Ricky Martin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ricky Martin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Şubat 2011 Cumartesi

RICKY MARTIN || MUSICA + ALMA + SEXO

Son zamanlarda canınız ''pure pop'' bir şeyler dinlemek isterse sanırım önerebilinecek en iyi şey Ricky Martin'in son albümü ''Musica + Alma + Sexo''. ''Life''tan tam 6 yıl sonra çıkarttığı yeni albümüyle Martin en son ele aldığı R&B ve Urban kültürünü bir tarafa itip yeniden köklerine geri dönüyor.

''Lo Mejor Vida Eres Tu'' albümde iki versiyonuyla bulunuyor ve ispanyolca versiyonunda kendisine eşlik eden isim Madridli Natalia Jimenez, İngilizce versiyonunda ise uzun zamandır ortalarda gözükmeyen Joss Stone eşlik ediyor. Hani içinde soul tınıları taşıyan extra smooth bahar şarkıları olur ya. Onlardan bir tanesi. Çokça klişeleşmiş California sahillerinde koşan sarışın kız ve kaslı erkek fotoğrafı gelsin gözünüzün önüne, büyük ihtimalle çocuğun altında paçaları kıvrılmış bej bir pantalon vardır, kızın üstünde de beyaz atletlerden.

''Almas del Silencio'' albümünü hatırlayanlarınız varsa onun içinde güzel balladlar vardı, mesela ''Tal Vez'' ve ''Nadie Mas Wue Tu'' yine onlar gibi dokunaklı olan ''Tu y Yo'' ve ''Te Buco y Te Alcanzo'' da albümde bulunan güzelliklerden.

Şarkılar biraz da EuroPop havasında, bence ''Mas'', ''Te Vas'' ile İspanya Eurovision'a katılırsa hiç de yadırganmaz, çünkü tam eurovizyon'luk parçalar. (Hatta bu iki şarkı bana bir de Sakis Rouvas'ı hatırlattı.) ''Shine'' da aynı zamanda ''Te Vas''ın İngilizce versiyonu. Ancak bence ispanyolcası daha iyi.

Albüm Amerikan Billboard Listelerine 3 numaradan giriş yaptı. Aslında şaşırdım. Ancak iyi de olmuş çünkü ortalama güzellikte safkan bir pop albümü duruyor karşımızda. Kuşkusuz ''Mas'' albümün yıldızı en azından ona bir göz atın derim.

Sonuç olarak Ricky Martin aslında geçmişte kaldı. 90ların sonu 00lerin başındaydı Enrique, JLO, Ricky Martin, Thalia, Natalia Oreiro ve latin furyası vardı. Artık müzik değişiyor ve açıkça belli ki ilgi onların üstünde değil, yine de çocukluktan bir parça, belki de bize müziği sevdiren isimleri ara ara dinlemek de hoş olsa gerek. Yine de bu albümü dinlerken aklıma ''Maria''yi getirerek '96ya yani 6 yaşıma dönmedim desem yalan olur.

14 Kasım 2010 Pazar

COUNTRY MUSIC & BAMBI & LATIN GRAMMY AWARDS: KASIMDA ÖDÜL ALMAK BAŞKADIR !

Kasım ayı ödül ayı. MTV EMA, Coutry Music Awards, Latin Grammy's ve American Music Awards. Aralık ayında Grammy'ler ve Golden Globe'lar açıklanır. Ocak ve Şubat aylarında ise Oscarlar, Brirtler ve aklınıza gelebilecek bilimum ödül törenleri. Kış aylarının tek güzellikleri bu. Kimi Atlantiğin öteki yakasında olduğu için gece uykunuz kaçar, kimini sadece haberlerden takip edebilirsiniz, kimini de laptop kucakta iki büklüm şekilde. Bunun için yeniden teşekkürler MTV Türkiye.

Kısacası Kasım'da Ödül Törenleri Başkadır.

Evet gelelim bu postun konusuna. Aynı gün dağıtılan iki değişik ödül. Biri Amerika'nın Halk Müziği olan Country Music diğeri ise dünyayı etkisi altına alan sıcak Latin rüzgarının en büyük ödülü Latin Grammy's. Bambi'ler ise Almanya'dan Medya ve TV dallarında verilen ödüller.


County Music Awards'da gecenin sunucuları son 3 senedir olduğu gibi Carrie Underwood ve Brad Paisley oldu. Geceye damgasını vuran olay ay içerisinde filmi çıkacak olan Gwyneth Paltrow'un onca Country şarkıcısı içinde efeler gibi sahneye çıkıp şarkı söylemesi oldu. Pek de fena olmamış. Leighton Meester ile beraber böylece yeni filminin tanıtımını da yapmış oldu.


Her horoz kendi çöplüğünde ötse bile Taylor Swift burada ötemedi. Evine eli boş dönen gereksiz şarkıcı yerine son zamanlarda en sevdiğim grup olan Lady Antabellum (bknz.) ''Need You Now'' ile Best Single of 2010 ödülünü ve Vocal Group of the Year ödülünü aldı.

Törene damgasını vuran bir diğer isim ise Miranda Lambert oldu. 3 ödül kapan Lambert Music Video, Best Album ve Best Female ödüllerini elde etti.

Bambi Awards'da gecenin sunucusu Sarah Jessica Parker olurken, Shakira, Orlando Bloom ve Beth Ditto & Gossip ve Mest Özdil ödül kazananlar arasındaydı. Shakira aynı hafta içerisine kalçasıyla Madrid'i ve Berlin'i salladı. Berlin'de hem X Factor'de ''Loca''yı hem de yarışma finalistleri ile ''Underneath Your Clothes'' şarkısını seslendirdi. Ödül töreninde ise Roberto Cavalli'nin onun için tasarladığı elbisesyie bir kez daha ''Waka Waka'' dedi.




Ve Latin Grammy's. Sonunda hak ettiği ilgiyi kendi ''communty''si içinde elde etti. Nelly Furtado ''Best Female Pop Album'' ödülünü kazandı ''Mi Plan'' ile. Shakira'yla beraber söylediği ''La Tortura'' ile birçoklarının yeni tanıştı Alejandro Sanz -ki kanımca dünyanın en seksi şarkı söyleyen adamı ise ''Best Male Pop Album'' ödülünü kazandı. Gecede canlı performan sergileyen isimlerden bir kaçı ise Nelly Furtado, Ricky Martin ve Enrique Iglesias vardı. Gecede aynı zamanda ödül de kazanan La Mala Rodriguez de Nelly'nin canlı performansında ona eşlik de etti. Video Youtube'dan kaldırıldğı için ekleyemedim. Sorry !

Görseller;
zimbio.com
justjarred.com
facebook.com 

29 Nisan 2010 Perşembe

SHAKIRA & AKON FOR WORLD CUP

Futbolla ilgilenmesem de yine de Dünya Kupası maçları bana hep daha farklı gelmiştir. O yüzden tüm maçları olmasa da bir çoğunu izlemeye çalışırım. Bu sene 19. düzenlenecek olan FiFa World Cup Haziran-Temmuz aylarında Güney Afrika'da düzenlenecek.

Her neyse bu kadar girizgah yeter, futboldan konuşmak için bu post'u yazmadım. Elbette işin içine müzik girince Gossip Boy olarak bu işe el atmadan olmaz dedim. Hiç kuşkusuz 1998 senesinde Rick Martin'in söylemiş olduğu ''The Cup Of Life'' tüm zamanların en iyi iyisiydi.

Bu sene ise tıpkı 2006da da olduğu gibi Shakira yine işin içine elini attı ve 2010 World Cup Anthem 'i de kaydetti. 2006 yılında Wyclef Jean ile 2000lerin en iyi şarkısı Hips Don't Lie ile Bamboo adlı parçayi mixleyen şarkıcı bu sefer Güney Afrikalı grup Freshly Ground ile Waka Waka Esto es Africa parçasını kaydetti. Şarkı ispanyolca olarak kaydedilmiş; ancak Spanglish Version'larda bulunmakta.

Afrika ve World Cup ruhu. Tamtamalardan :P izler. İnanılmaz eğlenceli ve bol dans ritimli. Yaza yakışır.

İyi seyirler...

Shakira ♪ Time for África → Waka Waka Lyrics ← Official Song FIFA World Cup Sudáfrica 2010 from Frode Rustand on Vimeo.


Bir diğer ''theme'' şarkısının da Akon tarafından seslendiriliceği söyleniyodu, kesinlik kazandı mı bilmiyorum ama Keri Hilson ile ''OHh Africa'' diye bi şarkı kaydetmişlerdi, yeri gelmişken ona da bir göz atın isterseniz :P

♪♪ Akon & Keri Hilson - Oh Africa ♪♪ from Chilenito on Vimeo.

1 Şubat 2010 Pazartesi

52ND GRAMMY AWARDS // ON THE STAGE !!!

Gecede Latin Yıldızlar; Juanes, Jennifer Lopez, Ricky Martin ; Teenage Pop Stars; Ke$ha, Justin Bieber, Katy Perry, Miley Cyrus; Müziğin ağır topları, Alice Cooper, Lionel Richie; TV Yıldızları; Josh Dushamel, Adam Sandler gibi yıldızlar hem ödül taktim etmek için, hem de canlı performansları sunmak için sahneye çıktılar ! Gecenin açılışı ise Stephen Colbert yaptı ! Sinema ödüllerindeki soğuk ve saçma espiriler yerine oldukça yumuşak ve neşeli espiriler yaptı ! ayrıca iPad tanıtımı yapılıp, ödüllerde tıpkı onun gibi dağıtıldı !

STEPHEN COLBERT

SHERYL CROW

NEIL PORTNOW

LEA MICHELE & RICKY MARTIN

JEFF BRIDGES






PARIS & PRINCE JACKSON

NORAH JONES & RINGO STARR
LIONEL RICHIE
KE$HA & JUSTIN BIEBER
KATY PERRY & ALICE COOPER
JENNIFER LOPEZ
ROBERT DOWNEY JR

52ND GRAMMY AWARDS // PRE-TELECASTING & RED CARPET PICS (EDITED)

Dün gece Türkiye saatiyle; saat 3te yeni kanal Bloomberg HT'de Türkiye'den ikinci defa kablolu yayından Grammy'leri canlı canlı izleme fırsatını yakaladık. Aslında ilk olan sadece bizim onu canlı olarak izleyebilmemiz değil ayrıca ilk defa Grammy'lerin Online olarak da bizlere sunulmasıydı. Bildiğiniz gibi Grammyler diğer tüm ödüllerden farklı olarak yüzlerce dalda dağıtılıyo ! Yaklaşık 110 dalda dağıtılan ödüllerden 99'u Pre-Telecasting olarak Grammy.com'da geceyarısından önce başlamıştı dağıtılmaya. O düzenlenen tören hakkında diyebiliceğim tek şey, hem kadın hem de erkek sunucunun tam anlamıyla facia olduklarıydı !! Aslında asıl facianın Red Carpet kısmında karşımıza çıkabileceğini elbette ki düşünemezdik :/

Bir kere kırmızı halı tam bir pazar yeri gibiydi. Academy Awards'da ve kısmen Golden Globe's da bize sunulan eleganlık, şıklık sıfırdı. Ortalık adeta pazar yeri gibiydi. Poz vermek için resmen ünlüler sıra beklediler ve bir ara resmen trafik sıkıştı. Sonra o yer cücesi, patates boyutlarındaki kadın sunucu !! OMG !!! Sürekli söyleyeceklerini unuttu ! neyseki erkek sunucu durumu kurtarmayı biliyodu ! Bir diğer saçmalık da yapılan röportajların sadece ikinci sınıf ünlülerle yapılmış olmasıydı! En azından Beyonce, Rihanna falan dururken saçma sapan insanlarla röportaj yapmamaları gerekirdi. Bu arada sonunda Justin Bieber beyfendisi ile tanıştık !! OMG!! Röportaj yapılırken bir baktım ki kameraya bi bebek el sallıyo :/ Hani Taksim meydanında çekim yapılırken kırolar sallar ya :/ Bir kaç dakika sonra o yaratığın Justin Bieber olduğunu öğrencince resmen FUCK OFF diye bağırdım :/
Kırmızı halıda başka atraksiyon olmadığı için sizleri resimlerle başbaşa bırakıp, bir diğer yazıda canlı performansları ve kazananları yorumlayacağımı da belirtirim !

BEYONCE


LADY GAGA


PINK



RIHANNA


KINGS OF LEON


KEITH URBAN & NICOLE KIDMAN


JONAS BROTHERS


KE$HA


KATY PERRY


HEIDI KLUM & SEAL


COLBIE CALLIAT


ADAM LAMBERT


MILEY CYRUS


TAYLOR SWIFT


MARY J BLIGE


CIARA


RICKY MARTIN
FERGIE


JENNIFER HUDSON
/JenniferHudson.jpg" />

25 Ocak 2010 Pazartesi

TWITTER KULLANIM ŞARTLARI !!!

Gelin bugün de sizlerle twitter kullanım şartşlarını tartışalım batı yakasının karla kaplı sokaklarından :) San Fransisco merkezli Twitter 2006 yılında kurulmasına rağmen herhalde tepe noktasına 2008in son aylarında ve 2009 yılında ulaştı (biraz şarkıların liste başarısını anlatır gibi oldu ama). 2008 yılı seçimlerinde Barack Obama'nın sayesinde kullanım alanı gittikçe artan Twitter'ı çok yakın zamanda tüm ünlüler kullanmaya başladı, öyle ki Twitter kullanmayan ünlüleri parmakla gösterir olduk, hımm bi düşünelim kim kaldı ki zaten, Beyonce?, Madonna? başka var mı ?



Newsletterlarına üye olmadığımız ünlülerin bir sonraki adımlarını ya da onların en içten hallerini anında Twitter'dan öğrenir olduk ! Kim Kardashian'ın yarı çıplak halleri, Demi Moore'un poposu, Miley Cyrus 'ün sütünü MacBook'una dökmesi, Lady GaGa 'nin hayranlarına Little Monsters diye seslenmesi. Twitter zamanla hatta öyle bir boyut kazandı ki Çağdaş Roman yazarlarından Brezilyalı Paulo Coelho vaktini twitterda çene çalarken geçirdi, yeni ve genç yazarlar Twitter üzerinden romanlar, hikayeler hatta operalar yazmaya başladı !
Bir de 2009 yılının ikinci yarısından itibaren Twitter'a türk medyasının ilgisi elbette ! Sanırız ki Türkiye'de bu akımı ilk Sertab Erener ve Demir Demirkan başlattı ! Ancak benim gözümde ciddi anlamda her biri de küçüldü. Sertab Erener örneğin zamanla sadece kendisine sevgi gösterisinde bulunan küçük canavarlarına mention yapar oldu, Nil başta kendini izleyen herkesi followlamasına rağmen kısa süre sonra öğrendik ki bizleri teker teker silmiş ! Bir de kıçı kırık diğer ünlüler, Twitterdaki tek amaçları kendi takımlarını izlemek oldu. Ortalıkta gazteciyim diye geçinen her iki O.B sonra ona buna alerjisi olan A.Ö özellikle beni çileden çıkartan isimler oldular !
Türk Medyasının ikiyüzlü olduğunu gördükçe yabancı ünlülerin ne kadar da alçakgönüllü olduklarını gördüm türk followerslarına cevap veren Ricky Martin, belki hiç okumasa bile ya da kendi tarafından eklenmemiş olsak bile Lady GaGa'nın bizleri izliyor olması ! Sanırım bir tek Serra Yılmaz türk ünlülerinden en alçak gönüllü olanı.
Eh bir de Twitter'da kendini ünlü zanneden paçoz yaratıklar ! Elbette Twitter Andy Warhol tezinin en büyük destekçisi ! Ancak kimileri ünlülerin kendilerini izlmemelerini eleştiredursun onlar henüz kendi çaplarında olan sıradan insanları bile izlemeyen kesimdi.

Hah bir de twitterda şöyle yazılır böyle yazılır derdi var ! 140 karakterlik mikroblog sitesinde aslında yazabiliceğiniz çok şey var, ancak twitter'ın ana teması 'o an' . Dolayısıyla 'şu anda tostumu yiyip, kahvemi içerek kar manzarasını seyrediyorum' demek hepimizin en doğal hakkı. Aaaa yok bizim küçük Sokratesler bu işe de el attı, yok böyle insanları niye takip edeyim, yok sürekli mention yapan insanı neden takip edeyim falan filan. Öyleki bazı yabancı blog sitelerde twitterda yazılmaması gereken tweetler başlıklı makaleler bile yazıldı. Ancak twitter'da facebooklaşmadı mı ! Kurulum amacından sapmadı mı ?

Aslında kilit nokta kaliteli ve doğru olmak ! Yani düzgün insanları followlarsanız hiçbir şey başınıza gelmez.

Twitter'ı ben mi nasıl kullanıyorum ? Twitter hesabımı ilk açtığımda 2009 Şubattı. İlk tweetim'de şöyleydi ! ''I watched Desperate Housewives and now writing sth to my blog''. O zamanlar pek kimsecikler yoktu, genellikle bloggerlar kullanırdı, zamanla yeni yeni kişiler eklemeye başlamıştım ve twitterın en güzel zamanlarıydı. Sonra deyim yerindeyse tam anlamıyla kırolar dolmaya başladı, twitter'a geliş amaçları yazdıkları şey falan filan.

Şu anda sadece 21 kişi izliyorum (6sını çıkar, ünlüler) 15 kişi var listemde! Bana yararlı olabilecek 15 kişi ! Onlar sayesinde yeni şeyler keşfettiğim 15 kişi ya da kaldıkları dersi, o anda düşündüklerini yazan içten 15 kişi. Evet yazdığınız tüm tweetlerde ''whoopper yiyorum'' demek de sıkıcı; sürekli medyadan haber veren kişiler de sıkıcı. Sanırım en iyisi listeninde az ve öz kişi bulunması !

Peki siz Twitter hakkında ne düşünüyorsunuz ??? Feedbacklerinizi benden esirgemeyin :)