Mert/ Marcus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mert/ Marcus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Kasım 2012 Cuma

SAMANLIKTA N'APILIR?

Samanlıkta neler yapılır neler? Boşuna üstüne atasözleri yazılıp bir kuşağın değişik türdeki filmlerine ilham vermemiş. Ancak her nasıl olduysa bu sezon fotoğrafçıların da ilgisini çekmeyi başaran samanlık manzaraları Orta Batı Amerikalı indie band'lerin albüm kapaklarından sıyrılıp mainstream moda dergilerine doğru sınıf atladı. Vogue'dan Pop'a, Bazaar'dan Another'a kadar birçok editör, fotoğrafçı ve model doğal hayatta kurulan sete doğru yolculuğa çıktı. Basılı şekilde dergilerde karşımıza çıkan bu görsellerin her biri de samanlıkta çekilse de bana farklı kitapları, filmleri ve hisleri çağrıştırdı.  

David Bellemere, Geraldine Saglio ile gücünü birleştirerek Anja Rubik'i gündüz güzeli kılığına sokarak arzu nesnesi yapıyor. Biraz da 70lerden kalma Playboy modelleri havası tabii. Kasım; Vogue Paris.
Bu sefer samanlıkta bekleyen kişi Rihanna. Elbisesi nedeniyle daha klas olduğunu iddia etse de "alev alev yanıyorum" diye bağırıyor. İkinci kez Amerikan Vogue'a kapak olan Rihanna'yı fotoğraflayan isim yeniden. Annie Leibovitz.
Indie moda dergisi Lula'nın Sonbahar / Kış sayılarında yer alan bu kare Ellen Von Unwerth'e ait. Üsttekilere nazaran daha masum kaçan kareler ilhamını ''Oz Büyücüsü''nden Dorothy'den almış gibi.
İzlanda'nın kurak volkanik bölgesinde yer alan bu bölge ise İngiliz Vogue'unun kasım sayısında verdiği ekteki editöryale ev sahipliği yapıyor. Daha fazla Orta Batı Amerika'yı çağrıştıran bu kare sanki çekimleri az sonra start alacak ''The Killer Inside Me''ye gönderme yapıyor.
Yeniden şekillenen İtalyan Flair'in bu sayısındaki kapak kızı hamile Maricarla Boscono. Fotoğrafçıysa kredisine bakmadan bile çözebileceğiniz Juergen Teller. Editöryal başlığı Madre Terra. Dergi anlaşılan Demeter'e selam etmiş. Fotoğraf da zaten buram buram bereket ve bolluk kokmuyor mu?
Dean Podmore imzalı bu kare de Russh'ın Ekim/ Kasım sayısında yer alıyor. It’s The Distance Between Us And The Space Inside Ourselves başlıkle editöryalde sanki genç kızımız erkek arkadaşıyla kasabadan uzaklaşarak güzel pazar öğlenini fotoğraf çekmeye adıyor. 
Russh'ta yer alan başka bir editöryal model yeniden samanlıklarda. Daha fazla Özgür Kız havasında. Soyunalım, çıplak koşalım. Hayat güzel. All die young. When love is love and you are young.
Maiyet Sonbahar/ Kış kampanya görsellerinde baş rolde buğday tenli Daria Werbowy bulunuyor. Oldukça düşünceli. Belki de "Wuthering Heights"tan bir karedir aslında.
L'Officel Paris ise cumartesi gecesi şatoda başlayan partiyi günün ilk ışıklarında arka bahçeye taşıyor. Tıpkı "Lotus Eaters"ta olduğu gibi.
Numero setini Western'e taşıyor. İlhamını Amişler'den alıyor. Sinirli görünen Querelle ise Sofia & Mauro'dan gücünü alarak tarikatını geride bırakmaya hazırlanmışa benziyor.
Tonne Goodman Amerikan Vogue'da "On the Road"un vizyona girişini oyunculardan Garrett Hedlund ve model  Kati Nascher ile kutluyor. Lindbergh'in çektiği kareler Whitman, Ginsberg ve Kerouac'a bir kez daha selam çakıyor.
İki kişi olduktan sonra belki Thoreau'nun "Walden, Life in The Woods" mantığını yitirebilir. Ama olsun! İngiliz Bazaar'dan.
Fransız Vogue'unun Eylül sayısı için hazırlanmış bu editöryalin mekanı sanki Hollanda'daki çiftliğimizin arka bahçesi. Mert & Marcus'un ilhamı da Van Gogh'dan. Suvi Koponen de tıpkı bir korkuluk gibi karanlık düşleri kovalarken.
Küçük bir modern tiyatro topluluğu içinde olduğunuzu düşünün. Belki de absürd bir eser sahneleniyor. Ya da İsa'nın Doğuşu'nun başka bir okuması gibi. Pop'un Sonbahar / Kış sayısı bana bunu anımsatıyor.
Effie Briest yasak aşkı Crampas'ı beklerken. Mirte Maas, Hollanda Vogue'unda.

images via; http://glossynewsstand.tumblr.com/

PS:ilk görsel: Vogue Paris Eylül, Mert& Marcus + Benim çektiğim samanlık görseli ile blender (Blender'dan başka görseller de yakında burada.)

21 Mart 2012 Çarşamba

GQ.COM.TR 'deyim + SOME OTHER NEWS

Vogue'un Türkiye'ye gelmesinden sonra aynı kaderi GQ'nun de paylaşacağını öğrendiğimden beri, beni çok büyük bir heyecan kaplamıştı. Heyecanımın nedenlerini yine yeniden anlatmaya başlamıyacağım elbette ama küçük de olsa geçtiğimiz gün o çatı altında bir şekilde kendime yer bulmuş sayıldım. Derginin web sitesi için '31. Istanbul Film Festivali'nde Kaçırılmayacak 10-lu'yu yazdım. Göz atmak isterseniz şuraya tıklamanız yeterli. Umarım birlikteliğimiz bununla sınırla kalmaz.
''Born To Die''da 0 km şarkılar bulunmasına rağmen o daha önce yayınlanan ''Lizzie Grant''tan ''Blue Jeans''i seçti yeni videosu için. Önceki videosunda yer alan killer-boy friend yine burda da yerini alırken bir de timsahın da eklenmesiyle bu seferki kast tamamlanmış. Siyah-beyaz ve bir hayli sinematografik olan video bir anlamda da bana fashion-movie'leri anımsatıyor.
Copy-right hakları nedeniyle tüm sitelerden Madonna'nın yeni videosu ''Girl Gone Wild'' kaldırılsa da izlemiş biri olaraktan hakkında konuşabilirim. Videonun genel havası bir önceki albümden ''Give It 2 Me''yi hatırlatsa da erkek modellerin katılımıyla tabii ki bambaşka bir havaya bürünülmüş. Bu anlamda biraz da 90ların ilk yarısı Madonna'yı anımsata da moda dünyasının en kışkırtıcı fotoğraflarını çeken Mert & Marcus bence hepimizi bir kez daha baştan çıkartmayı başarabildi. Ufak da bir not: Videoda yer alan modellerden ikisi Jon Kortajarena ve Sean O'Pry
Geçtiğimiz gün yayınlanan fragmandan sonra şimdi de bir bir filmin afişleri paylaşılmaya başladı. Tıpkı Tarsem'in ''Mirror Mirror'' uyarlaması gibi Tim Burton da hikayeye kendi gothic bakış açısının yanına bir de zevzek denebilecek komedi unsurları eklemiş gibi ? Bir de Eva Green'in saç rengine ne demeli ?
Önce Madonna, sonra Two Door Cinema Club şimdi de bir kez daha Nouvelle Vague'un Istanbul'a geleceği söyleniyor. Kabare şeklinde gösteri sunacakları söylenen Fransızlar 25 Haziran'da Istanbul'da. Bence şahane! Bir de Vampire Weekend, The Weeknd ve Lana del Rey izlesek? Adele kıskanmasın o da sonbahara. 

10 Aralık 2011 Cumartesi

TOP 10 COVERS OF 2010

10 // DEUTSCH VOGUE : IRIS STRUBEGGER by ALEX LUBORIMSKI
Alman Vogue Genel Yayın Yönetmeni Christiane Arp, en başarılı ve sürekli takip edilmesi gereken editörlerden biri, trendlere inanmadığını dile getiren baş editör aynı zamanda derginin kapaklarının çekiminde de bulunuyor, tıpkı Roitfeld ve Alt gibi. Yıl boyunca Rosie Huntington, Doutzen Kroes, Claudia Schiffer ve Natalia Vodionova gibi top modelleri kapağa taşıyan Alman Vogue'u tüm edisyonların içinde de en çekicilerin başında geliyordu. Ancak beni benden alan, yine baş editör Arp tarafından styling'i yapılan Luborimski'li Eylül sayısı çekimi oldu. Dantel ise sadece Alman edisyosunun 3 kere kapağa taşıdığı bir kumaş değildi.

9 // DAZED & CONFUSED: BJÖRK by SAM FALLS
Temmuzda Beyonce, Ekimde Ricardo Tisci ve melekleri, daha önce Arizona Muse ve Aralık sayısı için 20 yıl şerefine 20 kapak. Ki aralarında Kate Moss ve Eva Green de var. Söz konusu Ağustos sayısı olunca ise en az albümü ''Biophilia'' kadar Futuristic ve Art Work tadında bir iş çıkartmıştı Björk ortaya. Unutmadan kendisi aynı zamanda sayının ''guest-editor''u. Sayıyı özel yapan bir diğer şey de 200. kez yayınlanmış olması.

8 // INTERVIEW: FLORENCE WELCH by CRAIG McDEAN
Anne Hathaway, Tom Ford, Rihanna ve Michelle Williams bu seneki sayıların en hip konuklarındandı. Florence Welch'in ise bugüne kadar göründüğü en büyük dergi kapağıydı. Baz Luhrman tarafından röportajı yapılan Welch kanımca hem Interview'a kendi ruhunu elinde tutturan ama aynı zamanda çılgınca bir yanı da olan bir kapak hediye etmiş. Kapak kasım 2011e ait.

7 // VOGUE ITALIA: STELLA TENNANT by STEVEN MEISEL
Genel anlamda yılın en sıkıcı kapaklarını çıkartan Vogue Italia Eylül sayıları için tıpkı kapak spotunda yazıldığı gibi tüm zamanların en avant-garde işine imza atmıştı. Styling'in Karl Templer'a ait  olduğu çekimde modelin üstündeki Prada. Kapak sıra-dışı bir hayat hikayesine sahip olan Ethel Granger'a adanmıştı ve tahmin edildiği gibi Stella'nın rolü de Ethel'i oynamaktı. Kapak sadece en iyi eylül sayısı kapağı değil, Vogue Italia'nın da en iyi kapağı, yine de sene boyunca pek de ''ohh boy'' dedirten işler çıkartmadığı için bu kadar geriye koydum.

6 // NUMERO: KARLIE KLOSS by GREG KADEL
Gelecek postun konu başlığı da tam şu şekilde ''Is Karlie new Kate?''. Kuşkusuz sene boyunca Freja, Malgosia, Arizona gibi isimleri kapağa taşıyan derginin en iyi kapağı Aralık / Ocak sayısıydı. Aralık ayında 3 farklı kapakta boy gösteren Karlie Kloss, giyinik ama inanılmaz seksi ve kadın gibi. ''Magic'' başlıklı sayının içinde yer alan editöryal ise kapaktan çok daha sert ve güçlü. Karlie gümbür gümbür geliyor ve sert ayak seslerinin tek sebebi ise Fransız Numero.

5 // VOGUE: PENELOPE CRUZ by MARIO TESTINO
Haziran ayında yayınlanan sayı sadece Amerikan Vogue'una uzun zamandır yayınlayamadığı en iyi kapağı vermekle yetinmedi, bugüne kadar hep içindeki vahşi seksi kadını dışarıya vuran kapakların aksine Penelope'yi en saf ve gerçek haliyle gösterme şansı da verdi. Yıl boyunca aynı zamanda Ingiliz GQ ve V Magazine'e de kapak olan Penelope'nin dışında, Vogue'un yayınladığı bir diğer önemli kapak da eylül sayısında yer alan Kate Moss'du. Belki Moss'un en iyi kapağı değildi, ancak evliliğini ve başarısını kutlayan ve kraliçe olmanın altını çizen en iyi kapaktı. Elbette Vogue'un da uzun süredir cesaret edemediği bir kapak olması nedeniyle önemliydi.

4 // LULA: ANNA DE RIJK by YELENA YEMCH
Kapağa dikkatle bakarsanız ''girl of my dreams'' yazıyor. İlk bakışta oldukça masum bir kapak ve masum bir başlık. Biraz derine indiğinizde belki sezonun en fetiş yanını en seksi haliyle yansıtan tüm dantel kıyafetli ve LV outfitli kapakların yanında en seksisi aslında. Sade ve çarpıcı kelimesinden daha başka bir sıfat hak ediyor aslında. Biraz 60ların sonu 70lerin başı Fransız ultra seksi romantik-dram filmlerinde yer alan femme-fatale kadın havası da var aslında. Kapak derginin Fall / Winter sayısına ait bu arada.

3 // LOVE: NYASHA MATONODZE by MERT & MARCUS 
Lara Stone, MariaCarla Boscona, Hailee Steinfeld, Chloe Grace Moretz ve daha bir kaç tane daha. Love Fall Winter kapağını süsleyen isimlerdendi. Hepsi de çarpıcı ve supernatural, esasında benim hepsi arasında tercihim Moretz'li olandı ama son dakikada karar değiştirip Nyasha Matonhodze'li olanı seçtim Mert & Marcus'lu kapak Poe hikayesindeki kuzgun misali. Hala izlemediyseniz de derginin videosuna bir göz atın derim.

2 // VOGUE PARIS: LARA STONE by  INEZ & VINOODH
1234567. Lara Stone'lu Vogue kapağı. 1234567. Lara Stone'lu Vogue Paris kapağı. 123456789. Inez & Vinoodh'lu Vogue Paris kapağı. Tıpkı Şubat 2011de olduğu gibi Ağustos 2011 kapağı da Lara Stone'a aitti. Her iki sayının ortak özelliği ''özel koleksiyon sayısı'' olması. Kapağın alt-metninde yatan şeyin Emmanuelle Alt'ın Carine Roitfeld'in en sevdiği iki modelden biri olan Stone'u kullanıp arkasından el salladığı yönünde olsa da önemli bir diğer nokta açılan yeni Vogue Paris döneminin en iyi kapağı olmuş olması. Çok fazla tartışılan Gisele'li nisan kapağı ve Kate Moss'lu aralık / ocak sayısı da favorim olsa da tamamıyle Alt lensinden yayınlanmış ilk sayı olması da belki bu kadar sevmeme ve dergiye farklı yaklaşmama sebep olmuştur. Kisses Inez.

1 // VOGUE TÜRKİYE: EDITA VILKEVICIUTE by EMMA SUMMERTON
Kesinlikle iltimas geçmiyorum ve abartmıyorum, Vogue hakkında yine söyleyecek çok şey var, ama geçtiğimiz sene yapmış olduğum gibi derginin ikinci yıl sayısının yaklaşmasını bekliyorum. Vogue'un sene boyunca sadece 2 fiyaskosu oldu kapak anlamında. Paris Hilton bunun zirvesinde. Ki bana sorarsanız hiç de değil yine de. İsim eskimiş ve over-rated ama Terry Richardson'la birleşince ve nedeni açıklanınca anlamsız kaçmıyor. İkinci fiyasko ise şöyle özetlenebili: Dünyanın en güzel ve seksi kadınlarından olan Isabeli Fontana'yı ''yok artık daha çirkin gösteremezlermiş'' yorumum. Ancak 10 tane inanılmaz kapak. Ece Sükan ve Cüneyt Akeroğlu ortaklığı, Nisan, Ağustos ve Eylül sayılarını bir numara yapsa da elim nasıl olduysa Ekim sayısını yazdı başlığa. Kapağın büyütülmüş halini kesinlikle duvarıma asmak istiyorum. 
***
Konu kapak olunca yıl boyunca en iyiler ve hep en iyiler Vogue Türkiye'den geldi. Güzel kapak yapmak ise Bazaar İspanya ve İngiltere'nin en iyi bildiği şey. İtalya tabi Vogue sayesinde her zaman en fazla konuşulan işlere imza atıyor. Amerikan Vogue ise her zaman A Listleri seçebildiğinden yine en tepede olanlardan.
***
Bu arada;
Listeyi oluşturuken aklımda Tom Ford'un Another Man, Tuba Ünsal'ın XoXo The Mag, Kate Moss'un Harper's Bazaar UK ve Vogue Brasil, Harper's Bazaar Ispanya'nın Haziran ve Eylül sayıları ile Madonna'nın Harper's Bazaar USA sayıları da vardı.

6 Mayıs 2011 Cuma

KATE MOSS, GERİSİ FOSSS. HAYAT BOŞŞ EĞLEN COŞŞŞ.

Inez and Vinoodh'un çektiği sadece duvak ve eldeki buketten ibaret olan seksi Kate Moss tarzı gelini gördüğümde aklıma gelen ilk cümle bu oldu. Ancak fotoğraf üzerinde yazan slogan ise benim bulduğum uyduruk tekerlemeden çok daha ilgi çekici. Geçtiğimiz cuma Kate Middleton, Londra'da Britanya'nın yeni prensesi olmaya hazırlanırken şehrin birçok köşesinde billboardlarda bu yer alıyormuş.
Moda dünyasında hiçbir modele extradan sevgi beslemediğim gibi Kate Moss da benim için sürüden farksız. Ancak geçtiğimiz aylarda Paris'te düzenlenen Louis Vuitton Fall/ Winter 2012 defilesinde Kate Moss'un podyumda salınışını gördükten sonra bazı şeylerin değişmiş olduğunu fark ettim. Biraz arşivleri karıştırdığımda 90lı yılların başında kariyerinin ilk senelerinde Etiyopyalılardan farksız extra skinny olduğunu gördüm. Durum belki kariyerinin 25. yılını doldurmaya hazırlanan über-süper model için şimdi farklı. Ancak bir gerçek var ki bacaklarında oluşmaya başlayan selülitler bile o meşhur fetiş defilede podyumda elinde sigarayla salınan Moss'un seksiliğine aynı zamanda asaletine gölge düşüremez.

Görüldüğü gibi Kate Moss hala Kate Moss. Hala dergiler onu kapak yapmak için, onu seçmek için yarış halindeler. Bu ay kendisi aynı anda üç farklı Vogue edisyonunun kapağındaydı. Üstelik hepsinin alt başlığı aynı ''Kate Moss Reveals All''. Cidden aşağıdaki fotoğraflara bir bakın. Özel hayatını zaten biliyordunuz. Peki vücudunda bilmediğiniz yer kaldı mı acaba ?
Yukarıdaki ilk görsel Vogue Japan May sayısı. Alttaki ise Vogue Paris. İkincisinin özelliği Emmanuelle Alt'ın ikini sayısı olması. İkisinin ortak özelliği ise imzanın Mert & Marcus'a ait olması. Zaten dikkatinizi çekmiştir. Paris kapağının arka fonu ile Moss'un yüz ifadesi, über-model ablası Giselle Bündchen'in Türkiye kapağındakisiyle aynı. Ancak yine de bu bize vaad edildiği gibi onun bizi öpmesine engel teşkil etmez.
Kapağı çevirdiğinizde ise o ellerin Kate'i soyduğuna şahit oluyorsunuz. Bakınız hemen yukarısı. Japon ve Paris sayılarının bir diğer ortak noktası ise her iki derginin de couture çekimi için Moss'u tercih etmiş olmaları.

Bırakın tüm zamanların en seksi Vogue kapağı olma meselesini aynı zamanda tüm dergiler içinde de bu ipi göğüsleyebilir. Alt size yukarıda Moss'un sizi öpüceği yalanını söyleyedursun, Brezilyalı Vogue hayalerinizdeki öpücüğü Moss'un sırtına kondurmuş bile. Dergide Mario Testino'nun lensinden 64 sayfalık Kate Moss editöryali bulunmakta. Keşke dergiyi elimize alabilsek, ama sanırım bu Türkiye'de pek de mümkün değil. 64 sayfayı buraya sığdırmam belki zor, ama en ateşlileri burada.

PS1: Kate Moss aslında bu ay içinde yani Mayıs sayısı için bir de Ingiliz Harper's Bazaar'ına kapak oldu. Ancak onun hakkında bahsedeceğim başka şeyler de olduğundan bir sonraki posta saklıyorum.

PS2: Tüm bu postlar bana Ocak ayında hazırladığım Naked Fashion dosyasını hatırlattı bana. Bir kez daha göz atmak isteyenler için.

images via, models.com, tfs

25 Mart 2011 Cuma

KIDS ARE ALLRIGHT !

Geçtiğimiz haftalarda IF Kapsamında gösterilen ”The Kids Are Allright” bu hafta sonundan itibaren de sinemalarda.  ”İki Kadın Bir Erkek” olarak gayet sığ bir şekilde Türkçeye çevrilen ismi bir kenara bırakın +18 ibaresiyle kendine vizyon şansı bulmuş olması da gayet garip. Bir kaç sene sonra bu tür filmlerin vizyona girebileceğinden bile şüpheliyim açıkçası.
Julianne Moore ve Mark Ruffalo‘yu ”Blindness” sonrası bir kez daha birleştiren film aynı zamanda da Annette Bening‘in birçok ödül kazanmasına da neden oldu. Kanımca filmde oyunculuğuyla öne çıkması gereken isim Bening değil de Moore olmalıydı. Evet Moore’a taparım; hani o yüzden bunu demedim; ama cidden göz dolduran bence Bening değildi.
Filmin konusu ise lezbiyen bir çift tarafından yetiştirilen çocukların babalarını aramaları ve bulduklarından sonra değişen / gelişen hayatları. Çiftin çocuklarından biri de geçtiğimiz sene çokça konuşulan yapımlardan biri olan ”Alice In Wonderlan”in gözdesi Mia Wasikowska.
4 Academy Adaylığı bulunan film hiç kuşkusuz senenin en iyi komedisi.
****
Film oyuncularından Mia Wasikowska aynı zamanda Another Magazine‘in 10. yıl özel kapağını süsleyen 4 kızdan biri. Ki bunlardan bir diğer ise ”Winter’s Bone”da göz dolduran Jennifer Lawrence. Bu genç kızların kapak olma sebebi ise onların ilerki yıllarda çokça konuşulacak büyük starlara dönüşecek olmaları.
Filmin reklam işleri, dergilerin satışları derken elbette Julianne Moore‘dan daha büyük bir PR görevlisi olamazdı. Zaten modayla içli dışlı olan Moore hem bu şekilde kırmızı halıda en ünlü modacıların elbiselerini sergiledi, hem de dergi kapaklarına çıktı. Ancak bunlardan da öte markaların S/S kampanyalarında yer almaya devam etti. İşte Mert & Marcus’uın gözünden Talbots Spring 2011 Campaign.

26 Ağustos 2010 Perşembe

ISTANBUL FASHION WEEK FIRST DAY + VOGUE & ELLE TR COVERS & OTHER NEWS ABOUT IFW


Istanbul Fashion Week bitene kadar blogdaki tek post konum moda, moda, moda ... Merak etmeyin sonrası için yeni postlar hazırlanıyor. Koleksiyon aralarında yeni albümler dinlenip, dinlenmek için kitaplar okunup, filmler izleniyor. Ancak hepsi için Eylül'ü bekleyin. Ahh pardon eylülde'de London, Paris, Milan, New York ... değil mi ? Neyse onlar için başka bir yol izliyeceğim. Henüz koleksiyonlar elimde olmasa da Moda Günlerine kimler katılmış hepsi burada. Dünkü postumda buna ufak bir göz atmış olsam da kendimi de sizi de tatmin etmediğini biliyorum. Zira Feryal Gülman falan, neydi o haller öyle moda günleri için abartı. Oysa bu seferki görseller öyle değil. Avrupa Moda Haftalarına taş çıkartacak görsellerle geliyorum. Sıkı durun.




  • Resimler Elle'den alınmıştır. Teşekkürler bu güzel foto galeri için. 
  • Deniz Berdan sanırım IFW boyunca şıklığını konuşturmaya devam edicek.
  • Amerikan Elle Stil Direktörü Kate Lanphear ise yine rock chick style ile göz dolduranlar arasında.
  • Bu arada Oliver Zahm'da gelmiş Istanbula.
  • Face Hunter Istanbul'dan ilk postunu da yayınladı bugun. İlk post Dice Kayek açılışından geldi.
  • Ve İtalian Vogue editörü Anna Piaggi de katılmış FW'de. Göründüğü gibi tarz ise muhteşemmm. Vivienne Westwood çılgınlığında.
  • Anna Kournikova'nın Koza'da giydiği ise Arzu Kaprol imzalıymış. 

  • Tülin Şahin ise bu ayki Elle kapağında. IFW kapsamında Taşkışla'da dergiyi imzalayacakmış.
  • Ve VOGUE. Sabahki Vogue TR tweetine göre bu ay bomba geliyor. Eva Mendes Mert & Marcus 'a poz verdi. Açık olarak belirtilmese de sanırım Sept. Issue kapağı yine çok konuşulacak.