Natalie Portman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Natalie Portman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Şubat 2011 Pazartesi

AND THE OSCAR GOES TO...

  • Törenin kötü geçmesinin nedeni Anne Hathway ve James Franco'nun kötü sunumu değil, textlerin eğlenceli halde yazılmamasıydı. Ve beklenen oldu androjen Oscarlara da damgasını vurdu.
  • Colin & Livia Firth ile Penelope Cruz ile Javier bardem en tatlı ikiliydi.  

photos via
style.com
zimbio.com

27 Şubat 2011 Pazar

BLACK SWAN ! VE OSCAR YARIŞI !

Kuşkusuz ''Black Swan'' yılın / sezonun en fazla beklenen filmiydi. Kimi dayanamadı ve torrentlere başvurdu. Kimi erken davranıp ( biraz da şanslı olduğundan dolayı ) IF 2011de ona bilet buldu. Ve kimi (tıpkı ben gibi) inatla bıkmadan usanmadan her gün ''trailer''ını izleyip 25 Şubat'ın gelmesini bekledi. Onca hafta insanlar film hakkında konuşurken ben Fransız kaldım, dağıtılan ödülleri cidden hak edip etmediği konusunda ufak da olsa bir yorum bile yapamadım. Bildiğim tek şey ise %90 çoğunluğa göre mükemmel bir film olduğuydu. Geri kalan %10luk kesim mi ? Onlar filmin ''over-rated'' olduğunu düşünüyordu !

Filmi ''over-rated'' olarak kabul eden kısım haklıydı; çünkü film yeni neslin ''Eternal Sunshine of the Spotless Mind''ı olmuştu, ''Jeux D'enfants''ı, ''Fight Club''ı olmuştu. Tüm ergenler facebook hesabında filmden bahsediyordu. Dolaysıyla popüler kültür bu sezon kendine ''Audrey'' ve ''GaGa'' sonrasında yeni kavramlar kazandımıştı. ''Portman'' ve ''Black Swan''.

''Black Swan'' sezon boyunca 100e yakın adaylık kazandı. Bunlardan 5i ''Academy Awards'' tarafından verildi. iMDB'de 8.5 ortalamayla tüm zamanların en iyi 200 filmi arasından 61. oldu. Natalie Portman'ı kariyerinin zirvesine taşırken Mila Kunis'i de ''A-List'' star kıvamına getirdi. Ve yönetmeni Darren Aronofsky'nin yıldızını da hiç kuşkusuz parlattı.

Duru görünümüyle Natalie Portman ve bale geçmişi kuşkusuz onu bu rol için biçilmiş kaftan haline getiriyor. Yıllar önce plananlan filmin senaryosu belki de sırf Portman'ı parlatmak için yazılmıştır. Göz ardı edilmemesi gereken bir diğer rol ise Mila Kunis tarafından oynanıyor. Saf ve içe kapanık Nina karakterine karşın, öldürücü bakışlarla ve femme fatale kimliğiyle Lily; bence Mila Kunis'in Oscarlara aday olmaması büyük bir hayal kırıklılığı olmuş olabilir. Şu da var ki filmdeki oyunculukların hepsi de birbirinden başarılı. Filmde ''Swan Lake''in yönetmeni olarak karşımıza çıkan Vincent Cassel, Nina'nın kabusu olan ex-balerina Winona Ryder ve Nina'nın annesi rolündeki Barbara Hershey ... Tüm bu iyi oyunculukların bir arada bulunması benim gözümde filmi bu akşam ''En İyi Film'' ödülünü kucaklamaya iten en büyük etken.

Filmin hikayesine gelecek olursak ise bildiğimiz, klasik ''double of the self'' / doppelganger hikayesi. Kişinin öteki benliği, içine hapsettiği kötülük veyahut şeytan. White swan'ı ve de black swan'ı aynı kişinin canlandırma olayını göz önünde bulunduracak olursak da mükemmel bir metafor. Aslında tüm bu (bir anlamda) çift kişilik olayını göz önünde bulunduracak olursak da mükemmel yazılmış bir psikolojik gerilim / korku filmi. Düşünsenize bundan daha fazla başka ne korku unsuru oluşturabilir ki ?

Paranoyak Nina Seyers'in kaderi aslında filmin başında anlatılan hikayeyle belirtilir zaten, sanırım, sonunu bilerek izlediğin filmi daha fazla sevebiliyorsunuz, gidişatı ve hikayeyi daha akıcı ve kolay takip edebiliyorsunuz, sonunda ne olacağına odaklanmak yerine ''seize the minute'' olayına giriyorsunuz.
*******
Gelelim diğer adaylarla beraber yarışına. Hiçbiri kesin olmamakla beraber, kazanacağı sırada bizleri en az şaşırtacak sonuç ''En İyi Kadın Oyuncu'' ödülünün Portman'a gidecek oluşu. Michelle Williams'ın oynadığı ''Blue Valentine'' dışında hepsini seyrettim. Nicole Kidman ''Rabbit Hole''da sanki bazı şeyleri aşmış, müthiş bir rolle filmi sıkıcı ve durağan havasından çıkartmış, adeta yapımı yüceltmiş. ''Winter's Bone'' ile Jennifer Lawrence ise o yaşına göre mükemmel, ayrıca bazen küçük oyuncuların büyüklerden çok daha iyi oynadıklarını da düşünüyorum (aç paranetez bakınız ''El Ultimo Verano de la Boyita). Natelie Portman eğer bu dalda aday olmasaydı, kesinlikle ödülü onun kazanmasını isterdim, çünkü bir diğer aday olan Annette Bening'in ''The Kids Are Allight'' içinde -tamam başarılı bir performans sergilese de- o kadar abartılmaması gerektiğini düşünmüyorum. Hayır sinema yazarı değilim, bu işlerden o kadar anladığımı da söyleyemem sadece Bening bu rolde beni o kadar da fazla etkilemedi. Bilmiyorum belki doğru kelime burada ''etkileyicilik'' ol(ma)malı. Sonuçta Natalie oynadığı rolde dans ediyor ve bunu yaparken gerçek bir balerin gibi fantastik bir şekilde yapıyor. Üstelik bir balerinin / insanın o puantların üstünde durabilmesi ise. Offf düşündükçe insanın içini acıtan cinsten (tamam bunlar Portman'ı iyi bir oyuncu yapmıyor). Görsel efektler ile de tüm bunlar destekleniyor. Belki de oyuncunun, oyunculuğunu ön plana çıkartan şey filmin yönetmenidir ve senaryodur, yani sonuç olarak ''The Kids Are Allright'' yapı bakımından daha pasif bir senaryoya sahip ve bu yüzden Bening'in muhteşem performansını görmezden geliyor olabilirim. Aslında bu dalda ödülü kim kazanırsa  kazansın üzülmüyücem, ama cidden deli gibi Portman'ın ödülü kaldırmasını istiyorum. şayet Portman yerine ödülü Bening kazanırsa ... neyse cümleyi bağlayamadım :) geçen sene de Meryl Streep'e çok büyük haksızlık olmuştu.

Ve ''En İyi Film''. Kanımca bir filmin ''en iyi'' olması için, senaryodan, oyuncuya, yönetimden, kostüme her alanda mükemmel olması gerekiyor. Bu kategoride ise toplam 10 tane aday var. ''The Fighter'' ve ''Toy Story 3''ü bir çırpıda çıkardım. ''True Grit'', ''Winter's Bone'' ve ''The Kids Are Allright'' ile ''127 Hours''u da çıkarttık mı geriye ''The Social Network'', ''Black Swan'', ''Inception'' ve ''The King's Speech'' kalıyor.  Saf beğeni üzerinden gidecek olursam benim top 3 filmim: #3 The King's Speech, #2 Inception ve #1 Black Swan. Orada ödülü alır, burada almaz, orada aldı, burada aldı gibi yorumları bilemiyorum, amma velakin ''The Social Network'' ne kadar da başarılı olursa olsun benim gözümde ''Slumdog Millionaire''in Oscarı kazanmasıyla eşdeğer. Mükemmel bir film, ancak ruhu yok ! Belki de bir anlamda bu ruhsuzluk Facebook'u en iyi şekilde yanısttığı için filmi çok başarılı da kılabilir. ''Inception''da ise kanımca mükemmel bir senaryo bir anlamda bir yerlerden harcanımşa benziyor ama nerede. Belki Leonardo Di Caprio'nun filmde yer alması. Marion Cotillard'ı filme yakıştıramamam falan. Ama kesinlikle senaryo kategorisinin galibi olmasını isterim, ama bu filmde de sanat dalının eksik olduğunu hissediyor gibiyim. Kaldı ''Black Swan'' ve ''T King's Speech''. ''The King's Speech''de oyunculuk var ! senaryo var ! sanat var ! yönetim var ! Tüm bunlar göz önüne alındığında ''Yılın Filmini'' King Speech''in kazanması en doğru seçimmiş gibi geliyor. ''Black Swan'' ise kalbimin Oscar verdiği ''en iyi film''. :/
*******
Klişe lafları dizeceğimi biliyorum. Ancak filmin son 5 dakikasında filan kameraya alınmayı isterdim. Sinemada koltuğa yapışmış, korkunun beni gerdiği anlarda tüylerim diken diken beyaz ekrana odaklanmışken, kalbim yerinden çıkacak gibi çok daha hızlı atmaya başladı, sanırım uzun zamandır bu kadar adrenalin dolu bir sahneyle karşı karşıya gelmemiştim.(Gerçi 127 Hours'da o sıkışıp kalmışlık da bir anlamda ters etki yaparak adrenalin salgılamama neden olmuştu ama). Filmin sonunda ise birinin bana tokat atması ihtiyacını hissettim. Film hiç kuşkusuz hayatımda izlediğim en mükemmel / olağanüstü yapımlardan biriydi. Bir kez daha gidip dev ekranda izlememek için kendimi zor tutuyorum diyebilirim.

sonuç olarak ! şu soruyu sormuştum !
Natalie Portman ? The Swan or The Queen ?
She is the Swan Queen !

26 Şubat 2011 Cumartesi

KAPAK KONUSU: NATALIE PORTMAN; SWAN OR THE QUEEN

Geçtiğimiz ay şubat ayındaki ''Apollo Boy Magazine'' kapağı için Natalie Portman'ı seçmemin tek nedeni, kendisinin şu günlerde popüler kültür gündeminin en hit kişisi olmasıydı. Açıkça söylemem gerekirse Natalie Portman'dan pek de haz etmem. Onu ilk başta -halen seyretmediğim- ''V For Vendetta'' için saçlarını kazıtmasıyla beraber gündeme gelmesiyle tanımıştım.
Amerikan Vogue'undan ...2011 Ocak sayısı. Peter Lindbergh tarafından fotoğraflanmış. Editör ise Tonne Goodman.

Daha sonraları ise kendisini ''The Other Boleyn Girl'' filminde görmüştüm. Hani Kral 8. Henry (Eric Bana) için Scarlett Johansson ile mücadele ettiği film. Film afişini gördükçe ''nefret etmekle doğru kararı vermişim'' dediğimi de hatırlıyorum. Ancak yine açık olmam gerekirse seyrederken filmde ona hayran kalmıştım. İnanılmaz masum ve saf yüzü belki de beni kendine çekmeye başlamıştı. Fakat sıra rol kesmeye geldiğinde o masum yüzün altından neler çıkmadı ki ? Yalancı, striptizci, dolandırıcı ve psikolojik rahatsızlıklar.  Zamanla tıpkı Anne Hathaway gibi onu da ablam yerine koymaya başladım. Gel zaman git zaman ''New York I Love You'' filminde hem yazıp hem de yönettiği bir paçası da olduğunu öğrenince ona karşı olan saygım da arttı. Saygımız sonsuz ablamıza, ne de olsa kendisi bir de Harvard'lı. Çok cool.
Solda Cannes'da Vintage Chanel Couture içinde. Sağda ise Godlen Globe'larda (muhtemelen 2005 Ya da 06 Vintage Chanel içinde).

Ve geçtiğimiz ayler içerisinde ''Black Swan'' vizyona girmeden önce diğer filmlerini de izlemek istedim. Gel git karakterli ve gizemli kişiliğiyle ve yaptığı striptizle beni şok eden sahneleriyle ''Closer'', ''Paris Je T'aime'' içinde karşıma çıktığı anda nedensiz bir şekilde beni sevince boğması, ''My Blueberry Nights'' filminde Norah Jones'un yol arkadaşı ki yine kısmen ''Closer'' karakteriyle benzerlikler bulunsa da yine ağzımı açık bıraktırarak izlettirmişti kendisni.
soldaki fotoğraf 2009 yılından New York Balesi Galasından. Black Swan'daki rol arkadaşı Mila Kunis ile. Sağda ise YSL içinde ''Paris Je T'aime''deki rol arkadaşı Maggie Gyllenhaal ile.

Portman aynı zamanda kırmızı halıda da daima parıldayan yıldızlardan, (post içindeki görsellerden de anlayabileceğiniz gibi) ünlü modacılarla BFF durumları, moda haftalarında Anna Wintour ile yan yana front-rowda kaynatmalar ve en baba dergilerin kapaklarında poz vermek. She is the shining star ! Üstüne üstelik 2011 spring summer Dior Cherry Fragrance'nin de reklam yüzü.

Şimdi artık tıpkı yeni bir Kate Winslet ya da Julianne Moore filmi bekler gibi yeni Natalie Portman filmlerinin vizyona girmesini sabırsızlıkla bekliyorum. ''Ancak bebeğim, o Ashton ile film nedir ha ? Bu tıpkı Penelope'nin ''Sex and the City'' filminde oynaması gibi bir şey oldu''. Evet bu cümleyi de sarf etmeden olmuyor ama.
81th Academy Award için seçimi pembe Rodarte. Rodarte aynı zamanda Black Swan'ın da kostümlerini hazırlayan moda evi. Sağdaki ise Dolce & Gabbana'nın düzenlediği AMFAR Galası'ndan. Giyindiği kıyafet Givency Couture.

Natalie Portman'ın bir diğer filmi ki demin de bahsettim Ashton Kutcher ile başrolünü paylaştığı ''No Strings Attached'' ise çok değil 2 hafta sonra Türkiye'de de vizyonda. Bakalım romantik komedi filminde kendisini nasıl göreceğiz. Sanırım ''Love & Other Drugs'' sonrası sezonun en fazla beklenen ikinci romantik / komedi filmi.
Alberta Ferretti içide ''The Other Boleyn Girl'' galasında. Sağda ise bir başka oscar töreni. Seçimi bu sefer Lanvin'den yana.

Natalie Portman hiç kuşkusuz filmogarfisi değişik türlere dolu aktrislerin başında geliyordur. Çekimi tamamlanan ''Your Highness'' ise (ki orada da ona eşlik eden isim James Franco) fantastik / macera / komedi üçlüsünden. Natalie'inin beraber hemen hemen hiç çalışmadığı ünlü yönetmen kalmamış. Bknz. Luc Besson, Woody Allen etc.  Tabi bunlara bir de oyuncuları eklemeliyiz Jake Gyllenhaal ile ''Brothers'', Lisa Kudrow ile ''Love & Other Pusrsuits'' ve Julia Roberts, Jude Law ve niceleri ... 
 Solda bir başka ödülü almak için gittiği Glamour partisinde. ''Women of the Year''. Sağda ise bir kez daha NYC Bale Galasında. Yine seçimi Lanvin'den yana. 

Bakalım Natalie Portman evinde duvarın önünde duran ödüllere yarın akşam bir tanesini daha en önemlisi ilk Oscarnı ekleyebilecek mi ? Ben mi ? Ödülün deli gibi Portman'a kavuşmasını bekliyorum ...

Son bir rica. Natalie ! O saçların bir kez daha sarıya boyandığını görmiyeyim ! 

Sırada: Black Swan ve Oscar yarışı postu var !

images from
style.com
fashiongonerogue.com