25 Kasım 2010 Perşembe
NELLY FURTADO: DECADE'S TOP FEMALE ARTIST
2000 yılında tam da millenyuma yeni girmişken yepyeni bir isim ortaya çıkmıştı. İngilizce söylüyo, Latin kanı taşıyo ve müziğinde folklorik ve yerel tatlar var. İçinde pop da var, trip-hop da var folk da var. İster istemez ilgimizi çekiyor. ''Whoa, Nelly !'' işte böyle bir çalışmaydı. Ardından gelen albüm ise ''Folklore'' bu alanda emin ve sağlam adımlarla ilerleyen yepyeni bir yıldızın tanımı niteliğindeydi. Bu sefer sanki world music de vardı işin içinde bir de biraz daha rock. Üstelik şarkılarını da kendisi yazıyo. So cool.
Kaliteli iş yapıp da ikinci plana atılan her insan gibi Nelly Furtado da bir türlü beklenilen üne kavuşamadı. Evet ün önemli değil, yaptığı iş kaliteli olsun yeter, ama insan bir taraftan da böyle şeyler istiyo. 2006 yılında ise ''Loose'' albümü için Timbaland ile bir araya gelmesi onun makus talihini değiştirdi. Ona el veren bir diğer isim ise Justin Timberlake olunca 2 sene boyunca her yerde onunla karşılaşmamız sürpriz olmasa gerek.
Son olarak geçtiğimiz yıl tamamı Ispanyolca olan ilk albümü ''Mi Plan''ı yayınladı. Senenin en iyi albümlerinden biriydi, isterseniz eksik PR ya da başka bir şey deyin yeniden büyük kitlelerle ulaştığını düşünmüyorum. Üstelik albümde Nelly'e Josh Groban, Concha Buika, Alex Cuba ve Julietta Venegas gibi bir çok yıldız da eşlik etmişti.
İşte bu 4 albümün özeti. Yanında 2004 Avrupa Futbol Kupası için kaydettiği Força ve Deluxe Editon'u almanız taktirde yıllar içinde eşlik ettiği sanatçılarla yaptığı şarkıları da edinmiş olucaksınız. Bakınız Tiesto ''Who Wants To Be Alone'', Michael Buble ''Quando Quando Quando'' ve bir başyapıt ''Island of Wonder'' Caetono Veloso ile vb. Albümde 3 tane de yeni şarkı var. ''Night Is Young'', ''Girlfriend in the City'' ve ''Stars''. Stars'ın ise bu kış radarlardan kaçmaması gerekir.
116-nelly furtado-stars by jamesmayer
17 şarkılık ya da 17 + 8lik bu albüm -The Best of Nelly Furtado- bence kaçırılmaz. Hazır Xmas / Yılbaşı da yaklaşırken güzel müzik dinlemeyi sevenlere de hediye edebileceğiniz bir albüm bence. Daha fazla Nelly Furtado için geçtiğimiz ay yayınladığı Remixes albümünü edinebilirsiniz ya da ''Lifestyle'' adlı ingilizce albümü için gün saymaya başlayabilirsiniz.
24 Kasım 2010 Çarşamba
GET LOUD WITH RIHANNA
Rihanna'nın daha karanlık tarafını yansıtan son albümünden sonra yeni çıkan ''Loud'' ise bir anlamda pre-Rated R dönemi gibi. Yeniden eğlenceli şarkılar var yeniden Barbados'dan esintiler var ! Albümün açılış parçası ''S&M'' size işte tam da bunların müjdeliyicisi hatta albümün en iyi şarkısı. Dansa hazır mısın der gibi ? Ardından Rihanna'yı Hot 100 listesinde 8. kez zirveye taşıyan parça Drake eşliğinde ''What's My Name ?'' Bir numara olduğuna göre onca insan bir şey biliyor olmalı ama bence Rihanna'nın single olarak yayınladığı en kötü şarkılardan biri. ''Pon de Replay'', ''Unfaithful'' ve ''Don't Stop The Music'' dururken bu ne şimdi ? Albümde dinlerken sonuna kadar bile zor dayandığım bir şarkı. Ve ''Cheers (Drink To That)'' bir başka sıkıcı parça. Tam albümden kopucakken arkasından gelen ''Fading'' sinirileri biraz yatıştırır cinsten en damarından olmasa da smooth bir ballad.
Ortalığı yeniden neşelendiren ve albümün de bomba olucağını önceden sezdiren -kısmen yalan olduğunu gördük- ''Only Girl (In The World)''. Şarkıya söyleyecek tek bir kelime bile yok. Bu şarkıyla beraber Song Of The Week blogumda da 2 hafta kendisini ağırladım zaten. Ama ya video ve MTV EMA performansına ne demeli? Tam anlamıyla ''sucks!'' dedirtti insana. Ardından gelen ''California King Bed'' ise işte başta dediğim o Barbadoslu küçük kızın geri dönüşü tıpkı ''Fading''de olduğu gibi. İlk iki albümünde verdiği sıcaklık gibi bir şarkı. Yalnız 3.20den sonraki o gitar solosuna dikkat ! ''Man Down''da ise arkadan inleyen siren sesleri ve ''rampapapamapama'' vokalleri. Catchy sound. Sanki bugüne kadar yaptıklarının özeti gibi, arkadan gelen Barbados esintileri biraz da rock chic ve sokak kızı imajı. Hepsi bu şarkıda sanki.
Tahammül sınırlarımın zorlandığı şarkı ise ''Raining Man''. Neden mi ? Rihanna'ya bu şarkı da eşlik eden isim son zamanlarda en az Taylor Swift ve Justin Bieber kadar sinir bozucu olan Nicki Minaj. Kendinizi arada bir ''ohh yeah yeah''' diye şarkıya eşlik ederken bulsanız da hani sokak kenarlarında satılan bebekler olur ya, dokunduğunuzda şarkı söylemeye başlarlar, işte bu da o bebeklerden pörtleyen şarkılar gibi. ''Complicated'' ise güzel bir dans şarkısı bile olabilir, özellikle ''Rain Man''den sonra konumlandırılmış olması bile kulaklarınızın pasının silinmesi için yerinde.
Son iki parça ve modunuzu düşürün artık. İlk olarak ''Skin''. Albüm de hiç ''Unfaithful'' ya da ''Russian Roulette'' kadar çarpıcı ya da vurucu balladlar yok ama bu da çok iyi bir R&Bi slowu. (Bu ne demekse). Ve albümün kapanışı. Tıpkı açılışı gibi mükemmel. Hani aylardır hiçbirimizin ağzından düşmeyen şarkı var ya ''Love The Way You Lie''. Rihanna hepimizi duymuş ve şarkı içerisinde en çok kendi söylediği bölümleri sevdiğimizi duymuş olmalı ve şarkının bir de Pt. 2 versiyonunu kaydetmiş. Şakının bu versiyonu için kendisi hikayeye bir de ''kadın gözünden bakmak istedik'' diyor. İyi de yapmış çünkü bu versiyon mükemmel. Eminem elbette yeniden eşlik ediyor, ama bu sefer daha az. Albümün sonunda da olsa beklenilen Rihanna geri dönüyor.
11-rihanna-love the way you lie (part ii) (feat. eminem) by jamesmayer
Albüm biterken keşke ''Who's That Chick?'' şarkısını da tracklist'e katsaymış dedim. ''Good Girl Gone Bad'' ve ''Rated R''den sonra oldukça sönük bir albüm olmuş. Ama aynı zaman da Rihanna'nın kariyerinin özeti gibi olmuş, Barbados'dan yerel esintiler de var, rock, r&b ve dans da var ! Ama ben pek sevemedim bu özeti. Yine de o Rihanna ve dinlemeye değer derim. En azından bir şans verilmesi gerekir. Albümün en iyi şarkıları açılıştaki ''S&M'' ortada yer alan ''Only Girl'' ve kapanıştaki ''Love The Way You Lie''. 5 üzerinden 3 o da sırf önceki albümleri hatrına :P
23 Kasım 2010 Salı
THE ULTIMATE WINTER // COATS & LEATHER & WOOL & CAMEL
Bu kış erkekler belki de hiç olmadığı kadar karizmatik ! Biraz da romantik ! Güzel bir kış kapıda. Deve tüyü ve tonları erkeklerde de oldukça trend. Üstünde kar tane motifli hırkalar ve atkılar, bereler ... El örgüsü ve yün giysiler ... Ben modaya göre giyinmem diyen erkekler de için bile festival gibi kış ! Şimdi alın hep giyin. Ne de olsa yünler ve toprak renkler hep favori.
Örneğin 3. ve 4. görselleri moda evleri bu sezon için yaratmış olabilirler, ama aynı zaman da bunlar öyle parçalar ki, zamansızlar ... Geçen sezon da bunlardan vardı, gelecek sezon da olmaya devam edicekler. 6. görsele ise iyi bakın, işte ordaki düğmeler sezonun hitlerinden. Hırkalardan, parkalara herşeyin üstünde onlardan var.
1: Elle Editorial
5: Pen Mag Editorial
6: Salvatore Ferragamo
7: Custo Barcelona
8: Louis Vuitton
Aşağıdaki ilk 5 görsel ise Massimo Dutti F/W 2010 Kolleksiyonuna ait. Muhteşem David Gandy'e eşlik eden isim Edita Vilkevicute. Kampanyayı fotoğraflayan isim ise Paola Kudacki.
Bunlar da sezonun en hit rengi ''camel'' temalı paltolar. Şimdi bunlardan alırsanız hem bu sezon parlarsınız hem de daima kullanabilirsiniz.
1: Gucci
2: Şeytan gibi hissetmek isteyenlere gelsin: Prada
3: İngiliz Asilzadeleri için: Burberry Prorsum
4: Style Up For Your Life editöryallerinden
Anneleriniz ya da büyük anneleriniz her zaman örmüşlerdir bunlardan size değil mi ? Bırakın onlara burun kıvırmayı, sadece rica edin, derdinizi anlatamıyosanız bu görseli print edip onlara gösterin. Bence sonuç Prada'nınkinden farksız olabilir. Yünün kalite işini elbette bilemem :)
2 & 3: Dolce & Gabanna
4: United Colors of Benetton
Deri ürünlere isterseniz fetiş diyin, isterseniz başka bir şey, ama şu deri ceketlerin hepsi de must-have ! Özellikle de Burberry olanlar :)
1: Buberry Prorsum
2: Jean Paul Gaultier
3: Michael Bastian
4: Simon Spurr
Madem o kadar David Gandy'den bahsettim. O halde postu da onla kapatma vakti. İşte Kate Macleod tarafından fotoğraflanan Gandy. İlk görsel Paul Smith markasından David Gandy seçimi ! Fashion Nighst In kapsamındaki kendi blogu için seçmiş olduğu parça.
Örneğin 3. ve 4. görselleri moda evleri bu sezon için yaratmış olabilirler, ama aynı zaman da bunlar öyle parçalar ki, zamansızlar ... Geçen sezon da bunlardan vardı, gelecek sezon da olmaya devam edicekler. 6. görsele ise iyi bakın, işte ordaki düğmeler sezonun hitlerinden. Hırkalardan, parkalara herşeyin üstünde onlardan var.
1: Elle Editorial
5: Pen Mag Editorial
6: Salvatore Ferragamo
7: Custo Barcelona
8: Louis Vuitton
Aşağıdaki ilk 5 görsel ise Massimo Dutti F/W 2010 Kolleksiyonuna ait. Muhteşem David Gandy'e eşlik eden isim Edita Vilkevicute. Kampanyayı fotoğraflayan isim ise Paola Kudacki.
Bunlar da sezonun en hit rengi ''camel'' temalı paltolar. Şimdi bunlardan alırsanız hem bu sezon parlarsınız hem de daima kullanabilirsiniz.
1: Gucci
2: Şeytan gibi hissetmek isteyenlere gelsin: Prada
3: İngiliz Asilzadeleri için: Burberry Prorsum
4: Style Up For Your Life editöryallerinden
Anneleriniz ya da büyük anneleriniz her zaman örmüşlerdir bunlardan size değil mi ? Bırakın onlara burun kıvırmayı, sadece rica edin, derdinizi anlatamıyosanız bu görseli print edip onlara gösterin. Bence sonuç Prada'nınkinden farksız olabilir. Yünün kalite işini elbette bilemem :)
1: ''Gant'' by Michael Bastian
2: Rag & Bone
3: Prada for Pen Mag
4: Bottega Veneta
5: Vanity Fair editöryallerinden
Özellikle ilk görseldeki atkı! Bence bir diğer ''must-have''.
1: For style up your life mag2 & 3: Dolce & Gabanna
4: United Colors of Benetton
Deri ürünlere isterseniz fetiş diyin, isterseniz başka bir şey, ama şu deri ceketlerin hepsi de must-have ! Özellikle de Burberry olanlar :)
1: Buberry Prorsum
2: Jean Paul Gaultier
3: Michael Bastian
4: Simon Spurr
Madem o kadar David Gandy'den bahsettim. O halde postu da onla kapatma vakti. İşte Kate Macleod tarafından fotoğraflanan Gandy. İlk görsel Paul Smith markasından David Gandy seçimi ! Fashion Nighst In kapsamındaki kendi blogu için seçmiş olduğu parça.
22 Kasım 2010 Pazartesi
AMERICAN MUSIC AWARDS
Yo HT Bloomberg !!! Seni ilk olarak yılın kazananı seçiyorum. İlk önce 52. Grammy Awards'ı canlı canlı bizlere izlettin şimdi de American Music Awards'ı. Teşekkürler.
Dün gece Los Angeles Nokia Theatre'de ünlüler buluşması vardı. Hepsinin de sebebi ziyareti belliydi. 2010 American Music Awards. Amerikan Endistürüsüne katkıda bulunanları taçlandırmak. Gecenin kazananları belliydi, dünya starlarını geride bırakarak 3 ödül kapan Justin Bieber, gecenin açılışını yapan Rihanna, unutulmaz sahne şovlarıyla da The Black Eyed Peas ve Pink. Backstreet Boys ise gençlik yıllarıma beni geri götürdüğü için beni yeniden mutlu etti. Gecenin sunucusu ise Heidi Klum'du. Natasha Bedingsfield ise co-host'lardandı. Uzun bir aradan sonra onu yeniden ekranda görmek güzel oldu.
Ve tercüman sorunu ! YO THE TRANSLATOR ! Sahneye çıkan Keri Hilson değil Avril Lavigne'di. Ayrıca ödül kazananlar coşkuyla bağırdıklarında senin de bağırmana gerek yoktu ! Bir de sanki şarkı arasında bir bağırdı yine kendisi ?
Her zamanki gibi ödül töreninin twitter sunucusu bendim ve an ve an takipçilerime orada olanları duyurmak boynumun borcuydu elbette. Dolayısyla beni izlemeyenler çok şey kaçırıyo :) Her neyse Rihanna gecenin açılışını havadan ağacın üstünden yaptı ve ''Love The Way You Lie'' pt 2 ile ağacın üstünde başladı. Ayakları yere bastığında ise ''What's My Name?'' ve ''Only Girl (In The World)''ü söylemeye devam etti. Rihanna şarkıyı bitirdiğinde herkesin ayakta onu alkışlaması ise bence tüyleri diken diken eden cinstendi.
Aynı şekilde Pink de ''Raise Your Glass'' şarkısını söylediiğinde herkes sahne önünde toplaşmıştı. Gecenin bir diğer canlı performansı taklitçi Enrique Iglesias'dan geldi. Konukların arasından fışkıran davulcu numarası bayatladı bebeğim. Black Eyed Peas de tıpkı kendi şarkısının içine batırıp bırakan Katy Perry gibi havada başladı şarkısını söylemeye. Takıldığım üç nokta vardı. Enerjileri. Fergie'nin bacakları. Beylerin rengarenk outfit'i.
Gecenin looser'ı Miley Cyrus'dan geldi. Tıpkı Katy gibi şarkısını bok etmeyi başardı. İnanılmaz berbat bir sesle Mariah Carey ağırlığını koymaya çalıştı sahneye. Dantelli gece elbiseleri, mumlar falan, bir kere Mariah kadar büyük göğüslerin yok seni pamuk prenses.Canlı performansların adaylıklardan daha fazla olduğu yegane ödül töreninde beni en güldüren şey ise bücür Will Smith'in kızının sahneye çıkıp yerden bitme mikrofona bile uzanmakta zorluk çekerek Justin Bieber'ı sahneye davet etmesi oldu. Bebelere balonnn.
Son albümünün rezilliğinden sonra yeni filminin promosyonu kapsamında sahneye çıkan X-Tina ise görüldüğüm kadarıyla depresyonda ve bir hayli kilo almış. Ağzınla kuş tutsan umrumda değil ! Ke$ha'nın ise her seferinde değişik sahne showlarına imza atması sevindirici. Değişik kostümler ve sahne ışıkları. Yanlız güzellik konsuunda Lady GaGa ile yarışır cinsten. Sahnede çıkıp da gitarını parçalaması ise ''epic''. Merakla beklediğim ancak beni hayal kırıkılılığına uğratan performans ise Santana ve Gavin Rosdale ikilisinden geldi. Kid Rock acapellası ise içimi ısttı. Kapanış ise Backstreet Boys ve New Kids On The Block'dan geldi. So 90s so sentimental.
Bu okuduğunuz show'un kısa özetiydi. Sıra ödül kazananlarda.
Shakira, Lady Antebellum ve Muse'un ödül kazanmalarına çok sevidnim. Taylor Swift elbette ödül almadan eve dönseydi olmazdı zaten. Yalnız dediğim gibi Justin Bieber beni çok şaşırttı. Best Breakthrough hadi neyse ama Best Male kategorisinde Eminem ve Usher'ı alt etti, üstelik Best Artist of The Year'de de Lady GaGa ve Katy Perry gibilerini geride bıraktı. Ödülü aldığında ise sahneye Usher'ı da çağırdı. Bu arada aşağıda dağıtılan bazı ödüllerin sahneden verildiğine ben tanıklık edemedim ?
PS: Sırada Grammy'ler var ! Umarım HT Bloomberg onları da gösterir. 1 Aralıkta ise adaylıkları açıklanıyor.
Dün gece Los Angeles Nokia Theatre'de ünlüler buluşması vardı. Hepsinin de sebebi ziyareti belliydi. 2010 American Music Awards. Amerikan Endistürüsüne katkıda bulunanları taçlandırmak. Gecenin kazananları belliydi, dünya starlarını geride bırakarak 3 ödül kapan Justin Bieber, gecenin açılışını yapan Rihanna, unutulmaz sahne şovlarıyla da The Black Eyed Peas ve Pink. Backstreet Boys ise gençlik yıllarıma beni geri götürdüğü için beni yeniden mutlu etti. Gecenin sunucusu ise Heidi Klum'du. Natasha Bedingsfield ise co-host'lardandı. Uzun bir aradan sonra onu yeniden ekranda görmek güzel oldu.
Ve tercüman sorunu ! YO THE TRANSLATOR ! Sahneye çıkan Keri Hilson değil Avril Lavigne'di. Ayrıca ödül kazananlar coşkuyla bağırdıklarında senin de bağırmana gerek yoktu ! Bir de sanki şarkı arasında bir bağırdı yine kendisi ?
Her zamanki gibi ödül töreninin twitter sunucusu bendim ve an ve an takipçilerime orada olanları duyurmak boynumun borcuydu elbette. Dolayısyla beni izlemeyenler çok şey kaçırıyo :) Her neyse Rihanna gecenin açılışını havadan ağacın üstünden yaptı ve ''Love The Way You Lie'' pt 2 ile ağacın üstünde başladı. Ayakları yere bastığında ise ''What's My Name?'' ve ''Only Girl (In The World)''ü söylemeye devam etti. Rihanna şarkıyı bitirdiğinde herkesin ayakta onu alkışlaması ise bence tüyleri diken diken eden cinstendi.
Aynı şekilde Pink de ''Raise Your Glass'' şarkısını söylediiğinde herkes sahne önünde toplaşmıştı. Gecenin bir diğer canlı performansı taklitçi Enrique Iglesias'dan geldi. Konukların arasından fışkıran davulcu numarası bayatladı bebeğim. Black Eyed Peas de tıpkı kendi şarkısının içine batırıp bırakan Katy Perry gibi havada başladı şarkısını söylemeye. Takıldığım üç nokta vardı. Enerjileri. Fergie'nin bacakları. Beylerin rengarenk outfit'i.
Gecenin looser'ı Miley Cyrus'dan geldi. Tıpkı Katy gibi şarkısını bok etmeyi başardı. İnanılmaz berbat bir sesle Mariah Carey ağırlığını koymaya çalıştı sahneye. Dantelli gece elbiseleri, mumlar falan, bir kere Mariah kadar büyük göğüslerin yok seni pamuk prenses.Canlı performansların adaylıklardan daha fazla olduğu yegane ödül töreninde beni en güldüren şey ise bücür Will Smith'in kızının sahneye çıkıp yerden bitme mikrofona bile uzanmakta zorluk çekerek Justin Bieber'ı sahneye davet etmesi oldu. Bebelere balonnn.
Son albümünün rezilliğinden sonra yeni filminin promosyonu kapsamında sahneye çıkan X-Tina ise görüldüğüm kadarıyla depresyonda ve bir hayli kilo almış. Ağzınla kuş tutsan umrumda değil ! Ke$ha'nın ise her seferinde değişik sahne showlarına imza atması sevindirici. Değişik kostümler ve sahne ışıkları. Yanlız güzellik konsuunda Lady GaGa ile yarışır cinsten. Sahnede çıkıp da gitarını parçalaması ise ''epic''. Merakla beklediğim ancak beni hayal kırıkılılığına uğratan performans ise Santana ve Gavin Rosdale ikilisinden geldi. Kid Rock acapellası ise içimi ısttı. Kapanış ise Backstreet Boys ve New Kids On The Block'dan geldi. So 90s so sentimental.
Bu okuduğunuz show'un kısa özetiydi. Sıra ödül kazananlarda.
Shakira, Lady Antebellum ve Muse'un ödül kazanmalarına çok sevidnim. Taylor Swift elbette ödül almadan eve dönseydi olmazdı zaten. Yalnız dediğim gibi Justin Bieber beni çok şaşırttı. Best Breakthrough hadi neyse ama Best Male kategorisinde Eminem ve Usher'ı alt etti, üstelik Best Artist of The Year'de de Lady GaGa ve Katy Perry gibilerini geride bıraktı. Ödülü aldığında ise sahneye Usher'ı da çağırdı. Bu arada aşağıda dağıtılan bazı ödüllerin sahneden verildiğine ben tanıklık edemedim ?
PS: Sırada Grammy'ler var ! Umarım HT Bloomberg onları da gösterir. 1 Aralıkta ise adaylıkları açıklanıyor.
Favorite Soul/R&B Album: Usher, Raymond v. Raymond
Favorite Pop Rock Band/Duo/Group: The Black Eyed Peas
Favorite Country Female Artist: Taylor Swift
Favorite Latin Music Artist: Shakira
Favorite Soul/R&B Female Artist: Rihanna
Favorite Country Male Artist: Brad Paisley
Favorite Breakthrough Artist: Justin Bieber
Favorite Pop/Rock Male Artist: Justin Bieber
Favorite Country Band/Duo/Group: Lady Antebellum
Favorite Alternative Rock Music Artist: Muse
Favorite Adult Contemporary Music Artist: Michael Bublé
Favorite Soul/R&B Male Artist: Usher
Favorite Artist of the Year: Justin Bieber
Favorite Country Album: Carrie Underwood, Play On
Favorite Rap/Hip-Hop Male Artist: Eminem
Favorite Pop/Rock Album: Justin Bieber, My World 2.0
Favorite Pop/Rock Female Artist: Lady Gaga
Favorite Contemporary Inspirational Artist: MercyMe
Favorite Rap/Hip-Hop Album: Eminem, Recovery
Favorite Soundtrack Album: Glee: The Music, Volume 3 Showstoppers
görseller just jared ve zimbio
21 Kasım 2010 Pazar
KAPAK KONUSU : THE ULTIMATE WINTER W/ DAVID GANDY
David Gandy: Ona yaşayan en seksi erkek, (yoksa o Tom Ford mudyu ? - neyse-)ya da 21. YY'ın disk atan atleti de diyebiliriz. Kampanyaların, defilelerin aranan yüzü olmakla beraber o da aynen bizden biri. Henry Holland ve Colin Firth'ün eşi Livia Firth gibi British Vogue'un internet sayfasında kendine ait bir blogu var. Hatta ve hatta erkekler için stil rehberi temalı bir de iPhone / iPad App'u bile var !
D&G'nın bir numaralı mankeni olmasının yanında aynı zamanda stiliyle de her zaman göz dolduran bir model o. Genellikle klasik seçimleri tercih ederek karizmasını bu şekilde korumaya çalışanlardan.
Kendisi bu ayki ApolloBoy Mag'in kapağındaydı ve tam 4 farklı kapakla sizlerle buluşmuştu. Kapakta olma nedeni ise muhteşem Massimo Dutti ile sezonun en hit parçalarını üstünde taşımasıydı. Markanın yüzü olması ve kışın kapıda olması -her ne kadar da havalar şu anda aksini söylese de- onu kapağa taşımamda bir numaralı etkendi.
Kendisi aynı zamanda zaman Vogue Editöryallerinde baş erkek rolünü üstlense de tek başında GQ ya da L'officiel Hommes gibi dünyanın bir numaralı erkek / stil dergilerinin de kapağını süslemiştir.
Kendisi son olarak bir de W Hotel (W London) reklam filminde oynamış. Son zamanlarda stil temalı reklamlar çokça beğeni toplamakta üstelik bunlar bir de kısa film şeklinde çekiliyor. Daha önce Marion Cotillard, Dior ve Jude Law da Dior Hommes için kamera karşısına geçmişti. Bu sefer ise bir otel reklamı. Henüz elimize to be continued olarak verilse de - yani ikinci kısmı coming soon- reklamda David Gandy ve Helena Christensen göz dolduruyo. Bir otel için fazla uzun ve gereksiz ayrıntılar olsa reklam kampnayasının devamını merak etmekteyim. Kısa film tadındaki bu kampanya Edoardo Ponti tarafından çekilip Londra manzaraları kampanyanın bir diğer baş rol oyuncusu. Kısa filmin ismi bile var. ''Away We Stay''. Tamam oyunculuklar çok iyi olmayabilir,konu da eh işte, ama kimin umrunda ki ? Kampanya ilgi gördü bile :)
Yukarıda da dediğim gibi kendisi stiliyle de sürekli göz dolduruyor. Look de Jour blogumda kendisini defalarca konuk ettim.
Spring / Summer 2010 döneminde Sarar için de kamera karşısına geçen Gandy'nin dünyada daha fazla konuşulma nedeni ise D&G kampanyaları. F/ W 2010 kampanyaları çerçevesinde ise Scarlett Johanson ile beraber.
Fall / Winter 2010 Light Blue
Postun devamı Volume 2'de ise David Gandy ile Massimo Dutti kampanyasına göz atıcam. xoxo. keep watching me babes :)
D&G'nın bir numaralı mankeni olmasının yanında aynı zamanda stiliyle de her zaman göz dolduran bir model o. Genellikle klasik seçimleri tercih ederek karizmasını bu şekilde korumaya çalışanlardan.
Kendisi bu ayki ApolloBoy Mag'in kapağındaydı ve tam 4 farklı kapakla sizlerle buluşmuştu. Kapakta olma nedeni ise muhteşem Massimo Dutti ile sezonun en hit parçalarını üstünde taşımasıydı. Markanın yüzü olması ve kışın kapıda olması -her ne kadar da havalar şu anda aksini söylese de- onu kapağa taşımamda bir numaralı etkendi.
Kendisi aynı zamanda zaman Vogue Editöryallerinde baş erkek rolünü üstlense de tek başında GQ ya da L'officiel Hommes gibi dünyanın bir numaralı erkek / stil dergilerinin de kapağını süslemiştir.
Kendisi son olarak bir de W Hotel (W London) reklam filminde oynamış. Son zamanlarda stil temalı reklamlar çokça beğeni toplamakta üstelik bunlar bir de kısa film şeklinde çekiliyor. Daha önce Marion Cotillard, Dior ve Jude Law da Dior Hommes için kamera karşısına geçmişti. Bu sefer ise bir otel reklamı. Henüz elimize to be continued olarak verilse de - yani ikinci kısmı coming soon- reklamda David Gandy ve Helena Christensen göz dolduruyo. Bir otel için fazla uzun ve gereksiz ayrıntılar olsa reklam kampnayasının devamını merak etmekteyim. Kısa film tadındaki bu kampanya Edoardo Ponti tarafından çekilip Londra manzaraları kampanyanın bir diğer baş rol oyuncusu. Kısa filmin ismi bile var. ''Away We Stay''. Tamam oyunculuklar çok iyi olmayabilir,konu da eh işte, ama kimin umrunda ki ? Kampanya ilgi gördü bile :)
Yukarıda da dediğim gibi kendisi stiliyle de sürekli göz dolduruyor. Look de Jour blogumda kendisini defalarca konuk ettim.
Spring / Summer 2010 döneminde Sarar için de kamera karşısına geçen Gandy'nin dünyada daha fazla konuşulma nedeni ise D&G kampanyaları. F/ W 2010 kampanyaları çerçevesinde ise Scarlett Johanson ile beraber.
Fall / Winter 2010 Light Blue
Postun devamı Volume 2'de ise David Gandy ile Massimo Dutti kampanyasına göz atıcam. xoxo. keep watching me babes :)
Etiketler:
Artist Profile,
David Gandy,
Fashion,
Mens Fashion,
Video
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

































