Christian Dior etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Christian Dior etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2013 Pazartesi

CAMPAIGNS- S/S 2013

Işık oyunları, grafik açılımlar, şehvet ve Kate Moss. Dergilerin Şubat sayılarına renk getiren 2013 İlkbahar/ Yaz kampanyalarının odak noktaları işte bu kelimeler. 

Kuşkusuz sezonun en görkemli kampanyası Givenchy'e ait. Riccardo Tisci gönül rahatlığıyla 3 yıl daha koltuğunda oturmaya devam edecekken sezon boyunca ona eşlik edicek olan isimler Marina Abramovic, Mariacarla Boscono, Kate Moss, Carine Roitfeld, Mert & Marcus ve M/M Paris.

Kate Moss arkadaşları Joan Smalls ve Daria Werbowy ile Versace kampanyalarında Romalı Gladyatörlerin şehvetini gözümüze sokarken Rag& Bone ve Stuart Weitzman'da da tüm karizmasını cömertçe sergilemeye devam etti.

Y3, Carolina Herrera, Proenza Schouler, Dior, Theyskens' Theory ve Zadig & Voltaire grafik oyunlarla modern sanat tabloları kıvamındaydı.

Alexander Wang minimalizmin dibine vururken Marc by Marc Jacobs grafitilerle, Dolce & Gabbana kalabalık cast'ı ile kontrastın altın çizdi aynı zamanda İtalyan nostaljisini canlandırdı. Saint Laurent Paris ise rocker karizmasını Paris silüeti ile birleştirerek bir başka sinematograik kampanyayla karşımıza çıktı.

A'dan Z'ye sezonun en beğendiğim kampanyaları için:

17 Haziran 2012 Pazar

RESORT DNA: TEK BEDEN- TEK YÜREK

Bakmayın siz başlığın saçmalığına; ama sembolümü de göz ardı etmeyin. Resort'un işlevi ve amacını sorgulamayı ikinci plana atacak olursam aslında seçmiş olduğum tüm lookların ana amacı tek bir şeyi işaret ediyor, kıştan yaza hafif bir geçiş. Onlarca kat altına saklanılan kış ve rengarenk yaz günleri. Resort koleksiyonlarının kadınlara sunduğu ise çok basit. Tek bir parça, tek bir renk. Taşırken yorulmayın, başkasının gözünü yormayın. Elbette Givenchy ve Erdem'de ısrar etmek istemiyorsanız.
Theyskens Theory- Alexander Wang- Christian Dior
Balenciaga- Chloe- Helmut Lang- Lanvin
Chanel- Marc Jacobs- Proenza Schouler- Roksanda Ilincic
Bottega Veneta- Gucci- Stella McCartney- The Row
Michael Kors- Emilio Pucci- Calvin Klein- Celine
Giambattista Valli

8 Temmuz 2011 Cuma

COUTURE TAKES THE CONTROL

Yılda iki kez düzenlenen Paris Couture Week de sonlandı. Pret-a-Porter aksine modanın sanatsal tarafının konuşulduğu haftada tasarımcılar her zamanki gibi hayal gücünü çalıştırıp, uzun saatler çalışıp parmaklarını yorup gözlerini köreltmiştir. E ne de olsa sanatsal ürünler pek de kolay çıkmaz ortaya. 
ALEXIS MABILLE
Hayvansal desenler, Afrikalı tribal efektler, kürkler, kaplanlar ve masal diyarından bir Peter Pan. Sanki Tinkerbell ile Afrika'da Safari yolculuğuna çıkmış gibi.

ARMANI PRIVE
Armani showunda ''Flappers strikes back''. Geçtiğimiz sezonki neon elbiselerin aksine bu sefer saten kumaşlar ve rengarenk desenli uzak doğu detayları ile smokinlerle podyumları fethetmiş. Dikkat çeken asıl nokta ise şapkalar. Geçtiğimiz baharda gerçekleşen Kraliyet düğünü ile tekrardan gündeme gelen şapka modası furyasından Armani de etkilenmiş gibi.

BOUCHRA JARRAR
Kadın kadın gibi, erkek erkek gibi giyinsin demiyorum, androjen modasının her zamankinden daha revaçta olduğunu biliyoruz. Kadınlar şimdilerde 20lerin Jazz Age'inden, Hemingway'in romanlarından fırlamış gibiler. Ancak benim oyum her zaman için kadınların smokin tarzında seksi görünmelerinden değil, zarif couturelar içinde süzülmelerinden yana. Üstelik Bocuhra'nın bu kolleksiyonu da pret-a-porter'dan farksız.

CHANEL
2011/12 kışı için çizmiş olduğu gotik ve karanlık profili couture'da da devam ettirmiş. Aslına bakarsanız ilk defa Chanel'den çıkmış bi' şeyi beğenmedim, belki de artık tweed ve sanki Anna Wintour için oluşturlmuş kıyafetlerden gına geldi. Deniz kızı modasından hoşlananlara da Lagerfeld sürpriz yapmış. Ufak da bir not düşmek gerekirse defileden hemen sonra Anna Wintour, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy tarafından modaya yaptığı üstün katkılar nedeniyle Legion d'Honneur nişanıyla onurlandırıldı. Wintour ise törene aynı gün podyumda sergilenen Chanel ile katıldı.

CHRISTIAN DIOR
Dior özeldir, çünkü John Galliano hikayesini sadece kıyafetlerle anlatmaz, podyumda modellerin akışıyla da teatral bir gösteri sunar. Ancak bu sefer Galliano yoktu. Hatta Gallianosuz ilk Dior showu da denilebilirdi. Cıvıl cıvıl mini- maxi- dresslerle göz doldursa da Galliano'nun yaratmış olduğu ağırlık ve büyü yoktu. Sanki mezuniyet baloları için dikilmiş Tuvana Büyükçınar elbiseleri kadar basit ve sıradanlar hepsi de. Kanımca sadece birkaç gerçek couture parçadan oluşan kreasyonun geri kalanı ise Etro'nun bahar kolleksiyonu için hazırladığı uç uç tülden yapılmış maxi dresslere andırıyordu. Şapkalar ise bir kez daha baş rolde. İmza Stephen Jones.

ELIE SAAB
Couture showlarda dikkat edilmesi gereken show varsa o da Elie Saabdır. Çünkü bir sonraki couture showları gerçekleşene kadar- ki bu da Oscar'lara denk gelir, sene içinde gerçekleşen, - yani Oscar dışında bütün ödül törenlerinde en az 3 kişi Saabı tercih eder. Arap abartısı, fantazi şıklığı, Ebru Gündeş ve Jennifer Lopez kırması. Genellikle sade ve pudra renklerinde, ama kesin olan bir şey varsa kim giyerse giysin onun adı hep en şıklar listesinde geçer. Pudraların arasına ise bu sefer gri/ mavi/ beyaz karşımı su gibi akan elbiseler de eklenmiş. Avizeden asılan taş gibi, ya da tavandan sarkan tül gibi.  

GIVENCHY
Şapka çıkarılması gereken bir adam varsa o da Ricardo Tisci'dir. Her ne kadar son bir kaç couture kreasyonunda birbirinin benzeri / devamı şekilde işlerle karşımıza çıksa da uzun süreçli el emeği gerektiren bol işlemeli elbiselerle bence hepimizin ağzını açıkta bırakmıştır. Hem seksi, hem vahşi, hem nazik, hem de ilgi çekici. Carine Roitfeld de elbiselerden birini geçtiğimiz gün katıldığı davette giyindi bile. McQueen in couture gibi.

JEAN PAUL GAULTIER
Geçtiğimiz sezon androjen Andrej Pejic'i kadın gibi giydirerek defileye çıkartan Gaultier bu sefer pek de onun kadar androjen olmayan erkek modelleri de yürütmüş. Ancak sıra zaten kıyafetlere gelince onlar açıkçası oldukça da erkeksiydi, hem de fazlasıyla sert mizaçlı olanından.

VALENTINO
Chanel Anna'nın, Givency Carine'in, Valentino ise Franca'nın. Tüller, transparanlar rol çalma peşinde.
images via style.com

25 Mart 2011 Cuma

TASARIMIN FELSEFESİ

Esasında bakarsanız moda hiç de küçümsenecek bir sektör değil. İkinci sınıf vatandaşların sırf gösteriş niyetine giydikleri kıyafetlerle hava atmaları, ya da üstlerine marka bir giysi çekmeleri nedeniyle kendilerini bi’ şey zannetmeleri sebebiyle bir takım insanlar tarafından moda da aşağılanıyor. Yüksek kalite moda dergilerinin (bknz en basit örneği Vogue Italia) ve Couture kolleksiyonlarının sanat olduğunun aksini kimse inkar edemez.
Aslında her yönetmen, yazar veya müzisyen gibi de her tasarımcının ve de moda evinin belli bir çizgisi, felsefesi ve hitap ettiği kesim vardır.
Chanel / Fashion for high class bitches / Moda dünyasının mafyası !
Alexander McQueen ! Biraz korku filmi havasında ama fazlasıyla teatral. Şık ama acı veren. Pek zarif kadınlara göre değil, ama her bir kıyafet / parça kısa öykü tadında. Cornelia cadısı iş başında.
Biri Paris’in biri de Milano’nun sembolü gibi. Dior ve Dolce ! Seksi Fransızlar, zarif İtalyanlar.
Sanırım bir kızı yolda çevirip Louboutin mı ? Sevgili mi ? diye iki seçenek sunacak olursanız cevap ilki olur. 2 Karışlık topuklarla bir erkek kadar acı vereceğini unutmayın derim ben ama.
Her zaman bir Poe kısa öyküsü gibi. Karanlık ve ürkütücü. Daima da kanlı. Gareth Pugh.
images via tumblr.com

30 Ocak 2011 Pazar

GLAM STRIKES BACK IN PARIS ! COUTURE SHOWS

Moda sanat değildir demek yanlış olur. Paris Spring 2011 Couture Fashion Week'te sergilenen tüm kıyafetler bunu kanıtlar gibi zaten. Ağır işçilik, el emeği göz nuru işlemeler ... Givency'nin 4,000 saatine ne diyorsunuz peki ? Evet, uzun uğraş verdiği için sanat değil, ancak o uzun uğraş sonucu insan üstü bir başarı ortaya çıktığı için, bizi büyülediği için sanat eseri.

Ödül sezonu açıldı. Grammy's, Brit, Bafta ve Academy Awards daha sonra Cannes Film Festival etc. etc. Kimlerin az çok ne giyeceğini bu görsellere bakarak kestirebilirsiniz ? İsterseniz bir de iddia köşesi açalım. Hangi tasarımcıdan hangi kıyafeti hangi oyuncu giyecek diye ?

Couture'da sadece yerlere sürünen veya balon modelinde elbiseler yok, 20lerin Amerikasından yükselen moda Marlene Dietrich modası smokinler, pantalonlar ve şık bluzlar da - gece kıyafetleri- podyumlarda bizleri karşılayan kıyafetler olu.

Chanel'in Anna Wintour'u hatırlatan kreasyonu, Armani Prive ve Givency'nin neon ışıkları. Jean Paul Gaultier'in de androjen modasına yak uydırması ''men's show''dan sonra burda da göze çarpıyor. Andrej gelinlik içinde karşımıza çıkıyor. Elie Saab ise Jennifer Lopez tarafından Oscarlarda giyilmeyi bekleniyor. 


Oscarlar demişken Tilda Swinton için Fendi, Lanvin ve Jil Sander'ı düşünüyorum. Julianne Moore ise büyük ihitimal Tom Ford giyecektir. 
ALEXIS MABILLE
ARMANI PRIVE
ARMANI PRIVE
BOUCHRA JARRAR
CHANEL
CHANEL
CHRISTIAN DIOR
ELIE SAAB
ELIE SAAB
ELIE SAAB
GIVENCHY
GIVENCHY
GIVENCHY
GIVENCY
JEAN PAUL GAULTIER
STEPHANE ROLLAND
STEPHANE ROLLAND
VALENTINO
ZUHAIR MURAD