Taylor Momsen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Taylor Momsen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Kasım 2010 Salı

LITTLE J TURNS OUT TO BE *ITCHY J

Little J. Taylor Momsen. 2007 yılında ''Gossip Girl'' başladığında Britney'nin ''Baby One More Time''daki  Christina'nın ''Geniee In a Bottle'' ve Rihanna'nın ''Pon de Replay'' videolarındanki küçük ''next door girl'' kıvamından farksızdı. Bölümler geçip sezonlar ilerledikçe ''Bitchy J'' ve ''Goth J'' olarak da anılmaya başladı.

Taylor Momsen'ın tek marifetinin Gossip Girl'de oynamak olmadığı ortaya çıktı zamanla. Çeşitli kampanyaların yüzü olduğu yetmezmiş gibi yaz aylarında Madonna ve Lourdes ''Lola'' de hazırladıkları ''Material Girl'' markasının yüzünü de Momsen olarak belirlediler. Aslında pek de yanlış seçim yaptıkları söylenemez. Madonna'nın küçük sevimsiz kızı Lourdes iyi aile kızı portresi çizse de Madonna'nın gençliği ve markanın hedefi pek de bu yönde değil.

Oyunculuk ve modelliğin ardından bir de müzik kariyeri var ! Momsen bir kez daha dizinin başlarında büründüğü o sevimli kız imajından kurtulmuş gibi. Alternaitve / Rock bir grupta solist. Aslında o kadar sert bir duruşları da yok, yer yer soft ve pop'a kayan tınıları bulmak da mümkün. Grubun ismi The Pretty Reckless ve 4 kişiden oluşmakta. İlk albümleri ise ''Light Me Up''. henüz Amerika'da yayınlanmasa da 30 Ağustosta satışa sunulmuştu. İlk single ki albümün gözbebeği ''Make Me Wanna Die'' benim de favorim olup Amerikan Billboard listelerinde 4 numaraya kadar yükseldi. Şarkıların büyük çoğunluğu Momsen tarafından yazılmış olup UK Rock Chart'ta zirveye çıkmış genel listede de 4 numaraya kadar yükselmiş.


''My Medicine'' -ki ikinci favorim -ile sert bir giriş yapan grup ''Since You're Gone'' bunu devam ettiriyo. Ama sert dedimse, kafayı şey yapan türden değil, sanki ergenliklerinde metalciliğie özenen ama aralarda bir yerde sıkışıp kalan tarzları var. Yani o kadar sert olsa ben hayatta dayanamam çünkü. Hemen ardından ise işte bomba ''Make Me Wanna Die'' şarkının introsu leziz tıpkı kendisi gibi. Sonra mesela sound birden bire yumuşuyor. Bu soft tınılar ''Just Tonight'' ile devam etmekte mesela. ''Goin' Down'' da bence kaçırılmadan dinlenilmesi gereken şarkılardan. Hele ''Nothing Left To Lose''. Şarkı sözleri ve dramatik atmosfer o kadar iyi betimlenmişki, Elvis'e göndermeler, rock'n roll and suicide falan.

Şarkıların sözleri ve Momsen'in vokalliğini beğendim, ama dediğim gibi bağırarak ve baslara sert vurarak metalciymiş gibi davranmasalardı. Yer yer Avril Lavigne'nin ''Sk8er Boy'' sounduna kaysa da oldukça ''favorable'' bir iş var ortada. Albüm vasat değil, ama süper de değil. 5 yıldızdan 3.75 hak edebilir. Evenesance'ın daha teenage halimi desem ne ? Denemeye değer !

Kanımca Taylor Gossip Girl'de bitchleşen Little J 'den çok fazla etkilenmiş olmalı ki başlarda gündelik hayattaki tarzı da ''hanım kız'' modundayken şimdilerde sadece iç çamaşırı ve gömleğiyle -üstelik 17 yaşındayken- ödül törenlerine katılabiliyor.

Dizideki karakteri insanı sinir etse de kim kötü bir rol ortaya çıkarttığını savunabilir ki, kim onun o goth ve asi tarzının ona yakışmadığını iddia edip, şarkıcılıkta başarısız olduğunu vurgulayabilir. Jennifer Lopez ve Beyonce ardından yeni bir ''10 Parmağında 10 Marifet'' yıldızı daha. Küçümsenemeyecek biri bence.

görseller
justjared.com
style.com

8 Kasım 2010 Pazartesi

MTV EUROPE MUSIC AWARDS VOLUME I // HOTTIE EVA // RED CARPET

Dün gece La Caja Magica // Madrid'den canlı olarak 17. kez MTV Europe Music Awards ödülleri dağıtıldı. Gelişen teknolojiye ayak uydurarak kırmızı halı ve ödül töreni canlı olarak web'den de verildi. Ancak kırmızı halı, sessiz ve kalitesiz bir şekilde yayınlandı. Tören boyunca, netten yayınlanması dolayısıyla ufak defek donukluklar falan olsa da MTV TR'ye bunca zamandır yapmış olduğu kalitesiz yayın dolayısıyla MTV International tarafından antlaşmanın feshedilmesi ile bizlere ödül törenlerini iki büklüm internet başında seyrettirdiği için teşekkür ediyorum. GO BACK FROM THE COUNTRY !!! 
Evet nerede kalmıştık ! İki senedir Katy Perry ve onun aptal çığlıklarından sonra bu sene Eva Longoria Parker'ı sahnede görmek inanılmaz keyif vericiydi. Daha önce Latin Grammy'lerde ve VMA'lerde de sunuculuk yaptığı için gayet seriydi. Kıyafetleri ise görülmeye değerdi. Slip mayolu Ispanyol Akrabaları ve Katy Perry tarafından soyulup kıçına tekme yemesi ise yine çok eğlenceliydi.

Webden seyretmenin tek güzel yanı ise reklam kuşaklarına takılmamak oldu. Onun yerinde Laura diye pek bir oynak kız bir odadan sunum yapmaya devam etti. Taylor Momsen ve grubu ile Plan B ise konukları arasındaydı.

Justin Bieber ise iğrenç bir çocuk poposuna benzeyen suratıyla ara sıra pat diye beliriverdi. Yeni yetme Bieber ödül boyunca da tweetlemeye devam edip ekranın bir köşesinden kendisini bizlere unutturmadı.

Yarı çıplak güreşler falan filan derken de oldukça sıcak anların yaşandığını da söylemem gerekir. Latino Fire dedikleri bu olsa gerek. Merak ediyorum eğer zaten Türkiye bu showu yayınlayacak olsa sansürsüz nasıl verirdi ki ?

Canlı performanslar ise her zamanki gibi sadece arena içinde değil, aynı zamanda şehrin göbeğine de taşmıştı.
Lady GaGa gelemedi ama bana bu outfit'i gönderdi diye espiri yapan Eva ise beni benden aldı. Bknz. ikinci kare.

Kırmızı halının kanımca gözdesi ise Rihanna'ydi. Aptal bir sahne performansı sergieyen kırmızı başlıklı kız en azından Marchesa elbisesi ise kırmızı halının hakkını vermiş.
Kings of Leon ise hem kırmızı halıda Rihanna ile poz verdi hem de sahnede performans sergiledi. Ödül almasalar da kim gecenin kazananı olmadıklarını iddia edebilir ki ?
Yayın aksaklığım nedeniyle tam sayfayı refresh'lerken canlı performansını kaçırmış olsam da o sahnede yer alanlardan hepsinden daha iyi olduğunu sonradan youtube'a başvurarak öğrendim. Çok arabesk bir klişeyle o gönüllerin kraliçesi derim ben ona :) Shakira

Eşi Russel Brand'le geceye katılan Katy Perry ise şeker kızlıkla rüküşlük arasına tıkılıp kalmış.

Ve MTV'nin 30 Seconds To Mars aşkı ! Yaptıkları işlerden hoşlanmasam da MTV'nin onlara karşı olan sevgisinden de nefret etsem de stilleri 10 numara.
Shakira'dan sonra gecenin en iyi performansı ise Kesha'dan geldi. Kızda ses yok, ama sahne rengarenkdi. Kırmızı halı outfiti kendi kadar yırtık. Alexander McQueen çizmeleriyle gotik takılan ve yaşına göre fazlaca abartı bulduğum Taylor Momsen ve 21. yy prensesi Miley Cyrus.

Kazananlar ve canlı performanslar için stay tuned !
pics from
justjared
ema.com
starlounge

9 Eylül 2010 Perşembe

READY BITCHES: GOSSIP GIRLS RETURN

Josh Schwartz'ın The O.C'den sonraki muhteşem projesi, Cecily von Ziegesar uyarlaması Gossip Girl bir kez daha, dördüncü kez, haftaya sezon prömiyerini yapacak. Açık havada gerçekleşen çekimler nedeniyle sezon bitmesiyle beraber hemen hemen diziden hiç kopmadık. Fransa'ya göç eden yapım ekibi dizinin yeni sezon bölümlerini orada çekti. Muhteşem kıyafetlerle Paris'deki Moda Haftasına katılan Blake Lively ve Leighton Meester'i de zaten sıkça ''le look de jour'' köşesinde ağırladım.

Oyuncular/ yapımcılar aynı zamanda endüstriye katkıda bulunmak amacıyla Fashion Nights Out projesini de diziye taşıdılar. ''Oh Mon Dieu'' diyerek geri dönen dizi de görülen o ki çeşitli yenilikler var. CNBC-e tarafından ''ezik'' olarak adlandırılan Dan'in kucağında bir bebek, Prag'da (yanılmıyorum değil mi?) vurulan Chuck muhteşem gardrobuyla Paris'te, ''little slot'' Jenny Humpfrey 22 bölümlük 4. sezonun ilk yarısında ''thanks God'' boy göstermeyecekmiş. O sevimli makyajından bizleri mahrum bıraktırdığın için seni hiç affetmeyeceğim Schwartz. Sürekli ''ortalıkta'' dolandığı için nefret ettiğğim (bknz. bir öyle bir böyle ne Dan kadar ezik ne Chuck kadar cool, ne yakışıklı ne çirkin) Arcibald Fransız sürtükleriyle (konu GG olunca yazı dili göz ardı edilebilir) takılıyor. Ve Serena ile Blair meydan kavgasına tutuşup soluğu havuz içinde aldıktan sonra alışverişin ve modanın kalbinde -Paris'de- doyasıya ve çılgınca alışveriş yapıyor. Bize de ''OMFGG!! Oh Mon Dieu!'' demek kalıyor.

Eric hakkında fragmanda bir şey bulunmazken setten dağıtılan fotoğraflarda da hakkında bilgi yok, beni zevkten dört köşe yapan bir diğer şey ise Lily van der Woodsen'ın yani Kelly Rutherford'un da sorunsuz diziye devam etmesi =) Sezonda yeni bir de karakter var bknz. Chuck'ın yeni sevgilisi Eva yani Clemence Poesy. Bir de bilen bilir Dorotha merakımı =) Acaba bebeğiyle beraber Paris'ten ''Bonjour'' deme ihtimali var mıdır ?



Paris'e taşınan sette dolabın da baştan düzenlenmesi gerekiyordu, sanki bu defa ''moda'' şimdiye kadar olduğundan daha fazla göz önünde. Üstelik rengarenk kombinlerde gözümüzü parlatıyor. Arka planda çalınan müzik de gözden kaçmamalı en az dizi kadar iddialı, baştan çıkartıcı ve de kışkırtıcı. ''These Boots Made For Walking'' üstelik daha da romantik, zira çalınan Fransızca versiyonu.


13 Eylül'de yayınlanacak ilk bölüm için şunun şurasında ne kaldı ki ? En geç 15inde biz de izleriz herhalde.
xoxo