Daha bir hafta öncesine kadar kıştık değil mi ? Ancak birden açan güneş bir an evvel ilk bahar moduna bürünmemize engel değil sanırım. Her ne kadar mart kapıdan baktırırsa yarın yağmur yağma ihtimali de varsa kıpır kıpır bir şekilde ilkbahar / yaz trendlerine bakamiyacağım anlamına gelmez bu.
Geçtiğimiz temmuz-ekim boyunca blogumda Milano-Paris-Istanbul-New York- Londra- Madrid ve Tokyo‘da gerçekleşen bütün showlardan bahsetmiştim. Şimdi ise o günlerden aklımda kalan outfitleri ve keşke bunlar benim olsa da giysem dediğim top 12 parçalayı seçtim ?
Üstekki modelin boynundaki şeye de bayıldım, ne kadardır böyle bir şey arayıp duruyodum, eh baharda serin akşamlar olur, İstanbul Film Festivali de yaklaşırken 21.30 seansından çıkarken üşütmeyelim di mi ? Sonra ertesi gün yataklara düşüp filmler kaçarsa?
”Shoes are not sandals”. Önümüzdeki günlerde bu konuda da bir post hazırlamayı düşünüyorum zaten, ama gelin şimdiden gözleriniz bayram etsin ve Diesel Black Gold‘un erkekler için ürettiği bu dünyanın 8. harikalarına göz atın.
Renklerle çok sevişsem da asla bırakmayacağım kahverengi / bej ve tonlarını sanırım. Off herşey çok şık, rahat, cool. Mükemmel.
Louis Vuitton da tıpkı Bottega Veneta gibi. Kreasyonda tek bir boş yok. Ayakkabılardan, sandaletlerden, çantalara kadar dolu dolu. (Ki daha önce de belirttiğim gibi bunlardan daha sonra yine bahsedicem). Soldaki çanta bana çok kullanışlı geldi, içini doldur doldurabildiğin kadarıyla, hem bazen evden erken çıktığında hava serin olabiliyor, ancak öğlene günlük güneşlik olduğunda hırkayı elde taşımak yerine içine at. Gerçi bu bavul çantaların tek sorunu, büyük diye doldurduktan sonra omzun kopuyo. Sağdaki blazer ya da içten giyilen gömlekvari şey de bence en yukarıda gösterdiğim Acne ya da Davidelfin’le beraber çok güzel kombinlenebilir.
Daha fazla kombinler, öneriler ve top 10ler ya da 12ler gelecek 












