Hermes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hermes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ağustos 2011 Cumartesi

MOODBOARD: ÖZGÜR KIZ YA DA ÇİÇEK KIZ. INDIE / INDIAN STYLE

Bu kış sokaklar hiç olmadığı kadar renkli. Yazın etkisini bir türlü üstünden atamayanlar ve yazın gelmesini bekleyenler için ideal yani. Color blocklara devam, puantiyeler en gözde, belki biraz fetişist yaklaşım ama oldukça dokunaklı ve romantik. Ya da Lanvin kadını gibi sade ama herkesten güçlü.

Ancak gelin görün ki bu trendlerin en büyük rakibi olmaya aday iki güçlü stil. Biri Aztek topraklarından geliyor, diğeri de 69 ruhundan. Kelime oyunu yapmak isteyenler için ise mükemmel ten uyumu kıvamında tekerlemeler için ilham kolay gelecek gibi. Biri Indie diğeri Indian. Gerçi her ikisinin özünde yatan da özgür ruh değil mi ? Belki de bu tasarımları giyerek çiçek kız olup, toprağın tadını alıp günün koşuşturmacasından / stresinden uzakta durmak isteyenler için en ideal trend budur. 2011 / 2012 Sonbahar / Kış Indie / Indian trendi için Milano- Paris podyumlarındayız.

Kim bilir belki de filme çevrilmeyi bekleyen ''Just Kids''in gardrobunda bu tasarımcalardan bir şeyler görebiliriz.

İlk durak Paris'te karşımıza çıkan Chloé. 70ler ruhu, patchwork stili ve Oturan Boğa'nın battaniyesi. Kullanılan deriler ise sanki Orta Batı'dan geçen Bizonlardan alınmış gibi.

Maskülen stiliyle Paris'ten bizlere seslenen Emmanuelle Alt markası Isabel Marant ise kürklerin ve zengin-şık stilinin yanında Indie'ye yer verenlerdendi. Saçaklar, pançolar ise vahşi batı özelliğini güçlendiren detaylardan.

Paris'teki Hermès showu her zamankinden daha fazla bekleniyordu. Yeni tasarımcı Lacoste'dan ithaldi. Polo yaka t-shirtlerden Nomadic kültüre geçiş pek de kolay olmamıştır. Ama sonuçta elde edilen başarı göz ardı da edilemez.
Milano'dan selam çakan Etro defilesinin açılışını ise Vogue Türkiye Ocak sayısının yüzü ve yakında çıkacak olan V Fall Issue'de Carine Roitfeld direktörlüğünde hazırlanan''The Heroes'' editöryalinde başrolde karşımıza çıkacak olan Aymeline Valade yapmıştı. Etro kreasyonunda herzamanki gibi baş rol kıyafetler üzerindeki motiflerin insanda bıraktığı etkideydi.
İlhamını kırlarda dolaşan hayvanlardan almış gibi duran Karl Lagerfeld'in bir diğer eseri ise Milano'da Fendi ile karşımıza çıktı. Ancak Fendi'yi tanımlayabilecek özellik ise sofistike-özgürlük kelimelerinin altında yatıyor. Doğru kumaş, doğru renk kombinasyonunda Indie havası eserken aynı zamanda 70lerin elitist Parizyen çay partilerindeki havayla da karşılaşabilirsiniz.
Şu dünyada sayılı ailelerden birine mensup olmak istersiniz. Kennedyler. Gainsbourglar, Roitfeltler ve Missoniler. Milano'dan selam çaakan Missoni el örgüsü kıyafetleri ve pijamamsı stiliyle tüm moda evleri arasından daima bana en sıcağı, içteni ve rahatı gelir.
Kim bilir belki de bunlardan bir outfiti seçip I wish I was a punk rocker diyerekten Istiklal'de Tünel'de, Galata'da gezmeye başlarsınız.

24 Ocak 2011 Pazartesi

PARIS I LOVE YOU - ALL THE SHOWS

Bir moda bloggerı değilim. Modadan zevk alıyorum. O yüzden paylaşıyorum. Ama abartmamak gerekir. Siz en iyi postları daha profesyonel bir kişiden okuyun. Ama benim radarıma takılanlara göz atmayı da unutmayın. Bu arada Nice Boys'u da boşlamayın :P

Bu seferki postta modanın mafyaları yer alıyor. Hepsi koyu renk. Dior, LV etc. etc. Jönler için yaratılmış bunlar. John Galliano her zamanki gibi teatral ama artık korsanlardan etkileşime bir son verilse. Givency'nin baskıları süper. Benim de dolabımda olsun istiyorum. Kenzo'nun kadifeleri ve Hermes'in boyunlukları. (Atkı değil, fular değil o tarz işte :P) Bu arada Gucci'nin enfes clucth'larıyle LV'larınızı ya da YSL'ınınızı kombinlemeyi unutmayın.
Ann Demeleuemeester & Dior Homme
Givenchy
Hermes
John Galliano
John Galliano
Lanvin
Louis Vuitton
Louis Vuitton
Raf Simmons & Kenzo
YVES SAINT LAURENT
Paul Smith

6 Temmuz 2010 Salı

Posterous | 2011 S/S Men'sFashionWeek

Geçtiğimiz günlerde Milano ve Paris'ten gerçekleştirilen 2011 yılının trendlerini gözümüzün içine sokan erkek moda haftalarının son bulmasıyla beraber, style.com sayesidne inceleyebildiğim ve en fazla hoşlandığım ya da üzerinde konuşmak istediğim ''look''ları seçip post yapmak istedim. Aslında şu cümleyi şöyle de değiştirebilirim, kendime göre en alınabilir ve giyilebilir modelleri seçtim, yani daha orjinal ve dikkat çekicileri vardı ama ben bunları seçtim. Baştan söyliyeyim moda'dan anlamam. Bi çoklarının yaptığı gibi ayda iki moda dergisi karıştırıp burda gelip üstüne ahkam kesmiyorum, o yüzden en baştan anlaşalım. Ha eğer seçkimi beğenirseniz dipte bi yorum bırakabilirsiniz :P İşte huzurlarınızda '11 S/S Men's Fashion.
İlk görsel Acne defilesinden. Bana yüksek bey siyah pantalon ve içinden saten bir gömlek giyen klasik ama şık iş kadını görünümünü hatırlatsa da baştan aşağıya style bir görünüm. Yine de ben için oldukça feminen.
İkinci görsel bana Robert Downey Jr.'un 2010 Academy Awards Outfit'ini hatırlatsa da oldukça başarılı. Şehirli ve şık. Oldukça da cool. (Adam Kimmel)
Sezonun en iyi parçaları ise Bottega Veneta'dan geldi. Beyazların da ağrılıkta olduğu seçkide neredeyse beğenmediğim tasarım yoktu. Geçtiğimiz hafta ''look du jour'' kısmında da ağırladığım tasarımlardan biri de yine bu koleksiyona aitti. İşte 3. 4. ve 5. outfitler'de Bottega Veneta'ya ait.
Aristokrat İngilizlerden asil bir marka. Burberry Prorsum. Derilerin hakim olduğu koleksiyondan en beğendiğim ise 6. resimde sizleri bekliyo olucak :D
Bottega Veneta ardından beni benden alan tasarımlar ise D&G'dan geldi. Hem podyum üzerinde hem de tasarımlarının kendi içlerinde iliklerinize kadar hissedebilceğiniz bir bahar havası söz konusu. İşte 7. 8. 9. ve 10. outfitler.
Vee klasikleriyle Dolce & Gabanna ...11. 12. 13. ve 14. looklar.
Etro'da ise gelcek sezon, bu sezon kadınlarda gördüğümüz şık tulumlardan var, benim gözüme pek şık olarak çarpmadılar ama sizi bilmem. İşte benim Etro'dan seçtiklerim. 15. ve 16. görseller.
Giorgio Armani ise koleksiyonuna Amerikalı yazar/ şair / filozof diyebilceğimiz ve Amerikan Edebiyatının en bilindik figürlerinden biri olan Ralph Waldo Emerson'a göndermeyle başlamış. ''Whoso would be a man must be a nonconformist." Armani markası kadar şık ve karizmatik... evet sanırım çok param olsa bu 6 outfit'i de alırım. 17-22. looklar.
Tee el kadarken bile bildiğim yegane marka Gucci'dir. Yooo annem beni Gucciler içinde büyütmedi ama hep daha ihtişamlı olmuştur Gucci sanki. İşte benim de gucciden seçtiğim 3 güzel kombin. 23 -24 ve 25.
Yunanlı messenger Hermes'ten ise koleksiyonun açılış parçası gözüme takılanlar arasında. İşte look 26.
Jean Paul Gaultier ... 27
Çantalarıyla olduğu kadar, kadın koleksiyonlarıyla da göz dolduran LV ise merakla incelediğim bir diğer koleksiyon. 28 ve 29
Just Cavalli :p 30
İşte bu kadar. 13 tasarımcı. 30 parça. that's how I understand fashion ??



See and download the full gallery on posterous
Posted via email from jamesmayer's posterous