5 Aralık 2012 Çarşamba

TARSHA'S TOP 10 GLOSSIES OF 2012


**Scroll down for english text.

Geçtiğimiz sene Gürcistan modası ve dergi piyasası üzerine lafladığımız Tarsha'yla bu sene yeniden bir araya geldik. Blog'u Glossy Newstand'de dünyadaki tüm moda dergilerinde yayımlanan editöryalleri ayaklarımıza kadar getiren Tarsha zamanla dünyanın en önemli dergi ve editörlerinin de dikkatini çekti. Wonderland bir defasında kapaklarını internette yayınladıktan sonra onu twitter'da metionlayarak kapaklarını beğenip beğenmediğini sordu. Love Magazine'den Katie Grand ve Alexander Fury ise olayı bir adım daha öteye taşıdı. Eylül ayında sitelerinde Tarsha'ya bir köşe ayırarak senenin en önemli sayısının kritiğini yapmasını istediler.

Ben senenin en iyi kapaklarını seçeyazarken Tarsha'ya sormamak da olmazdı elbette.

***  

So once again I'm collobrating with the "world-famous" blogger Tarsha from Glossy Newstands. It was just again december when we did an interview on Georgian fashion & magazines. Back than he was only a contributor for the FashionSpot. Now with his very own blog on Tumblr he not only brings the whole world of printed fashion magazines together but also caught the attention of Lady Katie Grand from the Love Magazine and wrote about the famous september issues on Love Mag's web page.This time he writes for -not to mention my less known but humble- my blog. Choosing top 10 fashion magazine covers of 2012.

#10 Interview Russia  December 2012 / January 2013 : Kate Moss & Naomi Campbell by Mert Alas & Marcus Piggott
Two all-time favorite models of mine, together with my favorite photographers, it was a great and for the not so stellar 2012 year, cover-wise.

 #9 Vogue Netherlands December 2012 : Doutzen Kroes by Patrick Demarchelier
That's what should be a debut cover of Vogue Netherlands, it's very simple but Doutzen just makes it kinda special.

#8 Vogue Germany October 2012 : Kati Nescher by Camilla Akrans
 I am definitely not a Kati Nescher fan and this is first time I liked her image, definitely most beautiful cover of the year.

#7 Harper's Bazaar Turkey September 2012 : Marloes Horst by Koray Birand 
Turkish Bazaar has become one of the publications that I look forward to see each month, out of all the amazing covers this year they produced, this one was my favorite.

#6 Vogue Italia September 2012 : Carolyn Murphy by Steven Meisel 
 Meisel at it's best, very unexpected, very different, that's why I love Vogue Italia's specific covers.

 #5 Vogue Paris September 2012 : Kate Moss by Mert & Marcus 
just simply elegant and a cool cover


#4 Vogue Paris June/July 2012 : Gisele by Inez & Vinoodh  
You just can't beat Gisele on the beach in a swimsuit, editorial was spectacular aswell.

#3 Vanity Fair December 2012: Kate Moss  by Mert Alas & Marcus Piggott
You can see that majority of my favorite covers features Kate Moss and that's not surprising, because she is my absolute favorite model ever and still delivers an amazing cover images, this cover is one great example!


#2 LOVE F/W 12.13 Special Edition : Malgosia Bela by Mert & Marcus 
Malgosia is growing on me each time I see her image, this cover was absolute perfection, due to the great team working on it, I mean Malgosia, Mert & Marcus and of course Katie Grand.


#1 W March 2012 : Kate Moss by Steven Klein ( "Good Kate" cover) 
One of the best covers in Kate's career, my top favorite cover, not only in 2012 but in a looooong time.

3 Aralık 2012 Pazartesi

MOST CONTROVERSIAL COVERS OF 2012

Konu tartışmalı kapak yaratmaksa birkaç kilişe daima ön plana çıkar. (Siyah kadın-şişman kadın ve kapağa ilişmiş spot en hassas konuların başında gelir.) Ha, dergiyi hazırlayanlar o tartışmayı sezmişler midir, tartışmaya yol açmak için mi o şekilde yayıma hazırlamışlardır yoksa belirli kimselerin aşırı hassas davranması mı buna yol açmıştır, orası meçhul. Neyse. Bu senin en tartışmalı kapaklarında alt metne gerek yok. Bence hepsi de"Bırakalım da bizi konuşsunlar" mantığıyla hazırlanmış.


#5 ZEIT MAGAZINE- 26 JULY
Zeit Magazine, Alman Die Zeit gazetesinin haftalık "lifestyle" eki. Sinema ve dergiler açısından merak ettiğim şey kadın bedeni çıplalığının hiçbir zaman soruna yol açmamasına rağmen erkeğin çıplak olması pek de hoş karşılanmıyor. Zeit dergisinin bu kapağı sene boyunca yayımladığı diğer işler gibi fazla "edgy" ancak yine de en ses getiren kapağı bu oldu yanılmıyorsam. Hatta öyle bir ses getirdi ki kapağın daha sonra Facebook'ta bulunması yasaklandı. 

#4 VICE MAGAZINE- APRIL 2012
Amerika'dan bugüne kadar yayımlanmış en uçuk iş olan Vice bünyesinde seks, uyuşturucu, politika ve sanat gibi tüm popüler ve küresel olaylara ve sorunlara parmak basıyor. Kapağın bu denli aykırı olmasının nedeni ise versiyonlardan birinde alenen bir dildonun yer alması ve tabii pompa da boş yere durmuyor orada.  Öte yandan sayının teması ise "The Holy Trinity".

#3 CANDY- 2012
Yılda bir kez yayımlanan transeksüel/ androjen dergi Candy daha önce kapağına kadın kılığında James Franco, Terry Richardson (erkek) kılığında Chloe Sevigny'i taşımıştı. Zaten "aşmış" bir dergi olarak aslında Tilda Swinton'un kapağı pek de aykırı sayılmaz. Muhtemelen drag queen deniz kızı kostümlü Swinton kapağının en aykırı yanı ise kimsenin kapaktaki ismin Swinton olduğuna inanmaması. 

#2 DAZED & CONFUSED- SEPTEMBER 2012
Şarkı sözleriyle bile ana akımdan uzak duran Banks'i yine ana akımdna daha uzak olan D&C kapağında "normal" bir şekilde görmek pek de beklenmezdi zaten. Kapak henüz internete bile düşmeden kompozisyonun sızmasıyla beraber derginin birçok ülke sınırına girmesi bile yasaklandı. Yasaklanan ülkeler listesinde net anlamda Türkiye'nin adı geçmese de sayıyı kiyosklarda gören olmadı. 

#1 TIME MAGAZINE- MAY, 21 2012
Konu belki de tartışmalı kapak hazırlamaksa tarih boyunca kimse Time'ın eline su dökemez. Belki bu kapakla "çok mu çok ileri gitmedi" ama hemen arkadasından gelen karikatürize kapak Time'a verilebilecek cevabı çok güzel özetledi. "Are you that pathetic?"

1 Aralık 2012 Cumartesi

APOLLO MAG: NO 28 || PERSONA OF THE YEAR ISSUE



Geçen sene sadece Ryan Gosling ve Adele'in listede olduğu "Persona of the Year" issue bu sene biraz kabardı. Başta sadece aklımda ilk iki isim olsa da "Chastain ve Pitt'i seçmesem büyük haksızlık olur" düşüncesiyle sonradan bu ikiye katlandı. Hepsinin de gerekçesi var. Gerekçeler ay içerisinde burada. Ay içerisinde burada olacak başka şeylerden birkaçı da hiç kuşkusuz listeler. En iyi dergi kapakları. En iyi moda dergisi kapakları. En iyi şarkılar ve geçtiğimiz ayki sayıya da gönderme yaparak "Attitude list."

Liste yapmak dünyanın en eğlenceli şeyi aslında. Pinterest'in mantığı da bir anlamda bu olduğundan en sevdiğim sosyal medya aracı sanırım. Öte yandan listelemenin şöyle bir derdi var. Yapacağınız listenin türünü seçtikten sonra aklınıza bir anda birkaç şey gelir. Mesela top 10 listesi. Size bir anda senenin en iyi 10 moda dergisi kapağını sayabilirim. Ama konu fikri yazıya dökmeye gelince o sayı 6'da kalıyor. "Haydi internetten biraz da araştırma yapayım" dediğim zaman bu sayı birden 15'e çıkıyor. Bu sefer de o listeye 5 isim daha eklemek zorundasınız. Ya da 5 tanesini çıkartmak. Hangi 5'i çıkacak. Peki sıralama yaparken hangisi #6'da yer alacak hangisi #7'de. Of hayat çok zor. #whiteboyproblems

Aralık ayının en güzel yanı bütün (moda) dergilerin(in) "Party Issue" yapmış olmaları. Bunu sevmemin tek bir nedeni varsa o da hangisi ak hangisi kara koyun diye anlaşılmasıdır. Genelde bir tema üzerine yoğunlaşmayan dergiler bile Aralık'ta bu yola başvuruyor. Ama bu sene bir 22 Aralık vak'ası varken dergilerin buna gönderme yapmaması biraz üzücü. Son ümidim Vogue Italia olurken (zira petrol sızıntısı sonrası Ağustos 2011'de Kristen McMenamy'li kapağı hatırlayın) o da son sayısında kapağa "sex" yazmadan "sex" diye bağırdı.  Öte yandan bir de Jagger'lar. Kurtuluş yıl dönümlerinde hortlayan milliyetçilik sevdası, ya da Halloween'de patlayan yer altı "supremacy"sinin Aralık=Moda dergisi karşıtı ise Jagger ailesi. Georgia May Jagger şanslı Jagger kızı olarak muhakkak en az bir aralık sayısı kapağına çıkarken tüm ailesi muhakkak bir editöryale ya da yazıya ilham verir. Bana kalırsa ben bu şöleni başka bir dönem ve aileyle kutlarım; ama şimdilik bunu buraya yazmamanın faydası var.  

Bir de Aralık hep güzeldir. 11 ayın kritiğini yapıp geçmişe dönersin. (Çünkü modern dünyada geçmişe bakmak günahtır. Göz hep gelecekte olmalıdır.) Mesela ben şimdi "top 20 songs of 2012" listesini yaparken taa Ocak'ta dinlediğim ama bir daha dinlemediğim şarkılara göz atacağımdan heyecanlıyım. Bir de belirli bir kişiyi, ya da olayı ya da dönemi hatırlamada bana en yardımcı olan şey şarkılardır. Bir de kokular. Neyse onun burada yeri yok şimdi. O halde ben yavaştan "iTunes most played" listeme döneyim.

Yine çenem düştüğünden çok yazdığımı fark ettim. Ancak Instagram'la beraber keşfettiğim bir özellik geçtiğimiz hafta sonu Contemporary Istanbul'u gezmemle pekişti. Kelimeler görsellerden daha fazla beni baştan çıkarıyor sanırım. Instagram'da paylaşılan her bir fotoğraf'ın "caption"unda yer alan betimlemeleri daha bir heyecanla okuyorum ya da "acaba sanatçı bu yaptığı işe ne ad vermiş?" diyerek buldum sıkça kendimi. Neyse bu uzun, derin bir mesele. Belki yazarım onun hakkında. Ama yazarım yazmak güzel şey. Bir de sanat demişken muhakkak Telgraf Sanat'ı okuyun. Çok güzel dergi. He bir de sanat çok fazla ilham veriyor. İleride çıkaracağım (bri şekilde- inşallah) derginin ismini bile baktığım eserlerden buldum mesela.

Ha yazmak üzerine son bir şey. Dün Yenal Bilgici şöyle bir şey tweetledi: "blog yazmadaki güzellik sadece yazmanın kendisi değil, bir ara şunu da yazarım diye düşünmek." Gün geçtikçe çok daha fazla konuda yazmak istesem bu konuda ilham alsam da hatta blog'un taslaklar kısmı dolup taşsa da olmuyor. O yazılar bitmiyor. Hislerime en derinden tercüman olan başka bir tweetle daha karşılaşmamıştım sanırım.

PS: Kapakları Blender'la yaptım. Blender'dan daha önce de bahsetmiştim. Aralık kapağında onu kullanarak ay içerisinde yaptığım  diğer blend'lere de yer veririm belki. Ama daha fazlasını da arıyorsanız instagram'a "aykun_" yazmanız yeterli.

Siz de bol bol liste yapın. Çünkü hiç sıkılmadan okuyacağım tek şey onlar.

29 Kasım 2012 Perşembe

TAVIR MI? TARZ MI? TEKRAR MI?

Alanı fark etmez ancak -özellikle- sanatçıların yaptıkları işlerde belirli bir "DNA" vardır. Peki sanatçının karakterinden beslenen bu işler onun tavrını mı ortaya koyuyor, yoksa tarzı belirli bir süre sonra sıkıcı bir tekrara mı dönüşüyor?


Belki diğer dallara girmek biraz riskli olabilir, ama moda fotoğrafçılığı belki de bu konu için en güzel örnek olabilir.

Bruce Weber ile başlayabiliriz mesela. Moda dergilerinde yer alan en romantik ve en hippie kareler ondan sorulur. Gündelik kıyafetleri de yine post-modern berduşlar gibi. Onun yakalamış olduğu çıplak kareler her ne kadar seksi olsa da romantizm ve yumuşak dokunuş ön plandadır. Grace Coddington "The September Issue"da fotoğraf karelerinin çok da fazla net ve keskin olmaması gerektiğini söyler. Weber'in işleri de biraz böyledir. Onun fotoğraflarında hep bir doğaya karışma, doğaya kaçma vardır. Siyah, beyaz dokunuşlarla kumsallar, rengarenk kıyafetlerle piknik havaları. Herkes eğleniyor. Herkes neşeli.
Üstte Amerikan Vogue Ağustos. Altta İtalyan Vogue Ekim. Ve Selfridges için çekmiş olduğu Christmas videosu.

Annie Leibovitz de bir bakıma Zümrüt ya da ailemizin fotoğrafçısı tadında. Dergiler portfolyo çekimleri için genelde onun kapısını çalıyor. Ya da portre çekme konusunda Leibovitz'in eline kimse su dökemiyor. İşlerinin müdavimi ise Vanity Fair. Group shot kapaklar genelde onun eseri. Ya da dergilerde portre yazılarına eşlik eden açılış görsellerinin kredilerinde onun ismini görmeye alışkınız artık.
 Kuşkusuz bu kare tüm zamanların en ünlü ve bilindik kapağı. Vanity Fair Ağustos 91 kapağındaki Demi Moore ve Leibovitz ortaklığı daha sonra birçok fotoğrafçı, editör ve ünlü isimle beraber defalarca taklit edildi.

Hans Feurer'i anlatmak içinse Vogue Türkiye'nin onunla beraber yapmış olduğu çekim sonrasında attığı tek bir başlık yeter."Esne Genişle." Sportif formlar ve hareketli yaşam onun karelerinin vaz geçilmezleri.
Her iki kare de Vogue Paris.

Camilla Akrans ve Koray Birand ise sürekli aynı kadının peşinde. Gizemli bahçeler. Aşk. Tutku. Göğüsler fora. Saçlar havada. Dudakta kırmızı ruj. Duruşta baştan çıkaran cazibe. (Yeri gelmişken ufak da bir not Birand'ın bu ayki Bazaar Türkiye çekimi ayın en iyisi.)

Ötelerde bir yerde bir de Tim Walker. O daima doğada. Stüdyoda olduğu zamanda kullandığı gotik dokunuşlar yeniden bizi karanlığa götürüyor. (Bknz. Marion Cotillard ve Jennifer Lawrence ile W kapak çekimi.) Şamanlar ve bozkırlar onun marifeti. Tim Walker harikalar diyarından ayrılmayı sevmezmiş gibi en güzel masalları anlatırken daima hip ve indie olmayı da başarıyor. Moğol diyarlarından selam var. Maceralarda inecek var.
Üstteki İngiliz Vogue Aralık 2011. Alttaki İngiliz Vogue Aralık 2012

Steven Klein ise karanlık sularda. Weber gibi onun da portfolyosu çıplak karelerle dolu. Ancak bu sefer daha koyu. Daha kışkırtıcı. Daha seksi. Ve daha çirkin. Calvin Klein'in son parfüm ve renkli iç çamaşırı reklamlarını hatırlayın. Ya da Interview'daki Brad Pitt'i. W'nun 40. yıl sayıları. Weber'in aksine hiçbir kare yumuşak değil. Çizgiler net. Renkler keskin. Duygular vahşi. Ya da sırf Madonna demek her şeyi açıklıyordu zaten.
Üstte Vogue Paris, Altta Interview

Mario Testino ise artık çok sıkıcı. Steven Meisel her ay Vogue Italia ile beraber görkemli işlere imza atarken Mert& Marcus hala seksi. Biraz da "Yalan Rüzgarı" tadında. Inez & Vinoodh, Alt önderliğinde kimlik karmaşası yaşarken son zamanların yeni süper ikilisi Sean and Seng'in imzası editöryallere eklenen hayvanlar. Cüneyt Akeroğlu ise gücünü Ece Sükan'la birleştirdiğinde en az köfte-patates kadar lezzetli. Kalem etek, beyaz gömlek kadar uyumlu. Terry Richardson ise ... marifet "Me as Terry" pozu vermekte. Are you cool enough?

Kapanış ise Juergen Teller'dan. Belki de en keskin net tavra sahip fotoğrafçı. Vivienne Westwood ve Marc Jacobs'un kıyafetleri onun karelerinde daha fazla anlam buluyor. Masalsılığı ise Tim Walker'la yaraşır cinsten. Ancak onun kadar masum değil. Sezonun en konuşulan kampanyası Celine de onun elinden çıkma MJ'in Bang'i de. Kullanılan renkler biraz 70ler Fransız ekolu. Biraz saçma. Biraz entel. Hafif bir Wes Anderson dokunuşu. Sofistike ama çılgın.
Üstte Flair October cover. Altta Westwood kampanyası.

Başta sorduğum sorunun cevabı mı peki?

17 Kasım 2012 Cumartesi

ŞEHİRLE RANDEVU

Heniz İstanbul'un diğer önemli büyük film festivalleri kadar promosyonu çok fazla yapılmadığından kısmen de olsa gizli saklı kalmış festival Uluslararası Randevu Istanbıl Film Festivali 15. kez şehre dönüyor. Diğer festivallerin aksine pek de haberimiz olmayan yönetmenlerin hikayelerini bizlere sunmasından ötürü içten içe sevdiğim festivaldir. Üstelik bu sene festival salonlarında artış da olmuş. Bu pek şahane bir haber.

Festival 14-20 Aralık'ta. Resmi program açıklandığında görüşmek üzre.

Festivalle ilgili haberler için de şuralara göz atabilirsiniz.
Twitter, Facebook, Web