Hülya Avşar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hülya Avşar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Eylül 2010 Çarşamba

FATMAGÜL'ÜN SUÇ DOSYASI BİR HAYLİ KABArIK !

Ay başında sizlerle yeni sezonda izlemeniz gereken diziler hakkında bilgi vereceğimi yazmıştım. İşte onlardan ilki FatmaGül'ün Suçu Ne ? 16 Eylül'de yayınlanmaya başlayacak dizi öncesinde bazı tahminlerim, yorumlarım ve benzetmelerim.

  • Fatmagül'ün suçu, Bihter gibi inanılmaz karizma bir karakterden hemen sonra bu rolü kabul etmesidir ! Normal şartlarda oyuncu dediğin her rolü oynar değil mi ? Dolayısıyla karşımıza ''bitchy'' bir şekilde çıkan bir oyuncu bir sonraki projesinde tam tersi bir rolde merhaba diyebilir. Ancak burada göz önünde bulundurulması gereken şey Türkiye'de yaşadığımız gerçeği. Alışveriş merkezlerinde Ednan Bey'e karınız sizi aldatıyor, Kurtlar Vadisi'nde ölen karakteri sokakta gören şahısların şaşkınlıktan bayılmaları, efenim şu hareketler Türk aile yapsısını bozar gibi cıngar çıkartan bir milletin Fatmagül'ü kolay kolay benimseyeceğini düşünemiyorum bu yüzden. Bir de tabi ki Aşk-ı Memnu'yu sırf lükse olan düşkünlüğünden dolayı takip edenler benimseyemez.
  • Fatmagül'ün bir diğer suçu, tasarımcı kıyafetleri arasında görmeye alışkın takımın, Beren Saati, pazar malı basmalar ve baş örtüler arasında görüp bunu kabullenemeyeceği gerçeği. Ya da ne dersiniz Erdem'in floral desenli elbiseleri, Hermes'in eşarpları diziye baş sponsor olur ? Hehe 
  • Beren Saat'i birçok kişinin aksine oldukça güzel buluyorum ve de duruşuna hayranım. Dolayısyla ilk bölüm için ekran karşısına geçmemin tek nedeni odur. Yalnız dizide Sumru Yavrucuk gibi başarılı bir tiyatrocunun bulunması (ayrıca bknz. Yabancı Damat) ve Fransa'dan ithal Fırat Çelik 'in dizide yer alması izlenilmesi için diğer referanslar.
  • Dizinin bir diğer başrol oyuncusu Engin Akyürek ise Beren gibi ''Türkiye'nin Yıldızları'' yarışmasından. İki finalistin de seneler sonra bırakın bir araya gelmesi Türkiye'nin en fazla konuşulan yapımlarında yer alması bence kendilerinin başarısının yanı sıra programın kalitesinin de belirtisi. (Bknz PopStar finalistleri ortalıkta yok!) Engin aynı zamanda Sumru Yavrucuk ile daha önce Yabancı Damat dizisinde de rol almıştı, aynı zamanda Melisa Sözen ile de ''Bir Bulut Olsam''da sa kamera karşısındaydı. 

  • Beren Saat'in bir diğer kaderi de daha önce yapılan işlerin yeniden çekimlerinde yer alması. Bknz '70 model Aşk-ı Memnu'dan sonra '86 yapımı Hülya Avşar rolunü yeniden canlandırmış olması. Kızcağız ister istemez bu sefer de Hülya ile kıyaslanacak. (Bknz. Müjde Ar) Ayrıca bknz Hülya ve Beren kaş kalınlık ölçüleri eşitliği.
  • İlgi çekilesi bir başka nokta ise fragman. Ser verip sır vermiyo. Deniz kenarında bir Beren Saat. Ki bu da insanları diziye çekmek için iyi bir fikir. Hem daha çarpıcı hem daha davetkar. (Bknz. tıpkı Vogue'un ilk sayısında içinde sadece Jessica Stam'in olacağını bilmek hissi.)
  • İster istemez ortalıkta şu spekülasyonlar da dönecek. 2 saatlik bir film kaç bölümlük dizi olacak ? (Bknz. 6 bölümlük Aşk-ı Memnu oldu sana 2 sezon)
  • Lüks'ü, zenginliği ekranlara rahatlıkla taşıyan Hilal Saral bakalım bu sefer de başarılı olabilecek mi ?
  • Fragmanın mükemmeliği gibi afişin bomba olması da yine artı değer. Background'daki müzik ise yine harika.
İyi Seyirler ...


22 Şubat 2010 Pazartesi

GOSSIP GIRL TÜRKİYE'DE

Gossip Girl your one & only source for into the scandalous life of Manhattan's Elite. ...... You Know You Love me .XoXo Gossip Girl !!!.

Kimi zaman Lost'tan daha gizemli, kimi zaman da Desperate Housewives'dan daha juicy, hatta yeri geldiğinde Prison Break'den bile daha heyecanlı oldu.
2 ayrı kaynağa göre Gossip Girl'ün Türk versiyonun çekiliceğini duydum. Bir kere baştan söyleyeyim bu iş olmazzzz OLMAAZZZ ve hatta O-LA MAZZZZZZZZ.

Herşeyi geçtim Gossip Girl başlı başına bir kültür. Daha önce Sex & The City çakmaları çekilmişti, sonra Dawson's Creek çakmaları, Boston Public, E.R. falan filan. Hiçbirinin de uyarlaması tam olarak yerine oturmadı kaldı ki onlar sadece birer dizi. Yani Dawson's Creek'de kullanılan karakterlerin backgroundu, ya da ne biliim doktorlar her yerde doktordurlar.

Hadi herşey bi tarafa Gossip Girl'de saniye başı biri öpüşüyo, her bölümde biri yatakta. Henüz ''yenge'' ve ''yastık'' meselesini aşamayan, içinde; bırakın cinselliğin, öpüşmenin bile ayıp sayıldığı, nişanlısının bacağını görü diye utanan bir dizi-kültüründe Gossip Girl ne kadar eğlenceli olabilir ki. Hımm belki tamamıyle Türkçeleştirlmez de yer yer esinlenme!!! olur; ama o da olmazki. :S

Gelin isterseniz muhtemel yer ve karakterler üzerine konuşalım. Şimdiden söyliyeyim Türk Magazini ve oyuncuları konusunda pek de bilgi sahibi olmadığım için şu anda etraf tarafta boy gösteren isimleri seçtim sadece :P

Muhtemel okul: Robert College(ya da TR versiyonunda bunu üniversite yapıp Boğaziçi de kullanılabilinir). Constance Billard'dan çok daha havalı bir yer olduğu kesin. Elit kısım orda, Türkiye'deki yabancılar, ve azınlık & high-society'nin rabet ettiği bir okul. Bir diğer önerim Üsküdar Amerikan Koleji. Ama kesinlikle Türkiye versiyonunda o iğrenç, gözünü paradan başka bişeye dikmeyen Doğa Kolejleri olucaktır. Okul konusunda kesinlikle kaybetti.

Serena van der Woodsen için önerim kesinlikle Berrak Tüzünataç. Lütfen Sinem Kobal olmasın, gözümüze ikinci bir eziyet çektirmesinler. Blair Waldorf için bir önerim yok, gözümüzün önündekilerle öyle bir karakteri taşıyabilecek kimse yok çünkü.

Eğer Aşk-ı Memnu'daki Bülent biraz daha büyük olsaydı Dan ya da Archibald için tam da biçilmiş kaftandı, ah bir de Chuck Bass var, bir Balir belki bulunur ama Chuck asla bulunmaz. Bir kere Chuck bir moda ikonu gibi, değişik ve güzel kıyafetler falan, işte erkeklerde bunu taşıyabilecek hiç kimse yok, gerçi Türk versiyonunda bu kadar fazla modanın ön planda olabileceğini zannetmiyorum ama. Haa bu arada lütfen Arda Kural'ı da oynatmasınlar.

Dorotha için sunabileceğim tek öneri Katya. İkisinde de bir Doğu-Blok havası var :p Sonra gelelim Eric karakterine. Kuzum siz hiç bugüne kadar Türk Dizilerinde eşcinsel bir karakterin oynadığını gördünüz mü ?? Benim tek hatırladığım Kampüsistanda bi tane vardı, ki o da arkadaş çevresi tarafından dışlanan ve sonunda evli ve çocuklu bir erkeğe dönüşmüştü. Şimdi bu bağlamda GG türk versiyonunda hemen bir yuvarlak masa: Georgina, Serena, Eric ve Lily masada oturur. Georgina bilerek Eric'in eşcinsel olduğunu söyler. Ancak Turkish version of Lily onun kadar soğukkanlı olmaz, sonunun nerde bittiğini düşünür gibiyim.

Neredeyse içki meselesini unutuyodum, kuzum onlar su niyetine içki içiyo, TR'de resepsiyonlarda bile meyve suyu dağıtılırken olucak iş mi bu. Sonra bir de yıllardır süre gelen Narkadaşımın Naşkısın meselesi var. So Chuck-Blair-Nate-Serena ???? Pardon bıraktığınızda kim kimleydi.

Lily van der Woodsen'ı bence en iyi Peyker'in kaynansı oynar. Elenor için de Firdevs hanım uygundur. Rufus Atilla Saral olabilir. Ya Jenny Humpfrey. Türkiye'de 15 yaşındaki bi kız evi terk etse yaşanabilecek faciayı düşünebiliyo musunuz ? Aslında Lily karakteri için nedense Hülya Avşar'da uygun olabilir :) ama sarışın ve olgun bi kadın çok daha oturaklı olur.

Engin Altan Düzyatan'a da bir rol vermek isterdim. Peki Bass imparatorluğunun başı ??

Gelelim bütün o özel gün meseleleri. Thanksgiving'ler, Christmaslar, Musevi bayramları. Bütün o eğlenceli balolar, yok kar tanesi balosu, yok sosyeteye taktim partisi.

Güzelim benim Upper-East Side Türkiye'ye gelemez. Bence siz en iyisi Ergenekon Mahallesi yaratın. Hülya Avşar Susan; Gülben de Kathreen olsun, Gabrielle de Beren Saat olsun, sonra kaslı bahçıvan bulun, hah buldum Engin Altan'da yakışıklı plumber olsun. Demet Akbağa anaç Mrs. Hodge olsun, Hatta Ayla Algan'da o sevimli yaşlı Karen olur :)) Ouhhh orda da Andrew var, o da olmaz ama :/

Bence Türk yapımcıları kafalarını çalıştırmaya başlasalar iyi olur. Bu böyle araklanma işiyle olabilecek iş değil çünkü.

Ya da şöyle tamamıyle yabancı bir kadro, yani yüzümüzün alışık olmadığı isimlerle de çevirlebilir. Dan Humfrey ve çekirdek ailesi GaziOsmanpaşa'da otursun. Elenor yerine de Dilek Hanif'in atölyesi kullanılabilir. Bi karakterin Zekeriyeköy'de şatosu olur, diğeri Boğaz manzarlı bir Bebek Villasında oturu. Dizi başlarken, torbaları ve çantaları kollarına takılı 10 cm topuklarla City's önünde salınan kzılar geçsin; arada bir arka fon olarak ''Sana Değil Kardeşine'' desin biri :P