1 // BEST NEW-COMER
Neo-ergen, emo ve depresif sözlere sahip olsalar da kısa bir süreliğine Beyonce'den araklanma oldu mu gibilerinden spekülasyonlara yol açsalar da kimse Model'in 2011in en iyi çıkış yapan ismi olduğunu inkar edemez. Melankolik sözlere eşlik eden sinematografik videolar, Sertap'dan duymaya alışık olduğumuz ''Yalnızlık Senfoni''si yılın en iyi Türkçe albümü ''Diğer Masallar''da yer alıyordu. Üstelik vokalde yer alan Fatma'nın sesi ise belki de binlerce dinleyici gruba bağlayan en büyük faktördü.
Daha önce albüm hakkında yazdığım yazı için tık:
2 // COOLEST GUYS IN THE TOWN
Birçoklarının Türk olduklarına inanmadıkları 123TheBand daha fazla Iskandinavya'dan yola çıkmış bir Indie band havası verse de 2011in en cool isimlerinden biri olduğunu kanıtladı. Bloglarında yayınladıkları photolardan sonra bir de Instagram salgınına yakalandılar. Sonuç olarak videolarından da anlaşılabilindiği üzere sadece iyi müzik değil görsellik de 123'ün en iyi bildiği şey. Belki de bu yüzden oduncu görmleği içinde onları görenler Norveç'ten Türkiye'ye Babylon'da konser vermek için geldiklerini zannediyordur.
Daha önce grup hakkında yazdığım yazı için tık:
3 // LOOPEST SONGS
Yaz aylarının en büyük iki eğlencesi ise Nil Soyadınısenyaz ve Volga Tamöz'e aiiti. Loopa alınan iki şarkıyla aşkın ve eğlencenin doruklarını tadabilirdiniz. (Bu nasıl bir tanımlamaysa artık). Çiçek böcekler ve aşkın en saf halinin yansıtılmaya çalışıldığı ''Hakkında Herşeyi Bilmek İstiyorum'' ve sözlerini anlamam aylar alan Hepsi ve Murat Dalkılıç'ın da eşlik ettiği videosunda da Simay Bülbül gibi isimlerin yer aldığı ''Şık Şık''.
4 // BANG BANG: SHOOT ME DOWN
En iyi arkadaşınızı sizden soğutabilecek tek şey onun gerici düşünceleri / politika ve din hakkındaki uyuşmaz fikirleriniz değil Can Bonomo'yu sevdiğini dile getirmesidir. 'Meczup'' adlı videosu her ne kadar da bugüne kadar yaratılmış en teatral Türk videolarında biri olsa da (ki burda objecktif yaklaşıyorum, yoksa gayet sinir bozucu) kanımca Bonomo'nun ne sesine katlanılınır ne de tipine. (Şimdi işte ilk okul düzeyinde eleştiri yaptığımı fark ettim.) Ancak cidden o şapka kafadan hiç çıkmasın en azından. Geçtiğimiz sene içerisinde çokça eleştirilen bir diğer isim de Melis Danişmend olmuştu. Kimine göre fazla içten, kimine göre cool olma çabası yüzünden fazlaca kasıntı durmuş şarkı sözleri eleştirinin en büyük nedenleri arasındaydı. Danişmend'in ben ve birçokları tarafından antipatik bulunmasının nedeni ise kendisi değil yazar / çizer / cool and the gang Galata / Tünel tayfası.
5 // VIDEO KILLED THE RADIO STARS
Alternatif Türk Müziğinde göze çarpan detay sadece şarkı sözlerinde ve grup isimlerinde değil çekilen videolarda da. Özellikle 90lı yıllarda yapılan Türkçe Pop (bakkal) müzikleri düşünülünce ortaya çıkan videolar adeta devrim niteliğinde oldu. Nükleer Başlıklı Kız, Multitap ve Nada 'nın özellikle son haftalarda yayınladıkları videolar gelecekti enfes işlerin habercisi gibi.
Melis Danişmend etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Melis Danişmend etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Aralık 2011 Pazartesi
TÜRK MÜZİĞİNİN 2011i
Etiketler:
123,
Can Bonomo,
Hepsi,
Melis Danişmend,
Model,
Multitap,
Murat Dalkılıç,
Music,
Nada,
Nil,
Nükleer Başlıklı Kız,
Top Songs,
Turkish Music,
Video,
Volga Tamöz
8 Ocak 2011 Cumartesi
MELİS DANİŞMEND || DAHA AZ RENK
Onca olumlu eleştiri ardından dinlemesem bir şeylerin eksik kalmasından korktuğumdan ötürü Melis Danişmend'in ilk albümü olan ''Daha Az Renk''i dinleyenlerden biri de benim.
Albümün sözlerinde genel olarak şöyle bir tutum var bana kalırsa ''hadi ben oturup alternatif sözler yazayım, uzun cümleler kurayım, hem cool gözükürüm, biraz iğnelyici olurum ve eleştirel bir dil kullanıp sözlere de uygun bir melodi bulayım, hoop şarkı hazır olur''.
Açılış parçası ''Bin Doz Öfke'' dışında diğer şarkılar bana göre fazlasıyla iç bayıcıydı.
Albümün ortalarında yer alan ''Kettle'' şarkısını ise hayal etmeye çalıştım, çünkü sözlerde güzel bir hikaye canlandırdım kafamda. Aslında az önce sözler hakkında ''şöyle, böyle'' diye sallarken bunu demeye unuttum, keşke tüm bu sözler hikaye olarak can bulsaydı, biz onları okurken enstürmantal bir albüm de (yani bu albümün müzikleri) bizlere eşlik etseydi. Bir de işkilerdeki rolleri detayla inceleyen bir şarkı var ki evlere şenlik ''Sarhoşken Pişkin Ayıkken Pişman''. Şaka bi yana bu şarkılar adamı depresyona sokar.
Sanki ortaya akustik bir albüm çıkartmış gibi. Danişmend Unplugged gibi ! Bir de nedense aklımda sürekli sanki Yasemin Mori dinliyormuşum havası vardı. O değil de yine de ciddi anlamda bir kez canlı dinlemek isterim yine de.
Kendime Not: Pazar günleri, hele hele yağmurlu pazar günlerinde asla dinleme bu albümü. Açıkçası benim zevkime hitab eden bir albüm olmadığı belli. Kişisel notum fazla sıkıcı olduğu yönde. Elbette bunu genelletemem di mi ? Onca köşe yazarı tavana çıkarttıktan sonra ! Belki de zamanla, dinledikçe hak verebileceğim / sevebileceğim bir albümlerden.
Albümün sözlerinde genel olarak şöyle bir tutum var bana kalırsa ''hadi ben oturup alternatif sözler yazayım, uzun cümleler kurayım, hem cool gözükürüm, biraz iğnelyici olurum ve eleştirel bir dil kullanıp sözlere de uygun bir melodi bulayım, hoop şarkı hazır olur''.
Açılış parçası ''Bin Doz Öfke'' dışında diğer şarkılar bana göre fazlasıyla iç bayıcıydı.
Albümün ortalarında yer alan ''Kettle'' şarkısını ise hayal etmeye çalıştım, çünkü sözlerde güzel bir hikaye canlandırdım kafamda. Aslında az önce sözler hakkında ''şöyle, böyle'' diye sallarken bunu demeye unuttum, keşke tüm bu sözler hikaye olarak can bulsaydı, biz onları okurken enstürmantal bir albüm de (yani bu albümün müzikleri) bizlere eşlik etseydi. Bir de işkilerdeki rolleri detayla inceleyen bir şarkı var ki evlere şenlik ''Sarhoşken Pişkin Ayıkken Pişman''. Şaka bi yana bu şarkılar adamı depresyona sokar.
Sanki ortaya akustik bir albüm çıkartmış gibi. Danişmend Unplugged gibi ! Bir de nedense aklımda sürekli sanki Yasemin Mori dinliyormuşum havası vardı. O değil de yine de ciddi anlamda bir kez canlı dinlemek isterim yine de.
Kendime Not: Pazar günleri, hele hele yağmurlu pazar günlerinde asla dinleme bu albümü. Açıkçası benim zevkime hitab eden bir albüm olmadığı belli. Kişisel notum fazla sıkıcı olduğu yönde. Elbette bunu genelletemem di mi ? Onca köşe yazarı tavana çıkarttıktan sonra ! Belki de zamanla, dinledikçe hak verebileceğim / sevebileceğim bir albümlerden.
Herşey normal ! Herkes, hepsi normal diye sayıklayarak albüm biter !
Etiketler:
Albums,
Melis Danişmend,
Music,
Turkish Music
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


