Sanki Kürk Mantolu Madonna. Al çerçevelettir duvarına as.
Omzuna dökülen saçları, kızıla çalan rengiyle bembeyaz teni ve kimi zaman kırmızıya boyanan dudaklarıyla Shakespeare'in o unutlmaz kadın figürüne gönderme yaparcasına ... Kimi zaman oldukça masum ... Kimi zaman femme fatale.
Biker Gang, ha ?
Ece Sükan ... Herkesten belki de Türkiye'de göz önünde olan tüm mankenlerden / modellerden / moda editörlerinden farklı. Giyimini, kuşamını bir kenara bırakın, eğitimi ve duruşuyla da sürüden uzakta.
İngiltere'nin Kate Moss'u varsa bizim neden Ece Sükan'ımız, bizim neden böyle bir markamız olmasın ki ? Hatta onu meslektaşı Anna Dello Russo ile bile özdeşleştirebiliriz. Belki onun kadar trendsetter onun kadar uçuk değil, ancak moda ve iyi giyinmek derken kim Ece Sükan'dan başkasını işaret edebilir ki ?
Duruşuna baktığınızda diğer modeller gibi kemik torbası değil. Bilemiyorum, hani ''kadın dediğin şöyle olur!'' kalıbı var ya. Yüzüne baktığınızda ise bembeyaz çehresiyle sanki cennetten yeni kopmuş bir melek. Ancak '' hayır ben böyle değilim'' dercesine üstüne giyindiği o tarzı yok mu :)
Kimi zaman pespembe dantelli bir elbise ile deri ceketi kombinlerken kimi zaman da yukarıdan aşağıya derilere bürünüyor, sanırsınız ki içindeki vamp kadını, çılgın ve asi Ece Sükanı dışarı vuruyor.
Tarzı için Avrupai de diyebiliriz. Evet baktığınızda birçok güzel giyen hanımefendi var bu camiada ama birçoğu sıkıcı bir çoğu geleneksel ve klasik.
Hele geçtiğimiz kış Yeşilçam Ödülleri'nde giyindiği turuncu Hakaan elbiseyi hatırlıyor musunuz ? (Evet yanlış hatırlamıyosam Hakaan'dı.) Turuncudan nefret ettiğimi bilenler bilir, ama saç rengi ve teniyle ayrı düşünülemez bir bütün oluşturduğunu da kimse inkar edemez. Ya yukarıda sanki Marc Jacobs defilesinden fırlamış gibi üstüne geçirdiği rengarenk parçalara ne demeli ?
Henüz sadece 8. ayını geride bıraktığımız -ki kapsamlı bir hakkında yazısı yakında blogda olacaktır- Vogue Türkiye kapaklarından 3 tanesi ise ona ait. Yurt dışında da çok beğenildiğini duyduğumuz ve benim de top covers'ımda ikinci sırada yer alan Hilary Rhoda ve Julia Stegner ile beraber 60 kuşağı. Leigh Lezark ve Victoria Beckham'ı kapağa taşıyan yine o ! Yaptığım yorumla kendimi bu ayki Vogue TR Okur Yorumu kısmında görmeme sebep olan Hatice Aslan çekimi de Sükan imzalı.
Hımm bu arada diğer ünlüler gibi Twitter'da saçmalamayan bir ''celebrity'' kendisi. Kendisinin iki sefer de rüyama geldiğini biliyor muydunuz ? İlkinde beraber Nişantaşı Zara'dan alışveriş yapıyorduk ! Hem de bana yardım etti kendisi, bir anlamda James Mayer'in stylisti oldu. Bir diğeri de geçen gün :) beraber moda konferansına katıldık, geldi benim yanıma oturdu ve sohbet ettik. Ondan bu kadar fazla onunla tanışmayı çok istiyorumm :) Artık kendisinden ne kadar etkilenmişsem :)
Geçtiğimiz cumartesi de NTV'de N Moda programına yine kaldığı yerden devam etti. Milano Moda Haftasından notlarla. Seyretmeyenler için haftaya cumartesi günü de Paris Moda Haftası notlarıyla ekrana geleceğini hatırlatayım. Konuşması falan o kadar nazik ''naive'' ve de kırılgan ki, Sophie kadar olmasa da porselen bir bebekten farksız. Al karşına geç saatlerce konuşmasını dinle. ODTÜ mezunu ve kiatp hastası biri olmasını da eklemeliyim. Ki bu ikinci söylediğim şey onu benim gözümde de yüceltiyor. Tanrı inşallah birgün onunla aynı ortamda bir araya gelebilmemi ve onunla iki çift laf etmemi bahşeder bana. Yeri gelmişken, sanırım ya aceleden ya da heyecandan, programda kimi zaman cümleler fazlasıyla devrik, bazen de başı olan cümlelerin sonu gelmiyor, ama o bu haliyle bile çok şeker.
Daha önce TV dizilerinde de boy gösteren Sükan'ın sanırım neredeyse yapamadığı şey yok. Ancak elbette ki geçtiğimiz gün style.com 'un videosunda da gerinerek söylediği gibi editor at large of Vogue Turkey ! özelliği onu Türkiye'nin millenyumdaki moda ikonu yaftasını çok iyi hak ettiği yönündeki en büyük destekçisi.
İnsan yine de soramadan edemiyor -tamam ben Seda Domaniç'in Vogue'unu çok sevdim ama- ya baş editör Ece Sükan olsaydı ?
görseller fashionspot.com 'dan alınmıştır

.jpg)





.jpg)











