Normalde böyle postlar için Tumblr'ımı kullanırım. Ama bu sefer dayanamadım ve bu muhteşem videoyu blogda paylaşmak istedim. Yönetmen koltuğunda Guy Ritchie, oyuncular Jude Law ve Michaela Kocianova. Arka planda muhteşem Paris. Vinatge ruhunun 50lilerin 60ların ruhunu yansıtan muhteşem bir araba ve de Jude Law'u daha da ötesi bir erkeği her zaman klas, şık ve kibar gösterecek inanılmaz kostüm. Elbetteki Dior Homme imzalı. Dinlediğiniz müzik ise sadece 09'un değil 00lerin en iyi albümüne imza atan Muse ve ''The Resistance''dan çıkan ''Exogenesis Symphony Part I''. Şehvet, iç gıcıklatıcı bir senaryo, tutku, romantizm ve öldürücü cazibe. Bu post bir reklam değil olsa olsa bir film hakkında olabilir diyorsanız bir de videoya göz atın. Özellikle final sahnesi. Eiffel Kulesi gölgesinde muhteşem bir manzara ...
6 Eylül 2010 Pazartesi
BEN HAKINDA BİRKAÇ ŞEY... ÜSTELİK HAYALİM DE BURDA (MIM)
Sevgili French Oje beni mimlemiş. Aslında bayaa uzun zaman oluyo. Hem de cidden uzun, hatta o kadar uzun ki bu süre zarfında iki tane daha mim geldi beni buldu. Ancak toplam 3 mimlik olan yazı dizisinin ancak ilk kısmıyla sizleri baş başa bırakıyorum.
En kolayıyla başlıyorum.
1: Lakabın var mı ? Varsa nedir ?
Yok aslında, ama bazı arkadaşlarım ''cool boy'' olarak çağırır, bir de blog sonrası ''jeymsss'' ve ''gossip boy'' modası çıktı :)
2: Son zamanlarda dile dolanan şarkı ?
İki tane var ! Biri iki post sonrasının konuğu Scissor Sisters albümünden ''Sex and Violence'' diğeri de daha önce şurada da bahsettiğim Tarkan albümünden ''ayda yılda bir olsa da muhakkak ara'' yani ''Adımı Kalbine Yaz''
3: En son ne zaman ve neye/ kime aşık oldun ?
Sanırım tipi bakılası herkese aşık oluyorum son günlerde =) Ama o değilde geçen gün kendime bir çanta aldım, manyak bişi, hehe. cidden ona aşık oldum. kime göstersem çok beğeniyor. zaten bir kaç post sonra ''back to school'' postu geliyor. Orda görürsünüz =)
4:En son okuduğun kitap / izlediğin film ?
Hanif Kureishi'nin ''The Buddha of Suburbia'' kitabını. Gelecek post konusu. Vogue hediyesi olan Anna Wintour belgeseli ''The September Issue''yu izledim..
5:Son zamanlarda en çok özlediğin ?
Aşkın heyecanını
6:Bir günlüğüne ünlü biri olma (şarkıcı / oyuncu / politikacı) hakkı tanınsaydı olsan kim olurdun ?
Ünlü biri olmak fazlasıyla hayal ürünü olduğu için ben bu fantastikliği ikiye katlıyorum. Kim Brad Pitt / Jude Law / Tom Ford / Madonna / Michelle Obama / Anna Wintour / Woody Allen olmak istemez ki ? Ama Woody Allen olduğumu düşünsene. Kate Winslet, Julianne Moore, Penelope Cruz, Cate Blanchett, Tilda Swinton, Marion Cotillard, Blake Lively, Meryl Streep, Jude Law falan hepsini aynı filme koyarsın. Charlotte Gainsbourg, Carla Bruni, Imogen Heap, Madonna falan soundtrack için bir araya gelir. Anna Wintour filmin stylingini yapar, Tom Ford da erkekleri giydirir. Ohh gosh. Hayalim bu. Background da seçeyim mi ? Barcelona, Florance, Paris & New York.
7: Yarın sabahki ilk planın ?
Laptop'umu açmak. Sırasıyla twitter, facebook, blogger, hotmail ve tumbr hesabımı açmak. Bu yazıyı yayınlamak, hava güzelse dışarı çıkmak, kötüyse evde oturup film izleyip blog için yeni postlar hazırlamak.
(Post dün gece hazırlandı ve bunların hepsi de yapıldı)
8: En sevdiğin huyun ?
İnsanları hiç yargılamam. Yani şu anlamda, biri bana gelse derdini anlatsa, olduğu gibi dinlerim, bence hiç kimsenin benle konuşurken benden çekinmemesi lazım, olabildiğince ''free'' takılabilirler.
9:Şu anki bölümde / mesleğinde olmasan ne olurdun ?
Gazetecilik.
10: Okurken en zevk aldığın üç blog ?
Lütfen bu eziyeti bana yaşatmayın. 86 Blog izliyorum. Bazı bloggerları, hımm ne yazmış diye okuyorum, ama bazı bloggerları ''acep bir sonraki post'un konusu ne olacak'' modunda okuyorum. Ama bu kadar yok, veremem isim falan =) =)
Yazmakta hevesli olan bloggerlara gelsin bu mim :)
En kolayıyla başlıyorum.
1: Lakabın var mı ? Varsa nedir ?
Yok aslında, ama bazı arkadaşlarım ''cool boy'' olarak çağırır, bir de blog sonrası ''jeymsss'' ve ''gossip boy'' modası çıktı :)
2: Son zamanlarda dile dolanan şarkı ?
İki tane var ! Biri iki post sonrasının konuğu Scissor Sisters albümünden ''Sex and Violence'' diğeri de daha önce şurada da bahsettiğim Tarkan albümünden ''ayda yılda bir olsa da muhakkak ara'' yani ''Adımı Kalbine Yaz''
3: En son ne zaman ve neye/ kime aşık oldun ?
Sanırım tipi bakılası herkese aşık oluyorum son günlerde =) Ama o değilde geçen gün kendime bir çanta aldım, manyak bişi, hehe. cidden ona aşık oldum. kime göstersem çok beğeniyor. zaten bir kaç post sonra ''back to school'' postu geliyor. Orda görürsünüz =)
4:En son okuduğun kitap / izlediğin film ?
Hanif Kureishi'nin ''The Buddha of Suburbia'' kitabını. Gelecek post konusu. Vogue hediyesi olan Anna Wintour belgeseli ''The September Issue''yu izledim..
5:Son zamanlarda en çok özlediğin ?
Aşkın heyecanını
6:Bir günlüğüne ünlü biri olma (şarkıcı / oyuncu / politikacı) hakkı tanınsaydı olsan kim olurdun ?
Ünlü biri olmak fazlasıyla hayal ürünü olduğu için ben bu fantastikliği ikiye katlıyorum. Kim Brad Pitt / Jude Law / Tom Ford / Madonna / Michelle Obama / Anna Wintour / Woody Allen olmak istemez ki ? Ama Woody Allen olduğumu düşünsene. Kate Winslet, Julianne Moore, Penelope Cruz, Cate Blanchett, Tilda Swinton, Marion Cotillard, Blake Lively, Meryl Streep, Jude Law falan hepsini aynı filme koyarsın. Charlotte Gainsbourg, Carla Bruni, Imogen Heap, Madonna falan soundtrack için bir araya gelir. Anna Wintour filmin stylingini yapar, Tom Ford da erkekleri giydirir. Ohh gosh. Hayalim bu. Background da seçeyim mi ? Barcelona, Florance, Paris & New York.
7: Yarın sabahki ilk planın ?
Laptop'umu açmak. Sırasıyla twitter, facebook, blogger, hotmail ve tumbr hesabımı açmak. Bu yazıyı yayınlamak, hava güzelse dışarı çıkmak, kötüyse evde oturup film izleyip blog için yeni postlar hazırlamak.
(Post dün gece hazırlandı ve bunların hepsi de yapıldı)
8: En sevdiğin huyun ?
İnsanları hiç yargılamam. Yani şu anlamda, biri bana gelse derdini anlatsa, olduğu gibi dinlerim, bence hiç kimsenin benle konuşurken benden çekinmemesi lazım, olabildiğince ''free'' takılabilirler.
9:Şu anki bölümde / mesleğinde olmasan ne olurdun ?
Gazetecilik.
10: Okurken en zevk aldığın üç blog ?
Lütfen bu eziyeti bana yaşatmayın. 86 Blog izliyorum. Bazı bloggerları, hımm ne yazmış diye okuyorum, ama bazı bloggerları ''acep bir sonraki post'un konusu ne olacak'' modunda okuyorum. Ama bu kadar yok, veremem isim falan =) =)
Yazmakta hevesli olan bloggerlara gelsin bu mim :)
Etiketler:
Mim
4 Eylül 2010 Cumartesi
KATY PERRY TAKES US BACK TO THE TEENAGEHOOD
Blogumu takip edenler bilir, uzun süredir şöyle esaslı isimlerden albüm gelmiyor diye hayıflanıp dururum. Hoş Eminem ve Kylie albümlerini beğensem de dört gözle yeni işlerini dinlemek için kendimi paralamıyordum. Dolayısyla işte yayınlanmasını beklediğim albümlerden birini elde edince çok sevindim. Kimden mi bahsediyorum elbette Katy Perry // Teenage Dream.
Maalesef dinledikten sonra beni hayal kırıklılığına uğratan albümden de bahsediyorum aynı zamanda. Yayınlamış olduğu videolarıyla, albüm kapağıyla ve de gönderilen diğer fotoğraflarla beraber artı puan toplayan ve de California Gurls sayesinde bir kez daha kendisine hayran bırakan beni, albümü tatmin etmedi. Aylar öncesinde Ke$ha albümü için şuracıkta ''ergen şarkıları'' demiştim. 16 yaşındaki yeni yetmeler için çok şey ifade edebilirler, erkekler albümü dinlerken Katy Perry hakkında hayal kurabilirler, kızlar arkadaşlarını çekiştirebilirler, birbirleriye yastık savaşı yapabilirler, ancak bu kadar ...20lerindeki ben ise dört gözle bu şeker kızın albümünü yayınlamasını bekledikten sonra sükuti hayale uğrayabilir.
Yine de yanlış anlaşılmasın, albüm kötü değil, iyi hoş, enerjik şarkılarla dolu, ama bu kadar ... hani nasıl bir şeymiş diye dinlenir, ama şarkı bittikten sonra dur bir kez daha dinleyeyim demezsin. Şarkıcı ikini albümü için Britney'nin de prodüktörlerinden olan Max Martin'in kapısını çalmış. Bunun yanısıra Dr. Luke ve Stargate'de albümü oluşturanlar arasında.
Single olarak yayınlanan California Gurls dışında beni yakalyan bir diğer parça ise E.T. oldu. Sanırım müzikte futuristik şeyleri seviyorum. Bknz. Kelis // Flesh Tone
Bunca emeğe yazık. İlk albüm ''One of the Boys'' dan sonra yenilik yok, neredeyse yerinde bile saymış sayılmaz, çok şey vaad eden Madonna'yı bile kendine hayran bırakan Perry'nin yapabileceği en iyi iş bu muydu yani ? Keşke birazcık yabancı müzik dinleyip Türk Müziğini takip etseydi, bizim çakma dünya starları gibi albüm yayınlıyorum diyerek 2 şarkı + 10 remixle bir albüm hazırlasaymış, ya da yurduma özgü olan ''maxi single'' furyasına kapılsaymış.
Neyse, büyü de gel diyoruz Katy Perry'e.
5 üzerinden 2.75 alır sanırım.
Maalesef dinledikten sonra beni hayal kırıklılığına uğratan albümden de bahsediyorum aynı zamanda. Yayınlamış olduğu videolarıyla, albüm kapağıyla ve de gönderilen diğer fotoğraflarla beraber artı puan toplayan ve de California Gurls sayesinde bir kez daha kendisine hayran bırakan beni, albümü tatmin etmedi. Aylar öncesinde Ke$ha albümü için şuracıkta ''ergen şarkıları'' demiştim. 16 yaşındaki yeni yetmeler için çok şey ifade edebilirler, erkekler albümü dinlerken Katy Perry hakkında hayal kurabilirler, kızlar arkadaşlarını çekiştirebilirler, birbirleriye yastık savaşı yapabilirler, ancak bu kadar ...20lerindeki ben ise dört gözle bu şeker kızın albümünü yayınlamasını bekledikten sonra sükuti hayale uğrayabilir.
Yine de yanlış anlaşılmasın, albüm kötü değil, iyi hoş, enerjik şarkılarla dolu, ama bu kadar ... hani nasıl bir şeymiş diye dinlenir, ama şarkı bittikten sonra dur bir kez daha dinleyeyim demezsin. Şarkıcı ikini albümü için Britney'nin de prodüktörlerinden olan Max Martin'in kapısını çalmış. Bunun yanısıra Dr. Luke ve Stargate'de albümü oluşturanlar arasında.
Single olarak yayınlanan California Gurls dışında beni yakalyan bir diğer parça ise E.T. oldu. Sanırım müzikte futuristik şeyleri seviyorum. Bknz. Kelis // Flesh Tone
Bunca emeğe yazık. İlk albüm ''One of the Boys'' dan sonra yenilik yok, neredeyse yerinde bile saymış sayılmaz, çok şey vaad eden Madonna'yı bile kendine hayran bırakan Perry'nin yapabileceği en iyi iş bu muydu yani ? Keşke birazcık yabancı müzik dinleyip Türk Müziğini takip etseydi, bizim çakma dünya starları gibi albüm yayınlıyorum diyerek 2 şarkı + 10 remixle bir albüm hazırlasaymış, ya da yurduma özgü olan ''maxi single'' furyasına kapılsaymış.
Neyse, büyü de gel diyoruz Katy Perry'e.
5 üzerinden 2.75 alır sanırım.
Etiketler:
Albums,
Katy Perry,
Music
3 Eylül 2010 Cuma
POLITICS & TOP 10 HIT LIST OF U2
U2 ... Benim için belki de koskoca müzik endüstrisi içinde yer alan olsa da olur olmasa da olur dedirttiren nadir gruplardan biridir. Kendileriyle alakalı hiçbir anım olmamasıyla beraber her halde yurduma geleceği haberleriyle en az alakadar olan da benim sanırım. Haklarında sahip olduğum katı düşünceler 2009 yılında yayınlamış oldukları en son albümleri ''No Line On The Horizon'' ve oradan çıkan ilk single ''Get On Your Boots'' ile biraz yumuşamış olsa da hala benim için U2; sadece Bono'nun bir şarkıcı ve arkasında 3 başka adamın onun yardımcılığını yaptığı bir projedir, zaman zaman Edge'in başarılarından dolayı, sınıfın en gözde ve popüler öğrencisinin yanında yer almaya hak kazanan ezik ve ikinci plana atılmış bir tarzı da vardır. Bir de politika ! Tarih boyunca bırakın sinemayı ve edebiyatı, müziğin bile bununla geliştiğini ya da bundan beslendiğini görmüşüzdür, ki bu olağan, ancak bir sanatçının müzikal kimliğini arka plana itip bir siyasetçi gibi kendini öne atması hiç de hoş değil.
U2'dan -belki de başta Bono olmazsa hiç de böyle düşünmeyeceğim- hoşlanmamanın bir diğer sebebi de samimi gelmemeleri. Angelina Jolie ve Shakira başta olmak üzere bu dünyada bir çok ''philanthropist'' / yardımsever olmasına rağmen tüm bunların arasında en itici ve de en az samimi duran bana hep Bono gelmiştir. Gittikleri ülkelerde yapmış olduğu politik buluşmalar da buna ek olunca sanki müziğin birleştirici gücünü kullanıp politikayla ön plana çıkmak isteyen bir profil çizilmiş gibi. Dolayısıyla Türkiye'ye geldiği için en az alaka gösterdiğim yegane isimlerdir.
Aslında merak ettiğim başka bir konu da var ! U2'ya ne oldu da Türkiye'ye gelme fikri değişti ? Geçmiş zaman, tam sözlerini hatırlamayabilirim ama, düzeltilmem gerekiyorsa çekinmeyin :P U2 vakti zamanında ''Türkiye'de insan haklarına yeteri kadar önem verilmiyor / bu kurallar çiğneniyor diye Türkiye'ye gelmem'' dememiş miydi ? Bu laflar büyük ihtimalle 2004 yılında yayınladıkları albümü kapsamında çıkacakları tur esnasında sarf edildi.
U2'dan -belki de başta Bono olmazsa hiç de böyle düşünmeyeceğim- hoşlanmamanın bir diğer sebebi de samimi gelmemeleri. Angelina Jolie ve Shakira başta olmak üzere bu dünyada bir çok ''philanthropist'' / yardımsever olmasına rağmen tüm bunların arasında en itici ve de en az samimi duran bana hep Bono gelmiştir. Gittikleri ülkelerde yapmış olduğu politik buluşmalar da buna ek olunca sanki müziğin birleştirici gücünü kullanıp politikayla ön plana çıkmak isteyen bir profil çizilmiş gibi. Dolayısıyla Türkiye'ye geldiği için en az alaka gösterdiğim yegane isimlerdir.
Aslında merak ettiğim başka bir konu da var ! U2'ya ne oldu da Türkiye'ye gelme fikri değişti ? Geçmiş zaman, tam sözlerini hatırlamayabilirim ama, düzeltilmem gerekiyorsa çekinmeyin :P U2 vakti zamanında ''Türkiye'de insan haklarına yeteri kadar önem verilmiyor / bu kurallar çiğneniyor diye Türkiye'ye gelmem'' dememiş miydi ? Bu laflar büyük ihtimalle 2004 yılında yayınladıkları albümü kapsamında çıkacakları tur esnasında sarf edildi.
- 2004 ve 2010 yılları arasında ne değişti ? Türkiye'de IH konusunda ilerleme olduğunu düşünüyor musunuz ?
- ''How To Dismantle an Atomic Bomb?'' albümü Türkiye'de sadece 1000 adet satarken ''No Line On The Horizon'' 1 Milyon mu sattı ?
- Organizasyon şirketi bu sefer çok daha fazla mı para önerdi ?
- U2 Yapması gerektiği şeyin sadece müzik olduğuna mı karar verdi ?
- Kendilerini bir ilah gibi görüp akılları sırasınca Türkiye'ye ceza mı vermek istediler ?
- Belki de hani eğer biz Türkiye'ye gelmiyoruz dersek belki kendilerine çeki düzen verirler düşüncesinde mi bulundular vakt-i zamanında.
Daha fazla fikir üretmek isteyen ?
Kariyerleri boyunca dolu dolu 12 albüm. Her birininde ortalama en az 10 şarkı var desek. 120 şarkı arasından sadece 10 tane seçebildim. Daha fazlası zorlama olurdu.
ONE: aslında Mary J. Blige eğer ''Breakthrough'' albümünde grup ile beraber yeniden yorumlamasaydı bu şarkıyı tamamiyle göz ardı edebilirdim. Her ne kadar MJB'li versiyon daha fazla hoşuma gitse de bence gözden kaçmamalı.
SUNDAY BLOODY SUNDAY: IRA ve politik göndermeler ...bla bla bla ... neden bu kadar fazla göze sokulmaya çabalanır; tepkiler sanırım yine şarkı yoluyla ama daha başka şekilde anlatılabilirdi illa ki yapmak istediğiniz şey dikkat çekmekse. Şimdi ben bu şarkıyı hep dinlediğimde aklıma kötü şeyler gelir, yaşanan vahşet falan filan ... Müzik insan eğlensin diye yapılmaz mı ? En azından iPod'uma attığım bir şarkının bu amacı vardır.
GET ON YOUR BOOTS: Top 10 U2 listem olacaksa listede zirvede bu yer almalı. Hatta illa ki bir U2 parçası seçmem gerekiyorsa o da bu olur.
VERTIGO: Garip bir huyum vardı. Sabahları yataktan kalkar kalkmaz -tuvalete bile gitmeden- salona geçer MTV açar müzik dinlerim, 5 dakika koltukta yayıldıktan sonra evden çıkana kadar o orada açıkta kalır. Bir gün TV'nin sesi açık, ben içerideyim ve dönen video Vertigo. O gün bu gün dür aklımda hep şu sözler çınlanır ''hello, hello Iam at a place called Vertigo''.
I'LL GO CRAZY IF I DON'T GO CRAZY TONIGHT: Yine son albümden yayınlanan bir single. Bilindik tarzı ve grubun animasyon halindeki videosuyla beğendiğim şarkılarından bir tanesi.
DISCOTHEQUE: ''Pop'' albümünün açılış parçası. U2 ile dans etmeye hazır mısınız ?
WITH OR WITHOUT YOU: Sanırım ''Joshua Tree''den çıkmış ve U2 klasiği haline gelmiş parçalardan biri. Smooth bir U2 parçası beni benden alır.
UNTIL THE END OF THE WORLD: Bir de canlı performans eşliğinde Bono'nun stadyumda bağıra bağıra ya da anıra anıra ''Love Love Love...'' dediği kısmı vardır ki ... Rakı masasında dostlarla ahh aşk ahh yaktın beni deyip kadehi masaya şak diye vurmak gelir insanın içinden ...
MYSTERIOUS WAYS: Hımm bir düşündüm de bu da oldukça efsanevi. Introsu falan. Zirveyi kapar mı ki ? ''One'' ile aynı albümden. ''Achtung Baby''.
BEAUTIFUL DAY: Son U2 parçam. 00lerin ilk U2 albümü ''All That You Can't Leave Behind''dan.
Yine de U2nun o 360lık sahnesini merak etmiyor değilim. Ancak sanırım konserde bulunsam Snow Patrol için daha fazla heyecanlanabilirdim.
Konserde iyi eğlenceler !!!
xoxo
1 Eylül 2010 Çarşamba
HERE COMES THE BIBLE OF LIFESTYLE: APOLLO BOY MAG
Bayinizden istemeyi unutmayın. Apollo Boy / Nihayet herkes okusun diye, tüm bloglarda :P
Yepyeni albümler: Katy Perry; ergenlere göz kırpıyor
Sept. Issue kapak yakışıklısı müziğe tek başına devam ediyor.Brandon Flowers'a hazır mısınız ?
Scissor Sisters ile yola devam ...
Ay boyunca Milano, Paris, Londra, New York FW ve daha fazlası
Müziğin efsanesi Istanbul'a gelmişken, en iyi parçalarına göz atmak istedim. Top 10 Hitlist U2
TV: Yeni sezonda muhakkak takip edilmesi gereken TV yapımları: diziler, eğlence programları
Sinema, Edebiyat, Röportajlar ve fazlası ...
HERE COMES THE BIBLE OF LIFESTYLE
sept. issue kapağı Amerikan GQ edisyonundan alınmıştır. apollo boy için üretilmiş kapaklar için gelecek ayları bekleyin.
sept. issue kapağı Amerikan GQ edisyonundan alınmıştır. apollo boy için üretilmiş kapaklar için gelecek ayları bekleyin.
Etiketler:
Apollo Boy Mag
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




