Hüseyin Çağlayan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hüseyin Çağlayan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mart 2011 Cuma

MODERN AMİŞLER

Pensilvanya yakınlarında yaşayan aynı zamanda Protestan bir topluluk olan Amişler 18 ve 19. YY civarlarında Avrupa’dan Amerika’ya göç edip bulundukları yerde modern çağın tüm gereksinimlerinden kendilerini soyutlayıp daha minimal ve anti-teknolojik bir yaşam süren topluluktur.
Ocak ayında Lara Stone‘u çırılçıplak şekilde kapağa taşıdğımda ve ay boyunca çıplak editöryalleri / kampanyaları paylaştığımda modada minimalizme değinmiştim. Bu sefer ise podyumda minimalizm. Amişler de aynı zamanda sade renkleri tercih eden ve basit giyimden yana olan topluluklardan. Hatta düğme konusunda bile oldukça hassas olduklarını söyleyebilirim. Aslında Amişler gibi basit yaşamı tercih eden bir çok grup daha var. (Yani amişleri burada metafor olarak alalım :P )
Calvin Klein, Hakaan, Michael Kors ve Husseyin Chalayan bu akımı çoğunlukla kreasyonlarında uygulayan isimlerden. Renksiz, düz ve sade kesimler, hatta çoğunlukla kullanılan kumaşlarda bile abartı yok.  Üstelik sadece kıyafetlerde değil, tasarladıkları kadınlara da bu özelliği katıyorlar. Daha sade saçlar ve sade makyaj. Doğal ve organik görünüm.
Hakaan 3 sezondur çizdiği kalıpta ilerlemeye devam ediyor, ancak basında (özellikle yerel, zaten neredeyse sadece yerel) boşa abartıldığını düşünüyorum; aslında style.comdefile hakkında yazdığı eleştiriyi de güzel hazırlamış. Şöyle ki koskoca site bile kıyafetlerden değil, çoğunlukla defilede yer alan a-list super modellerden bahsetmiş. Kısacası Hakaan işini biliyor. Mert Alas‘ı bünyesine katmak, a-list isimleri defileye çekmek, sonrası kolay, ancak bakalım çekirge daha ne kadar zıplayacak ! Hakaan’ın konuşulmasındansa Hüseyin Çağlayan ve Erdem‘im şimdikinden çok daha fazla konuşulmasını da yeğlerim açıkçası.
Dünkü post’ta Hüseyin Çağlayan’ın ilhamını nereden aldığından bahsetmiştim; ancak Japon kültürünü yine de sanırım minimalizmle de bağdaştırabiliriz.
images via vogue.com, style.com

YÜKSELEN TREND : UZAKDOĞU

Teknolojiyle kanımıza giren Uzak Doğu; Çin’deki akıl almaz işçi sayısı, Japonya’dan hızına yetişilemez teknolojik gelişmeler… Kimine göre uzak doğu çoktan dünyayı yönetmeye başlayan süper güç haline geldi bile. Kimine göre ise fitil ateşlendi, ancak biraz daha zaman var.  Ancak tartışılamaz bir gerçek var ki uzak doğu kültürü dört bir yandan bizleri sarmaya başladı bile. Belki çok yakın zamanda Bollywood’dan sonra bir de Harajukuwood filmleri izlemeye başlayabiliriz, ya da yeni Lady GaGa Amerika’dan değil Honk-Kong’dan çıkabilir ?
Tüm bu önermeler bir kenara moda dünyası uzak-doğu’nun çekimi altına çoktan girdi bile. Trendin en büyük destekçilerinden ilki American Vogue’un Aralık 2010 sayısındaki”Asia Major” editöryaliydi . Efsanevi kızıl editör Grace Coddington‘un Uzak doğulu modellerle hazırlanan bu hikayesinden sonra Anna Wintour da katıldığı davetlerde firmaların Çinli temsilcileriyle pek bir haşır neşirdi.
Kendini hissettiren bu trende ”quartetly published” alternative dergimiz de destek çıkmasaydı olmazdı. (Ki büyük ihtimalle onlar bu dergiyi çok daha önceden hazırlmaya başlamışlardı bile.) Halen bulup okuyabileceğiniz ”Trendsetter” dergisinin Kış 2011sayısında ise Japonya’ya selam var ! Derginin editöryallerinde bu kültüre göndermeler, Japon sanatçılar, Tokyo Moda Haftası ve Harajuku Style hakkında çok şey bulabilirsiniz.
Alternative ve yeni isimlere açık olan New York Moda Haftası‘nda tasarımlarını sergileyen bir çok modacı ise yine uzak doğudan .. Philip Lim, Alexander Wang, Anna Sui, Derek Lam bunlardan sadece birkaçı. Marc Jacobs ise 2011 ilk bahar / yaz sezonu için yine ilhamını uzak doğudan aldı ve Louis Vuitton için hazırladığı kıyafetler moda dergilerinin kapaklarına taşındı.
Ve Fransız Moda Haftası‘nda tasarımlarını sergileyen Hüseyin Çağlayan‘ın 2 sezondur (2011 S/S – F/W 2100/2012) etkilendiği imgeler ise Japonya’dan; ”Kaikou” (open country) ve ”Sakoku” (closed country / cultural isolation) .
soldaki ilk bahar / yaz ; sağdaki sonbahar / kış
images via; models.com, style.com, google images

24 Temmuz 2010 Cumartesi

MODERN İSTANBUL'DA HÜSEYİN ÇAĞLAYAN


Görseller İstanbulModern tarafından sergilenen Hussein Chalayan1994-2010 (Hüseyin Çağlayan) sergisinden. Aynı şekilde yine basına verilen bu resimler onun geçmiş senelerde hazırlamış olduğu koleksiyonlardan. Ancak bunlar bile onun sadece bir modacı olmadığına kanıt. Zaten kendisi de tasarımcıyım ve ''sanırım'' sanatçıyım diyor. Küratörlüğünü Donna Loveday'in yapmnış olduğu sergi boyunca aynı zamanda çeşitli kısa filmler de izleyebilirsiniz. Kısa filmlerinde ise muhteşem kadınlar Bennu Gerede ve Tilda Swinton ile karşılaşabilirsiniz.

Hayatı sorgulayan ve bizleri 21. YYda düşündüren konuları (ki oldukça geniş bir yelpaze) en iyi nasıl aktarabilirim, ya da yansıtabilirim derken sanatı seçen Çağlayan tam anlamıyla enfes bir seçki hazırlamış.

Sergi içierisinde beni en fazla derinden etkileyenler ise ''Readings''; Bennu Gerede'nin yer aldığı filmler -ki bunlardan biri androjen bir figürü canlandırdığı ''Place to Passage''-, film ayrıca Londra'da başlayan ve İstanbul'da son bulan bir yolculuğu konu alıyor. Bunun dışında ilgi çekici bir diğer şey ise S/S '07 koleksiyonu. Koleksiyonda Lady GaGa'nın da kullandığı balonlu elbise ve de sanırım manyetik bazı şeyler sayesinde podyumda şekil değiştiren kıyafetler bulunuyor. Bu bölümde etrafımda bulunan tursitler falan bile sürekli ''whoa'' gibi tepkilerde bulunup alkışladılar. Evet cidden yaptılar bunu.

Modayı, teknolojiyi, bilimi, geçmişi ve futuristik tarzı ... bunları ve bir çoğunu bir arada daha başka nerede görebilirsiniz ki ? Bi an evvel gidin ben derim size :) Sonuç mu ? Cidden tatmin edici. Bir kez daha gitmek ve görmek için planlarımı yapmaya başladım bile.