Another Magazine etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Another Magazine etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2012 Cumartesi

LIKE ME! INTERNET ÇAĞINDA KENDİNİ ANLAT BANA !

İtiraf edin hepiniz de internete bayılıyorsunuz? Blackberry daha karizmatik görünmekle uğraşsa da aman boş zamanınız kalmasın mottosuyla yola çıkarak internette ne varsa herşeyin app'ını yapan i-phone sayesinde trafikten bile şikayet etmiyebilirsiniz!

Twitter'ı, kişisel keşfedilme alanı olarak görüp 160 karakterle ziplenmiş bio'nuzu anlatabilirsiniz, ya da Facebook'a interaktif CV yükleyebilirsiniz, ya da orada burada 30 tane link paylaşmak yerine online kartvizitiniz about me'yi de oluştarabilirsiniz. 

Kendimi daha nasıl ifade edebilirim? derseniz de kişisel stilinizi / yaşam tarzınızı da gözler önüne serebilecek siteler de mevcut. Üstelikle totally fun ve easy. Yan etkisi ise sandalyeye oturmadan önce altınıza bir parça uhu sürme zorunluluğu!

Biannual yayınlanan Another Magazine'in, Another Loves sayfası buna en iyi örnek. Aynı zamanda örnek vereceğim diğer siteler arasından yaratıcılık / özgürlük konusunda en sınırlısı olan da o ! Another Editörleri arasından seçilen tüm alternatif / cool şeyleri beğenerek kendi kişisel stil profilinizi oluşturabiliyorsunuz. Stil demişken bunu giyinmek olarak algılamayın, yaşam tarzı meets kişisel zevkler gibi bir şey. Zira sitede karşınıza çıkabilecek şeyler arasında albüm kapağı / film posteri / kitap / dergi / Chanel elbise, Jackson Pollock tablosu, netten eklenmiş bir screen cap ile Kate Moss fotoğrafı /mimari bir yapı ya da Tommy Ton'dan bir street style örneği de karşınıza çıkabilir. Ancak dediğim gibi, zevkli editörler tarafından hali hazırda zaten seçilmiş ancak sizin beğeninize sunulmuş bir uygulama bu.
Gelelim ikincisine: Geçtiğimiz günlerde Fashiolista Event'inden ve Türkçe'ye çevirlmesinden bahsetmiştim. Sözlük anlamını yazacak olursam Fashiolista is the Facebook and Twitter of Fashion. Oldukça anlık olmasından dolayı Twitter gibi,öte yandan en ince ayrıntısına kadar sınır konulmadan kendinizi anlatabileceğiniz için de Facebook gibi. Beğendiğiniz stil ikonlarından, dergilere ve markalara kadar tüm boşlukları doldurup kendi stil ve moda anlayışınızı anlatabiliyorsunuz. Geri kalanı ise çok kolay. H&M ve Zara yeni sezon ürünlerini mi yayınlamış önceden indirdiğiniz kalp şeklindeki bir butonla profilinize ekleyebilirsiniz. Sadece kıyafetleri seçip ekleyerek kendi stil profilinizi oluşturabilirsiniz, listeler yaparak wishlietler oluşturabilirsiniz ya da looklar yaratabilmek için ilham toplayabilirsiniz. Ya da en kısa yoldan online gardrobunuz da diyebilirim. Aslında blogunuza çarşaf çarşaf günlük fotoğraflarınızı eklemekten çekiniyorsanız, ancak sadece kıyafetleri koymayı da yavan buluyorsonaz da bu uygulama şahane. Üstelik i-Phone Uygulamasına sahip olması de işin artısı.
Üçüncü ve son durak ise son günlerin en cool sitesi Pinterest. Tıpkı Fashiolista gibi (kalp yerine bu sefer de) önceden 'pin it' butonunu araç çubuğunuza ekleyerek tüm interneti tek bir profil altına toplayabilirsiniz. Her hangi bir sayfada sevdiğiniz bir fotoğraf olduğunda pin it butonuna basın ve Pinterest profiline ekleyin. Üstelik değişik kategoriler de yaratabiliyorsunuz. Style / Fashion / Travel / Movies... tamamıyla sizin yaratıcılığınızla alakalı bir şey. Liste yapanlar için 10 numara, özellikle de sene sonunda Top 10 Hitlist'ler bile yaratabilirsiniz. That's how nice! Üstelik Pinterest'in de bir iPhone uygulaması mevcut.

İletişimsizlik çağında insanlara kendinizi anlatabilmenin tek yolu bunlar olabilir, onlara iyi bakın!
 
ps: Another Loves, Fashiolista, Pinterest, profillerim için tıklayabilirsiniz.

25 Mart 2011 Cuma

KIDS ARE ALLRIGHT !

Geçtiğimiz haftalarda IF Kapsamında gösterilen ”The Kids Are Allright” bu hafta sonundan itibaren de sinemalarda.  ”İki Kadın Bir Erkek” olarak gayet sığ bir şekilde Türkçeye çevrilen ismi bir kenara bırakın +18 ibaresiyle kendine vizyon şansı bulmuş olması da gayet garip. Bir kaç sene sonra bu tür filmlerin vizyona girebileceğinden bile şüpheliyim açıkçası.
Julianne Moore ve Mark Ruffalo‘yu ”Blindness” sonrası bir kez daha birleştiren film aynı zamanda da Annette Bening‘in birçok ödül kazanmasına da neden oldu. Kanımca filmde oyunculuğuyla öne çıkması gereken isim Bening değil de Moore olmalıydı. Evet Moore’a taparım; hani o yüzden bunu demedim; ama cidden göz dolduran bence Bening değildi.
Filmin konusu ise lezbiyen bir çift tarafından yetiştirilen çocukların babalarını aramaları ve bulduklarından sonra değişen / gelişen hayatları. Çiftin çocuklarından biri de geçtiğimiz sene çokça konuşulan yapımlardan biri olan ”Alice In Wonderlan”in gözdesi Mia Wasikowska.
4 Academy Adaylığı bulunan film hiç kuşkusuz senenin en iyi komedisi.
****
Film oyuncularından Mia Wasikowska aynı zamanda Another Magazine‘in 10. yıl özel kapağını süsleyen 4 kızdan biri. Ki bunlardan bir diğer ise ”Winter’s Bone”da göz dolduran Jennifer Lawrence. Bu genç kızların kapak olma sebebi ise onların ilerki yıllarda çokça konuşulacak büyük starlara dönüşecek olmaları.
Filmin reklam işleri, dergilerin satışları derken elbette Julianne Moore‘dan daha büyük bir PR görevlisi olamazdı. Zaten modayla içli dışlı olan Moore hem bu şekilde kırmızı halıda en ünlü modacıların elbiselerini sergiledi, hem de dergi kapaklarına çıktı. Ancak bunlardan da öte markaların S/S kampanyalarında yer almaya devam etti. İşte Mert & Marcus’uın gözünden Talbots Spring 2011 Campaign.