DolceGabanna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DolceGabanna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2013 Pazartesi

CAMPAIGNS- S/S 2013

Işık oyunları, grafik açılımlar, şehvet ve Kate Moss. Dergilerin Şubat sayılarına renk getiren 2013 İlkbahar/ Yaz kampanyalarının odak noktaları işte bu kelimeler. 

Kuşkusuz sezonun en görkemli kampanyası Givenchy'e ait. Riccardo Tisci gönül rahatlığıyla 3 yıl daha koltuğunda oturmaya devam edecekken sezon boyunca ona eşlik edicek olan isimler Marina Abramovic, Mariacarla Boscono, Kate Moss, Carine Roitfeld, Mert & Marcus ve M/M Paris.

Kate Moss arkadaşları Joan Smalls ve Daria Werbowy ile Versace kampanyalarında Romalı Gladyatörlerin şehvetini gözümüze sokarken Rag& Bone ve Stuart Weitzman'da da tüm karizmasını cömertçe sergilemeye devam etti.

Y3, Carolina Herrera, Proenza Schouler, Dior, Theyskens' Theory ve Zadig & Voltaire grafik oyunlarla modern sanat tabloları kıvamındaydı.

Alexander Wang minimalizmin dibine vururken Marc by Marc Jacobs grafitilerle, Dolce & Gabbana kalabalık cast'ı ile kontrastın altın çizdi aynı zamanda İtalyan nostaljisini canlandırdı. Saint Laurent Paris ise rocker karizmasını Paris silüeti ile birleştirerek bir başka sinematograik kampanyayla karşımıza çıktı.

A'dan Z'ye sezonun en beğendiğim kampanyaları için:

25 Mart 2011 Cuma

TASARIMIN FELSEFESİ

Esasında bakarsanız moda hiç de küçümsenecek bir sektör değil. İkinci sınıf vatandaşların sırf gösteriş niyetine giydikleri kıyafetlerle hava atmaları, ya da üstlerine marka bir giysi çekmeleri nedeniyle kendilerini bi’ şey zannetmeleri sebebiyle bir takım insanlar tarafından moda da aşağılanıyor. Yüksek kalite moda dergilerinin (bknz en basit örneği Vogue Italia) ve Couture kolleksiyonlarının sanat olduğunun aksini kimse inkar edemez.
Aslında her yönetmen, yazar veya müzisyen gibi de her tasarımcının ve de moda evinin belli bir çizgisi, felsefesi ve hitap ettiği kesim vardır.
Chanel / Fashion for high class bitches / Moda dünyasının mafyası !
Alexander McQueen ! Biraz korku filmi havasında ama fazlasıyla teatral. Şık ama acı veren. Pek zarif kadınlara göre değil, ama her bir kıyafet / parça kısa öykü tadında. Cornelia cadısı iş başında.
Biri Paris’in biri de Milano’nun sembolü gibi. Dior ve Dolce ! Seksi Fransızlar, zarif İtalyanlar.
Sanırım bir kızı yolda çevirip Louboutin mı ? Sevgili mi ? diye iki seçenek sunacak olursanız cevap ilki olur. 2 Karışlık topuklarla bir erkek kadar acı vereceğini unutmayın derim ben ama.
Her zaman bir Poe kısa öyküsü gibi. Karanlık ve ürkütücü. Daima da kanlı. Gareth Pugh.
images via tumblr.com

WHITE LACE

Tamam bu aralar çok fazla moda postu yazmaya başladım affedin, ama bu konu hakkında bahsetmeseydim olmazdı. Geçtiğimiz sonbahar tüm dergi kapaklarında Miu Miu vardı. Aralık ayında ise Balmain. Şimdi ise bir çoğunda Dolce & Gabbana olmak üzere her yerde beyaz, dantel elbiseler. Tamam trend bu ! Ama biraz yaratıcılık trend uygulamayın trend yaratın dergiciler ! Evet boş adamım oturup bunları araştırdım !

en az 4 dergiden daha bekliyorum bu atılımı.
images via fashiongonerouge

16 Ocak 2011 Pazar

FROM MILANO WITH LOVE ! BRIT NOBILITY & ITALIAN ELEGANCE

Milan Fashion Week başladı. 2011 / 2012 trendleri nelermiş diye ilk bakış atıldı. İlk gün modanın ağır topları sahneye çıktı. Safkan ingiliz Burberry Prorsum ve İtalyan şıklığı Dolce & Gabbanna bunlardan sadece ikisiydi. Biri ''men should act like a gentleman'' derken diğeri ''no fear of colors'' demeyi uygun gördü. Karar sizin !

Değişen çağa ayak uydurabilmek adına anında görüntü ile Burberry yeniden online olarak showu izletti. Dolce & Gabbanna ise hemen ardından youtube'a yükledi. Kim derdi bir gün her modaseverin moda haftalarına katılabileceğini ! Aynı atağı Istanbul'dan da bekliyoruz. Yok öyle bedavaya beşinci başkent.

Rengarenk paltolar, kışın vazgeçilmezleri koyu renkler ve ingiliz kumaşı ekoseler, bazı paltolarda ise bu sezonun ''it-dress''i MiuMiu'dan esintiler. Erkeklerin de kürke alışması gerektiği de dile getirilmiş :/ İşte bir sonraki kış yani 2011/2012de bizlere Ingiliz asaletini yaşatacak bir kreasyon. Burberry Prorsum. Kalın atkılar yerine ince detay fularlar ve karşı cinste olduğu gibi yoğun hayat telaşını yakalayabilmek için boyutu büyüye çantalar. Her daim şık ve görünüşe göre rahat duran ayakkabılar ise ''beni dolabına al'' diyor sanki ! (6.7.ve 8. görseller- Bir de onların rengarenk versiyonları mevcut) Klasik kesim pantolar dışında 5. ve 7. karedeki kesimlere de dikkatinizi çekerim. Yoksa o farklılık sadece modellerden mi kaynaklanıyor ?

İzlemek için ise !
İtalyan erkeğin stili, şıklık ve centilmenlik yarışı. Sartorial takım elbiseler ve ''red is the new black'' mottosu. Erkeklere renk aşısı. Sezon fark etmeden gardroplara bahar havasını taşımanın tam zamanı. Üst kısımdaki görüntü ne kadar incelmişse ayakkabılar da o kadar kabalaşmış. Geçtiğimiz sezon yükselişe geçen pantalon askıları (adına her ne deniyorsa) bir kaç yıl daha dolabınızın baş köşesinde yer almaya devam edecek. Şık erkekler için pantalonun altında kalan kısım da önemlidir. Bir de sabah kalkarken kimse makyajsız celebritylere benzemek istemez değil mi ? Yatakta, iş yerinde, sabah kahvaltısına katılmak üzere... her yerde gerçek şıklık. Pantalonların kesiminde yeniden farklılık. Ağları düşmüş, sanki altınızı doldurmuşsunuz hissiyatı :/ her daim kıravat takmak zorunda kalan beyler için ise ince detaylar. Ne demişer ''şeytan ayrıntıda saklıdır''. Jean giyerken kalıplarınızı kırın ve mavi renginden vaz  geçin. Yeri gelmişken kim demiş paça kıvırmanın yeni sezonda kaybolacağını. Kadifenin kusursuzluğu ve moda dergilerinin party-issue temalı sayıları için mükemmel seçimler. Dolce & Gabbanna hala bir İtalyan efsanesi olmaya devam ediyor.
Show'a göz atmak isterseniz diye !

24 Ağustos 2010 Salı

LEBRON JAMES FOR GQ // CHECK YOUR FALL / WINTER WARDROBE !

IFW'ye yakalştıkça modayla, modayla alakalı olan şeylere karşı ilgi daha da arttı elbette. American GQ Sept. Issue kapağını ve içinde yer alan LeBron James editöryalinipaylaşmak istedim. Aslında blogumda genelde böyle şeylere yer vermem, hayır ortada olağanüstü şeyler de yok ama , bilmiyorum işte, sanırım blogumda bundan sonra böyle ''hazır çorba'' kıvamında yazılar da bulabilirsiniz.

Neyse; sizler için de sonbahar / kış gardrobunuzu düzenlemek için ufak birkaç tüyo. İlk görsel, ki aynı zamanda kapak olarak kullanıldı, bizlere Vitrindeyiz'in sözlerini hatırlattı, evet yelekler çıkın dışarıya. Ralph Lauren'a ait olan bu parçalar, orta yaşlı erkekler için ''bundan iyisi şamda kayısı'' dedirtse de ben bile giyebilirim, o denli muhteşemler. İkinci görselde ise hırka LeBron James'a aitmiş. Neyse onu her yerde bulabiliriz (en azından benzerlerini) ama ya pembe Tom Ford gömleğe ne demeli ? Adamım ya ne yapsa ''perfecto''. Ve evet spor bir tarzda da kıravatlar takılmalı.


Şapkalar artık bizlerde de vaz geçilmez aksesuarlardan biri. Görünümü tekdüzelilkten kurtarmak için adeta sığınabileceğiniz bir liman. Baştan aşağı D&G'lara bürünen James en sevdiğim renkleri üstünde taşıyor, hepsi de bence ''wishlist''lik. Şapka 3. görselde de karşımıza çıkarken Bottega Veneta slim fit jean'e Dolce & Gabbana ekose gömlek / (oduncu deyin ya da ) ki benim favorim - eşlik ediyor.

5. görseldeki gömlek ve kazak. Tom Ford. Şimdi dağılabilirsiniz. (Yine bu kazaklar en favori modelim). Ölüp bittiğim görseli ise sona sakladım. Blazer, Nike; Jeans, Gucci; Kemer, Yves Saint Laurent ve gözlükler bir kez daha Tom Ford. Dandy look, chic bir guy daha başka ne ister ki. En baba markalar aynı görselde.


görseller gq.com 'dan alınmıştır.

6 Temmuz 2010 Salı

Posterous | 2011 S/S Men'sFashionWeek

Geçtiğimiz günlerde Milano ve Paris'ten gerçekleştirilen 2011 yılının trendlerini gözümüzün içine sokan erkek moda haftalarının son bulmasıyla beraber, style.com sayesidne inceleyebildiğim ve en fazla hoşlandığım ya da üzerinde konuşmak istediğim ''look''ları seçip post yapmak istedim. Aslında şu cümleyi şöyle de değiştirebilirim, kendime göre en alınabilir ve giyilebilir modelleri seçtim, yani daha orjinal ve dikkat çekicileri vardı ama ben bunları seçtim. Baştan söyliyeyim moda'dan anlamam. Bi çoklarının yaptığı gibi ayda iki moda dergisi karıştırıp burda gelip üstüne ahkam kesmiyorum, o yüzden en baştan anlaşalım. Ha eğer seçkimi beğenirseniz dipte bi yorum bırakabilirsiniz :P İşte huzurlarınızda '11 S/S Men's Fashion.
İlk görsel Acne defilesinden. Bana yüksek bey siyah pantalon ve içinden saten bir gömlek giyen klasik ama şık iş kadını görünümünü hatırlatsa da baştan aşağıya style bir görünüm. Yine de ben için oldukça feminen.
İkinci görsel bana Robert Downey Jr.'un 2010 Academy Awards Outfit'ini hatırlatsa da oldukça başarılı. Şehirli ve şık. Oldukça da cool. (Adam Kimmel)
Sezonun en iyi parçaları ise Bottega Veneta'dan geldi. Beyazların da ağrılıkta olduğu seçkide neredeyse beğenmediğim tasarım yoktu. Geçtiğimiz hafta ''look du jour'' kısmında da ağırladığım tasarımlardan biri de yine bu koleksiyona aitti. İşte 3. 4. ve 5. outfitler'de Bottega Veneta'ya ait.
Aristokrat İngilizlerden asil bir marka. Burberry Prorsum. Derilerin hakim olduğu koleksiyondan en beğendiğim ise 6. resimde sizleri bekliyo olucak :D
Bottega Veneta ardından beni benden alan tasarımlar ise D&G'dan geldi. Hem podyum üzerinde hem de tasarımlarının kendi içlerinde iliklerinize kadar hissedebilceğiniz bir bahar havası söz konusu. İşte 7. 8. 9. ve 10. outfitler.
Vee klasikleriyle Dolce & Gabanna ...11. 12. 13. ve 14. looklar.
Etro'da ise gelcek sezon, bu sezon kadınlarda gördüğümüz şık tulumlardan var, benim gözüme pek şık olarak çarpmadılar ama sizi bilmem. İşte benim Etro'dan seçtiklerim. 15. ve 16. görseller.
Giorgio Armani ise koleksiyonuna Amerikalı yazar/ şair / filozof diyebilceğimiz ve Amerikan Edebiyatının en bilindik figürlerinden biri olan Ralph Waldo Emerson'a göndermeyle başlamış. ''Whoso would be a man must be a nonconformist." Armani markası kadar şık ve karizmatik... evet sanırım çok param olsa bu 6 outfit'i de alırım. 17-22. looklar.
Tee el kadarken bile bildiğim yegane marka Gucci'dir. Yooo annem beni Gucciler içinde büyütmedi ama hep daha ihtişamlı olmuştur Gucci sanki. İşte benim de gucciden seçtiğim 3 güzel kombin. 23 -24 ve 25.
Yunanlı messenger Hermes'ten ise koleksiyonun açılış parçası gözüme takılanlar arasında. İşte look 26.
Jean Paul Gaultier ... 27
Çantalarıyla olduğu kadar, kadın koleksiyonlarıyla da göz dolduran LV ise merakla incelediğim bir diğer koleksiyon. 28 ve 29
Just Cavalli :p 30
İşte bu kadar. 13 tasarımcı. 30 parça. that's how I understand fashion ??



See and download the full gallery on posterous
Posted via email from jamesmayer's posterous