Justin Timberlake etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Justin Timberlake etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Haziran 2011 Salı

SİZİN YERİNİZE BEN DÜŞÜNDÜM !

Az sona okuyacağınız yazı safi sıkıntından sonra ortaya atılmış bir tezden ötesi değildir.

Sizin yerinize ben düşündüm. Geçen düşündüm taşındım ve şu kararı aldım.  ''Spice Girls yerine Spice Boys diye bir grubumuz olsa nasıl olurdu?'' Her halde müzik tarihinde adlarından en fazla söz ettiren girl band'lerden birini bu şekilde sırf düşünen ben değilimdir. Ablam sayesinde 90ların tam ortasında, ki bu 5 ve 6 yaşlarıma denk gelir, Amerikan dizilerinden tutun da yabancı şarkıcılara kadar eğlence dünyasında yer alan bütün ikonik şeyleri kaçırmadığım için de kendisine şükranlarımı sunarım. İkonikleşmiş şarkılardan biri de ''Wanna Be''dir sanırım. Haftalarca ya da aylarca o zamanın en havalı countdown progarmı ''Number 1 Pepsi Mega 5li''de liste içinde kalmıştı. İşte yeniden bu şarkıyı dinlerken de bu parlak! fikir geliverdi aklıma.

Neyse kısa bir Spice Girls tarihinden hemen sonra geçelim Scary, Sporty, Ginger, Posh ve Baby Spice Girls'ün erkek adaylarını tanıştırmaya.

Scary'yle başlayalım ha ? İlk aklıma gelen isim kesinlikle Lil Wyne. Vücudu dövme, dişleri de altın kaplı olan bu adam tıpkı Moby Dick romanından kaçmış doğulu mystic figür Fedallah ve Queequeg gibi. Ateltik yapılı olmasından ötürü de hızlı dans edebilir. Pop şarkılarının içine rap de yerleştirerek şarkıyı mahvedebilir ama bu da Spice Boys'un kariyerini tehlikeye sokmak demek.

Sporty için aday kesinlikle Justin Timberlake. Aşklarıyla gündemden düşmeyerek grubu için ciddi bir promosyon kaynağı sağlamasının yanı sıra hepimiz hala hatırlıyoruz ''Cry Me A River''daki dans hareketlerini di mi ?

Ve Posh. Şarkıları defilelerde background parçası olarak çalıyo. Kendisi front-rowda A list cool konuk olarak boy gösteriyo, tasarımcıların en havalı parçalarını giyiyor, üstelik seçtiği parçaların kadın ya da erkek kolleksiyonlarından olmasına pek de önem göstermeyerek. Evet Kanye West'ten bashediyorum tabi ki de.

Baby Spice için bence adını yazmaya bile gerek yok. Evet evet. Anladınız siz onu Justin Bieber. Üstelik dikkatinizi çekerim iki Justin'imiz oldu. Justin T ve Justin B. Tıpkı Mel B ve Mel C gibin.

En zor kısma geldik işte Ginger Spice. Androjen La Roux'yu erkek diye sokarız araya diyorsanız benim daha güzel bir önerim var. Patrick Wolf'a ne dersiniz ? Ginger olması yeterince artı değer değilmiş gibi alternatif duruşuyla da gayet cool bir profil çizebilir ve Spice Boys'u farklı kulvarlara da taşıyabilir. Ayrıca adadan çıkmış gruba da en azından bir Brit kanı lazımdı sanırım değil mi ?

That's how James Mayer sees the topic ! Canım sıkıldıkça yeni deneylerde bulunabiliriz bence.

PS. Photoshop falan bilsem daha güzel bir şeyler hazırlayabilirdim.

Bu da video of the day olsun.

11 Nisan 2011 Pazartesi

KÜÇÜK EGOLU BÜYÜK YILDIZLAR

Müzik piyasasında pop şarkıcıların hemen hemen hepsi rapperler ve hip-hop yıldızlarıyla iş birliği yapar, ki bunun dışında da neredeyse birçok büyük / çok popüler R&B şarkısında da ''featuring'' kelimesine sıkça rastlarız. İşi biraz daha büyütecek olursak Madonna bile ''Hard Candy''de bu trendi görmezden gelmemiştir. Justin Timberlake ve ''4 Minutes''ı hala unuttuğumuz söylenemez.

Ancak her zaman için bizi daha fazla heyecanlandıran bir şey varsa o da iki extreme A-List şarkıcının bir araya gelip bir şeyler kaydetmiş olmasıdır.

Sene 2003 Britney'nin kariyerinin en bomba albümü (Femme Fatale'ı henüz dinlemedim.) ''In The Zone'' yayınlanmak üzere, aylar öncesinde MTV VMA'da Madonna işle öpüşmesi yetmiyormuş gibi bir de albüm için onunla ''Me Against The Music'' için stüdyoya giriyor. Dünyanın en büyük iki pop şarkıcısı bir arada desek pek de abartmış olmayız sanırım.

Konu albümlerin ''deluxe'' editon'larını yayınlamaya gelince kimse Beyonce'nin eline su dökemez. Sene 2007 ''B-Day Deluxe'' piyasa çıkacaktır ve o bahar belki de tüm zamanların en seksi R&B şarkılarından biri de piyasadadır. Shakira ve Beyonce. Videoda kimi zaman ''hangisi, kim?'' dedirttiren muhteşem şarkı ''Beautiful Liar''.

Beyonce her zaman için müziğin en tepedekileriyle çalışmaktan kaçınmaz. Konu ''I Am... Sasha Fierce''ın Deluxe editonıysa bu sefer de yanına Lady GaGa'yı alır. Sonuç olumlu olduğuna göre hemen ardından da Lady GaGa ''The Fame: Monster'' için Beyonce'yi stüdyoya çağırır. Bu sefer de tüm zamanların en iyi video ve pop şarkılarından biri ortaya çıkar. ''Telephone''.

Beyonce bir de Alicia Keys ile ''Put It In A LoveSong''u kaydeder. Rengarenk, karnaval havasındaki videosu da çekilir, ancak nedense yayınlanmaz. Lakin şarkı Keys albümü ''The Elements of Freedom''un en renkli kaydıdır.

Popüler müziğin gündemindeki son ortak yapım ise Rihanna ve Britney Spears'a ait. Yeni bir şarkı yaratmak yerine tıpkı ''VideoPhone'' gibi remix'e başvuran ikili beni diğerleri kadar pek tatmin etmese de sonuç olumlu. ''S&M'' yeniden.

Ancak nihayetinde hepsinde ortak bir payda arayacak olursak onları ''kendilerini aşmış, egosuz'' insanlar olarak yorumlayabiliriz. Hiç merakla beklemeyin önümüzdeki yüzyılda Tarkan ve Mustafa Sandal, Nazan Öncel ve Sezen Aksu düeti de gerçekleşemez. Bizler sadece kendimizi severiz çünkü. Elbette başkaları da parayı sever.

Ancak bazen önemli olan tek şey para da değil. Hatırlatmada yarar da var. Geçriğimiz hafta Christina Aguilera, Britney'e twitterdan sevgisini yolladı. Jennifer Lopez şu anda kendiyle beraber listede olan diğer pop kadın şarkıcılara ''hepimiz biriz'' dedi. Diyorum ya bazı şeyleri aşmış olmak gerekir sanırım belli noktaya geldikten sonra.

Bundan sonra tek isteğim de Beyonce & Rihanna ve Beyonce & Britney Spears düeti. Her fırsatta çalışmak istediklerini dile getiren Queen B ve Little Bitch B bakalım ne zaman bir araya gelecek.

PS. elbette hızlıca hazırlanmıştır ve ilk akla gelen şarkılardan oluşmuş bir listedir. biraz kafa yorduktan sonra volume 2 ve 3 ler de muhakkak hazırlanır.

images via; google images

25 Kasım 2010 Perşembe

NELLY FURTADO: DECADE'S TOP FEMALE ARTIST


2000 yılında tam da millenyuma yeni girmişken yepyeni bir isim ortaya çıkmıştı. İngilizce söylüyo, Latin kanı taşıyo ve müziğinde folklorik ve yerel tatlar var. İçinde pop da var, trip-hop da var folk da var. İster istemez ilgimizi çekiyor. ''Whoa, Nelly !'' işte böyle bir çalışmaydı. Ardından gelen albüm ise ''Folklore'' bu alanda emin ve sağlam adımlarla ilerleyen yepyeni bir yıldızın tanımı niteliğindeydi. Bu sefer sanki world music de vardı işin içinde bir de biraz daha rock. Üstelik şarkılarını da kendisi yazıyo. So cool.

Kaliteli iş yapıp da ikinci plana atılan her insan gibi Nelly Furtado da bir türlü beklenilen üne kavuşamadı. Evet ün önemli değil, yaptığı iş kaliteli olsun yeter, ama insan bir taraftan da böyle şeyler istiyo. 2006 yılında ise ''Loose'' albümü için Timbaland ile bir araya gelmesi onun makus talihini değiştirdi. Ona el veren bir diğer isim ise Justin Timberlake olunca 2 sene boyunca her yerde onunla karşılaşmamız sürpriz olmasa gerek.

Son olarak geçtiğimiz yıl tamamı Ispanyolca olan ilk albümü ''Mi Plan''ı yayınladı. Senenin en iyi albümlerinden biriydi, isterseniz eksik PR ya da başka bir şey deyin yeniden büyük kitlelerle ulaştığını düşünmüyorum. Üstelik albümde Nelly'e Josh Groban, Concha Buika, Alex Cuba ve Julietta Venegas gibi bir çok yıldız da eşlik etmişti.

İşte bu 4 albümün özeti. Yanında 2004 Avrupa Futbol Kupası için kaydettiği Força ve Deluxe Editon'u almanız taktirde yıllar içinde eşlik ettiği sanatçılarla yaptığı şarkıları da edinmiş olucaksınız. Bakınız Tiesto ''Who Wants To Be Alone'', Michael Buble ''Quando Quando Quando''  ve bir başyapıt ''Island of Wonder'' Caetono Veloso ile vb. Albümde 3 tane de yeni şarkı var. ''Night Is Young'', ''Girlfriend in the City'' ve ''Stars''.  Stars'ın ise bu kış radarlardan kaçmaması gerekir.
116-nelly furtado-stars by jamesmayer
17 şarkılık ya da 17 + 8lik bu albüm -The Best of Nelly Furtado- bence kaçırılmaz. Hazır Xmas / Yılbaşı da yaklaşırken güzel müzik dinlemeyi sevenlere de hediye edebileceğiniz bir albüm bence. Daha fazla Nelly Furtado için geçtiğimiz ay yayınladığı Remixes albümünü edinebilirsiniz ya da  ''Lifestyle'' adlı ingilizce albümü için gün saymaya başlayabilirsiniz.

7 Haziran 2010 Pazartesi

BIONIC (REVIEW) & PREVIEW OF AGUILERA

1998 yılında Justin Timberlake ve Britney Spears ile müzik piyasasına balıklama atlayan bir diğer isim de soyadını doğru yazıp yazamadığıma bir türlü emin olamadığımdan dolayı google'dan ''check'' ettiğim Christina Aguilera. ''Genie In A Bottle'' ile müzikal kariyerine adım atan Xtina single'ıyla hem UK hem US hem de Avrupa Listelerinde zirveye oturarak hayli hızlı bir giriş yaptı. Çıkış yapmasının hemen ardından bir de Grammy kucaklayan Aguilera; kendi, adını verdiği ilk albümü Christina Aguilera (1999) 'dan tam 3 sene sonra 2002 yılı sonbaharında ikinci albümü Stripped (2002) ile kaldığı yerden devam etmişti. İlkine göre daha başarılı olan bu albümle bu sefer US Billboard Top 200 listelerinde zirveyi ele geçirememiş olsa da UK listelerinde 2 numaraya yükselerek büyük başarı göstermiştir. (Zira ilk albümü İngiletere'de ancak 14 numaranın yüzünü görebilmiştir.) Yine Grammy kucaklayan Aguilera albümden ''Dirrty'', ''Beautiful'', ''Fighter'' ve ''Can't Hold Us Down'' gibi birinci sınıf hitler yayınlayarak beni kendine hayran bırakmıştır. (Gerçi Aguilera her zaman -ki hala da- benim en nefret ettiğim şarkıcıların başında gelir; sadece şarkıları ilgiçi çekmiştir.)

Hemen ardından 4 senelik bir ara. Xtina genelde emin adımlarla yavaş yavaş ilerlemeyi seven biri. 11 yıllık kariyere sadece 4 albüm sığdırarak yaptığı işleri ne kadar ciddiyetle ele aldığını gösteriyor. Klasik evrim süreci tamamlandıktan sonra bknz. Komşu kızlığından, sokak kızlığına terfi etme Aguilera bir evrim daha geçirdi. Her albümde farklı bir soundla karşımıza çıkan Aguilera Pop, R&B, Funk ve Hip-Hop 'ı denedikten sonra üçüncü albümü Back To Basic ile bizleri müziğin kökenlerine götürmek istedi, jazz, blues ve soul müziği harmanlayarak bizleri modern kültürün de temellerinin oluşmaya başladığı - ki benim en sevdiğim dönemdir, 20, 30, 40 ve 50lilerin Amerikasına götürdü. Linda Perry ve Mark Ronson gibi isimlerle çalışarak çift cdlik bir albüm hazırlayan Christina bir kez daha Grammy'i kucaklamıştı. Albümden; ''Ain't No Other Man'', ''Hurt'', ''CandyMan'', ''Oh Mother'' gibi hit single'lar yayınlayan Aguilera kanımca diskografisinin en iyi albümünü hazırlayarak müzikalitesini de bir kat daha arttırmıştı. Albüm US, UK , Avustralya da dahil dünyanın bir çok ülkesinde de zirveyi ele geçirmişti.

Ve yeniden 4 senelik bir ara. Christina bu arada, Cher ile stüdyolara girerek yıl sonunda yayınlanması beklenen Burlesque filmi içim kamera karşısına geçti ve yepyeni bir albüm için stüdyolara kapandı. Bionic (2010) adını verdiği 4. stüdyo albümü için 4 sene bekleyen şarkıcıdan hepimiz yüksek kalitede bişeyler bekledik. İlk 3 albümünde olmayan farklı bir soundla karşımıza çıkan Xtina, kendini tekrar etmediği için aslında takdiri hak etmesi gerekir. Ancak bu sefer de diğer şarkıcıların şarkılarından/ videoalarından esinlenme olduğu öne sürüldü. Bionic ile daha yapay, daha futuristic ve teknolojik bir sounda kayan Aguilere albümden ''Not Myself Tonight'' ve Nicki Minaj eşliği olan ''Woohoo'' single'larını yayınladı. Tıpkı Dirty gibi bir temaya sahip olan Not Myself Tonight klibinde fazlasıyla Lady GaGa esinlenmesi olduğu yazıldı. (Özellikle Perez Hilton olayın üstüne çok fazla gitti.) Şarkının ben tarafından oldukça sevildiğini söylemeliyim, ancak sabun köpüğü gibi olması nedeniyle 3, 5 gün 5, 10 kere dinledikten sonra hevesimi aldığımı söylemeliyim.

''Not Myself Tonight'' dışında albümde en fazla ilgimi çeken -ki yine yabancı bloggerların ve forumlarda yazanların da ortak düşüncesi oldu- şarkı ise ''Desnudate (Get Naked)'' oldu. Albümün elle tutulur bir diğer parçası ise smooth bir ballad olan ''All I Need''.(Tıpkı yumuşak içimli bir nescafe gibi). Linda Perry imzası taşıyan ismi ile de albenisi olan ''Sex for Breakfast'' albümden önerebileceğim başka güzel bi şarkı. Baştan çıkartmaya çalışılan ama başarılı olunamayan smooth soul izleri taşıyo şarkı. Bu 4 şarkı dışında pek de ilgimi çeken parçaların olmadığını belirterek Aguilera'nın kariyerinin en kötü albümüne imza attığını belirtmek isterim. Stripped albümü ve The Black Eyed Peas, THE E.N.D. albümünün tarzlarının karışımı olan albüme benden 2.5 yıldız. Yılın en kötü albümü olduğunu düşünüyosanız orda durun ! Zira daha kötüsü Adam Lambert ve For Your Entertainment.

PS. Albüm bugün ülkemiz de de piyasaya sunuldu.