Zeynep Tosun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Zeynep Tosun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Şubat 2011 Cumartesi

UPDATED: ISTANBUL FASHION WEEK || MY FAVOURITE SHOWS & STREET STYE & BACKSTAGE

Paris ve Milano'dan defalarca bahsetmişken İstanbul Fahshion Week'ten bahsetmemek elbette olmaz. Spring / Summer 2011de yaptığım gibi her showdan değil yalnızca dikkatimi çekenleri ve beğendiklerimi paylaşacağım bu sefer. Öncelikle hiç bir defileyi yerinde değil de ''markafoni'' ve Vogue aracılığıyla incelediğimi belirtmem gerekir. Bunca moda yazısı yazdıktan sonra benim IFWye gitmediğimi yadırgıyanlardansanız daha önce zaten bahsetmiştim bunun nedeninden. Ancak bir kez daha kısaca söyleyecek olursam 1// Kimseye ağız burun eğemem bana davetiye vermesi için. 2// Sınav dönemimle ufak da olsa bir çakışma oldu. (aslında bu bahane) 3// Kendini beğenmiş insanlardan kendimi uzak tutmak için. (Bknz. bir önceki IFWde kendini Paris / Milano / NYC / LDN moda haftalarında zanneden ayakları yere basmayan insanlar- bloggerlar).
Niyazi Erdoğan'da bir parça hayal kırıklılığına uğramadım desem yalan olur ! 70lerin ve 80lerin minibüs şoförlerine gönderme yaptığı kolleksiyonunda beni benden alan şey ''Miras değil alın teri'' mottosu. ''Alın Teri'' kavramı üzerine son günlerde bolca öterken bunun karşıma çıkması çok hoş oldu. Tek erkek kreasyonu ''tasarımcısı'' olarak S/S'11de olduğu gibi çok fazla tasarım harikası parçalar yerine daha fazla ''hazır-giyim''i hatırlatan kıyafetlerin olması beni hayal kırıklılığına uğratan nokta oldu. Onun dışında rengarenk kıyafetler hazırlamış olması ise bence süper. Gucci'de karşımıza çıkanlar kadar estetik olmasalar da ''clutch''lara / el çantalarına dikkat ! And let the spanish hero's revival in 2011 winter :) Müzik olarak oluşturulan Orhan Gencebay Mix'i ve bıyıklar ise showu oldukça teatral kılmayı başarmış.
Kendisiyle birebir karşılaşmasam da fotoğraflarından gördüğüm kadarıyla inanılmaz sempatik olan Zeyenp Tosun'un kreasyonu ise neredeyse bir şehir efsanesine dönüşmüştü ! Yine bir parça hayal kırıklılığa uğradımı belirtmem gerekir. Evet bir çoğu güzel şeyler. Derilerin harmanlanması, pantalonlar, sırt dekolteleri, ancak çok da yenilik olmadığını düşünüyorum. (Yenilik yok derken Tosun her seferinde yeni yeni işler çıkartıp kendini yeniliyor, ancak dışarıdan gördüğüm bazı defilelerle kıyaslayacak olsam yenilik yok demek istedim). Kısaca tanımlayacak olsam ise gothic, seksi, vamp ve ''totally'' şık kadınların tercih edebileceği kıyafetler olduğunu belirtmeliyim. Müziği ise şahane. Cidden ifw'de kullanılan en iyi müzik ondan çıktı.
Simay Bülbül'e gelince: yine mitolojik hikayelerden yola çıkıp bomba bir kreasyon hazırlamış. Kendisine Ramadan'dan ''Tarzına Kurban'' şarkısını yollamak istiyorum. ''Saçlar, başlar .. tarzına kurban...'' hele aksesuavarlar. Muhteşem über seksi sırt dekolteleri ve sert kadın imajı. Uçtum ben bunlarla ... Keşke bizim sosyetimizi, ünlülerimizi de bu kıyafetler için de açılışlarda, galalarda görsek ...  
Geçtiğimiz sezon Deniz Berdan aksesuvarları ve styling'iyle çok konuşulan Günseli Türkay bu sefer de insana ''hadi ordan'' dedirttiren bir show hazırlamış. Kış ortasında bahar havasını hatırlatan renkler bir kenara, danteller ile kadınsallığı da geçtim, ''o vücut boyama nedir abi, nays nays baby !''. Kafadaki dev çiçekler ise görmezden gelinmeyecek gibi.
Biraz da davetlilerin stili ve backstage ! Burada da yine imdadıma koşan markafoni oldu. Gülünç ve moda kurbanı insanları seçmek yerine ciddi stilleri seçmeye çalıştım. Erkeklerin stilinde bir tanesine inanılmaz gülsem de, hiç kimseyi yargılayamam !
Belki defileleri değil de backstage'i görmeyi çok isterdim. Baksanıza inanılmaz eğlenceki gözüküyo :)
Ece Sükan IFW yıldızıydı desem abartmış olur muyum bilmiyorum ama hem inanılmaz stylish görünümlerle ''front row''da oturup hem podyumun tozunu attırıp hem de backstage'de çalışmak pek de kolay iş olmasa gerek. Eh bir de Vogue ve NTV için yapması gerekenler... İnsan olmamalı o :)) İşte aşağıda hem Mavi'nin hem de Derimod'un podyumunda. Kendisi aynı zamanda Derimod'un stylingine de yapmış. Whoaa.

Üçüncü gün aynı zamanda ''glam strikes back'' de dedirttirdi. 90ların top modelleri yeniden sahneye çıktı. Gucci defilesinde yürüyen model ve Alice Dellal Mavi'de yürüdü. Emre Altuğ'un Derimod'da sahneye çıkması ise çok varoş. Ne o Victoria's Secret falan mı yapmaya çalışmışlar ? Off ! Aynı zamanda Dita von Teese de Damat / Tween defilesinde ikinci günde smokinle sahneye çıktı. Ancak bence ''çok reklam hareketler bunlar'' yani ana hber bültenlerinde, magazin programlarında kimse defilelerin ''moda'' yönünden bahsetmedi. Herkes magazin peşinde. Elbette reklam yapılacak, ama reklamın kolleksiyonun önüne geçmiş olması :S
Ve Muhteşem Selma Ergeç ! Tapıyorum bu kadına. Vogue'un ilk sayısında minik bir editöryali de vardı. Umarım ilerki aylarda yine onu görürüz. Sanırım en sevdiğim yerli model :)) Nasıl anlatsam ki sevgimi :) Neyse Demet ve Çağla'yı da es geçmeyelim :)
Sonuç olarak, kanımca, ''aman Istanbul'un da bir Fashion Week'i olsun da, çamurdan olsun'' mantığıyla hazırlanmış bir organizasyon. Sonuç olarak kimilerince ''over-rated'' aynı zamanda da. En kısa zamanda organizatörlerin biraz paraya kıyıp adam akıllı birşeyler yapmaya başlaması lazım. Ve işi bilenlere emanet etmek lazım. Biraz Avrupa'ya baksak ya kim neler yapıyor diye ?
görseller blog.markafoni.com

12 Ocak 2011 Çarşamba

IFW HAKKINDA ... VE AÇIKLANAN PROGRAM

Geçtiğimizi sezon gibi, ağustos'ta yapılan organizasyonun akisne Istanbul Fahion Week yeniden SantralIstanbul'da gerçekleşecek. 3- 6 Şubat Tarihlerinde.

En merakla beklediğim iki isim son zamanlarda nedenini bilemediğim şekilde kendisine olan sempatimin arttığı Zeynep Tosun ve Ayna ile Pixel temalı kreasyonlarına beni aşık eden, koleksiyonunu tamamıyle erkeklere ayırdığı için extradan taptığım Niyazi Erdoğan. Bu iki isim dışında bir de Simay Bülbül'ün nasıl bir defile hazırlayacağını merak ediyorum.

Moda Haftasına katılma gibi ''ölüp bitme'' düzeyinde bir isteğim yok. Zira daha önce katılan arkadaşların ortam hakkındaki düşünceleri beni bu fikirden soğuttu.
Kendini moda yazarı veya Anna Dello Russo sanan bloggerlar. Abartılı outfitler ! vs vs. Bir de sanki davetyileri kendi adlarına özel yollanmış gibi hava vermezler mi ? Meğerse ... neyse. İleride belki dolabıma Niyazi Erdoğan'dan parçalar ekleyebilme şansına ulaşsam hiç kaçırmam en ön sıradan yer kapmak için çok uğraşırım. Aslında bu konular hakkında çok daha konuşulmalı, hani gittiğiniz bir defieye tasarımcı eseri olan bir kıyafetle mi katılmak gerekir yoksa sadece derli toplu bir kıyafetle gidilse olunur mu ? Belki özel davetiye aldığınız defileye tasarımcı kıyafetiyle gitseniz yine de daha iyi olur ?

Bir de fashion week'e katılmadan burada fikirlerimi yazdığım için de bazı saçma ithamlara maruz kaldım. Sanki Londra, Milano, Paris ve NYC 'a gidip de ordaki moda haftaları hakkındaki yazılarını o havayı soluyarak yazdılar o bloggerlar.

Bol sansasyonlu defilelere hazırlıklı olun derim. Bu arada bu seferki organizasyonda bir sürü değişiklik yapılmış onun için. Tık.
Pek haz etmesem de kendisinden o da doğru şeyler söyelmiş. Melis Alphan yazısı için. Tık.

Istanbul Fahion Week (2011 Spring / Summer) yazılarımın tümü için ise. tık.

27 Ağustos 2010 Cuma

ISTANBUL FASHION WEEK : SECOND DAY ON RUNWAY // KARMA + SİMAY BÜLBÜL + MEHTAP ELAİDİ + ARZU KAPROL

Istanbul Fashion Week'te 2. günün açılışı Gül Ağış (Lug Von Siga) , Zeynep Tosun ve Zeynep Erdoğanla gerçekleşti. KARMA 1'den sizlere en beğendim Zeynep Erdoğan defilesini paylaşıcam. Dokunuşlar temalı kreasyondan tam 6 görsel. Renkler ve uyumlarına da bittim ayrıca. Yine de sanki hepsi bir görünüyor :)




Karma ardından ise günlerdir merakla beklediğim Simay Bülbül defilesi gerçekleşti. Sanırım kendisi en sevdiğim Türk Modacı olacak bundan sonra. Resimlere bakarken bile kendimden geçtim, ağzım açık kaldı. kim bilir oracıkta izleseydim defileyi - özellikle front row- belki bir duygu patlaması bile yaşardım. Derilerin baş gösterdiği bir kreasyon, kullanılan aksesuarlar ise muhteşem. Sadece bir defileden fazlası, teatral bir şeyler var ortada. Tanrıçalara övgüler ise devam ediyor. Mitolojiden esinlenmeler... Defilenin kapanış kıyafeti ve sergisi ise sanırım aklımdan uzun zaman boyunca çıkmaz. Simay Bülbül beyazı takdire şayan. Viva Simay !




Ve Mehtap Elaidi. Adını ve kreasyonunu ilk defa duyup gördüm. Ancak cidden beğendim. Hemmen takip alınmalı. Ayrıca kıyafetler de giyilesi.



Ve 2. günün bombası Arzu Kaprol. Twitterda sürekli defileden önce yaşanan tatsızlıklardan dem vuruldu. Kreasyona övgüler de geldi, yabancı modacılardan esinlenmelerin bir hayli fazla olduğu da söylendi. Yorum sizin ben sizleri yeniden en sevdiğim görsellere baş başa bırakıyorum. Ha bu arada ilk görsel yerli Madonna'lar için gelsin. O değil de bazıları da benim looklet'te yarattığım outfitlere benzemiş.





görseller markafoniden.