14 Ağustos 2010 Cumartesi

VAMPIRE WEEKEND // CONTRA || ALBUM OF THE YEAR- SO FAR

Evet evet biliyorum haklarında yazmak için çook geç kaldım. Ama işte sonunda blogumdalar. Kylie Minogue'u, Eminem'i, Aguilera'yı unutun karşınızda yılın en bomba albümü var. Hı hı, yanlış duymadınız yılın bir numaralı albümü New York'lu Indie / Rock dörtlüsü Vampire Weekend'e ait. İşte Contra.

Albüm grupla aynı adı taşıyan ve bir çok blog ve müzik dergisi tarafından '00lerin en iyi albümlerinden biri olarak gösterilen ''Vampire Weekend''den 2 yıl sonra çıktı. Bana sorarsanız yeni albümleri ise hem birincisinden daha eğlenceli hem daha başarılı hem de liste başarısı açısından daha tatminkar. İlk albüm US listelerinde 17 numara yüzü görmüşken ikinci albüm zirve keyfi yaptı. O halde üçüncü albümde kim tutar Vampire Weekend'i. Bunların yanı sıra grup albümden 5 single yayınlamıştır ve de albüm kapağı yüzünden mahkemelik olmuştur, zira kapaktaki kadının, Contra albümünde yer alacağından haberi yoktur. Ve evet bu yüzden ortalıkta 2 milyon dolarlık bir dava var. Grup şarkıları aynı zamanda Gossip Girl'de de çalmıştır. Kim onlar için popüler değiller diyebilir ki ? Ancak umarım bu popülerlik başlarına iş açmaz - yani daha düşük kalite falan.

Arkadaş tavsiyesiyle ilk olarak ''Horchata''yla tanıştım. Bir Güney Amerika içkisi olan Horchata'yı hiç içmedim, ancak adım gibi eminim ki içtiğimde ağzımda tıpkı bu şarkının bıraktığı gibi bir tat bırakacak. Hasır şemsiyenin altında, gün batımında, kumsalda, elinizde bir bira ve walkmen'inizde ''In December we drink Horchata''. ''Walkmen mi'' ?? Dediğinizi duyar gibiyim, ama mükemmel dörtlüye ipod değil, indie ve cool havası olan walkmen çok daha iyi ayak uydurur. (Bu arada December ve benim betimlemem çok zıt durabilir, ama hele siz bir dinleyin şarkıyı).

Hele bir de albümde ''Holiday'' var ki o da başka bir hoş. ''Holiday, holiday best part of the year.'' Bir de mesela ''Diplomat's Son'' vardır. ''That night I smoked a joint with my best friend, We found ourselves in bed, when I woke up he was gone.'' Sanki Karayip denizinde teknelerle geziniyormuş havası var. Böyle elinizde rengarenk kokteyller boynunuzda çiçekten yapılmış renkli kolyemsi şeylerden. (Fantaziye gell). İşte bu yüzden albümde de böyle Afrikan veya yerel tınıların havası da esiyor. Indie gençlik / Hippie gençlik.

''Giving Up The Gun'' ise Horchata sonrası albümün ikinci bombasıdır. Ayrıca videsounda da Jake Gyllenhall oynamıştır.

Farkındayım yıl boyunca sizi iyi diyerek bir çok yavan albümle kandırdılar. Ama albümü dinledikten sonra iyi müzik nedir, kaliteli müzik nedir bunun anlamını öğreniyorsunuz ! Bence ''ben cool'um'', ''ben trendleri takip ediyorum'' diyorsanız bu albümü dinlemelisiniz.

Ahh keşke şöyle önümüzdeki sene MillerFreshtival'e ya da EfesOneLove'a gelseler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder