Mia Wasikowska etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mia Wasikowska etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ağustos 2011 Perşembe

THE NEW GENERATION ! SUPERNATURAL STARS !

Hollywood artık yeni bir jenerasyona sahip desek pek de abartmış olmayız. Elbette her zaman için filmlerde küçük oyuncular karşımıza çıkmıştır, ancak hangi biri şimdikiler kadar popüler olmuştu ki ? Hangi biri kendinden bir önceki jenerasyonun önüne bu kadar geçebilmişti ki ? Hepsi de karşılıklı oynadıkları büyük yıldızlar kadar övgü alıp ödül yarışında aynı kategoride onlarla beraber kapıştı.

Onları belki şimdi bizler daha da çok seviyoruz, çünkü hepimizde de ''aa ben onun küçüklüğünü bilirim'' deme hastalığı var ve daha da önemlisi aslında biz büyürken o küçük yıldızların büyüdüğünü de görüyoruz. Üstelik bunlar sadece filmlerde baş rolü kapıp eleştirmenlerden övgü dolu sözler duymakla yetinmiyorlar. it girl edasında dergilerde, partylerde boy gösterip, video çekimlerinden defilelerin en ön sıralarında ''ben de buradayım'' diye bağırıyorlar. Her zaman dediğim gibi, her hangi bir ünlü isim kendi alanı dışında başka dallardan da talep alıyorsa bu iş olmuştur.

Geçtiğimiz senelerde Amanda Seyfried ile başlayan new comers serisine her gün yeni bir cep telefonu modeli gibi bir tanesi daha ekleniyor. Siz hala Jennifer Lawrence'a takılıp kalmışken Chloe Moretz çoktan tozu dumana katmaya başladı bile. Üstelik tüm bu isimler Hanna Montana ya da Disney serisinden de değiller.

Postu hazırlama nedenim ise trendlerden hatta gelecek trendlerden haberleri olan editörlerin uzun zamandır kapaklara A List NewComer'ları yerleştirme yarışları. Son olarak buna sansasyonel ve kült dergi Love da katıldı. Üstelik tıpkı Annette Bening ve Hailee Steinfeld'in Oscar'larda bir arada olması gibi Kristen McMenamy ile Elle Faning bu kapakta bir arada.
''Supernatural'' temasının işlendiği Love'un 6. sayısında Lara Stone, Mariacarla B. ve Kristen McMenamy gibi isimlerle beraber kapak olan 3 yeni yetme starın karşısında ise bu ay muazzam bir Björk kapağı yaratan Dazed & Confused Eylül sayıları için Juno Temple'ı seçmiş..
AnOther Magazine ise geçtiğimiz sezon yayınladığı 10. yıl sayısında son 10 yıla damgasını vurmuş isimleri değil gelecek 10 yıla damgasını vurması kuvvetle muhtemel isimleri seçmişti. Bakınız Jennifer Lawrence, Mia Wasikowska, Lea Seydoux ve Andrea Riseborough.

Tüm bu isimlerin imdb sayfalarına bakacak olursanız ise kaba bir hesapla önümüzdeki senelerde vizyona girecek en önemli filmlerin hemen hemen hepsinde bunlardan birini görmeniz kaçınılmaz. ''Rise of the NewComers'' diye buna derim ben. Aralarında ben bir de ''Hanna''nın yıldızı Saoirse Ronan'ı görmek isterdim.

Süsledikleri moda / sanat / tasarım dergilerinin yanı sıra Hailee Steinfeld Bayan Prada'nın bir diğer markası Miu Miu'nun bu sezonluk yüzü oldu. Chloe Moretz ise Drew Barrymore'un yönettiği Best Coast videosunda karşımıza çıktı. 
Miu Miu / Fall- Winter 2011 Campaign

Kim bilir belki de bundan 10 yıl sonra filmlerde ya da Vogue kapağında Kate Winslet, Marion Cotillard, Penelope Cruz, Julianne Moore, Meryl Streep, Tilda Swinton, Cate Blanchett ve Gwyneth Paltrow yerine yukarıdaki isimleri bir arada görmekten çok daha fazla heyecan duyucaz. Üstelik ''aaa 15 yaşında ilk kez True Grit'te karşımıza çıkıp Oscar'a aday olan küçük kız değil mi?'' şu diyerek bilmiş bilmiş sırıtarak.

Siz şimdiden ''Anna Karenina'', ''W.E.'', ''Midnight in Paris'', ''The Dark Knight Rises'', ''The Silver Linings Playbook'', ''Movie 43'', ''Romeo & Juliet'' ve ''Jane Eyre''i not edin. Ah pardon ! Zaten hepsini aylardır bekliyodunuz çünkü tüm bu isimler çoktan casting sırasında diğer A List isimlerin karşısına koyuldu bile, üstelik yine kendi jenarasyonlarından birileriyle, yani yukarıda diğer saydıklarımla.

Günün stilinde ise yepyeni filmi ''The Help''in galasında yer alan Emma Stone yer alıyor. Kardeşleri kadar genç olmasa da new comer'ların bir önceki sürümünden.

25 Mart 2011 Cuma

KIDS ARE ALLRIGHT !

Geçtiğimiz haftalarda IF Kapsamında gösterilen ”The Kids Are Allright” bu hafta sonundan itibaren de sinemalarda.  ”İki Kadın Bir Erkek” olarak gayet sığ bir şekilde Türkçeye çevrilen ismi bir kenara bırakın +18 ibaresiyle kendine vizyon şansı bulmuş olması da gayet garip. Bir kaç sene sonra bu tür filmlerin vizyona girebileceğinden bile şüpheliyim açıkçası.
Julianne Moore ve Mark Ruffalo‘yu ”Blindness” sonrası bir kez daha birleştiren film aynı zamanda da Annette Bening‘in birçok ödül kazanmasına da neden oldu. Kanımca filmde oyunculuğuyla öne çıkması gereken isim Bening değil de Moore olmalıydı. Evet Moore’a taparım; hani o yüzden bunu demedim; ama cidden göz dolduran bence Bening değildi.
Filmin konusu ise lezbiyen bir çift tarafından yetiştirilen çocukların babalarını aramaları ve bulduklarından sonra değişen / gelişen hayatları. Çiftin çocuklarından biri de geçtiğimiz sene çokça konuşulan yapımlardan biri olan ”Alice In Wonderlan”in gözdesi Mia Wasikowska.
4 Academy Adaylığı bulunan film hiç kuşkusuz senenin en iyi komedisi.
****
Film oyuncularından Mia Wasikowska aynı zamanda Another Magazine‘in 10. yıl özel kapağını süsleyen 4 kızdan biri. Ki bunlardan bir diğer ise ”Winter’s Bone”da göz dolduran Jennifer Lawrence. Bu genç kızların kapak olma sebebi ise onların ilerki yıllarda çokça konuşulacak büyük starlara dönüşecek olmaları.
Filmin reklam işleri, dergilerin satışları derken elbette Julianne Moore‘dan daha büyük bir PR görevlisi olamazdı. Zaten modayla içli dışlı olan Moore hem bu şekilde kırmızı halıda en ünlü modacıların elbiselerini sergiledi, hem de dergi kapaklarına çıktı. Ancak bunlardan da öte markaların S/S kampanyalarında yer almaya devam etti. İşte Mert & Marcus’uın gözünden Talbots Spring 2011 Campaign.

17 Mart 2010 Çarşamba

ALICE ALWAYS GOES TO WONDERLAND 2010 & 1988 PRODUCTIONS


Mia Wasikowska, Johnny Depp, Anne Hathaway ve Helena Bonham Carter 'ın başarılı oyunculuklarının yanısıra başarılı sanat yönetmenliği ile göz duran ''Alice in Wonderland'' filmini izledim bugün. Rengarenk sahneleriyle göz dolduran sahneler, kendine hayran bıraktıran Mia; tiyatro dersinde aklıma gelen profili yüzünden sürekli gülmeme neden olan Helena, pamuk prenses edasıyla bir kez daha kendisini sevdiğim için memnun olduğum Anne, ve muhteşem Johnny (fakat birini ona ya da Tim'e başrolun Johnny'de olmaması gerektiğini hatırlatmalı :p )

Filmin neden sürekli Tim Burton's Alice In Wonderland olarak anıldığını da filmi izkedikten sonra nihayet anladım. :P Tüm bu güzellikler dışında basit bi çocuk filminden öteye gidemeyen filmi Cevahir AVM sinemalarında da 3D ve Orjinal Dili ile izlemeniz mümkün :))
Bir kaç ay önce seyretmiş olduğum bir başka Alice In Wonderland filmi de 1988 yapımıi Çek yönetmen Jan Švankmajer tarafından yönetilen sürrealist ve stop motion/ slow motion özellikleri taşıyodu. Tim Burtons'ın Alice'i kadar renkli görüntülere sahip olmasa da seyredilmesi gereken filmin bir diğer ''yeniden çeviri'' olduğunu belirtmeliyim. Film de ise Alice'i canlandıran Kristýna Kohoutová dışında etten kemikten olan başka oyuncunun olmadığını da belirtmek isterim.
Henüz okumadıysanız bir de filmin soundtrack albümü hakkında bir yazım vardı. Okumak için tıklayabilirsiniz.