Cate Blanchett etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cate Blanchett etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ekim 2013 Pazartesi

ELEGANT JASMINE: BLANCHETT

Daha öne şurada hangi yapımların moda filmi olduğu/ olabileceği konusunda bir yazı vardı.
Amacım tabii Blue Jamine'e bir moda filmi bakış açısıyla bakmak değil. Filme Cate Blanchett karakteri dışında tamamıyla komedi gözüyle bakıyorum; ki Blanchett'in çizdiği Jasmine de aslında zaman zaman oldukça komikti. Beni asıl etkileyen şey film bittikten sonra Jasmine karakterinin başına gelebilecekler ve hikaye boyunca sahip olduğu psikoloji.

Yves Saint Laurent zarafetin kalpten geldiğini savuna dursun ki, ben buna karşı değilim, ancak güzel ve zarif kıyafetler içindeki bir kadına karşı koyabilme lüksüm de yok sanırım.
Söz konusu kıyafetler olunca aklıma ilk Luca Guadagnino'nun yönettiği ve baş rolünde Tilda Swinton'un olduğu Iam Love geldi. Filmi izler izlemez ilk düşündüğüm şey yapımın kostüm açısından Oscar'ı kapabileceğiydi. Sonuçta Antonella Cannarozzi'nin hazırlamış olduğu dolap ödülü belki eve götürmedi ama Raf Simons'ın Jil Sander için hazırlamış olduğu koleksiyonlar ve Fendi'nin keskin işleri aklıma kazınmış oldu. Zaten Swinton gibi bir isim daha azıyla yetinemezdi. Tıpkı Cate Blanchett gibi.  

Filmin kostümlerinden sorumlu ismi daha önce de Allen'la çalışan Suzy Benzinger. Jasmine filmde belki birçok Upper East Side kadını olarak karşımıza çıktı, ancak onu diğerlerinden ayıran en önemli özellik lükse değil zarafete olan düşkünlüğüydü. Dolabı tamamıyla çağdaş ve modern tasarımlardan oluşuyordu. Üstelik inanılmaz sade. Calvin Klein, Celine ve Dior by Raf Simons arası bir yerde. 
Blanchett; "clean, cut, sleak, chic, minimal"ın tanımını yeniden yazarken Chanel ceket de Steven Zissou'nun turuncu şapkası gibi ölümsüzleşiyor. Karl Lagerfeld kendisinden istenilen Chanel takımın Blanchett için olduğunu öğrenince gönderdiği kıyafetleri de ona göre yeniden yorumluyor. Jasmine'in takıp takıştırdığı Van Cleef & Arpels ve Hermes çanta da yine "yeni lüks"ün tanımı. 
Suzy Benzinger şurada Blanchett'in kostümleri taşıyış şekli, kendisinin kostümleri bir araya getirme yöntemi, Allen'ın bunlara bakış açısı ve sarı Fendi çanta üzerine de çok güzel ve komik şeyler söylemiş. Hatta buna da ayrı bir film çekilir bence. 

16 Haziran 2011 Perşembe

HANNA !

16lık bir kızı o kadar da hafife almayın !

Geçtiğimiz hafta sonu vizyona giren ''Hanna''nın başrollerinde Eric Bana (Munich, The Other Boleyn Girl, My Father, Romulus) Cate Blanchett (The Elizabeth, Benjamin Button, Lord of the Rings) ve Saoirse Ronan (Atonement, The Way Back) bulunuyo. Elektro, mystic dans parçalardan oluşan film müziklerinde The Chemical Brothers imzası yer almakta. Yönetmen koltuğunda ise üçüncü filmini çekmiş bulunan Joe Wright var.

Klasik, toplumdan uzakta özel yetiştirilmiş kız hikayesi ve iyi karakterler tek başlarına olsalar da başlarına üşüşen milyon tane kötü adamı yener temalı klişeler karşımıza çıkmış ve gayet tekdüze ve sıradan bir hikaye anlatılmış olsa da filmin akışı ve işleyişi sıkmayan cinsten. Belki de sıkmamasının nedeni yavan aksiyon hikayenin daha fazla masalımsı bir şekilde bizlere aktarılmış olmasıdır.

Sadece bir düğmeye bastıktan sonra hayatları değişen baba- kızın (Bana- Ronan) peşinde ise demir gibi bir kadın bulunmakta. Tabi ki de Blanchett. Hanna getirildiği merkezde, yıllardır, babasının onu yetiştirdiği taktiklerle onlarca adamı alt ettikten sonra kaçar ve kendini çöllerde bulur. O sırada karavanlarıyla seyahatte olan bir aileyle tanışan Hanna daha sonra onların peşine takılarak Fas ve Ispanya'ya geçip sonunda Almanya'daki hedef noktası Grimm's Haus'a ulaşır. Tüm bu yolculuk sırasında ise kedi-fare oyunu aksiyonlu bir şekilde ilerler.

19 Nisan 2010 Pazartesi

HERE A DREAM COMES TRUE =) THANK YOU VOGUE


Bilen bilir Penelope Cruz, Kate Winslet, Meryl Streep ve Julianne Moore 'a ne denli aşık olduğumu. Bir de oldukça garip bir huyum vardır; sevdiğim bütün ünlülerin de birbirlerini sevmelerini isterim en azından beraber işler yapmalarını dilerim. Ve bu hayalimi bu sefer de VOGUE PARIS gerçekleştiriyor. Vogue Paris 2010 Mai Issue' yu Penelope Cruz'a adamış.

Karşımızda da üç ayrı kapak var ! Birinde tüm saydığım oyuncular birinde Bono ile Pene, diğerinde ise Pene ile Meryl ! (Tamam moda konsunda ilgiliyim abartılı bir ilgiye sahip olmadığım için Vogue TR benim için yetiyor; ama dünyanın en önemli oyuncularının bir arada olduğu bu dergiyi kaçırmamak lazım açıkçası-) Bu arada Naomi Watts yerine Cate Blanchett ya da Tilda Swinton'ın da o kapakta yer almasını dilerdim. Gwyneth Paltrow'a aşık olmasam da çok severim =) o kapakta kalabilir :P

PS: Haberin kaynağı için SILKYWORLD'e de teşekkür ederi.



Anne Wintour'lu Amerikan Vogue 2010 May Issue kapağında ise Mayıs sonunda vizyona giricek olan Sex and The City yıldızı Sarah Jessica Parker'ın olduğunu da bu vesileyler hatırlatayım ??


Sahi Vogue TR kapağında kim var ??