Michael Fassbender etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Michael Fassbender etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Aralık 2012 Cuma

TOP 10- MEN'S MAGAZINE COVERS OF 2012

Dergiciliğin yazılmamış iki kuralı vardır. Erkek dergisi hazırlıyorsanız kapağa James Franco kadın ve moda dergisi yapıyorsanız da Lara Stone ve Kate Moss'u koymanız durumunda o sayı her zaman çok beğenilir. Çok konuşulur. Bir de Jennifer Aniston var ki onu çıktığı kapaklar milyonları garantiliyor. Neyse konumuz fazla satmak değil. Her ne kadar bir anda artan popülaritesi Michael Fassbender'a sene içerisinde Franco'dan sayıca daha fazla kapak getirtse de Daniel Craig; Esquire ve GQ'nun neredeyse bütün edisyonlarında (hatta senede 2 kere Dragon Tattoo- 007) yer alsa da ne derler bilirsiniz "Moda geçici, stil kalıcıdır." 


Malumunuz aylardan Aralık zamanlardan top 10 hitlistler. Güzel dergi kapakları konusunda daha rahat davranabilmek adına listeleme işini üçe beşe çıkardım.

#10 Men's Health China- Fall Style Supplement
Sert, sportif, kaliteli ve tavır sahibi. Men's Health'in kodları Çin edisyonunun moda kapağında bir arada.

#9 Harper's Bazaar Korea- Men Style Supplement: Miles McMillan by Hong Jang Hyun 
Uzakdoğu dergilerinden ve moda anlayışlarındna pek hoşlanmasam da listede 3 sıra onlarda. Harper's Bazaar'ın Men eki kapağı bazen bir kapağa "Güzel" demek için fazla atraksiyona gerek olmadığını gösteriyor. 

#8 L'Officiel Paris Hommes- Fall 2012: James Franco & Harmony Korine
"Spring Breakers" filminin yazarı ve yönetmeni Harmony Korine ile James Franco'yu kapağa çıkartan L'Officel ne çok sulu, ne de çok kasıntı. Cool ve yere bakan yürke yakan. 

#7 L'Officiel Germany Hommes- Fall/ Winter 2012
Bir moda atasözü şöyle diyor: "You can't go wrong with the velvet tux." Oh hello dears!

 #6 Vogue Hommes International- Fall- Winter 2012:  Marlon Teixeira & Stephanie Seymour
Bu sene basılmış en iyi dergi nedir diye sorsalar, Love F/W'ın hemer ardından Vogue Hommes International cevabını alırlar. Bugünlerde her yerde olan Marlon ve asla tavrından parça kaybetmeyen Stephanie. 60ların ünlü filmine selam çakan kapak; romantik olduğu kadar kışkırtıcı, kışkırtıcı olduğu kadar seksi ve tam bir Fransız beyfendisi. Sex.

#5 Esquire Netherlands- September 2012
Hollandalı aktör Thijs Römer'i kapağa taşıyan Esquire'ın canlandırmaya çalıştığı portre "Aile Babası." Gerçi bana biraz sunday breakfast after hot saturday sex'i çağrıştırıyor ama. Genelde moda -özellikle de erkek- kapaklarında göremediğimiz setting olayını iyi kullandıkları için oldukça ilgi çekici. 

#4 GQ Style Korea- Fall/ Winter 2012
Richard Phibbs'ın fotoğrafladığı Michael Pitt Kore'nin ilk GQ Style kapağında "There is only one Michael in the industry!" diyerek Fassy'ye selam çakıyor. Tıpkı Bazaar Kore'de olduğu gibi. Effortless chic. Bazen duruş, bazen bakış. Güzel kapak için fazla şeye gerek yok. Kapağın B-W olması da neden bu kadar ilgi çekici olduğunu başla şekilde özetliyor.

#3 Esquire Russia- September 2012
Mainstream erkek dergileri arasında en çarpıcı kapakları üreten Esquire'ın İpsanya ve Rus edisyonları'ndan bir tanesini seçmem gerekirse o da Jerome Bonnet lensinden Michael Fassbender'ın yer aldığı Rus Esquire'ın Eylül sayısı kapağıdır. İlhamını Ricardo Tisci'den alan bu kapak çarpıcı olmak için daha ne yapsın ki. Spot-free kapak. Kan çağrışımı. Kırmızı. Ha bir de Fassbender. Bu arada sayı görsel içerik anlamında diğer konularda da çok iyi. 

#2 Arena Homme + - Spring / Summer 2012
David Sims'in çektiği kapakta Hollandalı model Stefan Lankreijer bulunuyor. Kapak 60ların devrimsel hip günlerini uzay çağı bakış açısıyla anlatıyor gibi.

#1 Another Man- Srping/ Summer 2012- Limited Collectors' Edition
Başta da dediğim gibi Kate Moss'un olduğu kapak yılın en iyisi olmayı daima garantiler. Kapağı bu kadar ilgi çekici yapan bir diğer özellik de ulaşılamaz oluşu. Garret Hedlund'lu newstand versiyonun aksine özel üretim olan bu kapakta Kate Moss ve imzası bulunmakta. Nick Knight'a it olan bu kare bir kez daha Kate Moss'un bedenini bize bahşederken geride birçok kırık kalp bırakıyor. 

29 Mayıs 2012 Salı

SUMMER BLOCKBUSTERS

Yaz filmleri -özellikle Türkiye için ikiye ayrılır-. A Grubu'ndakiler, blockbuster filmlerdir. Çoğu Dünya'yla aynı anda Türkiye'de de vizyona girme hırsı taşısa da bazıları da mayıs boyunca kırmızı halıdan takip ettiğimiz filmleri izleme vaktidir. B Grubu filmleri ise -sıkıcı- Fransız filmleriden ibarettir. Sıkıcı dememe bakmayın, aslında bu tamamıyla dağıtımcının vizyonu sebebiyledir.

B Grubu filmler bir başka post konusu olmaya bekleyedursun, bugün, şimdiden senenin box office şampiyonu ilan edilen filmlerin tarihini bir köşeye bence not etmeli.

The Snow White and The Huntsman- 1 Haziran
Kadro açıklandığında herkesin ağzında tek bir soru: Kristen Stewart'tan Pamuk Prenses olur mu? Kardeşim bu ne Stewartmış dediğinizi duyar gibiyim, zira 'On The Road' için de aynı sorunlar meşgul etmişti bizi. Ancak gelin görün ki burada bizi asıl meşgul etmesi gereken isim belki de kariyeri boyunca 'Monster' sonrası en doğru rol seçimini gerçekleştiren Charlize Theron. Kraliçeler katında kendine yer edinmeyi başaran Charlize magazin basınından tanımış olduğumuz hükümet gibi kadın tanımlamasını bu sefer filmde canlandırmaya karar verdi. Youtube'daki fragmanda bile beni titreten ve kendimden geçiren Theron'u bir de sinemadaki fragmanı izlerken ruhumu Şamanlara teslim ettiğim doğrudur. Hikayenin masalsı özüne sadık kalan Tarsem'in aksine karanlık, gotik ve aksiyonu olan bir Pamuk Prenses izlemek için ise ben çoktan gün saymaya başladım.

Prometheus- 1 Haziran
Alien filmlerinin devamı gibi duran Prometheus'un kadrosunda ise orjinal ejerderha dövmeli kız Noomi Rapace, nokta noktası adından daha meşhur Michael Fassbender, Guy Pearce ve Charlize Theron bulunmakta. Gözünüz Sigourney Weaver'ı arıyor farkındayım. Bilim-Kurgu ve Korku en favori türüm olmasa da kadronun sağlamlığından insan merak etmiyor değil filmi, üstelik tüm bu artan merakın sebeplerinden biri de yapımcı şirketin internete saldığı viral kampanyaları. Hatta kampanyanın ünü filmden daha fazla bile olabilir.

Dark Shadows-15 Haziran
Fragmanın yaklaşık ilk 40 saniyesinde her şey normal, hatta bilindik ve kendisinden beklenen bir Tim Burton var, sonrasında ise en az saçını sarıya boyayan Beyonce kadar çirkin ve saçma bir Eva Green belirip Johnny Depp ile sevişmeye başlıyor. Fragmanı izlediyseniz zaten hayalini kurduğunuz sahneyle alakası olmadığını da anlıyosunuz. Vampirlerin karanlık ve gotik dünyasını disko topu ile birleştiren filmin diğer oyuncuları ise Helena Bonham Carter, Chloe Grace Moretz ve Michelle Pfeiffer.

The Amazing Spider Man3D- 6 Temmuz
Kirsten Dunst'ın, yağmur altında tersten asılı olan Tobey Maguire'yi öptüğü sahne çoktan geride kaldı. Artık James Franco ve Willem Dafoe da yok. Yerine sürekli aynı rolleri oynamış olduğu havasını veren Emma Stone ve Social Network sonrası Hollywood'un yeni jönü olan Andrew Garfield geldi. Yine de çocukluk efsanesini bir kenara bırakmamız gerektiği anlamına gelmiyor bu elbette. Bir de düşünün ya yeni Mary Jane Kristen Stewart olsaydı?

The Dark Knight Rises- 27 Temmuz
Anne Hathaway kedi kadın oldu, Marion Cotillard'ın varlığından hiç söz etmiyorum bile, bir süre sonra insanı 'acaba bugün yeni bir poster / teaser yayınlamışlar mıdır?' diye her sabah internette haklarında araştırma yaptırtan filmin tek üzücü yanı ise efsanenin sona gelmiş olması. 'Avengers' ile senenin en fazla merak edilen super-kahraman filmi olan Batman üçlemesinin sonuncusu yine bir Nolan kurgusu nedeniyle bizi filmin içine hapsetçek gibi duruyor.

Rock of Ages- 31 Ağutos
W Dergisine verdiği pozlar gibi filmdeki görüntülerin de orta yaş bunalımında olan bir adamın gençleşme macerası gibi görünen film aynı zamanda Tom Cruise için de şu soruyu sormamızı sağlıyor. 'Is he still relevant?'' 20.yy ın en çirkin günleri 80ler ve müzikal dünyaya yolculuğa çıkmaya hazır olun! Seks ve ucuz rock'n'roll-u konu alan film yukarıda saydığım diğer 5 yapımın aksine yılın en 'cheesy' işi olmaya da aday. Zaten neden listeye soktuğumu ben bile bilmiyorum.

25 Mayıs 2012 Cuma

COPY-CATS

Anna dello Russo sosyal medyanın gücünü keşfettiğinden bu yana moda haftalarının gözdesi ne Anna Wintour'un defilelere geç gelmesi ne de yıldız tasarımcıların defileleri oldu. Fotoğrafçılarla alenen saklambaç oynamaya başlayan Russo'nun ekmeğine yağ süren kişiler ise yine bedava PRın kokusunu alan tasarımcılar. Her bir defileye ayrı bir elbise ayıran Russo'nun moda haftaları ayı valizi bir önceki defileler bittiğinde hazırlanmaya başlıyor, bir diğer deyişle dergilerin Şubat/ Ağustos sayılarında 'bir fotoğraf-bir kıyafet' temalı special mode sayfalarının hareketli iPad App versiyonu gibi oldu.

Neyse, sezonun hit kıyafetlerinin kokusunu alan tek isim ise dello Russo değil elbet, baş editörler çoğunlukla anlaşmış gibi sezonun  'it kıyafetlerini' kapağa taşıyor. Çoğunlukla styling ve hayal kurma gücü eksikliği olarak görsem de hangi sezon hangi kıyafetin daha fazla kullanılıcağını merakla bekler oldum. (bknz S/S 2011 ve White Lace Kapakları ve F/W 2012 Kapakları).

Editörlerin oy birliğiyle seçmiş olduğu kıyafetlerin yanı sıra, bir de herkesin gözdesi temalar/ oyuncular / şarkıcılar ve filmler de var elbette. Huzurlarınızda 2012 İlkbahar/ Yaz sezonun en 'benzer' kapakları.

'Shame' macerası nedeniyle 2011 Aralık- 2012 Mart arasında sayısız kapağın yüzü olan Michael Fassbender 'Prometheus' sayesinde geçen sezonki tacı kimselere kaptırma niyetinde değil. Söz konusu kapak olduğunu o Lara Stone / Kate Moss ve Gisele Bündchen'in oyuncu versiyonu oldu. Üstelik sadece 2 ay içerisinde RE-PRINTSIZ 6 farklı derginin kapağında yer aldı.
Fassbender kadar şanslı bir diğer oyuncu ise 'On The Road' ve 'Snow White & The Hunstsman' nedeniyle bir anda nefret edilenden cool olana geçiş yapan Kristen Stewart oldu. Şu an için solo olarak 4 farklı kapak yüzü olan Stewart'ın bir de oyuncu arkadaşlarıyla beraber yer aldığı 3 kapak daha bulunuyor.
Konu oyuncu kadrosu olduğunda 'On the Road' göze çarpanlardan. Üstelik daha erkeklerinin de solo cover'ları bulunmakta. Öte yandan yılın yıldız kadrosuna sahip filmi 'The Avengers' da editörlerin en gözde filmi oldu. 
Lady GaGa ile başlayan editöerler kalp şarkıcı kapaklarını geçtiğimiz dönem Adele devam ettirdi. 2011 Aralığından beri ise taç hala Lana del Rey'in elinde. Üstelik aşağıdaki kapaklar içinde müzik dergileri yok.
Gelelim kıyafetlere. Sezonun gözdesi Kate Moss'un defilede giydiği beyaz Louis Vuitton ile Prada mayoları.
Prada mayolarının birinde ise yine Lana del Rey var, yani hanesine bir kapak daha yani etti 10. Prada hanesine ise toplamda +1 yani 13 kapak!
 Ve Louis Vuitton. Üstelik tıpkı Prada'da olduğu gibi burda da yine Lana del Rey var. This is what we call combooooooooooooo.
Üstelik tüm bu dergi kapaklarının bir de farklı edisyonlar tarafından re-print edilme olasılığını da göz önünde bulunduracak olursak, evet gerisini siz tahmin edin.

Sırada Ağustos ayında başlayacak yeni sezon kapaklarını beklemek var. Ancak hiç de bunu iple çekmiyorum. Sırada yazın keyfini çıkartmak var. Yaz demişken Haziran sayılarında mayolu, plajlı kapakların sayısını hesaplarken uyuyakalmışım. Siz halledersiniz onu.

16 Şubat 2012 Perşembe

GOOD GIRL GONE BAD: CAREY MULLIGAN

Asıl çıkışını  ''If I get to University, I'm going to read what I want, and listen to what I want, ...and I'm going to Paris, and I'm going to smoke and wear black'' diyerek 2009 yapımı ''An Education''la yapan Carey Mulligan ''Public Enemies'' ve ''Brothers'' ile CVsini güçlendirdikten sonra biz romantiklerin kalbini bir de ''Never Let Me Go'' ile çalarak sezonun iki ödül avcısı filmi ''Shame'' ve ''Drive'' ile de yıldızını parlattı. (Giriş paragrafını beğenmediğini belirtmek isterim. Halbuki ilk iki satır havalı olmuştu).
W Mag January 2012
Michael Fassbender'ın sorunlu kız kardeşi rolünde bugüne kadar çizmiş olduğu karakterlerin aksi bir rolde oynayan Mulligan bence filmin en iyi yanıydı. Ödül sezonunda görmezden gelinse de siz bence filmde söylediği ''New York, New York''u kaçırmayın.
Aslında tıpkı 'An Education'da söylemiş olduğu sözleri bu filmde yaşamış gibi gözüken Mulligan başına buyruk olsa da abisiyle (Fassbender) giderek kopan ilişkisini toplamaya çalışan bir katakter de. Brandon'a (Fass) göre Sissy (Carey) sadece sırtını ona dayayarak yaşamaya çalışan bir kız olsa da, aslında pek öyle de sayılmaz. Manevi anlamda dayanabileceği tek kişi o olduğundan Brandon'la arasının açılmasını istemez, ama başının buyrukluğu B'nin patronuyla yatmasına kadar ilerledikten sonra abi-kardeş yapmış oldukları konuşma sonrasında film climaxe ulaşır. Aslında işin ilginç yanı da şu, her iki kardeş de aynı. Her ikisinin de duygusal ilişkiler ile sorunları var. Sissy sürekli kendini var edebilmek açısından her hangi bir erkekle -abi ya da sevgili- duygusal bir bağ kurmaya çalışırken Brandon da bunu yapmaktan -belki güçsüz olacağından korktuğundan- uzakta duruyor. Kardeşini evden uzakta tutmak, çıkmaya çalıştığı bir kızla yatamamak vs vs.
Dibi gelmiş saç boyası, koyu renkli tırnakların aksine Ryan Gosling ile oynadığı ''Drive''da kocasını beklerken çocuğunu yetiştiren tipik Amerikan orta / alt sınıf karakteriyle karşımızda. 'Shame'in en güzel şeyi o olsa da 'Drive' işin aynısını diyemicem (en azından beni etkileyebilme açısından). Kameranın sürekli Ryan Gosling'in mimik ve hareketlerine odaklanması, aslında onun ne hissettiklerini anlamamızda daha fazla yarıyo sanırım, gerçi bu işin içine biraz daha fazla gizem katsa da sanırım beni en fazla etkileyen şey bu oldu. Üstünde akrep  olan bomber-jacket'i ve deri eldivenleri ile tam bir stil ikonu. (Yine buradaki stil ikonu kelimesi Alexa Chung için tanımlanan değil, tıpkı Rooney Mara ve Lisbeth Salander karakterinde olduğu gibi.)
Saf ve temiz yan komşu rolünde karşımıza çıkan Carey Mulligan'la beraber Gosling aslında tam sterotipik kadın-erkek ilişkisinin altını çiziyo, kadına aşık olan ve onu her türlü beladan uzakta tutmaya çalışan super-hero rolü. Düşündüm de belki bir de Gosling'in çok az konuşması da beni etkilemiştir. Son zamanlarda bir Rooney bir Gosling'in çizmiş oldukları karakterden bu kadar etkilendim sanırım zaten. Neyse this post was supposed to be written about Mulligan not Gosling.

PS: Carey Mulligan, ''The Great Gatsby''nin yeniden çekiminde Daisy Buchanan rolünde, sanırım gelecek senenin en merakla beklenen kadın oyuncusu o olacak. Oscar adaylığı gelir mi acaba ?

PS2: Ryan Gosling hakkında daha önce yazmıştım, okumak için: Tık.

29 Aralık 2011 Perşembe

TOP 10 THINGS TO WATCH OUT IN 2012 !

Naçizane 2012de merakla beklediğim şeyler ! Hatta 2012 starları da diyebiliriz. Ya da gözünüzü onlardan ayırmayın işte !

+2012 Ateşi !
Maya Takvimi, ya da Illuminati. Sonumuz gerçekten yakın mı bilemiyorum ama bu sene hayatımızdan hiç heyecan eksik olmayacak onu biliyorum ! Sonunu bildiğimiz bir filmi izlediğimizden rahat olup her sahnesine odaklanarak da yaşayabiliriz günü, anı kaçırıp yıl sonunu da bekleyebiliriz. Siz hazırlıklı olun. Amin Maalouf'un ''Yüzüncü Adı''nı kütüphaneden çıkartıp tekrar okumanın ve imdb'nin search kısmına ''2012'' yazıp çıkan sonuçları izlemenin vakti geldi.

+Hayal edin !
Kısırlaşan sadece Türk Dizi senaristleri değil. Gelecek 6 ay içerisinde iki farklı ''Pamuk Prenses'' izleyeceğiz. Biri daha korkunç diğeri komik. Ancak ortak olan nokta şu ki gelecek sene hayalimizi seyredecez. Bu arada geçtiğimiz haftalarda başlayan ABC Dizisi ''Once Upon A Time'' da yine masal kitaplarının sayfalarını aratmayan cinsten. Ginnifer Goodwin ve Jamie Dornan da kadro içinde.
(Who is Jaime Dornan: Tık: )

+Mirgün Cabas
Zaman daralıyor, Mart ayı yaklaşıyor. Ülkeme gelmesini Vogue'dan daha fazla ve uzun zaman önceden beri istediğim bir şey varsa o da GQ. Daha önce Mirgün Cabas'ın GYY olacağını duyurmuştum zaten. Dereyi görmeden paçaları sıvamamak lazım ama GQ ile ne yapacağını oldukça merak ediytorum doğrusu.
(Mirgün & GQ: Tık:)

+Madonna
Yıl içerisinde yeni bir albüm çıkartacak olan Madonna yayınladığı teaserlarla çoğu insanı hayal kırıklılığına uğratsa da, bir de henüz ülkemde vizyona girmeyen ''W.E.'' filmiyle bizleri meşgul edecek.

+Titanic
15 Nisan 1912'de batan geminin 100. yılı dolayısyla hem James Cameron filmini 3D versiyonunu yayınlamak üzere hem de Downton Abbey yapımcıları ITV için hikayenin yeni bir anlatışını hazırladılar. Hem de ''The Tudors''dan tanıdığımız aynı zamanda Downton'da da olayın inanılmaz bir drama sürüklenmesine yol açan Maria Doyle Kennedy'i de kadrosuna katarak.

+Lana del Rey
Geçtiğimiz günlerde hakkında yazdığım Lana del Rey ay sonunda yeni albümünü yayınlayıp Mart ayında Vogue kapağında boy gösterdikten sonra emin olan tahmin edemeyeceğiniz kadar çok konuşulup en sonunda mainstream bir figüre dönüşecek.
(Lana del Rey: Tık:)

+Adult Actors
Sonbaharda bu tür bir yazıyı hazırladığımda yeni yeteneklerin / genç oyuncuların, Moretz, Fanning ve Steinfeld'in sene boyunca çok konuşulucağını söylemiştim /ik. Onlar yollarında emin adımlarla ilerleyip A List olmaya çalışsalar da şu dönem içinde yayınlanan tüm önemli filmlerin iki banko oyuncusu vardı. Jessica Chastain ve Michael Fassbender. 

+Karlie Kloss
18 yaşına basar basmaz Vogue Italia'ya verilen Playboy'dan hallice pozlar ve Victoria's Secret defilesi. Next Step 2013 takvimi için Pirelli'ye soyunmak olabilir. Models.com'da her an Lara Stone'u da tahtından indirebilir. Ya da yeni Kate Moss da olabilir. Karlie Kloss is the new Kate Moss.
(Karlie Kloss: Tık:)

+Marilyn Monroe
Ölümünün 50. Yılında onu yeniden canlandıran ve kendisini Oscar'ın en güçlü adayı haline çeviren yalnız Michelle Williams değil. Yapımcılığını Steven Spielberg'in üstlendiği Debra Messing'in de başrolde olduğu müzikal / komi dizi ''Smash''ın çıkış noktası da Monroe.

+Londra
2012 Olimpiyatları için yeniden Avrupa'ya dönüp Avrupa'nın başkentine gidiyoruz. From London w / love.