no change in 22 years)
by Corrine Day for The Face
and yes

2 Nisan 2012 Pazartesi

MOOD BOARD: AFTER TASTE

Love 7. sayısının temasını 'After Taste' olarak belirlemiş, kapaktaki alt-spot ise 'celebrating the end of elegance'. Linda Evangelista, kapağın arkasında, derginin hemen içerisinde ise kırmızı tüylü bir maske ve tüylü bir elbise ile poz veriyor, genel duruşundaki zarif hatları aksine 'vintage bir porno dergisinden' fırlamış gibi.
Kapağın ilhamı ise İngiliz sanatçı Jamie Reid. Punk ve anarşizm ile Kraliyete selam çakıp adanın sembolüyle dalga geçen Reid de bir anlamda pırlanta kadar zarif 'görünen' bir fenomeni yerle bir ediyor aslında.
Flip-flopların geçtiğimiz 10 sene içerisinde sonunda erkeklerin de vazgeçilmezi olduğundan beri, iş çığrığından  çıktı aslında. İş yeri gibi daha kurumsal mekanlara kadar her yerde kullanılmaya başlanan dünyanın en rahat varlıklarına Tom Ford'un da itirazı vardı. Geçtiğimiz sene yayınladığı ''Centilmenlik Manifestosu'nda'' ise kaybolan dandy ruhunu yaşatmaya çalışmıştı. Üstelik internette karşıma Bryan Boy ve stili çıktıkça Ford'un ne yapmaya çalıştığını daha fazla anlar oldum.
Deneysel indie'ciler, Gagavari kısa filmler...Onların en büyük düşmanı ise ''cheesy'' videolar. Black Eyed Peas ve Jennifer Lopez'in (bu arada 'Dance Again'i dinlediniz mi?) en büyük takipçisi olduğu ecnebi dilde pop-apaçi müziğini görselliğe yansıtan ise LMFAO videoları oldu. Eğlenceli olmalarına laf yok, ama bu o anlayışın sorgulanmaması anlamına da gelmiyor. Ve elbette Madonna'nın videosu. Tipik Madonna marjinalliği ve Mert & Marcus'un sınırsızlığı birleşince ortaya topuklu ayakkabı ve külotlu çorap giyen erkekler çıkıyor.
 
Nerede o Fransız filmleri tadında yaşanan aşkların günümüz karşıtı ise Karl Lagerfeld'in gözdesi Baptiste Giabiconi ve Mavi Başıklı Kız Katy Perry'nin aşkı.
 Bu ay iki farklı kapakla karşımıza çıkan Vogue Türkiye ise şu anda dünyanın en hit modeli olan Lara Stone'u kapağa taşıdı. Birinde romantik yüzünü gösteren Lara (ki hem Lara'nın hem de Vogue TR'nin bugüne kadar yaptığı en iyi kapak) diğer kapakta ise Cüneyt Akeroğlu ve Grace Cobb tarafından 80lerin cafcaflı pop dünyasının içindeki Alice'e büründü. Kapakta kullanılan renklere, Lara'nın koca göğüslerini gözümüze gözümüze sokan siyah sutyen de eklenince bye bye elegance.
Keza, yine Vogue Italia'nın Mart 2012 kapağı da buna en büyük örnek. Gofret jelatinlerinden saç tokaları, abartılı makyaj ve renklerin bir arada kullanılması. Doğu Blok ülkelerinin ve İranlı kadınları anımsatan bir stil anlayışı hatta.
Bundan sonra geriye tek bir şey kalıyor. 80lerin sonunda ve 90ların başında bir anda ortaya çıkan Underground Vogue kültürünün geriye dönmemesi. Google'dan ''How Do I Look?'' hakkındaki görselleri aratıp aynı zamanda ''Ball Culture'' denene şeyle de karşılaşabilirsiniz. Zira Italyan Vogue'unun gönderme yaptığı şey biraz da buydu.

21 Mart 2012 Çarşamba

GQ.COM.TR 'deyim + SOME OTHER NEWS

Vogue'un Türkiye'ye gelmesinden sonra aynı kaderi GQ'nun de paylaşacağını öğrendiğimden beri, beni çok büyük bir heyecan kaplamıştı. Heyecanımın nedenlerini yine yeniden anlatmaya başlamıyacağım elbette ama küçük de olsa geçtiğimiz gün o çatı altında bir şekilde kendime yer bulmuş sayıldım. Derginin web sitesi için '31. Istanbul Film Festivali'nde Kaçırılmayacak 10-lu'yu yazdım. Göz atmak isterseniz şuraya tıklamanız yeterli. Umarım birlikteliğimiz bununla sınırla kalmaz.
''Born To Die''da 0 km şarkılar bulunmasına rağmen o daha önce yayınlanan ''Lizzie Grant''tan ''Blue Jeans''i seçti yeni videosu için. Önceki videosunda yer alan killer-boy friend yine burda da yerini alırken bir de timsahın da eklenmesiyle bu seferki kast tamamlanmış. Siyah-beyaz ve bir hayli sinematografik olan video bir anlamda da bana fashion-movie'leri anımsatıyor.
Copy-right hakları nedeniyle tüm sitelerden Madonna'nın yeni videosu ''Girl Gone Wild'' kaldırılsa da izlemiş biri olaraktan hakkında konuşabilirim. Videonun genel havası bir önceki albümden ''Give It 2 Me''yi hatırlatsa da erkek modellerin katılımıyla tabii ki bambaşka bir havaya bürünülmüş. Bu anlamda biraz da 90ların ilk yarısı Madonna'yı anımsata da moda dünyasının en kışkırtıcı fotoğraflarını çeken Mert & Marcus bence hepimizi bir kez daha baştan çıkartmayı başarabildi. Ufak da bir not: Videoda yer alan modellerden ikisi Jon Kortajarena ve Sean O'Pry
Geçtiğimiz gün yayınlanan fragmandan sonra şimdi de bir bir filmin afişleri paylaşılmaya başladı. Tıpkı Tarsem'in ''Mirror Mirror'' uyarlaması gibi Tim Burton da hikayeye kendi gothic bakış açısının yanına bir de zevzek denebilecek komedi unsurları eklemiş gibi ? Bir de Eva Green'in saç rengine ne demeli ?
Önce Madonna, sonra Two Door Cinema Club şimdi de bir kez daha Nouvelle Vague'un Istanbul'a geleceği söyleniyor. Kabare şeklinde gösteri sunacakları söylenen Fransızlar 25 Haziran'da Istanbul'da. Bence şahane! Bir de Vampire Weekend, The Weeknd ve Lana del Rey izlesek? Adele kıskanmasın o da sonbahara. 

29 Aralık 2011 Perşembe

TOP 10 THINGS TO WATCH OUT IN 2012 !

Naçizane 2012de merakla beklediğim şeyler ! Hatta 2012 starları da diyebiliriz. Ya da gözünüzü onlardan ayırmayın işte !

+2012 Ateşi !
Maya Takvimi, ya da Illuminati. Sonumuz gerçekten yakın mı bilemiyorum ama bu sene hayatımızdan hiç heyecan eksik olmayacak onu biliyorum ! Sonunu bildiğimiz bir filmi izlediğimizden rahat olup her sahnesine odaklanarak da yaşayabiliriz günü, anı kaçırıp yıl sonunu da bekleyebiliriz. Siz hazırlıklı olun. Amin Maalouf'un ''Yüzüncü Adı''nı kütüphaneden çıkartıp tekrar okumanın ve imdb'nin search kısmına ''2012'' yazıp çıkan sonuçları izlemenin vakti geldi.

+Hayal edin !
Kısırlaşan sadece Türk Dizi senaristleri değil. Gelecek 6 ay içerisinde iki farklı ''Pamuk Prenses'' izleyeceğiz. Biri daha korkunç diğeri komik. Ancak ortak olan nokta şu ki gelecek sene hayalimizi seyredecez. Bu arada geçtiğimiz haftalarda başlayan ABC Dizisi ''Once Upon A Time'' da yine masal kitaplarının sayfalarını aratmayan cinsten. Ginnifer Goodwin ve Jamie Dornan da kadro içinde.
(Who is Jaime Dornan: Tık: )

+Mirgün Cabas
Zaman daralıyor, Mart ayı yaklaşıyor. Ülkeme gelmesini Vogue'dan daha fazla ve uzun zaman önceden beri istediğim bir şey varsa o da GQ. Daha önce Mirgün Cabas'ın GYY olacağını duyurmuştum zaten. Dereyi görmeden paçaları sıvamamak lazım ama GQ ile ne yapacağını oldukça merak ediytorum doğrusu.
(Mirgün & GQ: Tık:)

+Madonna
Yıl içerisinde yeni bir albüm çıkartacak olan Madonna yayınladığı teaserlarla çoğu insanı hayal kırıklılığına uğratsa da, bir de henüz ülkemde vizyona girmeyen ''W.E.'' filmiyle bizleri meşgul edecek.

+Titanic
15 Nisan 1912'de batan geminin 100. yılı dolayısyla hem James Cameron filmini 3D versiyonunu yayınlamak üzere hem de Downton Abbey yapımcıları ITV için hikayenin yeni bir anlatışını hazırladılar. Hem de ''The Tudors''dan tanıdığımız aynı zamanda Downton'da da olayın inanılmaz bir drama sürüklenmesine yol açan Maria Doyle Kennedy'i de kadrosuna katarak.

+Lana del Rey
Geçtiğimiz günlerde hakkında yazdığım Lana del Rey ay sonunda yeni albümünü yayınlayıp Mart ayında Vogue kapağında boy gösterdikten sonra emin olan tahmin edemeyeceğiniz kadar çok konuşulup en sonunda mainstream bir figüre dönüşecek.
(Lana del Rey: Tık:)

+Adult Actors
Sonbaharda bu tür bir yazıyı hazırladığımda yeni yeteneklerin / genç oyuncuların, Moretz, Fanning ve Steinfeld'in sene boyunca çok konuşulucağını söylemiştim /ik. Onlar yollarında emin adımlarla ilerleyip A List olmaya çalışsalar da şu dönem içinde yayınlanan tüm önemli filmlerin iki banko oyuncusu vardı. Jessica Chastain ve Michael Fassbender. 

+Karlie Kloss
18 yaşına basar basmaz Vogue Italia'ya verilen Playboy'dan hallice pozlar ve Victoria's Secret defilesi. Next Step 2013 takvimi için Pirelli'ye soyunmak olabilir. Models.com'da her an Lara Stone'u da tahtından indirebilir. Ya da yeni Kate Moss da olabilir. Karlie Kloss is the new Kate Moss.
(Karlie Kloss: Tık:)

+Marilyn Monroe
Ölümünün 50. Yılında onu yeniden canlandıran ve kendisini Oscar'ın en güçlü adayı haline çeviren yalnız Michelle Williams değil. Yapımcılığını Steven Spielberg'in üstlendiği Debra Messing'in de başrolde olduğu müzikal / komi dizi ''Smash''ın çıkış noktası da Monroe.

+Londra
2012 Olimpiyatları için yeniden Avrupa'ya dönüp Avrupa'nın başkentine gidiyoruz. From London w / love.

22 Aralık 2011 Perşembe

RÖPORTAJ || ATLAS BEBEK- VEHBİ GÖRGÜLÜ ILE POP 2011

Geçtiğimiz sene 2010 yılına yeniden bakmak için Atlas Bebek blogunun yazarı ve freelance- müzik yazarı Vehbi Görgülü ile bir röportaj yapmıştık. O halde bunu gelenekselleştirmek gerekir dedim ve işte yeniden ! Bu sefer 2011.  Seneye damgasını vuran en pop isimleri bir de ondan dinleyin isterseniz !
Diğer röportaja da göz atmak için tık.
1: Senenin tek yıldız ismi kesinlikle Adele'di ! (Ya da bana mı öyle geliyor ?) Facebook profilimde her halde Brit Awards performansını paylaşmayan kalmadı bunu neye bağlıyorsun ?

Popüler müzik kategorisinde değerlendirirsek, 2011'in yıldızlığına oynayacak Adele kadar güçlü bir başka aday bulmak da zorlanırım. Kimi eleştirmenler Adele'in başarısının abartıldığını düşünedursun, "21"in en sıkı pop albümlerinden biri olduğuna inanıyorum. Adele kaliteli işler yapıldığı sürece sansasyona ya da sükseli sahne performanslarına ihtiyaç duyulmadığının en güncel kanıtı. Üstelik İngiliz bir sanatçıyı Billboard listesinin zirvesinde hakkıyla görmek de heyecan verici! Kuzey Amerika'lı müzik dinleyicilerinin Avrupa'lı müzisyenlere karşı olan önyargısı yavaş yavaş kırılıyor; kıtadan başlarını uzatıp, diğer ülkelerin sanatçılarına da kulak veriyorlar artık. Bunda bağımsız müzik dergilerinin ve kişisel müzik bloglarının yanısıra online albüm satışlarının (ya da paylaşımlarının mı demeli?) da büyük payı olsa gerek.
2: 90lar sonunda inanılmaz cool NR1 vardı, Dream TV hiçbir zaman onla yarışamasa da şu anda artık farklı kulvarlarla olsalar da ondan daha başarılı bir müzik kanalı, ama ülkemize getirilen MTV pek de beklediği ilgiyi göremedi ve sene içerisinde kapatıldı ! Youtube killed TV star is the new Video killed radio star mı ?
YouTube televizyon yıldızını öldürdü iddiası yabancı müzik dinleyicileri için geçerli olabilir; fakat ben hala saçımı kestirmek için gittiğim dükkanlarda Kral TV'nin son ses açık olduğunu görüyorum! :) Şaka bir yana, bence Number 1 hiçbir zaman cool olmayı başaramadı; sadık bir seyirci kitlesi edinebilecek kalitede ve düzenli yayınlanan müzik programları olmadığı için  NR1 insanların henüz internetin yaygınlaşmadığı dönemde zorunluluktan izledikleri bir kanaldı bence. Üstelik yeni çıkan isimleri takip etmek için müzik kanalı izleyenlerin zevk kalitesini yerin dibine sokacak türden. 

Dream TV'nin farklı türlerde daha spesifik program içerikleri oluşturması açısından hep daha karakteristik bir noktada durduğunu düşünmüşümdür. MTV'nin kapatılması ise üzücü bir durum; çünkü her ne kadar pop şarkıcılarının videoları YouTube'da tıklanma rekorları kırsa da, müzik kültürünün de televizyondaki varlığını koruyabilmesi açısından MTV önemliydi. Bu açıdan en azından Türkiye için televizyon yıldızlarının artık sanal ortamda parlamaya başladıklarını söyleyebiliriz sanırım.
3: 12 ay boyunca hep bir ağızdan Adele konuşulsa da son günlerde bir de Lana del Rey fenomeni çıktı karşımıza ! Bu konu hakkında ne diyorsun ?


Lana del Rey az önce sorduğun soruya verilebilecek en güzel örneklerden biri aslında. İçine YouTube kaçan pop müzik kültüründe heyecan verici bir yere sahip olduğunu düşünüyorum. İmajı ve yaptığı işler mainstream müzik kanalları için 'marjinal' kaçabilecekken, blog yazarlarının kısa zamanda ilgisini çekmeyi başardı Lana del (Rey?). Ben 'Video Games' şarkısına bir dönem epey takılmıştım; daha zengin bir orkestrayla kusursuz bir albüm yapabilecek potansiyele sahip olduğuna inanıyorum. Bana sıkça benzetildiği gibi Stevie Nicks'i, biraz da Nancy Sinatra'yı anımsatıyor. Bunda makyajı ve kıyafetlerinin de etkisi olsa gerek. 

4: Pek hoşlanmadığını biliyorum ama senenin bir diğer fenomeni de Zaz'dı di mi ?
Türkiye'de birkaç yıla bir tek şarkıyla parlayan isimlerden en yenisi - ki bu isim nedense ya Fransız olur, ya İtalyan. Overrated.
5: Coldplay ve Rihanna düetine ne diyosun ? Rihanna'nın urban style kız ruhu yavaş yavaş indie'ye kaymıyor mu bir de, özellikle son videosu ?

Rihanna'nın kısıtlı bir vokal aralığı olmasına rağmen farklı tarzlardan isimlerle yaptığı düetlerin altından başarıyla kalkmasına hayranım. "Princess of China" fazlasıyla Coldplay kokan bir şarkı olmasına rağmen, Rihanna performansıyla parçaya fazlasıyla rahat bir şekilde adapte olabilmiş; sesi sırıtmıyor. Rihanna deyince tabii işin içine iddialı prodüksiyonlar, neredeyse ondan fazla şehirde tamamlanan albüm kayıtları giriyor. 

Bahsettiğin indie ruhu da dolayısıyla yeni albümdeki birkaç parça için geçerli sadece. Diğer 'Talk That Talk' şarkılarını 'Loud'dakilerden ayırmak neredeyse imkansız. Bence yeni albüm için bir süre daha beklemeliydi. 
6: 2012de Madonna geri dönüyor ! Heyecan var mı ?
Heyecan 'Give Me All Your Love'ı dinleyene kadar vardı; fakat sonrasında epey azaldı tabii! 'Hard Candy'nin yaşattığı hayal kırıklığından sonra, biraz da yaşı itibariyle 'Confessions' formülüne geri dönmesini umuyordum; fakat onun yerine Cyndi Lauper gibi 53 yaşında Gwen Stefani'liğe soyunmayı tercih etmiş. Ben yine de albümde uzun bir süre kendini dinlettirecek şarkılar olacağına inanıyorum. 
7: Amy Winehouse ?
Ölümü yılın en üzücü müzik olaylarından biriydi. Konser haberinin heyecanını yaşadığımız sırada ölüm haberini duymak adeta şok etkisi yarattı. Konser öncesi Milliyet Sanat için yazdığım Amy yazısında da kısaca bahsetmiştim; sahnede bayılsa, bütün şarkı sözlerini unutsa bile Amy Winehouse'u canlı dinlemek özel bir deneyim olacaktı. Çünkü şarkıları kadar Amy'i özel yapan vokal stiliydi; her ne kadar insanlar alkol/uyuşturucu bağımlılığı yüzünden Winehouse'a yüklenmiş olsalar da bugün bir diğer rahmetli bağımlı Billie Holiday'i bayılarak dinleyebiliyorlar. 

Ben özellikle Amy Winehouse'un plak şirketinin ve menajerlerinin kafasının güzel olduğunu düşünüyorum; stüdyo albümünü bile tamamlamaktan aciz olan bir şarkıcıyı o halde konser turnesine çıkarmak için konuya gözün parayla bürümesinden başka mantıklı bir açıklama getirebilmek mümkün değil.

8: 2012de kimler gelsin Istanbul'a ? Soğuk bira içerken festivalde kimleri dinlemek istersin ?

PJ Harvey! Arcade Fire, yeniden Björk ve Wild Beasts, Justice, Gang Gang Dance,  Future Islands, The Horrors, James Blake, Feist, Cut Copy... Bu liste daha uzar! Bir de Kate Bush, Radiohead ve Brian Eno gibi ütopik isteklerim var!
 Yılın en iyi 5 albümü ?
PJ Harvey - Let England Shake
Bon Iver - Bon Iver
Kate Bush - 50 Words for Snow 
Jay-Z/Kanye West - Watch the Throne
Metronomy - The English Riviera

 Yılın en iyi 5 şarkısı ? 
- M83 - Midnight City
-PJ Harvey - The Glorious Land
-Fleet Foxes - Helplessness Blues 
-Wilco - Art of Almost
-Metronomy - The Bay

30 Ağustos 2011 Salı

FAREWELL TO THE SPEEDOS

Ağustos, sadece giyilmesi özlemle beklenen kıyafetlerin artık insanda sabırsızlık hissinin doruklarına ulaştığı ay değil, slow şarkılar dinleyip kendini depresif hissetmenin de zamanıdır. Aylardır dinlemediğim Adele şarkıları, Beyonce'nin en hüzünlü balladları, akşam esen rüzgarda yüzüme çarpan güneşte bana eşlik eden şarkılardandı. Tamam böyle vıcık vıcık romantik hisle kurulmuş cümlelerden hiç haz etmiyorum, ama yazmadan da edemiyorum. 

Bu ay dinlediğim şarkıları şehirlere ayırarak değişiklik yapmak istedim. Paris'le başlayabiliriz. Gainsbourg familyası bu ay sıkça gündemimdeydi. Ailenin her bir üyesini hatta ailenin ilişkisi olduğu diğer bireyleri uzun zamandır takip etsem de bu ay kendilerine karşı olan sevgim biraz daha arttı. Aslına bakarsanız, onlar hakkında uzun bir post yapsam iyi olur. Neyse, bol bol Charlotte Gainsbourg'un ''IRM'', ''5.55'' ve ''Charlotte Fore Ever''ını dinledim. En sevdiğim şarkılar ise ''Charlotte For Ever'', ''Elastique'', ''Heaven Can Wait'' ve ''Jamais''. Tabi Jane Birkin ve Brigitte Bardot gibi muhteşem kadınlarla aşk yaşayan Serge Gainsborg da radarımda olan isimdi, hatta dinlediklerim genelde Jane ile yapmış olduğu düetlerdendi. ''Just Like a Woman'', ''69 Année Erotique'' ''Je T'aime Moi Non Plus'', ''Jane B'' ve ''Elisa''.

Ufak da bir not. Charlotte Gainsbourg yeni videosu / şarksı ''Terrible Angels''ı geçtiğimiz günlerde yayınladı. Yepyeni EP'sini eylülün ilk haftalarında yayınlayıp kasımda da yeni bir albümle karşımıza çıkacak. E tabi bir de ''Melancholia is the new Black Swan'' dediğimiz, izlemek için merakten öldüğümüz filmi de kısa zamanda görebilmeyi umuyorum.
Evet, aslında sıkı bir Yunan müziği hayranıyımdır. Bir de rakı masasında çalan Rumca ya da Yunanca şarkılarla ortam daha da eğlenceli olabiliyor. Hele bir de gerçekten sirtaki oynayabilen insanlarla karşılaşınca ortam yeme de yanında yat kıvamında. Yalnız taklitlerinden yani ''ben her boku yapbilirimcilerden'' kaçının. Neyse aslında dinlesem de bu ay pek yunan müziğiyle ilgilenmedim, ama şehirlerden birini daha doğrusu bölgelerden birini Santorini olarak seçmiş olmamın sebebi ''Mamma Mia''. Geçtiğimiz günlerde filmi oturup yeniden seyretmedim, ama ay boyunca her gün filmin müzikleri kulağımdaydı. Evvet Abba'yı severim, ama Meryl Streep'i daha fazla severim ve her canım sıkıldığında ya da kendimi kötü hissettiğimde bu filmi neden seyrettiğimi anladım.Yeni bir epiphanic an. Güzel insanlar, muhteşem manzaraya sahip bir Yunan adası, Abba şarkıları, dans ve Meryl Sreep, sanırım gelecek yaz rotamın neresi olduğu belli olmuştur. Yassou.
ps. aslında filmin orada çekilip çekilmediği konusunda da hiçbir fikrim yok.
İtiraf etmem gerekirse bazen biraz cimri olabiliyorum. Sıkı bir Beyonce fanı olmama rağmen albümünü henüz yeni aldım. Yeni almamın nedeni ise ''yae albüm çok pahalı para veremem'' demem değil, ben ne zaman bir Beyonce albümü alsam ki bu genelde çıktığı ilk haftaya denk gelir, Queen B'imiz deluxe edition çıkarmaya hazırlanır. Sonra ben de kendimi kandırılmış hissederim, ama bekle bekle de bir yere kadar, dayanamadım sonunda aldım. Albüm yazısı yakında olur burda. Ama anlaşıldığı üzere 21. YY Popüler Amerikan Kültürü'nden bahsedeceksek eğer Beyonce'yi bunun içine katmasam olmaz. Yazın son günlerini de Beyonce ile geçirdim.

Ancak ne varsa eskilerde var. Müzik deyince aklımda beliren ilk ismin en bomba albümü: Madonna ''Confessions on A Dancefloor'' üstünden neredeyse 10 sene geçecek olmasına rağmen hala en sık dinlediğim albümdür, Albümden en sevdiğim şarkılar ise ''Forbidden Love'', ''How High'' ve Isaac'' tabii ''Hung Up''ı da dışlayamam. Bu arada yazmama gerek yok. Hepimiz de Madonna'nın stüdyoda olduğunu biliyoruz, çok yakında yeni filmi daha doğrusu ilk yönetmenlik deneyimi olan ''W.E.''yi de yayınlayacağını biliyoruz, Rihanna'nın da aynı stüdyoda olduğunu da okudum. Her neyse sonuçta 2012 Madonna'nın yılı olacak anlaşılan. Sahi eğer sonumuz yaklaşıyosa Madonna'yla hayata veda etmek hoş olmaz mıydı ?
Yaz boyunca sık sık Nil ve Volga Tamöz dinlesem de Ağustos'ta kendime ''yeter artık kabak tadı verdiler'' demişliğim vardır ! Ayrıca ne alaka demeyin ama sıkça da ''Yav bir aralar Ramadan ve Mercan diye birileri yok muydu?'' diye soru sormuşluğum da vardır. Sonuç olarak sıkça da Model dinlemişliğim vardır.

Son bir yenilik daha.
Japon Vogue'unun ekim sayısındaki kapak yıldızı Florence + The Machine'in cool solisti Florence Welch. Evet tahminler doğru. Grup cephesinden yeni albüm, klip ve şarkılar gündemde. İşte onlardan biri. Bu sonbahar çok cool geçecek.
Sosyal Medya'da yine geçtiğimiz günlerde yaygara kopuyordu, meğerse sebebi Lady GaGa'nın yeni videosunu yayınlamasıymış. ''You and I'' bu sefer işin içinde Inez & Vinoodh da var. Bir de tabi Nicola Formichetti. Hande Yener & Kemal Doğulu birlikteliği kadar sıkmaya başladı bu durum. Gerçi son iki isim umrumda bile değil, en azından sevmesem bile arada GaGa'yı takip ediyorum.

Her neyse, ciddi anlamda bu sefer postu sonlandırıyorum, son isim Avustralya'dan. Keyifli izlemeler. Björk tadında. Bu arada Björk cephesinde de yeni gelişmeler var elbette, ama yeni bir post konusu çıkar artık ondan.

26 Mayıs 2011 Perşembe

GLEE TOP SONGS OF SEASON 2

Henüz Glee'nin tüm bölümlerini izlemeyenler için spoiler vermiş olabilirim.
Mayıs biterken sıra sıra Amerikan dizileri de finallerini yapmaya başladı. Bu listeye eklenen bir diğer yapım ise ''Glee''. Birinci sezona nazaran çok daha eğlenceli ve enerjik geçen sezonun en iyi yanı ise yardımcı öğretmen rolünde sık sık karşımıza çıkan Gwyneth Paltrow'du. Yapımcıların bir diğer sürprizi ise sezonun ikinci bölümü için Britney Spears ile yapılan ortak çalışmaydı. Sürekli Javier Bardem ve Anne Hathaway'in de konuk oyuncu olarak diziye katılabileceği söylentisi ortalıklarda dolaşdıysa da henüz bunlar gerçekleşmedi.

Gelelim sezon boyunca 100e yakın söylenen şarkıdan sizler için seçtiğim top 10 hits of Glee.

Empire States of Mind
2009-2010 yılına damgasını vuran Jay Z ve Alicia Keys ortaklığı aslında sezon finaline sanki daha fazla yakışırdı. Performans ise seçmeler için gruba yeni üye aramak amacıyla lisenin bahçesinde yapılmıştı.
Toxic
Sezonun ikinci bölümü olan ''Britney / Brittany''de şarkıcının az sahnede görünmesi hayal kırıklılığına uğramamıza neden olsa da beraber büyüdüğümüz şarkıların Glee tarafından seslendirilmesi ayrı bir duygu seline sebep olmuştu. Glee için yeniden düzenlenen ''Toxic'' ise orijinal versiyonunu aratmayacak kadar başarılı olmuştu.
I Look To You
Ne Rachel Berry ne Finn Hudson. Glee'de en fazla sevdiğim bi' karakter varsa o da Mercedes. (Ardından Santana). Whitney Houston ve diva karakterini en iyi şekilde taşıyan ve bu havaya sahip tek isim olan Mercedes'in yanındaki isimler ise Quinn ve Tina. Ne denir tencere yuvarlanmış ve kapağını bulmuş. When Mercedes meets Whitney.


Tik Tok
Hikaye lisede geçiyorsa öğrencileri seks, uyuşturucu ve alkol konularında bilgilendirmeden bir şeyler yapmanız neredeyse imkansız. ''Bir şişe içkiyle dişlerini fırçaladığını ve akşamdan kalma olduğunu dile getiren bir şarkıdan da ne kadar ahlak bekçisi olur'' demeyin. Teenage pop star Kesha'nın (Ke dollar sign Ha. Ki bu da lise müdürünün yaptığı yaran esprilerdendi) şarkısının dizide yer alması ve kendisine çok benzettiğim Britanny tarafından seslendirilmesi de ''yeme de yanında yat'' dedirttiriyo adama resmen. Aynı zamanda iki sezon boyunca her halde ''New Directons''ın gerçekleştirmiş olduğu en eğlenceli performanların başında geliyor.

Do You Wanna Touch Me ?
Holly Holliday adı aldtında Gwyneth'in Glee'ye geldiğini yazmıştım. Konu bu sefer çocuklara sex eğitimi vermek. Ancak hocanız ateşli olursa ok yaydan çıkabilir ! Deriler için salınan bir Gwyneth. Fazla fetiş.
Loser Like Me
Sezon boyunca dizi için yazılmış şarkılar da seslendirildi. Rachel'ın saç bandı için yazdığı şarkı, final bölümünde Brittany'nin söylediği ''My Cup''ı pek de başarılı olarak değerlendiremeyiz belki ama, yola ezik olarak başlayıp tüm bu süreçte başlarına gelenleri özetledikleri şarkı aynı zamanda Sue Sylvester'a ithaf edilip ''regionals''da seslendirilmişti.


Turning Tables
Holly Holliday ciddi anlamda rocks. Yılın şu ana kadar ki en başarılı albümü olarak gördüğüm Adele ''21''den ''Turning Tables''ı en az onun kadar muhteşem söylemesi de bence Paltrow'a güç vermeli. Grammylerdeki canlı performansı, Glee'deki eğlenceli sahneleri, bence endüstri yeni bir kadın şarkıcı için hazır olabilir.

Dancing Queen
''Prom Queen'' bölümünde yapılan Kate Middleton esprisi bir yana böyle bir müzikal showda sonunda Abba söylenmiş olması bana ''ohh bee'' dedirttirmişti. Mikrofonun başındaki isimler ise Santana ve Mercedes. Sezon boyunca özellikle iki sezon boyunca Santana'nın geçirmiş olduğu metamorfoz bir yana Mercedes ile yaptığı düetler dizinin en mükemmel anlarıydı. Abba ve Whitney Houston da dahil düet için defalarca bir araya gelen ikili sanki müziğin divası ve Bronxtan çıkmış urban bir şarkıcının uyumunun vücut bulmuş hali gibiydi.

Back To Black
Sezonun en sıkıcı aynı zamanda en ağlak ve duygusal bölümü olan ''Funeral''de Amy Winehosue havasına sahip olan Santana bir kez daha mikrofon başında. Sue Sylvester'ın kardeşinin ölümü beni ağlatsa da diziye gereksiz yere melodram kattı. Belki ilerki sezonda Sue karakterinin gelişimi için gerekli olan da buydu.

I Love New York / New York, New York
Millenyumun en başarılı albümü olan ''Confessions on a DanceFloor''dan ''I Love New York'' sezon boyunca seslendirilen tek Madonna şarkısı oldu. (Don't Cry For Me Argentina sayılmazsa) Belli ki yapımcılar geçtiğimiz sezon yapılan Madonna Tribute bölümünde söylenen şarkıları fazlasıyla yeterli bulmuş. Mash Up yapılan parçaya destek ise ''On the Town'' adlı müzikalden geldi. New York temalı bir bölüm için sadece bu iki parçanın seçilip onların da mash-upa kurban gitmesi üzücü olsa da Glee'nin 5 yıldızlı şarkılarından bir diğeri olmuş. Sezon finali eski dönem Amerikan romantik-komedi filmlerine gönderme yaparken yine Kurt tarafından yapılan ''Breakfast @ Tiffany's'' esprisi sanırım iki sezon boyunca espiri anlamında dizinin en climactic anıydı.

Sezon boyunca aynı zamanda Rocky Horror Show ve Fleetwood Mac'e tribute yapılıp Justin Bieber, Rebecca Black gibi yeni yetmelere göz kırpılıp Lykke Ki, Florence Welch gibi cool isimlerin şarkıları söylenip son yılların en büyük pop hitlerine sahip olan Lady GaGa, Katy Perry ve Rihanna şarkılarına yer verildi. 

Çok fazla ''sezon boyunca'' tamlaması kullandığımın farkındayım.

11 Nisan 2011 Pazartesi

KÜÇÜK EGOLU BÜYÜK YILDIZLAR

Müzik piyasasında pop şarkıcıların hemen hemen hepsi rapperler ve hip-hop yıldızlarıyla iş birliği yapar, ki bunun dışında da neredeyse birçok büyük / çok popüler R&B şarkısında da ''featuring'' kelimesine sıkça rastlarız. İşi biraz daha büyütecek olursak Madonna bile ''Hard Candy''de bu trendi görmezden gelmemiştir. Justin Timberlake ve ''4 Minutes''ı hala unuttuğumuz söylenemez.

Ancak her zaman için bizi daha fazla heyecanlandıran bir şey varsa o da iki extreme A-List şarkıcının bir araya gelip bir şeyler kaydetmiş olmasıdır.

Sene 2003 Britney'nin kariyerinin en bomba albümü (Femme Fatale'ı henüz dinlemedim.) ''In The Zone'' yayınlanmak üzere, aylar öncesinde MTV VMA'da Madonna işle öpüşmesi yetmiyormuş gibi bir de albüm için onunla ''Me Against The Music'' için stüdyoya giriyor. Dünyanın en büyük iki pop şarkıcısı bir arada desek pek de abartmış olmayız sanırım.

Konu albümlerin ''deluxe'' editon'larını yayınlamaya gelince kimse Beyonce'nin eline su dökemez. Sene 2007 ''B-Day Deluxe'' piyasa çıkacaktır ve o bahar belki de tüm zamanların en seksi R&B şarkılarından biri de piyasadadır. Shakira ve Beyonce. Videoda kimi zaman ''hangisi, kim?'' dedirttiren muhteşem şarkı ''Beautiful Liar''.

Beyonce her zaman için müziğin en tepedekileriyle çalışmaktan kaçınmaz. Konu ''I Am... Sasha Fierce''ın Deluxe editonıysa bu sefer de yanına Lady GaGa'yı alır. Sonuç olumlu olduğuna göre hemen ardından da Lady GaGa ''The Fame: Monster'' için Beyonce'yi stüdyoya çağırır. Bu sefer de tüm zamanların en iyi video ve pop şarkılarından biri ortaya çıkar. ''Telephone''.

Beyonce bir de Alicia Keys ile ''Put It In A LoveSong''u kaydeder. Rengarenk, karnaval havasındaki videosu da çekilir, ancak nedense yayınlanmaz. Lakin şarkı Keys albümü ''The Elements of Freedom''un en renkli kaydıdır.

Popüler müziğin gündemindeki son ortak yapım ise Rihanna ve Britney Spears'a ait. Yeni bir şarkı yaratmak yerine tıpkı ''VideoPhone'' gibi remix'e başvuran ikili beni diğerleri kadar pek tatmin etmese de sonuç olumlu. ''S&M'' yeniden.

Ancak nihayetinde hepsinde ortak bir payda arayacak olursak onları ''kendilerini aşmış, egosuz'' insanlar olarak yorumlayabiliriz. Hiç merakla beklemeyin önümüzdeki yüzyılda Tarkan ve Mustafa Sandal, Nazan Öncel ve Sezen Aksu düeti de gerçekleşemez. Bizler sadece kendimizi severiz çünkü. Elbette başkaları da parayı sever.

Ancak bazen önemli olan tek şey para da değil. Hatırlatmada yarar da var. Geçriğimiz hafta Christina Aguilera, Britney'e twitterdan sevgisini yolladı. Jennifer Lopez şu anda kendiyle beraber listede olan diğer pop kadın şarkıcılara ''hepimiz biriz'' dedi. Diyorum ya bazı şeyleri aşmış olmak gerekir sanırım belli noktaya geldikten sonra.

Bundan sonra tek isteğim de Beyonce & Rihanna ve Beyonce & Britney Spears düeti. Her fırsatta çalışmak istediklerini dile getiren Queen B ve Little Bitch B bakalım ne zaman bir araya gelecek.

PS. elbette hızlıca hazırlanmıştır ve ilk akla gelen şarkılardan oluşmuş bir listedir. biraz kafa yorduktan sonra volume 2 ve 3 ler de muhakkak hazırlanır.

images via; google images

12 Eylül 2010 Pazar

GLEE !


DON'T STOP BELIEVING!
Kibriniz, ukalalığınız ve mükemmelliyetçiliğinizden dolayı yalnız kalabilirsiniz.
Engelli bir insan olduğunuzdan herkes sizden çöp torbası gibi kapı eşiğinde beklemenizi isteyebilir.
Siyahi ve de çekik gözlü olduğunuzdan dolayı ikinci sınıf vatandaş muammelesi görebilirsiniz.
Eşcinsel olduğunuz için hastalıklı zannedilebilirsiniz.
Sporla uğraştığınız için sanattan uzak durmalı ve erkek gibi davranmalısınız.
Başka bir ırktan olduğunuzu hala saklamak zorundasınız.

Ama inanmayı bırakmamalısınız özellikle Glee kulübündeyseniz tüm farklılıklar kaybolup sadece insan muammelesi görüp müziğin birleştirici gücüyle sadece eğlenebilirsiniz.

Başınızda çatlak bir beden öğretmeni varsa, Sue Sylvester; Jane Linch (zaten hangi beden eğitimi hocası normal ki ?) mükemmel hocanın tanımı Will Schuester; Matthew Morrison, temizlik hastası titiz bir rehber öğretmen Emma Pillsbury; Jayma Mays ile beraber aynı lisedeyseniz eğer nasıl eğlenceli bir ortamdan uzak kalabilirsiniz ki ?

Birinci sezondaki en büyük bomba Madonna şarkıları eşliğinde gerçekleşen bir bölümdü daha sonra Lady GaGa şarkılarını da ekip tarafından dinlemek zevk vericiydi. Ancak bombalar ikinci sezonda da devam ediyor. İlk olarak Britney Spears şarkılarını dinleyeceğimiz dizide -ki bu sefer sadece şarkıları dinlemeyip bu inanılmaz kadını dizide konuk oyuncu olarak görme fırsatını da elde edicez- daha sonra ise Javier Bardem'i izleyeceğiz.


Bir de gençlerin Emmy maceralarına bakalım =)
Lea Michele
Titiz rehberlik hocası ve bede hocasının evrim geçirmiş hali =)
Siyahi ''Mercedes'' Amber Riley ve Schuester'ın eşi Jessalyn Gelsig 
Chris Colfer ve Cory Monteith 

Sezon boyunca dizi oyuncularından duymaya alıştığımız bazı klasikleşmiş ve popüler şarkılar ise şunlar:
Gold Digger, Beautifiul, Crush, No Air, Smile, Bust a Move, Ice Ice Baby, My Life'd Suck W-out You, You Can't Touch This.

Golden Globe ve Emmy ödüllü diziyi kaçırmamanız dileğiyle =) 21 Eylülğ bekleyin derim ben =)

Bu dizi neden hala cnbc-e tarafından alınmıyorsa merak ediyorum.