Nil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Aralık 2011 Pazartesi

TÜRK MÜZİĞİNİN 2011i

1 // BEST NEW-COMER
Neo-ergen, emo ve depresif sözlere sahip olsalar da kısa bir süreliğine Beyonce'den araklanma oldu mu gibilerinden spekülasyonlara yol açsalar da kimse Model'in 2011in en iyi çıkış yapan ismi olduğunu inkar edemez.  Melankolik sözlere eşlik eden sinematografik videolar, Sertap'dan duymaya alışık olduğumuz ''Yalnızlık Senfoni''si yılın en iyi Türkçe albümü ''Diğer Masallar''da yer alıyordu. Üstelik vokalde yer alan Fatma'nın sesi ise belki de binlerce dinleyici gruba bağlayan en büyük faktördü.
Daha önce albüm hakkında yazdığım yazı için tık:  

2 // COOLEST GUYS IN THE TOWN
Birçoklarının Türk olduklarına inanmadıkları 123TheBand daha fazla Iskandinavya'dan yola çıkmış bir Indie band havası verse de 2011in en cool isimlerinden biri olduğunu kanıtladı. Bloglarında yayınladıkları photolardan sonra bir de Instagram salgınına yakalandılar. Sonuç olarak videolarından da anlaşılabilindiği üzere sadece iyi müzik değil görsellik de 123'ün en iyi bildiği şey. Belki de bu yüzden oduncu görmleği içinde onları görenler Norveç'ten Türkiye'ye Babylon'da konser vermek için geldiklerini zannediyordur.
Daha önce grup hakkında yazdığım yazı için tık: 
3 //  LOOPEST SONGS
Yaz aylarının en büyük iki eğlencesi ise Nil Soyadınısenyaz ve Volga Tamöz'e aiiti. Loopa alınan iki şarkıyla aşkın ve eğlencenin doruklarını tadabilirdiniz. (Bu nasıl bir tanımlamaysa artık). Çiçek böcekler ve aşkın en saf halinin yansıtılmaya çalışıldığı ''Hakkında Herşeyi Bilmek İstiyorum'' ve sözlerini anlamam aylar alan Hepsi ve Murat Dalkılıç'ın da eşlik ettiği videosunda da Simay Bülbül gibi isimlerin yer aldığı ''Şık Şık''.

4 // BANG BANG: SHOOT ME DOWN
En iyi arkadaşınızı sizden soğutabilecek tek şey onun gerici düşünceleri / politika ve din hakkındaki uyuşmaz fikirleriniz değil Can Bonomo'yu sevdiğini dile getirmesidir. 'Meczup'' adlı videosu her ne kadar da bugüne kadar yaratılmış en teatral Türk videolarında biri olsa da (ki burda objecktif yaklaşıyorum, yoksa gayet sinir bozucu) kanımca Bonomo'nun ne sesine katlanılınır ne de tipine. (Şimdi işte ilk okul düzeyinde eleştiri yaptığımı fark ettim.) Ancak cidden o şapka kafadan hiç çıkmasın en azından. Geçtiğimiz sene içerisinde çokça eleştirilen bir diğer isim de Melis Danişmend olmuştu. Kimine göre fazla içten, kimine göre cool olma çabası yüzünden fazlaca kasıntı durmuş şarkı sözleri eleştirinin en büyük nedenleri arasındaydı. Danişmend'in ben ve birçokları tarafından antipatik bulunmasının nedeni ise kendisi değil yazar / çizer / cool and the gang Galata / Tünel tayfası.

5 // VIDEO KILLED THE RADIO STARS
Alternatif Türk Müziğinde göze çarpan detay sadece şarkı sözlerinde ve grup isimlerinde değil çekilen videolarda da. Özellikle 90lı yıllarda yapılan Türkçe Pop (bakkal) müzikleri düşünülünce ortaya çıkan videolar adeta devrim niteliğinde oldu. Nükleer Başlıklı Kız, Multitap ve Nada 'nın özellikle son haftalarda yayınladıkları videolar gelecekti enfes işlerin habercisi gibi.

30 Haziran 2011 Perşembe

HAYATIM SINAV... HAYATIM MÜZİK

Şubat ve Mart ayları nasıl ki moda haftalarıyla özdeşleşmiştir, Ağustos çekilmez yaz sıcağının kaybolup meltemlerin esmesiyle ünlü olmuştursa Haziran ayı da biz Istanbul Üniversiteliler için fianllerin sembolü haline gelmiştir. Sakız gibi uzayan okul, kabak tadı vermeye başlayan dersler ve sulanmaya başlayan beynin ders notlarıyla verdiği imtihan. Ve her zaman ki gibi kötü gün dostumuz, canımız ciğerimiz playlistimiz.

Playlist dedimse korkmayın, yazın şunu dinleyin bunu dinleyin demicem, ben sınav çarlışırken ne dinledime lafı getiricem. Ay boyunca ''song of the week'' köşesinden de anlayacağınız üzere günde en az 5 kere olmak üzere ''S&M'' dinledim. Ama Britney'li remix versiyonu. Hatta hızımı alamayan ben şarkıyı, finalleri son gün çalışmaya çalışan öğrenci marşına da çevirmeye çalıştım, ne de olsa son dakika da çalışmak bizlere ayrı bir zevk veriyor.

Üniversite sınavlarına hazırlandığım yıldan beri, aynı zamanda ilk kez Yoga yaptığım zamandan beridir de dinlediğim bir albüm vardır. Sınavları asla müziksiz çalışamam ben diyenler için harika bir albüm. Uyku getirebilir, mayıştırabilir, özellikle de bahar dönemi sınavları zamanında.

Aynı albümü insan defalarca dinleyince de ''yeter be kardeşim'' yorumunda da bulunabiliyo. Burada ise imdadıma yetişen yer stereomood.com oluyo. (Ki hatırlatırım tee bu blogu ilk açtığımda da yazmıştım bu siteyi.)  Her seferinde dinlediğim playlisti paylaştıktan sonra ''vay be çok cool parçaları bir araya getirmişsin'' yorumunda bulunan insanları hayal kırıklılığına uğratsam da ortada olan bir şey var, editörler ciddi cool parçaları bir araya getirmişler. Diyeceğim şudur ki Reading ve Studying playlistlerini de gönül rahatlığınca dinleyebilirsiniz.
Daha önce ''Femme Fatale'' hakkında blogda yazdığımda sanırım ''I Wanna Go''dan pek de haz etmediğimi dile getirmiştim. Hoş hala pek sevmiyorum ve albümde videolanması gereken daha güzel şarkılar olduğu kanaatindeyim ama videosu çok hoş olmuş. Piritnimin çizgisi bellidir, Lady GaGa kadar uçarı şeyler bir kenara, ağzı açık bırakacak şeyler bile nadir gelir prensesimizdem, ama bu video olmuş sanki ! Yani çok beğendim, Madonna'nın yeni varisi midir bilmem ama tam da ölüm yıl dönümü zamanlarına yayınlanan videosundan Michael Jackson ''Thriller''a selam çakması bence 10 numero. Helal sana !

Ay başında, ay sonunu bekleyemem diye yazdığım parçalar arasına kendisini koymayı unutmuştum. Nil Karaibrahimgil, sanırım Türk Pop'unda benim için bir Candan bir Sertab bir de Nil vardır dinlediğim. Hala banyo yaparken ''XL'' söyleyip her yaz başında ''ben bu yaz bronzlaşmak'' diye çığırırım. ''Seviyorum Sevmiyorum''u ise tek geçerim. Yalnız bu seferki şarkının tadı bir ayrı. Hani böyle aşık olup dağlara taşlara haykırası geliyo insanın. ''Hakkında Her Şeyi Duymak İstiyorum''u her ne kadar da ''evet hakkında her şeyi duymak istiyorum ama sen istediğin zaman, çünkü o zaman daha içten olur'' olarak değiştirsem de ''aklımda hep yine görmek, yine öpmek'', ''sadece adını duymak istiyorum'' falanlarla kalbimin tam orta yerinden vurdu beni. Bir de böyle videosu cıvıl cıvıl olunca, insanın sevgilisyle kırlarda koşup öpüşüp falan filan yapası geliyor.

Neyse ay boyunca yazdığım diğer postlardan da anlaşılacağı üzere bu ay bir de en çok Smith Westerns ve ''Dye It Blonde''  albümünü ve Volga Tamöz'den sözlerini hala çözemediğim ''Şık Şık'', Rihanna'dan acıların şarkısı ''Man Down''u dinleyip durdum. Bknz. Ve son olarak Zaz. Hala ilk dinlediğim günkü kadar fazla dinliyorum. iTunes top 25 listemin ilk 3 sırasında o var desem, sanırım ne sıklıkta dinlediğimi anlamışsınızdr.

Sizlere geçtiğimiz ay söz vermeme rağmen hala bir Sophie Ellis ve Lady GaGa yazısı yazmadığımın da farkındayım. Temmuz'da umarım Beyonce ile bu seriyi tamamlayacağım. xoxo

13 Temmuz 2010 Salı

SERTAB ERENER // RENKSİZ RENGARENK

Türk Pop'unun yıllardır en başarılı isimlerinden biri olan Sertab Erener yaklaşık 20 yıldır kaliteli müzik icra ederken yapmış olduğu son albüm ''Rengarenk'' ile sanki onca yılın kalitesini düşürmüş.- ki Açık Adres'ten bu yana benim gözümde zaten sürekli bir düşüşte. (bu düşüş ne kadar kaale alınırsa orasını bilmem.)

Aslında Sertab'ı da son zamanlarda Elif Şafak'a benzetir oldum, sanki her ikisi de daha fazla popüler olmak için, daha fazla kesimlere ulaşmak için kalitelerinden biraz uzaklaşır gibi oldular. Sanırım bunun sebebi Soner Sarıkabadayı. Yani bilmiyorum bunca yıldır yanılmıyosam böyle bir adam yoktu, sonra bu geldi ve birden Sertab'In kariyerine yön vermeye başladı. Tamam 90lar bitti, artık ''Sakin Ol'', ''Lal!'' ve ''Sertab Gibi'' kalitesinde şarkılar beklemiyorum ama ...yine de ''Turuncu'' ve ''No Boundries'' albümü pek de yabana atılıcak cinsten değil. Özellikle Turuncu 00lerin en iyi albümlerinden biridir.

Toplamda 17 şarkının olduğu albümde daha önceden aşina olduğumuz ''Açık Adres'' ve ''Bu Böyle'' de bulunuyo. Bunun dışında kullanılan renkleriyle beni benden alan videosuyla ''Koparılan Çiçekler'' ve 4 farklı versiyonu bizi albümde bekleyen şarkılar arasında ki şarkıya yapılan en iyi mix Phillipe Lurent imzalı. Soner Sarıkabadayı (öff yazarken yoruluyorum)ve Demir Demirkan'ın katkısının bulunduğu albüme en büyük destek de A.R Rahman'dan geliyo. ''Ring Ringa'' altyapılı ''Rengarenk'' ve Koparılan Çiçekler'in her ikisinin de söz yazarı Nil Karaibrahimgil, müzik ise SlumDog Millionaire müziklerinin yapımcısı A.R.Rahman ve Raquib Alam. Keşke Ringa Ringa'ya hiç dokunulmadan başka bir rengarenk parça yaratılsaydı. Ard arda sıralanan mixlerle, yapılan coverlarla sanki albüm biraz sıradanlaşmış. Neticede dinlediğiniz bir Demet Akalın albümü değil. Karşınızdaki Sertab Erener.

Albümde ''beni benden aldı'' diyerek sıralayacağım parçaların olmamasına rağmen ''Bir Damla Gözlerimde'' dinlenilesi ve oldukça güçlü bir ballad. ''Bir Varmışım Bir Yokmuşum'' ultra soft ritmiyle uykudan önce bir doz alınması gereken parçalar listeme soktum bile. Yine dikkat çekici bir diğer parça ise ''Asla'' ki o da ''Un Belle Historie'' cover'ıymış.

Bir diğer cover ise (bizden bişey) ''İkimiz Bir Fidanız'' albümün konseptiyle ne alaka anlamadım. ''Ayrılık ve Biz'' ultra sıkıcı. vee albümde ''yeah ! kadınım işte budur'' dedirten iki şarkı ise arka arkaya sıralanan ''Bir Çaresi Bulunur'' ve ''Avare''. ''İstanbul'' ise pas geçilmemesi gereken bir şarkı.

Sonuç: Beklenen Sertab ortalıklarda yok. Kemikleşmiş hayranlarını tav edebilir. Açık Adres ve Bu Böyle'yle milleti kendine çekebilir ama, yok kardeşim kanım ısınmadı benim bu son albüme ve son Sertab şarkılarına.Sıkı Türk Pop hayranları için 5 yıldızlı yaz albümü olabilir, ama benim sürekli elimi play tuşuna götürüp dinleyebileceğim bir albüm değil. - Yine de Sertab hatrına, belki zamanla demek isterim ....

25 Ocak 2010 Pazartesi

TWITTER KULLANIM ŞARTLARI !!!

Gelin bugün de sizlerle twitter kullanım şartşlarını tartışalım batı yakasının karla kaplı sokaklarından :) San Fransisco merkezli Twitter 2006 yılında kurulmasına rağmen herhalde tepe noktasına 2008in son aylarında ve 2009 yılında ulaştı (biraz şarkıların liste başarısını anlatır gibi oldu ama). 2008 yılı seçimlerinde Barack Obama'nın sayesinde kullanım alanı gittikçe artan Twitter'ı çok yakın zamanda tüm ünlüler kullanmaya başladı, öyle ki Twitter kullanmayan ünlüleri parmakla gösterir olduk, hımm bi düşünelim kim kaldı ki zaten, Beyonce?, Madonna? başka var mı ?



Newsletterlarına üye olmadığımız ünlülerin bir sonraki adımlarını ya da onların en içten hallerini anında Twitter'dan öğrenir olduk ! Kim Kardashian'ın yarı çıplak halleri, Demi Moore'un poposu, Miley Cyrus 'ün sütünü MacBook'una dökmesi, Lady GaGa 'nin hayranlarına Little Monsters diye seslenmesi. Twitter zamanla hatta öyle bir boyut kazandı ki Çağdaş Roman yazarlarından Brezilyalı Paulo Coelho vaktini twitterda çene çalarken geçirdi, yeni ve genç yazarlar Twitter üzerinden romanlar, hikayeler hatta operalar yazmaya başladı !
Bir de 2009 yılının ikinci yarısından itibaren Twitter'a türk medyasının ilgisi elbette ! Sanırız ki Türkiye'de bu akımı ilk Sertab Erener ve Demir Demirkan başlattı ! Ancak benim gözümde ciddi anlamda her biri de küçüldü. Sertab Erener örneğin zamanla sadece kendisine sevgi gösterisinde bulunan küçük canavarlarına mention yapar oldu, Nil başta kendini izleyen herkesi followlamasına rağmen kısa süre sonra öğrendik ki bizleri teker teker silmiş ! Bir de kıçı kırık diğer ünlüler, Twitterdaki tek amaçları kendi takımlarını izlemek oldu. Ortalıkta gazteciyim diye geçinen her iki O.B sonra ona buna alerjisi olan A.Ö özellikle beni çileden çıkartan isimler oldular !
Türk Medyasının ikiyüzlü olduğunu gördükçe yabancı ünlülerin ne kadar da alçakgönüllü olduklarını gördüm türk followerslarına cevap veren Ricky Martin, belki hiç okumasa bile ya da kendi tarafından eklenmemiş olsak bile Lady GaGa'nın bizleri izliyor olması ! Sanırım bir tek Serra Yılmaz türk ünlülerinden en alçak gönüllü olanı.
Eh bir de Twitter'da kendini ünlü zanneden paçoz yaratıklar ! Elbette Twitter Andy Warhol tezinin en büyük destekçisi ! Ancak kimileri ünlülerin kendilerini izlmemelerini eleştiredursun onlar henüz kendi çaplarında olan sıradan insanları bile izlemeyen kesimdi.

Hah bir de twitterda şöyle yazılır böyle yazılır derdi var ! 140 karakterlik mikroblog sitesinde aslında yazabiliceğiniz çok şey var, ancak twitter'ın ana teması 'o an' . Dolayısıyla 'şu anda tostumu yiyip, kahvemi içerek kar manzarasını seyrediyorum' demek hepimizin en doğal hakkı. Aaaa yok bizim küçük Sokratesler bu işe de el attı, yok böyle insanları niye takip edeyim, yok sürekli mention yapan insanı neden takip edeyim falan filan. Öyleki bazı yabancı blog sitelerde twitterda yazılmaması gereken tweetler başlıklı makaleler bile yazıldı. Ancak twitter'da facebooklaşmadı mı ! Kurulum amacından sapmadı mı ?

Aslında kilit nokta kaliteli ve doğru olmak ! Yani düzgün insanları followlarsanız hiçbir şey başınıza gelmez.

Twitter'ı ben mi nasıl kullanıyorum ? Twitter hesabımı ilk açtığımda 2009 Şubattı. İlk tweetim'de şöyleydi ! ''I watched Desperate Housewives and now writing sth to my blog''. O zamanlar pek kimsecikler yoktu, genellikle bloggerlar kullanırdı, zamanla yeni yeni kişiler eklemeye başlamıştım ve twitterın en güzel zamanlarıydı. Sonra deyim yerindeyse tam anlamıyla kırolar dolmaya başladı, twitter'a geliş amaçları yazdıkları şey falan filan.

Şu anda sadece 21 kişi izliyorum (6sını çıkar, ünlüler) 15 kişi var listemde! Bana yararlı olabilecek 15 kişi ! Onlar sayesinde yeni şeyler keşfettiğim 15 kişi ya da kaldıkları dersi, o anda düşündüklerini yazan içten 15 kişi. Evet yazdığınız tüm tweetlerde ''whoopper yiyorum'' demek de sıkıcı; sürekli medyadan haber veren kişiler de sıkıcı. Sanırım en iyisi listeninde az ve öz kişi bulunması !

Peki siz Twitter hakkında ne düşünüyorsunuz ??? Feedbacklerinizi benden esirgemeyin :)

21 Ocak 2010 Perşembe

KIRIK KALPLER DURAĞINDA....!

2010 yılında dinlediğim 3. albüm ve son yıllarda dinlediğim tek yerli albüm ! Bir zamanlar ciddi anlamda türk müziğinden uzaklaşsam da şimdi yeniden yavaş yavaş geri dönüyorum, gerçi Candan Erçetin, Şebnem ferah, Teoman, Göksel, Nil, Sertab ve bunlar gibi biraz alternatif bir çizgide yer alan şarkıcıları her zaman dinlemeye devam etmişimdir; ama tamamıyle bir Türkçe albüm dinlemek mi ? İşte bu biraz değişik oldu !

Elbette ki bu hakkımı Candan'dan başkasıyla kullanamazdım. Kendimi hatırladığım kadarıyla Candan Erçetin, Yonca Evcimik ile beraber dinlediğim ilk türk sanatçılarından birisidir ve de ablamla aldığımız ilk albüm. (Neyse bu konuya ilerki günlerde başka bir başlıkta değinicem zaten).

Her neyse albüme geri dönücek olursak, Kırık Kalpler Durağında...İlk anda birden Green Day'in 'Boulevard Of Broken Dreams' adlı çalışması aklıma geliyor, candan'ın böyle bir şeyden çalmış olma ihtimali yok elbette, yani sadece çağrışımdan kastediyorum. Bi kere albüm kapağından hiç hoşlanmadığımı da belirtmek isterim. Ayrıca bütün programlara şu kapaktaki saç modeliyle çıkma ısrarını da anlamıyorum, tamam yeni albüm yeni imaj ama; yapma böyle Candan Abla. Oufffs je suis désolé mademoiselle Candan sana sokak ağzıyla abla dediğim için :P

Anyways, şarkılara geçebiliriz artık !
İlk şarkı albüme de adını veren 'Kırık Kalpler Durağı'. Masa başında düşünün kendinizi; dostlar ve Candan rakı kadehleri havada, Candan başlıyor anlatmaya... ''Sözleşmeden buluşuverir kırık kalplerAnlatılmaz ama ordadır bütün dertler....Kimini yakıp geçen aşklar incitmişKimini yanlış kararlar yıkıp geçmişKimine yakın dostu ihanet etmişKimi hayatın sillesini yemiş''

Git ise albümde karşımıza çıkan ikinci şarkı, ilk dinleyişte yine sizleri vurabilen bir parça. Hayatınızda istemedikleriniz mi var ! O halde ??

Kader; aynı zamanda albümden videosu çıkan ilk parça, sadece bir her zamanki gibi sade bir videoya sahip olan video aynı zamanda bir filmin de soundtrack'i. 5 üzerinden 4.5luk bir diğer şarkı...

Albümde yer alan 4. şarkı Unutama Beni ise bir hepimizin bildiği bir cover.

Vallahi...Acapella olarak başlayan şarkı daha sonra hafif ezgilerle devam ediyor; bana kalırsa albümün en vasat şarkısı :/

Yalvaramam ! Hepimizin bildiği o inanılmaz, vurucu ve şok edici aşk şarkısı ! Voler Amar / Christian Castro ! Geri dön aşkım ! Şarkının ismini yalvaramam koymakla biraz da espiri anlayışını konuşturmuş sanki ama; o şarkıdan sonra oldukça duygusuz geldi. Belki şarkıyı ilk bu haliyle dinlesem olurdu; ama hiç beğenmedim :/ Acımdan hergün ölsem de sakın dur git diyemem, yalvaramam !

Gözler...karşımıza çıkan ilk hızlı şarkı, duygusallıktan biraz uzaklaşma vakti ! Kimbilir gözler neler görmüş :)

Veee Neyzen Tevfik ve Ömer Hayyam'dan Türkü.. Tempo yine hızlı...Getirin şu şarabı alsın aklmızı, belki elalem bizi böyle beğenir. Oldukça eğlenceli !

Vay Halime...Sizi dans pistine alıp basma eteklerinizle biraz dans edermiydiniz ! Yiiin gari tadındaki köy temalı Lay's reklamları gibi :P

Yeniden slowa dönüş bu sefer Unutursun...Unutursun unutursun Zaman geçer avunursun. İsyan etsen de derindenHayat tutar ellerindenBir gün gelir unutursun... Güzel

Sırada sözleri Ayşe Kulin'e ait olan Bahar. Gözümün önünde Elbette videosu var ! Yaymış olduğu optimistic havasıyla kırlarda uçuşan kelebekler ! Kışta bahar havası yaşamak isteyenlere !

Biraz daha hızlanmaya ne dersiniz ! İşte Kimin Doğrusu ! Yine Candan'dan hayat dersleri; ama yine beni kendine çekemeyen parçalardan biri ! Kimseye kulak asmadan Mutlu olduğun için Farkında değil hiç kimse Bu yaşayanın hayatı Aslında yok kimsenin kimseye söyleyecek lafı Kendi yanlışlığından ve zalimliğinden Herkes yargılıyor başkasının hayatını... Şarkı sözleri yine de işi bitiriyor.

Özür Dilerim ! Ben seni istemeden yürekten kırmış olabilirim Sonra da bütün suçu sana yüklemiş olabilirim. Şarkının sözleri de çok güzel, müzik de, ama nedense ikisi bir aradayken, pek de güzel bir uyum oluşmamış gibi, beni kendine çekemedi :p

Nedense Sustum ! Dün gece seni sevdiğimi söyleyecektim Sana ihtiyacım var diyecektim Nedense sustum Çünkü sen bundan korkacak kadar özgürve korkup benden kaçacak kadar bencilsin. Altın vuruş etkisi yapabilecek kadar ağır, vurucu ve etkileyici !

Sondan bir önceki parça yani 15. şarkıcı Ben Kimim ! Geçtiğimiz senenin en iyi Tükçe parçası bile diyebilirim bunun için. Albüme konması iyi olmuş, en azından böyle güzel bir parça ortalıkta öksüz kalmamış olur. 2009 yılı depresyonum boyunca baş ucu şarkım olan, sürekli kendimi sorgulamaya iten, aynı zamanda Gölgesizler'in de film müziği. Olağanüstü muhteşem güzellikte bir şarkı !
Ben Kimim?
Az mıyım çok muyum?
Var mıyım yok muyum?
Ben neyim?
Veee 16. şarkı işte Ninni. Siz hiç çocuğuna rap yapan bir anne gördünüz mü ! Yanında Ceza olmadan Candan bunu yapıyo işte ! :p Şarkı bildiğimiz Ninni ile başlıyo ve Candan rap'yle devam ediyor ve yine ara ara Ninni giriyo. Candancığım sana bir tavsiye keşke bir featuring yapıp şarkı söylediğin ninni kısımlarını başkasına okutsaymışsın, daha orjinal olurdu :) (Hatta videosunda da Gülben ve kucağında Atlas Bebek gözükürdü. Nihatta fotoğraf çeker, Gülben ordan yakışıııııır derdi. Bu arada son cümleyi twitter kullanmıyorsanız, mantıksız karşılayabilirsiniz. ) Şarkının oldukça politik ve bol mesajlı olduğunu da ekleyeyim bari ! Candan adına oldukça değişik ve cesur bir çalışma olması ve bunu en iyi şekilde yapabildiği için alkış gerekli !
Totalde 16 parça 9'u inanılmaz güzel ! Ki onları zaten kırmızyla işaretledim ! Geri kalan 2,3 tanesi vasat olsa da, hepsi muhteşem ! Vallahi de ben kalkıp 5 üzerinden 4.5 veririm bu albüme ! Alınıp dinlenesi bir albüm !!!