Evan Rachel Wood etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Evan Rachel Wood etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ocak 2012 Pazartesi

WE NEED TO TALK ABOUT GOLDEN GLOBES !

69.su dün gece gerçekleşen Golden Globe'lar hiç kuşkusuz son yılların en eğlenceli geçen ödül töreniydi. Bunda twitterda atılan peşi sıra tweetler ile hep beraber evde toplaşıp seyretmişiz gibi hava yaratılmış olmasının etkisi de olabilir gerçi. Ricky Gervais'in çok az görünmesi zaman zaman da sıkıcı espriler yapmış olması pek canımı sıkmadı zira genel olarak her ağzını açtığında beni güldürdü. Ama elbette gecenin komedi showuna dönüşmesinin tek nedeni bu değildi.
The real Game oh Thrones
Güzel kıyafet anlamında inanılmaz kısır bir ödül töreni olduğu konusunda hem fikiriz. Geçriğimiz yıl Rodarte içinde parlayan Natalie Portman, Lanvin'in en kötü elbisesini seçmişti, twitterda saatlerce tartışılan Jessica Chastain elbisesinin Balenciaga mı yoksa Givenchy mi olmuş olması bile umrumda değil, yılın adamı Micki Fassbender'ın Mahmutpaşa çıkışlı parlak kumaş takım elbisesi derken bir de Meltem Cumbul hadisesi.

Aslında Meltem Cumbul nereden tutarsanız tutun elinizde kalıyor, Chloe olduğunu sabah öğrenmiş olduğum perde çakması kıyafetin markası önemli bile değil zira berbat, iki gün boyunca ''Yabancı Dilde En İyi Film'' ödülünü taktim etmesi konuşulurken sadece twitterdakiler değil eminim salondakiler de ''Who was that starnge Turkish woman wanting World Peace'' diye ortalığı ayağa kaldırmışlardır. Seriously Meltem ?

Hey Brad ! ''We really need to talk about Angelina!'' Geçtiğimiz sene olduğu gibi bu sene de zarafetini Atelier Versace elbisesiyle sürdürmeye çalışsa da çuvalladığı yer kolları oldu, bir Etiyopyalı kadar zayıf ve sağlıksız görünen Angelina'nın yapmış olduğu bu kadar pozitif olaya rağmen hala ''Curved Woman are the Best'' kampanyasına destek olmamasına anlam veremiyorum.
Gecenin kuşkusuz en dikkat çeken ve şık olan 5 kadın oyuncusu.
Şahsen ben kaçırsam da ''Downton Abbey'' için ''En iyi TV Filmi / Mini Dizi'' kategorisindeki ödülü alması için sahneye çıkarken neredeyse düşmek üzere olan Elizabeth McGovern'ın herkesi güldürdüğünü okudum. Kadın oyuncu dalında ödülü bir kez daha Kate Winslet'a kaptıran Elizabeth'e de teşekkür etmek istiyorum. Zira gecenin asıl kraliçesinin kim olduğunu öğrenmiş olduk. Jenny Peckham elbisesiyle Winslet'ı salonun en arkasına oturtan akademiye bir çift lafım vardı, ama aynı zamanda Julianne Moore ile aynı masada oturmuş olmaları içimi nasıl ferahlattı, beni nasıl mutlu etti anlatamam. Bu arada sözlüğü açtığınızda zerafet yanında Kate Winslet yazıyor değil mi ?
Hepimiz Meryl Streep'in ''I dont a give a shit to the Fashion'' mottosunu bildiğimize göre dün gece ne kadar paspal olduğundan bashetmeme gerek yok, mürebbiyeler gibi kapalı giyinen Michelle Williams'ın gecenin en şıkı olmaması ise ''Kezban goes Paris'' temalı saç bandıydı !1 Nisan'da geri dönecek olan ''The Killings''in yıldızı Mireille Enos'un ödülü kucaklamayacağını bildiğim halde bir umut yeniden Julianna Margulies'in kazanabileceğini bekliyodum. Bir dalda daha umutlarım solarken Kate Winslet sonrası gecenin en şık kadını olarak onı görmem içime su serpti diyebilirim.
Şıklık yarışına devam etmeden George Clooney'nin ''penis envy'' temalı konuşması bknz Fassbender'a düzmüş olduğu methiyeler gecenin de son bombasıydı sanırım. Ewan MvGregor, Adam Levine ve Ricky Geravis'in gecenin en şık erkekleri olduklarını söylememe gerek bile yok.

Söke söke ''Hugo''nun hadi o olmadı ''the Help''in ödülü kazanmasını beklerken (I dont give shit to damn statistics) ''The Descendants'' ödülü kazanması ise ''Game of Thrones''un ''Drama Dizi'' dalında en iyi ödülünü alamaması kadar bomba etkisi yarattı. 15 Nisan'da geri dönecek olan dizinin yıldızlarından Peter Dinklage da yine -en azından- Emmy'lerde olduğu gibi 'erkek oyuncu' dalında yüzümüzü güldürdü. Bu arada !F'in tweetine göre de 'The Descendants' programları içierisinde yer alıyormuş.

Kimileri Madonna'nın ödül kazanmasını reytinglere bağlasa da ohh common 5 şarkı arasında en iyisi onunkiydi. Animasyon kategorisinde hiçbir filmi izlememiş olsam da ''Tin Tin''in senenin en görkemli yapımı olduğuna kalıbımı basarım.(Gerçi o da senaryo açısından 0dı ama?) Yabancı Filmler'den henüz ''A Separation''u izlememiş olsam da nasıl ''The Skin I Live In''den daha kallavi bir yapım olabilir merak ediyorum.
Tıpkı senaryo dalında olduğu gibi komedi / müzikal alanında da ''Midnight In Paris''in kazanmasını beklerken aslında beklendiği gibi ödülü kazanan tıpkı başrol oyuncusunun da yapığı gibi ''The Artist'' oldu. Böylece iki ödülle ayrılan The Descendants'ı geçerek 3 ödülle gecenin filmi oldu. Bu arada dram yanı ağır basan ''50/ 50'' o kategoride yer kalmadı da komedi /müzikale sığdırdık izlenimi veriyor.

Yazıyı gecenin geri kalan şık isimlerini sayarak bitirmem gerekiyosa o halde top 5imi sıralarım.
1: Kate Winslet
2: Julianna Margulies
3: Emma Stone
4: Evan Rachel Wood
5: Salma Hayek
pics: instyle.com / jj.com

12 Nisan 2011 Salı

KATE WINSLET BACK IN THE ARENA !


Kate Winslet .aka. dünyanın en zarif kadını bir gladyatör olarak arenaya geri döndü. ''The Reader'' ile senelerdir beklediği Oscar'ı kucaklamasının ardından Sam Mendes ile olan ayrılığıyla gündemi meşgul eden Winslet şimdilerde HBO'nun 5 bölümlük mini dizisi ''Mildred Pierce'' ile ortalıklarda.

30ların California'sında geçen hikayede Mildred Pierce'ı canlandıran Winslet boşanmanın ardından ayakta kalmaya çalışan iki çocuğa sahip bir anneyi canlandırıyor. Aslında anlayacağınız gibi Winslet'ın pek de zorlanmadan canlandıracağı bir karakter olmuş. Belki de Pierce'den Winslet'ı ayırabileceğimiz tek nokta onun para kazanmak için saatlerce sokak sokak gezmemesidir.

Dizinin hem ''Great Depression'' zamanlarında geçmiş olmasından dolayı hem de (dolayısyla) dönemsel bir yapım olması beni Winslet'tan sonra kendisine çeken bir diğer neden. Dönem kıyafetlerinin yanı sıra, kullanılan arabalar ve teknolojik! araç gereçler de bir hayli ilginç.

Dizide Kate Winslet'a eşlik eden isimler ise ''Factory Girl'', ''Animal Kingdom'' ve ''The King's Speech''ten hatırlayabileceğiniz Guy Pearce, geçtiğimiz Oscar Töreninde antipatik konuşmasıyla ve ''The Fighter''daki rolüyle karşımıza çıkan Melissa Leo ve Winslet'ın kızını canlandıran Evan Rachel Wood. (Wood son olarak festivalde gösterilen ''The Conspirator''da rol aldı. Festival filmleri hakkında yazılar yakında blogda !)

Kate Winslet'a dönücek olursak ise; gelecek kış sinemalar şenleneceğe bezniyor sayesinde. ''Movie 43'' ve ''Contagion'' filmlerinde neredeyse bütün Hollywood ile kamera karşısına geçmiş. Cidden şölene hazır olun. Bir de Christopher Waltz ile ''God of Carnage'' ve ''Americana''. Anlaşılan birileri sinemaları şenlendirmeye, ödülleri toplamaya ve yine dergi kapaklarını süslemeye geliyor.
Bu arada şiddetle gidip Nisan ayının British Vogue'unu alıp içindeki Kate Winslet yazısını / röportajını da okumanızı tavsiye ediyorum. Sevenler bir kez daha hayran kalabilir, sevmeyenler de sevebilir. 

images from, google images (Mildred Pierce, Glamour April, Vogue London April 2011)