EfesPilsenOneLove etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
EfesPilsenOneLove etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mayıs 2012 Çarşamba

DANSIN ATEŞİ...GÜNEŞİN ENERJİSİ...FESTİVALİN RUHU

Bu yaz Istanbul'da konser ve festival alanları hiç boşalmayacak gibi, belki de ilk defa ''yahu Türkiye'ye de kimse gelmiyor ki!'' demeyeceğimiz yegane yıl. Üstelik bunlar sadece çok severek dinlediğimiz ama pek de geniş kitleye sahip olmadıklarından Istanbul'a gelemeyeceğini düşündüğümüz A List indie band isimlerle de sınırlı değil.

10: TUBORG GOLD FEST
Tamamen radarım dışında gerçekleşen festivalin iki büyük konuğu var. Bunlardan ilki hard rockerlar Guns 'N' Roses ve ergen emoların kaçırmak istemeyeceği isim ve tabi ''hala müzik yapıyorlar mı ki bunlar?'' dedirten Evanescence. BİLETLER: 148-530

9: LEONARD COHEN
Tema yaz ve konserler olsa da sonbahara selam söylemeden olmaz, zira yaşamadan geleceği düşünmek bizim işimizdir ve sıcak Ağustos günleri geldiğinde de serin Eylül'ün hayalini kuracağımızı (en azından büyük çoğunluğunuz- ben değil) biliyoruz. Romantik sonbahar Leonard Cohen'den daha romantik bir isimle karşılanamazdı sanırım.

8: BABYLON SOUNDGARDEN ISTANBUL
Bu sene ikincisi düzenlenecek ve de ikinci ayağı yazın Çeşme'de gerçekleşecek olan müzik dolu günün ilk ayağı ise Istanbul Park Orman'da. Festivalin konukları arasında Istanbul'u mesken tutan Oi Va Voi, Parov Stelar Band, Türkiye'nin en cool grubu 123 ile Büyük Ev Abluka'da bulunuyor. BİLETLER: 47-62

7: BURN ELECTRONICA
Madonna'dan hemen sonra, Pozitif Günler'den hemen önce, dansın ateşi, güneşin enerjisiyle birleştiğinde Burn size fazlasıyla enerji vaat ediyor.Parkorman'da gerçekleşecek festivalin en büyük konuğu ise daha önce Babylon'da konser veren Hercules and Love Affairs ve evvelki yazı kasıp kavuran (çok show tv magazin ağzı oldu ama) ''We No Speak Americano''nun yaratıcılarından Yolanda Be Cool. BİLETLER: 52-67

6: NOUVELLE VAGUE
'Pozitif Günler'in startını verecek Fransızlar daha önce ülkemize gelmiş olsalar da bu sefer farklı! Klasik konser anlayışının dışına çıkacak olan grup bir kabare sergilemeye hazırlanıyor. Kışkırtıcı, seksi, erotik, sıradışı ve egzotik bir show olucağı söylenen kabarenin temaları seks ve ölüm olunca da merak daha da artıyor. O halde 25 Haziranda Küçükçiftlik'e. BİLETLER: 56-220

5: EFES PILSEN ONE LOVE
Headliner'ın henüz açıklanmasa da üç isim şimdiden cepte: Pulp, Kimbra, Selah Sue. Festival Indie, pop ve elektronik müziği birleştirdiğinden, eh bir de daha cool bir festivalimiz olmadığından ortam aşkına bile gidilebilecek bir festival- kimine göre. Bu arada bırakın headlinerı bu üç isim bile açıklanmadan biletlerin ön-satışa sunulmasına kimse anlam veremedi. BİLETLER: 68-102

4: TWO DOOR CINEMA CLUB
Konserin gerçekleşeceği açıklandıktan sonra oldukça makul bilet fiyatları (öğrenci) sonunda hayır dualarını kabul işiyle uğraşan Pozitif Müziğin düzenlediği ''Pozitif Günler'' kapsamında dinleyebileceğimiz Irlandalı çocuklar18-28 yaş arası gençler için yazın en büyük sürprizi oldu! Üstelik ön grup da Metronomy BİLETLER: 67-220

3: RED HOT CHILI PEPPERS
Madonna resmi olarak yazın açılışını yaparken kapanış da (8eylül) onun kadar olmasa da müziğin başka bir dev ismi Red Hot Chili Peppers'a ait. Konser mekanının Santral Istanbul olması çok fazla eleştirilse de bu tür fırsatlar her zaman ele geçmiyor. BİLETLER: 125-600

2: MORRISSEY
IKSVnin düzenlediği Caz Festivali kapsamında ülkemize gelecek olan Morrissey ''cool_aSHKsiz_piReNs_01'' nickliler için kaçırılmayacak bir deneyim. Konser17 Temmuz'da. BİLETLER: 60-350

RUNNER-UPs:
Çoklarını heyecana sürüklese de bugüne kadar radarımda olmayan Feist Ağustos'ta IKSV'nin konuğu,
-yeni ozan- Kanadalı The Dears ve queen of the soul Erykah Badu da yine IKSV caz kapsamında Istanbul'da. Geçtiğimiz yazın yeni ozanı olan Patrick Wolf ise Mayıs ayında 2 gece üst üste Salon IKSVde. Geçen seneki konser izlenimin için tık. Pop müziğin yeni gözdesi -pardon çocukların- JESSIE J (seriosuly, başka insan mı bulamadınız) ve Zaz yine Pozitif Günler kapsamında Istanbul'da.

1: MADONNA
Hem konser sezonu hem de yaz mevsimi official olarak Madonna ile açılıyor. Yepyeni albümü ''MDNA'' beni hayal kırıklığına uğratsa da #1 ranked person after Jesus ülkemize gelmişken onu izlememek olacak iş değildi. Sahne kaçırmamak adına pür dikkat izlenilecek, nasıl olsa bolca dans edilecek mantığıyla da 'sınırsız yemek yiyebilme haftası' olarak adlandırabilecek Madonna konseri müzik dünyası söz konusu olduğunda ülkem adına son yıllarda gerçekleşmiş en büyük organizasyon olma konusunda da başı çekiyordur sanırım. Biletler: SOLD OUT

Konser nasıl izlenir diye soranlara: Mr Porter'ın kameraları Coachella alanında.

26 Haziran 2010 Cumartesi

EFES ONE LOVE

Mika ve Freshtival ardından ikinci kez bir festivale gidecektim üstelik bu seferki daha değişikti, daha özeldi; iki gündü. :) İşte Efes Pilsen One Love !

Cumartesi günü Pera Müzesi’ndeki Botero sergisi ve Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisi ardından rotamızı AKM önünden santralistanbul’a doğru kalkan servislere çevirdik. Yanlış servise binme gafletine kalkıştığımız için ücretsiz olan servislere 3 milyon gibi bir ücret ödedik, neyseki diğer 3 kullanışımızda bedava olan servislere binebildik :P

Cumartesi günü alana vardığımızda kolumuza geçirilen turuncu bileklikler ile alanı gezmeye başladık, hayatilerle, bando takımıyla karşılaştıktan sonra Club 14.1'e geçip All Tommorow's Parties adlı belgeseli izledik. Bitiminde yine halen sıcağın hakim olduğu çimlere ve dev minderlere kendimizi attık. Girişe yakın bir yerde minderlere oturduğumuz için iki gün boyunca gelen geçenin ne giyindiğini konuştuk, hangi markların kullanıldığını gördük, şıkları ve rüküşleri seçtik. Yeri gelmişken söylemem gerekir ki giyim konusunda inanılmaz cüretkâr insanlar mevcuttu. Hem de fazlasıyla. Freshtival kadar ağırlıklı olmasa bile wayfarer'lar yine gündemdeydi. Loafer, Toms ve Zara yine 5 kişiden 4ünün üzerinde görebileceğiniz markalardandı. Şeytan dediki al foto makinanı milletin yanına yaklaş resimlerini çek, ondan da blogda yayınla. Al sana mis gibi moda post'u. Bunun dışında ilk gün bize eşlik eden Vodafone standında görevli kızceğiz ile lafladıktan sonra ikinci gün de Pozitif Oragnizasyonun bizlere yollamış olduğu anketörün sorularını yanıtladık, bu arada yanımıza gelen bir diğer anketör ise iki kişi olduğumuz için resmen bizleri azarladı :p

İkinic gün ise, bir çok insanın aksine, hızla yağan yağmur bizim keyfimizi kaçırmadı, zira millet ne yapsak diye düşünürken biz minderli kapıp üstü kapalı ortama geçip kaçışanları dikizleyip onların dedikodusunu yapıp eğlenmeye devam ettik. Ama maalesef o sırada çalmakta olan İlhan Erşahin’i de duyamaz olduk, zira sığındığımız yerdeki nüfüs arttıkça onlarda orada başka müzik çalmaya devam ettiler. İkinci gün Blur hakkındaki No Distance Left to Run belgeselini izleme gibi planımız olmasına rağmen izlemedik.


Havanın kararmaya başlamasıyla ana sahne önüne toparlanmaya başlayan gençlik arasında bizde yerimizi aldık, hem de oldukça ön sıradan. Cumartesi günü Fischerspooner ve Groove Armada’yı sadece dinlemekle yetinsek de (ki bu bizim tercihimizdi) ikinci gün muhteşem Sophie Ellis- Bextor ve The Ting Tingsi sahne önünden hem de baya önlerden izledik.

Açıkçası ciddi bir Sophie Ellis hayranı değilim, sadece bu güne kadar yayınlamış olduğu single’ları bilirim, üstelik konser esnasında yeni albümünden parçalar seslendireceğini söylediğinde biraz hayal kırıklığına uğrasam da çok geçmeden ciddi anlamdakoparken ve dans ederken buldum kendimi. Sophie gerçekten de bana unutamayacağım bir saat geçirtti, belki atmosferin de katkısı olmuştur buna :P Kadın cidden taş gibi, dedikleri gibi cidden porselen bebek ! daha fazla abazalık yapmak istemem ama, hatun resmen kusursuz !! hani bir de ‘’sahnesi iyi’’ kalıbı vardır ya cidden bu durumda söyleyebilirim bunu. Eh seyircisiyle nasıl etkileşime gireceğini ve bizleri nasıl coşturacağını da biliyor. Sahne aldığı sırada ‘’ben nasıl daha önce Türkiye’ye gelmem'' diye hayıflanan Sophie, HT Gaztesine verdiği röportajda da muhakkak boğaza nazır Kuruçeşme Arena’da sahne almak istediğini açıklamış. Valla sen gel ben bir daha gelmem mi seni izlemeye be!.

Hemen ardınan sahneye çıkan The Ting Tings ise kanımca ciddi bir fiyaskoydu. Sophie sayesinde kaptığım o enerjiyi, coşkuyu ve dans etme arzusunu bir anda yerle bir etti. Zaten sahneye ilk çıktıklarında bir de kızın mikrofonuna da ses vermemişlerdi. Bu arada Mika ardından The TT’’de sahnede Türkçe konuştu, ancak Mika aksine içtenlikle konuşmak yerine önceden kağıda yazılmış cümleleri okudu. Yanılmıyorsam son olarak da ‘’Türkçem bok gibi ama sizleri iyi eğlendirebiliriz’’ gibilerinden bir şey söyledi. Peh! Neyse kısacası şöyle böyle geçti. Keşke The Ting Tings yerine asıl Headliner Sophie olsaydı. Neyse artık. Bir haftasonu da böyle geçti, bir festivalde böyle bitti. Sırada Imogen Heap var ! en azından aklımda :P


Bakalım 2011de düzenlencek 10. Efes One Love’da kim var.