Kelly Rutherford etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kelly Rutherford etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Eylül 2010 Perşembe

READY BITCHES: GOSSIP GIRLS RETURN

Josh Schwartz'ın The O.C'den sonraki muhteşem projesi, Cecily von Ziegesar uyarlaması Gossip Girl bir kez daha, dördüncü kez, haftaya sezon prömiyerini yapacak. Açık havada gerçekleşen çekimler nedeniyle sezon bitmesiyle beraber hemen hemen diziden hiç kopmadık. Fransa'ya göç eden yapım ekibi dizinin yeni sezon bölümlerini orada çekti. Muhteşem kıyafetlerle Paris'deki Moda Haftasına katılan Blake Lively ve Leighton Meester'i de zaten sıkça ''le look de jour'' köşesinde ağırladım.

Oyuncular/ yapımcılar aynı zamanda endüstriye katkıda bulunmak amacıyla Fashion Nights Out projesini de diziye taşıdılar. ''Oh Mon Dieu'' diyerek geri dönen dizi de görülen o ki çeşitli yenilikler var. CNBC-e tarafından ''ezik'' olarak adlandırılan Dan'in kucağında bir bebek, Prag'da (yanılmıyorum değil mi?) vurulan Chuck muhteşem gardrobuyla Paris'te, ''little slot'' Jenny Humpfrey 22 bölümlük 4. sezonun ilk yarısında ''thanks God'' boy göstermeyecekmiş. O sevimli makyajından bizleri mahrum bıraktırdığın için seni hiç affetmeyeceğim Schwartz. Sürekli ''ortalıkta'' dolandığı için nefret ettiğğim (bknz. bir öyle bir böyle ne Dan kadar ezik ne Chuck kadar cool, ne yakışıklı ne çirkin) Arcibald Fransız sürtükleriyle (konu GG olunca yazı dili göz ardı edilebilir) takılıyor. Ve Serena ile Blair meydan kavgasına tutuşup soluğu havuz içinde aldıktan sonra alışverişin ve modanın kalbinde -Paris'de- doyasıya ve çılgınca alışveriş yapıyor. Bize de ''OMFGG!! Oh Mon Dieu!'' demek kalıyor.

Eric hakkında fragmanda bir şey bulunmazken setten dağıtılan fotoğraflarda da hakkında bilgi yok, beni zevkten dört köşe yapan bir diğer şey ise Lily van der Woodsen'ın yani Kelly Rutherford'un da sorunsuz diziye devam etmesi =) Sezonda yeni bir de karakter var bknz. Chuck'ın yeni sevgilisi Eva yani Clemence Poesy. Bir de bilen bilir Dorotha merakımı =) Acaba bebeğiyle beraber Paris'ten ''Bonjour'' deme ihtimali var mıdır ?



Paris'e taşınan sette dolabın da baştan düzenlenmesi gerekiyordu, sanki bu defa ''moda'' şimdiye kadar olduğundan daha fazla göz önünde. Üstelik rengarenk kombinlerde gözümüzü parlatıyor. Arka planda çalınan müzik de gözden kaçmamalı en az dizi kadar iddialı, baştan çıkartıcı ve de kışkırtıcı. ''These Boots Made For Walking'' üstelik daha da romantik, zira çalınan Fransızca versiyonu.


13 Eylül'de yayınlanacak ilk bölüm için şunun şurasında ne kaldı ki ? En geç 15inde biz de izleriz herhalde.
xoxo


9 Mayıs 2010 Pazar

WHICH ONE IS THE HOTTEST MOM !!

Uzun zamandır bloguma konuk etmek istediğim bu muhteşem kadınları ne yaparım da bir araya getirebilrim derken, az önce adeta ampullerim yandı ve anneler günü dolayısıyla hepsini bir post içine sığdırabiliceğimi gördüm. Tıpkı Vogue Paris'in; Pene, Kate, Meryl, Julianne ve Bono'yu bir araya getirmiş olması gibi.
Annelerimiz hepimizi için de mükemmeldir; ancak sanırım herkes en azından bir seferliğine başka birisi annesi olsa olayların nasıl gelişeceğini merak eder diye düşünüyorum. Tamam cümle biraz dağınık oldu ama :)

İlk seçimim ilk göz ağrım, ergen yıllarımın vaz geçilmez dizi The O.C yıldızı Kristin Cohen / Kelly Rowan. Nedense seyrettiğim andan beri her zaman onun annem olmasını dilerdim. Bilmem neden. Bu arada googleda resimlerini aradığım andan bu fantaziden hemen vazgeçtim.
İkinci sırada ise nedendir bilmem (belki sadece sarışın ve aynı tarzda bi yaşam stilleri olması nedeniyle) sürekli benzettiğim Lily van der Woodsen/ Kelly Rutherford var. Evet evet bir annem olucaksa o da Lily olmalı. Cidden çok eğlenebilirdik onunla :P Bu arada dikkatinizi çekerim, her iki kadının ismi de Kelly. Hem sarışınlar, hem güzeller, hem zarifler, hem de pop kültürünün gençliğe armağan ettikleri iki muhteşem dizinin , iki muhteşem anneleri. Evet tesadüflere inanıyoruz ama :P

Sırada 4 muhteşem! anne var. Susan Mayer/ Teri Hatcher, Gaby Solis / Eva Longoria, Bree Hodge / Marcia Kross, Lynette Scavo / Felicity Huffman. İçlerinden en ideali Susan sanırım. Bree gibi bir anne istemezdim sanırım; hem onu seçmek çok realist bi yaklaşım olurdu, eh burda hayal kuruyosak bu olmamalı di mi :P Lynette'e gelince. Hımm bilemiyorum; nedendir bilmiyorum yok ya istemem. Gaby, öyle bir anne çok havalı olabilirdi. Düşünsene NYC ve Milano Fashion Week'lerde podyuma çıkmış bir anne. OHH gosh ne havalı. Ama sanırım Gaby'yi abla olarak kullanabilirim. Peki ya Edie Britt / Nicollette Sheridan heheh, yok istemem. Lily ve Kristin'in aksine sarışın değil; ama Susan gibi bir kadına hayır diyemezdim doğrusu. Post amacından sapmaya başaldı sanırım, yok yok anne olarak :P

Gelelim Türkiye'ye :P Firdevs ve Aynur Hanımlar. Nebahat Çehre ve Zerrin Nişancı. Firdevs gibi bi anneye sahip olsam hayatımda hiç entrika eksik olmazdı. Bu iyi bişey mi kötü bişey mi bilemicem ama sanırım davulun sesi uzaktan hoş gelir. Aynur'a gelince. Hem sarışın, hem zarif, muhteşem bi kadın :)