Tüm haftasonu evden çıkmadan izlediğim MTV Top 100 of 2004 vs vs diye geçen ergen yıllarım... Müziğin hayatımdaki yeri eskisi kadar ağır basmasa da aylar boyunca sadece 90'lardan kalan bir parçaya takılsam da elbette "anything popular is my friend". Türümüzü belirlediğimize göre baştan anlaştık sayılır.
20 Norah Jones // Miriam
Grammy'lerde tek bir gecede kucağa sığmayacak kadar ödüller kazanmak söz konusu jazz/ country albümü olunca 26 Milyon gibi olağanüstü başarılara imza atan bir de bunun üstüne "My Blueberry Nights"ı ekleyen Norah Jones son zamanlarda eski parlak zamanlarını yaşamıyor. Baharda çıkan "Little Broken Hearts"ın bana ulaşması sonbaharı bulmuştu. Belki de böylesi daha iyi olmuştu. Albümde yer alan "Miriam" senenin en smooth şarkısı olarak da liste başı olur.
19 David Lynch // Pinky's Dream
Lynch filmleri mi? Lynch müzikleri mi? Unutulmaz "Blue Velvet" sinir geren "Mulholland Dr." ve korkuyla gevşemenin bir arada olduğu "Twin Peaks" müzikleri. Lynch her ne kadar uzun süredir sinemadan uzak dursa da 2011 sonlarında çıkarttığı "Crazy Clown Town"dan yayınlamış olduğu aynı adlı şarkının videosuyla ortalığı pek bi rmeşgul etmişti. Ancak albümden "Pinky's Dream" tamamen farklı. Donna Hayward ve Diane Selwyn bir araya gelmiş gibi.
18 Metric // Youth Without Youth
Kanadalı indieci gençlerin beşinci stüdyo albümü olan "Synthetica" bu yaz benim de radarımdaydı. Konsere Türkiye'ye gelen grubun en popüler şarkısı "Youth Without Youth" biraz dans biraz indie. Bir de tam bir gençlik marşı.
17 The Weeknd // Montreal
2011 yılında art arda üç mixtape yayınlayan Kanadalı The Weekend geçtiğimiz kasım ise "House of Balloons", "Thrusday" ve "Echoes of Silence"ı "Triology"de bir araya getirdi. The Weeknd'i ne kadar beğenirsiniz orasını bilmem ama uzun zaman önce popülaritesi sönmeye başlayan R&B'yi daha kaliteli şekilde canlandırdığı açık. Ses biraz MJ biraz Usher. Albüm kapakları konusuna girmiyorum bile. Favorim "Echoes of Silence"tan "Montreal".
16 Calvin Harris ft. Florence Welch // Sweet Nothing
Rihanna, Ellie Goulding, Usher ve Kelis Harris'in son zamanlarda çalıştığı en popüler isimlerden. Ancak ortaya çıkan işlerden en başarılısı kuşkusuz Florence Welch ile kaydettiği "Sweet Nothing".
15 Florence & The Machine // Spectrum
"Lungs" ne kadar güzeldi. "Ceremonials" daha da güzel. Jesus-like tavrıyla her bir şarkı kendine özel, her bir video "oh my my". Yeni albüm isteriz Florence!
14 Muse // Survival
Londra Olimpiyatları'nın resmi şarkısı olan "Survival" "The Resistance" kadar güçlü olmayan ancak ona çok benzeyen kardeşi "The 2nd Law"da da yer alıyordu.
13 Grimes // Oblivion
Kanadalı Claire Boucher 2012'nin en iyi yeni olmayan yeni çıkış oldu. Dazed kapağındaki tavrı, popülaritesi şarkılarından daha fazla olan videoları.
12 David Guetta feat. Sia // SheWolf (Falling to Pieces)
Yıllardır aynı şarkıyı yaptığını sandığım Fransız DJ Guetta'dan sonunda yeni bir şarkı. Yanında ise Avustralyalı Sia. Videoda ise kurtlar, dağlar, grafikler. Ne kadar beğendiğimi anlatamam.
11 Gotye feat. Kimbra // Somebody That I Used to Know
2011 yazına ait bu parça sene içinde bu kadar popülerken ardından hala dinlenilmeye devam ederken 2013'te de favori olmaya devam eder mi? Eder.
10 Alanis Moristte // Numb
Senenin en iyilerinden olan "Havoc & Bright Lights" demir gibi bir albüm. "Celebrity", "Guardian" en favorilerimden olsa da "Numb"ın yeri bambaşka. Sonbaharda ilaç gibi gelmişti.
9 Azealia Banks // 212
Aslında listede olması gereken sadece Banks. Çok mu sinirlendiniz. Küfür edemiyor musunuz. Azealia Banks'ten kaçırılmayacak fırsat. Açın şarkılarını ve ona eşlik edin.
8 Walk off the Earth // SummerVibe
"Akdeniz Akşamları"nın Amerikacası ama olsun. Dinlerken sen bir rahatla, bir huzura kavuş. Bir ayaklarının fotoğrafını çekerek instagram'da paylaş. Valla yaz bambaşka. Hem geçtiğimiz yaz Küçükçiftlik'teki performansları da 10 numaraydı.
7 Carly Rae Jepsen // Call Me Maybe
Şarkı; listenin 20 numarasında olsaydı beni ciddiye almaz ve sayfayı kapatırdınız diyerekten bu kadar tepede. Senenin ilk yarısı boyunca şarkının abaza bir siyahi rapper tarafından söylendiğini sanmıştım. Haziran'da tanıştığım zaman ise kendisinden kopamadım. Sonra bir de gizliden gizliye şarkı her çıktığında televizyonun sesini falan açtığımı fark ettim. (Allasen TV'den şarkı mı dinlenir dediğinizi duydum!) Her neyse sonra Amerikan Olimpik Yüzme takımı ve A&Fitch'ciler de şarkıyı parodileştirdiğinde engel olamadan dinlemeye devam ettim. Merak etmeyin indirmedim ve iPod'uma koymadım. Hem "Gangnam Style" dinleyenler olaraktan beni eleştiremezsiniz.
6 Arcade Fire // Abraham's Daugher
"Hunger Games"de Jennifer Lawrence sonrasında en dikkat çekici şey elbette filmin müzikleriydi. Taylor Swift yapmış olduğu soundtrack'le ödül sezonunda öne çıkadursun Arcade Fire'ın şarkısı mitolojik atmosferiyle ağırlığını koydu bile.
5 Adele // Skyfall
Son filmlerle kuruyup gitmiş bir geleneği yeniden canlandıran Adele sadece senenin en iyi şarkılarıdan birini yapmakla kalmadı aynı zamanda Bond tarihine de adını yazdırarak "Bööö Adele'den Bond şarkıcısı mı olur!" diyenleri de morartı. Jack White cooldu da ne oldu?
4 Madonna // Girl Gone Wild
8 Haziran akşamı hala aklımdayken videosuyla "AfterTaste"in en büyük örneği olurken koşu bandında bana yegane enerji veren şarkıdır kendisi. Ye he ye, yei ye!
3 Drive Soundtrack
Bütün kışı, ardındna bütün baharı, ardından bütün yazı, ardından bütün sonbaharı ve ardından yine başlayan bütün kışı Kavinsky/ Lovefoxx "NightCall" ile geçirdim diyebilirim. Deri eldivenler ve onun getirdiği hava, soğuğu içinize çekin ve yollara düşün. Ardından Desire ve "Under Your Spell". Bir de Chromatics ve "Tick of the Clock".
2 Rihanna // Diamonds
Rihanna'nın tekrar Rihanna olduğu şarkıdır. "Man Down" kadar etkileyicidir. Tılsım atlarda mı yıldızlarda mı orasını bilemedim.
1 Lana del Rey // Born To Die - "Summertime Sadness"
100 şarkı sıralarsın neden sevdiğin üzerine uzun uzun konuşabilirsin. Sıra zirveye geldiğinde belki de sözlerin yetmiyeceğinden mi korkarsın bilemedim ama zirveyi Lana del Rey dışında bence kimse hak edemezdi. "Blue Jeans", "Born to Die", "Summertime Sadness" ve "Ride".
Arcade Fire etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arcade Fire etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Aralık 2012 Salı
16 Şubat 2011 Çarşamba
BRIT AWARDS 2011
Brit Awards 2011 dün gece sahiplerini buldu. Pek de net olmayan ekrandan, çözünürlüğü az olarak internet üzerinden show'u takip etmeye çalışsak da Adele ve Rihanna'nın performansı elbette kaçırılmazdı. Grammy'lere nazaran adaylıklar daha adil ve yerinde dağıtılmıştı ! Sonuçlar da yine en az adaylıklar kadar memnun ediciydi (hemen hemen).
Geceye damgasını vural isim elbette MTV EMA'lerden hatta Grammy'lerden daha iyi bir performans sergileyen Rihanna'ydı ! Hem ''Only Girl'' hem ''S&M'' hem de ''What's My Name''i seslendiren Rihanna'nın showu muhteşem olmuş. Özellikle sonlara doğru sahneyi basan drummer boys ve Barbadoslu kızlar ile sahne ortasında yanan ateş gerçekten harika. Showunun başında kırmızı saten Giles giyen Rihanna daha sonra seksi siyah mayosuyla? performansına devam ediyor ! Rihanna aynı zamanda geceyi ''Best International Female'' ödülünü Cheryl Cole'un elinden alarak mutlu bir şekilde kapattı ! Grammy'lerden ''Album of The Year'' ödülünü kazanan Arcade Fire Britlerde de ''Best International Album'' ve ''Best International Band'' ödülünü alarak 2de 2 yaptı. Grammy'lerden hüsranla ayrılan Justin Bieber ise bu sefer eli boş dönmedi ve ''Best International Breakthrough Act'' ödülünü kazandı. Cee Loo ise ''Best International Male'' ödülünü aldı !
Gelelim İngilizlere ! Grammylerde de karşımıza çıkan Mumford & Sons aday olduğu 3 kategoriden ikisini kazanamadı hatta ödüllerden birini ''Best British Band''i Take That'e kaptırdı. Ancak en prestijli dallardan biri olan ''Mastercard British Album of The Year'' ödülünü ''Sigh No More'' ile kazandılar. Plan B ''Best British Male'' olurken şaşırtan kategori ''Best British Female'' oldu ! Cheryl Cole, Ellie Goulding ve Paloma Faith dururken ödülü kazanan isim Laura Marling oldu ! Tıpkı ''female'' kategorisinde de olduğu gibi ''Best British Single'' ödülünü kazanan Tinie Tempah ''Pass Out'' da beni şaşırttı. (Dört gözle Florence + The Machine'in ödülü kucaklamasını beklerken elbette şaşırtıcı olur :))
Ve kırmızı halı !
Cheryl Cole aka British Bomb muhteşem Stella McCartney maxi-dress'i içinde süper seksi duruyor. Taşıdığı clutch ise Alexander McQueen ! Porselen bebek ve gerçek İngiliz kadını Sophie Ellis Bextor ise giymiş olduğu Dolce & Gabbana içinde 20leri anımsatıyor ve belki de gecenin en güzel kızı oluyor !
Avril Lavigne her zamanki sümsüklüğünde gülümserken, Alesha Dixon deri ceketi ile asi görünen ama en az geçen günkü Emilio Puccisi ile dans topuna gönen Jennifer Lopez'in sesksiliğinde ! Ve her zaman için kırmızı halının en tarz ismi Mark Ronson !
Bunlar da sahneden ! Take That ve Adele performansını sergilerken ! Justin Bieber'ın üstündeki ise Dolce & Gabbana.
Geceye damgasını vural isim elbette MTV EMA'lerden hatta Grammy'lerden daha iyi bir performans sergileyen Rihanna'ydı ! Hem ''Only Girl'' hem ''S&M'' hem de ''What's My Name''i seslendiren Rihanna'nın showu muhteşem olmuş. Özellikle sonlara doğru sahneyi basan drummer boys ve Barbadoslu kızlar ile sahne ortasında yanan ateş gerçekten harika. Showunun başında kırmızı saten Giles giyen Rihanna daha sonra seksi siyah mayosuyla? performansına devam ediyor ! Rihanna aynı zamanda geceyi ''Best International Female'' ödülünü Cheryl Cole'un elinden alarak mutlu bir şekilde kapattı ! Grammy'lerden ''Album of The Year'' ödülünü kazanan Arcade Fire Britlerde de ''Best International Album'' ve ''Best International Band'' ödülünü alarak 2de 2 yaptı. Grammy'lerden hüsranla ayrılan Justin Bieber ise bu sefer eli boş dönmedi ve ''Best International Breakthrough Act'' ödülünü kazandı. Cee Loo ise ''Best International Male'' ödülünü aldı !
Gelelim İngilizlere ! Grammylerde de karşımıza çıkan Mumford & Sons aday olduğu 3 kategoriden ikisini kazanamadı hatta ödüllerden birini ''Best British Band''i Take That'e kaptırdı. Ancak en prestijli dallardan biri olan ''Mastercard British Album of The Year'' ödülünü ''Sigh No More'' ile kazandılar. Plan B ''Best British Male'' olurken şaşırtan kategori ''Best British Female'' oldu ! Cheryl Cole, Ellie Goulding ve Paloma Faith dururken ödülü kazanan isim Laura Marling oldu ! Tıpkı ''female'' kategorisinde de olduğu gibi ''Best British Single'' ödülünü kazanan Tinie Tempah ''Pass Out'' da beni şaşırttı. (Dört gözle Florence + The Machine'in ödülü kucaklamasını beklerken elbette şaşırtıcı olur :))
Ve kırmızı halı !
Cheryl Cole aka British Bomb muhteşem Stella McCartney maxi-dress'i içinde süper seksi duruyor. Taşıdığı clutch ise Alexander McQueen ! Porselen bebek ve gerçek İngiliz kadını Sophie Ellis Bextor ise giymiş olduğu Dolce & Gabbana içinde 20leri anımsatıyor ve belki de gecenin en güzel kızı oluyor !
Avril Lavigne her zamanki sümsüklüğünde gülümserken, Alesha Dixon deri ceketi ile asi görünen ama en az geçen günkü Emilio Puccisi ile dans topuna gönen Jennifer Lopez'in sesksiliğinde ! Ve her zaman için kırmızı halının en tarz ismi Mark Ronson !
Bunlar da sahneden ! Take That ve Adele performansını sergilerken ! Justin Bieber'ın üstündeki ise Dolce & Gabbana.
photos taken from
19 Ekim 2010 Salı
ARCADE FIRE STANDS THERE .... AT THE SUBURBS
Eğer her albümün kendi hikayesi kendi fotoğrafı varsa Arcade Fire 'ın en son albümleri ''The Suburbs'' de bana Beyoğlu'nun puslu arka sokaklarını anımsatıyor.
Arnavut kaldırımlı sokaklar daha erken saatlerde yağan yağmurdan ıslanırken siz gece kulübünden çıkarsınız ya hani. Skinny jeanini giyen kız arkadaşınız elinde kalan birayla ve sigarayla barın kapısı önünde içerden gelen ''The Suburbs'' sesleriyle salınırken siz Burberry'nin deri ve zımbalı ceketiyle bir hız içeriden dışarıya çıkarsınız, arkadan bir öpücük kondurup belinden sarılarak evinize götürürsünüz.
Ve hikaye burada biter albüm başlar ! Ingılız Indie Rock grubu'nun bu üçüncü albümü aslında Ağustos ayında yayımlanmıştı. Albüm sadece Ingiliz listelerini fethetmekle kalmadı aynı zamanda Amerikan Billbaord Listesinin de zivesinden hayranlarına göz kırptı. Hiç kuşkusuz bunda çıkış single'ı ''The Suburbs''un payı oldukça büyüktü.
Kaliteli bir albüm nasıl olur, iyi müzik nedir, ipod'um kendini daha nasıl cool hisseder diyorsanız dinleyiniz. En az ilk albümleri ''Funeral'' kadar başarılı ve Brit müziğini yine yücelten cinsten.
Arnavut kaldırımlı sokaklar daha erken saatlerde yağan yağmurdan ıslanırken siz gece kulübünden çıkarsınız ya hani. Skinny jeanini giyen kız arkadaşınız elinde kalan birayla ve sigarayla barın kapısı önünde içerden gelen ''The Suburbs'' sesleriyle salınırken siz Burberry'nin deri ve zımbalı ceketiyle bir hız içeriden dışarıya çıkarsınız, arkadan bir öpücük kondurup belinden sarılarak evinize götürürsünüz.
Ve hikaye burada biter albüm başlar ! Ingılız Indie Rock grubu'nun bu üçüncü albümü aslında Ağustos ayında yayımlanmıştı. Albüm sadece Ingiliz listelerini fethetmekle kalmadı aynı zamanda Amerikan Billbaord Listesinin de zivesinden hayranlarına göz kırptı. Hiç kuşkusuz bunda çıkış single'ı ''The Suburbs''un payı oldukça büyüktü.
Kaliteli bir albüm nasıl olur, iyi müzik nedir, ipod'um kendini daha nasıl cool hisseder diyorsanız dinleyiniz. En az ilk albümleri ''Funeral'' kadar başarılı ve Brit müziğini yine yücelten cinsten.
Etiketler:
Albums,
Arcade Fire,
Music
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







