Emmy Awards etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Emmy Awards etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Temmuz 2012 Cuma

EMMY ADAYLIKLARI!

Türkiye saatiyle dün akşam üzeri açıklanan Emmy Awards adaylıkları, özellikle yurdum yabancı dizi takipçileri arasında büyük sansasyonlar yarattı. Kullandığım kelime ise abartısız. Sevilen dizi ve oyuncuların kazandığı adaylıklar yerine yapılan haksızlıklar ve abartılı bir şekilde gereksizce dağıtılanlar daha fazla konuşuldu. 



KOMEDI

Outstanding Comedy Series dalında adaylık elde edemeyen ''Parks & Recreations'' bence akademinin ilk büyük ayıbı. Her ne kadar bu ayıplarını Amy Poehler ve Outsanding Writing dalıyla ört bas etmeye çalışsalar da hepimize biliyoruz ki ekip yeniden elleri boş ayrılacak geceden.

Duruma aslında hiçbir itirazım yok ama ''Desperate Housewives''dan Karen McCluskey karakterini canlandıran Kathryn Joosten ne oldu da birden 'Konuk Oyuncu' sıfatından bu kategoriye atladı şaşırdım doğrusu. Ha bana soracak olursanız kendisi zaten yardımcı oyuncuydu ama eğer geçtiğimiz aylarda kendisini kaybettiğimizden ötürü böyle bir şey yaptılarsa...Hepimiz de biliyoruz akademilerin bu tür oyunculara duyduğu sempatileri. Her şey bir yana bu sezon Eva Longoria da kendini aşmıştı, üstellik Vanessa Williams da pek fena sayılmazdı. Ama tabii Desperate Housewives bir Mad Men olmadığından ondan birden fazla adaylık bekleyemeyiz. Öte yandan bence akademinin de en zorlanacağı dallardan birinin bu olduğunu düşüyorum. Hükümet gibi ''Modern Family'' kızlarının yanı sıra bir de Kristen Wiig var, ki kendisi SNL'den ayrıldıktan sonra popülaritesini America's Sweatheart mertebesine yükseltti. Bakalım! Bir de bunların erkek versiyonu var ki sormayın. Her türlü Modern Family'den biri kapar diye umuyorum / düşünüyorum.
Gelen adaylıklardan beni en fazla şaşırtanı da Lena Dunham'a gelen destek oldu. 3 adaylık kapan Dunham'a pek ödül gideceğini sanmıyorum, ama Mad Men'le gözü kararan bir akademinin yeniye ve gençlere de şans vermesi güzel. Özellikle Amerika'da dizi hakında yapılan ''erkekleri çok alçak'' görüyorlar eleştirilerinden sonra.  


DRAM


Gelelim Outstanding Drama Series dalına. Sanırım fırtınaların koptuğu asıl dal da burası. 'Game of Thrones' sonrası senenin en baba dizisi 'The Good Wife'tı. Ki hadi ilki daha fazla epic şeyler anlattığından görkemli olması olağan. Geçtiğimiz günlerde -şimdi hatırlamıyorum- okuduğum -yerli/ yabancı hatırlamıyorum- dizilerden biri Good Wife'ın en büyük başarısının dizinin Amerikan gündemiyle beraber ilerlediğini söylemişti. Ana kadroyu geçtim konuk olan oyuncular bile #allahuekberwoohoo Matthew Perry, Michael J Fox ve Martha Plimpton. Her biri için oluşturulmuş karakter, background ve senaryo. Sonuca çok zorla ulaşılan ama pürüssüz bir şekilde size gülümseyen matematik problemi gibi akan bir hikaye/ senaryo. Ama pardon Mad Men daha iyiydi di mi? 'Breaking Bad' olayına ise hiç girmiyorum zaten.Dizinin en büyük fanı olduğuman ise ''Downton Abbey'' bu sene Mini-series kategorisinden çıkmış olmasına seviniyorum. Ama ne oldu da bu terfi gerçekleşti o da muamma. Yine de doğrusu buydu. Kazanan ise kuvvetle muhtemel Mad Men olacaktır, ki bu da Game of Thrones'a çok büyük hakaret olur.


Sanırım beni en tatmin eden kategorilerden biri de Outstanding Lead Actress in Drama oldu. Michelle Dockery ve Julianna Margulies'in yanı sıra Claire Danes, Kathy Bates ve Glenn Close diğer adaylar. Kuvvetle muhtemel ödül Claire Danes'e gider, ilk iki isim ise benim favorim. Yardımcı rollerde ise yine başka bir çekişme bence tüm zamanların en iyi karakter / tiplemelerinden biri olan Kalinda Sharma rolüyle Archie Panjabi ve yine The Godd Wife'tan Christine Baranski aday olurken Maggi Smith de adaylar arasında. Geçtiğimiz sene ödülü kapan Maggie Smith mini-series kategorsindeydi. Bu daldaki ödülü ise tamamıyla alakasız biri kazanmıştı. Bu arada gerçekleşen buzzların aksine geçtiğimiz sene olduğu gibi 'The Killing'e bu sene adaylık çıkmadı. 


Outstanding Actor kategorisinden adaylık kazanan Hugh Bonneville'in yanı sıra Supporting Cast arasında da yini ki Abbeyci bulunuyor. Bunlar ise Brandon Coyle ve Jim Carter. Sizin anlayacağınız Dockery dışında dizinin tüm yaşlı castı adaylık kaptı. Aynı kategoride ise favorim geçen sene ödülü alan Peter Dinklage. 
Guest Actress kategorisi adaylarından biri de Martha Plimpton. En azından burada yenmemiş Good Wife'ın hakkı. Bu arada bu dizideki rolüyle geçen sene ve evvelki sene aday olmayışı da garip. Aynı kategoride bir de Hollywood yıldızı var, ki bizler ona Uma Thurman diyoruz. Bu arada kategorinin erkek versiyonunda aynı diziden Dylan Baker'ın olması da sevindirici. ''En iyi Dizi kategorisini size vermedik, ama geri kalan adaylıkların hepsi de sizin olsun. Tüm bunlar birleşse bile en iyi olamıyorsunuz çünkü Mad Men değilsiniz.''


Yine senaryo dalında Mad Men'e üç ödül giderken geri kalan diziler için bir dakikalık saygı duruşu. 


MINI SERIES- TV MOVIE


American Horror Stories ve Luther (BBC) gibi dizilerin yanında göze çarpan iki yapım ise Sarah Palin'i anlatan ''Game Change'' ve Hemingway'in hayatına selam çakan ''Hemingway and Gellhorn''. Aynı kategorinin oyuncu verisyonları ise Oscar yarışı gibi Nicole Kidman, Julianne Moore ve Emma Thompson ile Kevin Coster, Clive Owen, Bill Paxton ile Idris Elba aynı kategorilerde yarışıyorlar. Geçen sene Kate Winslet aldığı ödül ise umarım Moore'un olur. 


Bir dakika Mad Men'in neden adaylığı yoktu?

30 Ağustos 2010 Pazartesi

BUNLARI SÖYLEMESEM İÇİMDE KALIRDI ... EMMY'LER VE MEDYADAN BİR KAÇ NOT ...

Aslına bakarsanız 5 gün içinde 11 post, yorulmuştum, kendime 2 gün internet yasağı koymuştum, ne de olsa telefondan mailler, blog yorumları ve tweetler kontrol edilebiliyordu, ama elime sabah gazeteyi aldığımda içimde tutamadım, medyada yer alan bir kaç haber hakkında yorum yapmak istedim. Bu vesileyle hakkında yazı yazmayacağım dediğim Emmy'lere de şöyle bir ucundan dokunurum.


  • Emmy'lere başlayalım isterseniz. Bahsetmek istediğim en önemli nokta açılış seremonisi ve daha sonra aralarda gösterilmek için hazırlanan videolardı. Çeşitli dizilerin oyuncuları birleşip, diğer dizilere göndermeler yaparak kısa filmler(adları her neyse) hazırlamışlardı. Glee yıldızları, Tina Fey ve Lost'tan Jorge Garcia'nın (Hugo) bir araya gelmesi. Modern Family ekibi ve George Clooney ile Family Guy'ın birleşimi. Düşünebiliyor musunuz Türkiye'nin Emmy'leri olarak adlandırılan İsmail Cem TV ödüllerinde Aşk-ı Memnu ve Ezel ekibinin; Gönülçelen ile Arka Sokak'ların bir araya geldiğini. Şişkin egoların boy gösterdiği Türk Medyasında böyle bir şey ? Delirmiş olmalıyım bunu düşündüğüm için. Söz Emmy'lerden açılmışken kazananları ve fikirlerini canlı canlı blogunda paylaşan kültür/sanat bloggerımızı The Balkabaa'na da tebrikler. Kendisi benim Grammy, Golden Globe ve Oscarlar'da denediğim, ama sıkıldığım için yarım bıraktığım projeyi gerçekleştirdi. http://www.thebalkabaa.com/ . (Sol tarafta tercihini Alexander McQueen'den yana kullanan True Blood yıldızı Anna Paquin).
Geceye, Lucila Sola ile katılan Dolce & Gabbana içindeki Al Pacino ve Burberry içindeki Hugh Dancy ile neredeyse gecenin en şık kadını olan Armani Prive ile Claire Danes.
  • Hala IFW mi sayıklıyosun diyeceksiniz ama HT Gazetesinde yer alan iki ayrı yazıya katılmadan değinmeden edemiyeceğim. Ancak başta şunu söylemek istiyorum, Istanbul'u diğer saygın moda haftlarının ''mahşerin 4 atlısının'': Milano, Paris, London, New York; içine sokma çabaları var. Yavaşşş. Henüz Barcelona, Los Angels, Sao Paola FWlerin bile bunlara aynı gruba sokulmadığı bir platformda ''siz kendinizi ne zannediyorsunuz'' derler adama. Orada bulunmadım ama giden insanlar defilelerin mükemmelliğinden bahsederken, rezil organizasyondan şikayet ediyorlardı. Böyle mi gireceksiniz bu AList şehirler arasına. Onca yıl aklınız neredeydi hem? Evet büyük oynamak gerekir, ancak adım adım ...
Kuyruklu güzeller Tina Fey; Oscar de la Renta ve güzeller güzeli Eva Longoria Parker; Robert Rodriguez ile.
  • Elif Key'in ve Esra Çoruh'un HT'deki yazılarına da değinmek isterim. Birkenstocklarını, eteğini ve t-shirt'unu üstüne geçirip gittiğini söyleyen Elif Key'e kocaman bir alkış. Ben de orada bulunsaydım, aynen Birkenstocklarım, şortum ve de trendy bir gömlekle boy gösterirdim sanırım. Esra Çoruh ise gelen konukların ''görmemişliğinden'' yakınıyordu. Kadın haklı ! Sokak Moda Blogları sayesinde Avrupa Moda haftalarına katılan sıradan insanları gözlemleyebiliyoruz. Hepsi trendy ama hepsi sade. Ben de bir çok görselleri sizlerle paylaştım Ece Sükan, Deniz Berdan, Burcu Esmersoy gibi güzeller oldukça şık ama sadelerdi. Makyaj ve saç konusunda demek istiyorum. Ama gelin görün ki bloggerlar ve blogger olmayan diğer senden benden insanlar... Ahh onlar ... Hepsinde de bir değişik hava. Anlıyorum hepiniz de heyecanlısınız ama, abartıya gerek yok ! Hele bu yaz sıcaklarında makyaj ?? Şu kızların güzelliklerini makyajla bozma huylarına, makyaj yaptıkları zaman kendilerini daha güvenli ve güzel hissetmeleri fikrini anlamıyorum ... Yine de erkek moda bloggerlarını gördüm de en iyi duruşlar onlardaydı sanırım.
Cheryl Hines, karizmatik (evet isim cidden karizma değil mi ?) Zac Posen ile, Modern Family yıldızı Sofia Vergera hatlarıyla bana Sevda Demirel'i hatırlatsa da Carolina Herrera'sı içinde oldukça alımlı. 
  • Bir diğer konu ise yaratıcılık. Rahşan Gülşan bugünkü yazısında kendilerini Türkiye'nin en büyük starları ! (çakmaaaa) zanneden Hande Yener ve Demet Akalın'ın Lady GaGa'laşma hevesinden bahsetmiş. Ancak bunu yaparken kendisi komik duruma düşmüş zira -sağır sultan bile biliyor- ''Sopa'' videosu GaGa'dan değil İngiliz Cheryl Cole'dan arak. Evet neticede arak, ama en azından bir haber yapıyorsan biraz daha özenle hazırlayabilirsin. Gelelim Rahşan'ın asıl konusuna. Yavrucum -böyle diyorsam bana kızma, seni çok seviyorum ve hergün merakla takip diyorum- sen ne zaman gördün ki bizlerin orjinal işlere imza attığını, en sevilen TV Yapımlar, Reality Showları hepsi arak, yerli malı yurdun malı olarak lanse edilen yapımlar bile birebir kopya.
 Şık ve uyumlu çiftler iş başında. Giorgio Armani içindeki Jennifer Westfeldt ve John Hamm. Yanında ise Tom Ford giyen Jimmy Fallon ile MaxMara giyinen Nancy Juvonen.

          Medya alanının içinde olduğu birçok iş sektöründe torpilin ön plana geçtiği yerde yaratıcılıktan yoksun adamların işe alınmasının sonucu budur. Daha geçtiğimiz günlerde düzenlenen IFW'de bile bu konuda bilgili bloggerlar tasarımlarda yabancı modacılarının izlerinin çok olduğunu vurguladılar. En basitinden ben bile hakkında yazacağım bir konuyu başka bloglarda gördüğüm zaman duraklayarak kendi bloguma alıyorum. Evet neticede fikir benim fikir ama hakkında daha önce zaten çokça yazıldı. Her neyse, sonuç ne mi oluyo Acun Bey, Survivor'u, Var Mısın Yok Musun? 'u Türkiye'ye getirir ve ayakta alkışlanır. İlham almak o kadar kolay ki, ancak siz sadece gün boyu İstiniye Park'ta gezinerek ''biz sanatçıyız'' deyin. Sizin sorununuz ne biliyor musunuz ? Ayna karşında GaGa videosu çıktığı anda eline parfüm şişesini alıp mikrofon yapıp 15 yaşındaki teenage kızlardan farkınız olmadığını anlamamanızdır.


Calvin Klein Collection'ı seçen Matthew Fox ve eşi Margherita Ronchi. Yanında ise bana MET Costume Institue Gala'daki Zuhair Murad içinde poz veren Jennifer Lopez'i anımsatan görüntüsüyle Lea Michele.(pek de şık sayılmaz.)
  • Şimdilik bu kadar dağılabilirsiniz.
Gecenin en şık iki isme ise sona saklandı.
Marchesa ve Louboutin'leri ile Heidi Klum diğer tarafta ise Giorgio Armani içinde George Clooney