The Knife etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
The Knife etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ocak 2013 Cuma

PSYCHEDELIC FRIDAY

Katie Grand dün twitter'ından Love'ın yeni kapağını yayınladı. Hemen arkasından Glossy NewStand ise dergideki editöryalleri. Baş rolde yine Kate Moss var. Kate Moss'un bahar aylarında Vogue Paris ve Vogue UK'in de kapağa çıkacağı söyleniyo. Hal böyle olunca ortalık ayaklandı ve "Is Kate Moss still relevant?" gibi saçma sorular dolanmaya başladı. Tabii relevant ya ne olacaktı. 39 yaşında hala provakatif hala politcially incorrect, irreverant, seksi, güzel ve kraliçe. Bu kare de dergiden. Kate Moss dergide hem Mert, Marcus'a hem de Tim Walker'a poz veriyo. Bu kareler Walker'a ait ve Moss goes extra bushy. Biraz samanlıkta basılma hikayesi, 70lerin Playboy'u ve Beat.
İsveçli elektornik ikili The Knife "Les Amours Imaginaires" ile tanımıştım. Sırada nisan ayında yayınlanacak albüm "Shaking The Habitual"ı beklemek var. Bu da albümlerinden ilk single. "Full of fire" Cuma akşamına hazırlanmak ve psychedelic kafalara karışmak için. 

9 Nisan 2012 Pazartesi

BELLE DE JOUR: JOANNA KULIG

Genellikle ülkesi yapımlarından olan Polonya filmlerinde yer alan Joanna Kulig 2 mainstream sayılabilecek işte yer aldıktan sonra kanımca daha çokça bizi meşgul edecek gibi. 'Hansel ve Gretel'in yeniden çekiminde yer alması da su yolunun başlangıcı gibi! 'The Woman In The Fifth' ve 'Elles'de karşımıza çıkan Kulig'in bu iki filmi de 31. Istanbul Film Festivali'nde gösterildi. Üstelik her ikisinde de büyük isimlerle çalışıp baş rollerde (birinde evet diğerinde gibi)yer aldı.
Lara Stone ile yarıştırabilecek büyüklükteki göğüsleri, sapsarı saçları ve beyaz teniyle de yine #modelofthemoment 'un Leh ikizi gibi. Bu arada Leh olmanın getirilerini (ya da sterotipleştirilmesinden ötürü tam aksi mi?) her iki filminde de kullanan #belledejour birinde aksanı ve konuşmasıyla Fransa'da kaybolan Amerikalıyı etkilemeyi başarırken diğerinde de Batı'da çalışan fahişe Doğu Bloklu karakterinde.

Kristin Scott Thomas ve Ethan Hawke'un baş rolünde bulunduğu ve bilinç altı ve akıl oyunları temalı 'The Woman In The Fifth'te Paris banliyölerinde derme çatma bir otelin Türk işletmecisinin sevgilisi olarak kendini gösteren Kulig 'Elles'de ise Juliette Binoche ile karşı karşıya oynayarak -hem de bayaa samimi- zaten oyuna 2-0 önden başlıyor.
Erasmusla Fransa'ya gelen Alicja herşeyini çaldırıktan sonra kendine bir yer aramaya başlar. Göğüslerini görmek isteyen adamı reddettikten sonra aslında kaçarı olmadığını anladığında yoluna fahişe olarak devam eder.Elle dergisi için makale hazırlayan Anne (J Bincohe)'in ise buluştuğu iki fahişeden biri Alicija'dır. Otel odasında gerçekleşen buluşma gecenin sonuna doğru 'Les Amours Imaginaires'de de karşımıza çıkan 'Pass This On' (The Knife) 'un çalmasıyla beraber de bir hayli ateşli olmaya başlar.

İtiraf etmeliyim ki tıpkı Lea Seydoux gibi onu da izlemek çok keyifli.