17 Nisan 2012 Salı
FUCKYEAH17APRIL1990
17 Mayıs 2011 Salı
MY MIND IS BLOWN BY A STRANGER ! THAT BLUE UNDERWEAR ACTUALLY WORKED !
Ama yarışma hakkında değinmek istediğim tek nokta Almanya adına yarışan Lena. Britney, Aguilera gibilerinin şarkılarındaki u dönüşü seneler alsa bile Lena için bu farklıydı. ''Satellite'' ile sadece yarışmanın değil tüm müzik endüstürü içinde yayınlanan en eğlenceli parçalardan birine imza atmıştı bile diyebilrim. Mika'nın kız versiyonu, Pink'in Avrupa şubesi gibiydi geçtiğimiz sene.
3 Haziran 2010 Perşembe
MUSIC MAKES YOU LOSE CONTROL (EDITED)
Ay boyunca song of the week köşesinde yer alan isimler.
Bunun dışında ay boyunca en fazla bu parçaları dinledim.
Dinlediğim parçalar elbette bunlarla da sınırlı değil.
Ay boyunca müzik piyasasında bir de David Guetta etkisi söz konusuydu. Kelly Rowland'ın yepyeni single'ı Commander, Jennifer Lopez'in bir türlü hazırlanamayan albümü LOVE? dan çıkıcak yepyeni bir parça- ki aynı zamanda kendisi bir Donna Summer coverı olan On The Radio. ve son olarak gönlümüzde taht turan Kelis ve Acapella. Yaz aylarında yine bol bol dans. Teşekkürler David Guetta.Gelelim pamuk eller cebe kısmına ve işte haziran içerisinde müzik piyasasında yer alacak albümlere..
Christina Aguilera // Bionic
Iggy Pop // California Hitchhike [Live]
Jewel // Sweet And Wild
Uffie // Sex Dreams & Denim Jeans
Pitbull // Armando
Ozzy Osbourne // Scream
Chamillionaire // Venom
Chemical Brothers // Further

Miley Cyrus // Can't Be Tamed
Eminem // Recovery
Cyndi Lauper // Memphis Blues
3OH!3 // Streets Of Gold
Diddy // Last Train To Paris
Scissor Sisters // Night Work
Three 6 Mafia // Laws Of Power
ve geçtiğimiz günlerde yayınlanan iki video.Konser vermek üzere ülkemize gelen Son Mohikan // The Last Girl Rihanna, rockstar ve Temmuz içerisinde yayınlayacağı albümden çıkış parçası ise ''Slow'' tarzını devam ettire Kylie, All The Lovers. İyi seyirler.
Oooops yazıyı hazırladıktan sonra Rihanna'nın Te Amo videosunu da gördüm. İşte burada :)
Rihanna - Te Amo from Toasty on Vimeo.
Rihanna - Rockstar 101 from Manii Maan on Vimeo.
All The Lovers from Muzic Junkie on Vimeo.
2 Haziran 2010 Çarşamba
EUROVISION THE GRAND FINAL

Bu sene Bülent Özverensiz bir Eurovision izlediğim için mutluyum gururluyum. Kimi zaman gererksiz ve saçma sapan bazen de faşistliğe uzanan yorumları dinlemediğim için. Adam 30 senedir hala Kıbrıs- Yunanistan kardeşliğini kavrayamadı. Peki ya Almancı Türkler bizlere 12 puan verdiğinde ?? ya da Azerbaycan- Türkiye paylaşması. Bi git Bülent ya ???? Peki ya diğerine ne demeli. Evet evet anladınız ben kendimi bildim bileli Türkiye'yi saçma sapan bi background'un önünden temsil eden üstüne pijama giyip sunuculuk yapsa daha fazla ilgi toplayabilecek Meltem Yazgan. Nasıl olduysa bu sene bir de Fransızca sunum yaptı.
Bu seneki yarışma ise bi önceki senenin kazananı Alexander Rybak // Fairy Tale ile başladı. Yarışmada oy verme işlemi dışında yapılan bir diğer değişiklik ise ülke sunumları sırasında eskiden ''host country''den kareler/ görüntüler gösterilirken bu sene yarışmacı ülkeden mekanlar seçilmesiydi.
Örneğin Türkiye çıkmadan önce Norveç Fiyortları görmek yerine Ortaköy manzarasıyla karşı karşıya kaldık. Turizm için Norveç'in kaybı. Yine genellikle oylama bitmek üzereyken ve sonuçlar açıklanmadan hemen önce ülkeyi temsilen gelenkesel gösteriler yapılırken Norveç grubu sadece ülkelerini temsilen MadCon'u sahneye çıkarttı ve şarkı esnasında tüm Avrupa'dan dans görüntüleri ekrana geldi. Norveç ''ben'' demek yerine ''biz''i tercih etti. Yine ülkelerden/ evlerden verilen görüntüler ise başka bir güzellik.
Yarı finallerde sunuculardan pek haz etmesem de finaldeki performanlarını oldulça beğendim. Özellikle o orta yaşlı sunucunun samimi tavırları, Türkiye, İspanya, İsrail başta olmak üzere yerel dillerle sadece birer kelime değil de kısa cümleler kurması çok hoştu. Bilmiyorum Türkiye'de gösterildi mi ama; geçen hafta da Welcome partisi verilmiş ve o kadın yine orda Manga'ya Türkçe bi soru soruyo '' Herhangi bir şeye alerjiniz var mı ?? Bence çok şeker. Siyahi sunucu ise Bülent Özveren'İn de sunculuk yaptığı odalara gitti ve İngiltere sunucusu ile konuştu. Ayrıca tam oylama süreci biterken erkek sunucunun yapmış olduğu şaklabanlıklar da yine beni güldürdü. Kısacası eğlenceli bi showdu.
Gelelim katılımcılara. Daha önce zaten 34 ülke hakkında kısa kısa konuştuğum için bu sefer sadece geriye kalan 5 ülke hakkında konuşmak isterim.
Ev sahibi Norveç yine şirin görünümlü bi şarkıcı kullanmak istemiş. Papaz her zaman pilav yemez demek isterim. Ayrıca şarkı güzel olsa bile sanırım feci detone oldu, yani bariz kulağım tırmalandı. Zaten 35 puan toplayarak ancak 20. sıraya oturabildi. Geçtiğimiz seneki Jade Ewen dışında bir de 2005 yılındaki Javin / Touch My Fire dışında son 10 senedir güzel bir şarkı göndermeyen İngiltere ise resmen Eurovision'la dalga geçiyor. 10 puan alan UK yarışmayı 25. sırada yani sonuncu olarak tamamladı. Gelelim Fransa'ya. Ok dans parçası, yaz ayları, oynamak istiyoruz, Eurovision ruhu diyoruz ama, ben şarkıyı hiç beğenmedim. Sanki çakma David Guetta havası sezer oldum. 82 puan toplayan ülke 12. sırada tamamladı yarışmayı.
4 büyüklerden olan İspanya'nın başına ise sürekli bişeyler geliyor. 90 yılında Azucar Moreno zamanında şarkının yanlış zamanda başlamasından sonra bu sefer de adam şarkısını söylerken izleyicilerden teki sahneye girip grubu sabote etmeye çalıştı. Soğukkanlılıkla şarkıalrını devam ettşren İspanya'ya ise ikinci bir hak tanınıp 25. ülek sonunda tekrar sahneye çıkartma şansını tanıdılar. Final öncesi şarkılarını dinlerken bayıldığım şarkıyı ise show içerisinde beğenmedim. Geçen gün Hollanda ekibine ettiğim lafları aynen İspanya'ya paslıyorum. 68 puan alan grup 15. oldu. Bu arada bu not damdan düşer gibi olucak ama bir çok ülke teşekkür bile etmedi şarkıalrını bitirdikten sonra.
Vee 4 büyüklerin sonuncusu değişen oylama sonucunda (Batı) Avrupalı ! bir ülkenin tekrardan yarışmayı kazanması, özellikle 4 büyüklerden birinin bunu başarması. Ekstra şımarık, şaşkın (bknz. do I have to sing it now ??? final konuşması ve de Alexander Rybak'dan devamlı olarak öpücük istemesi) Lena'nın şarkısı bana BritPop'u hatırlattı. Ve gecede kesinlikle birinci olmayı hak ediyordu. 246 puanla 2011 showunu Almaya'ya taşıdı.
Ve ilk 10:
108 puan alarak 10 numaraya oturan Ukrayna asi bir kız tarafından temsil edildi. Tek birinciliğini 2004 yılında Ruslana ile elde eden ülke -kısmen şarkının güzel olmasına rağmen- umarım birinci gelmeyi beklemiyordu. birçokları gibi benim de favorim olan Gürcistan ise o güzel balladlarıyl ayarışmayı 9. sırada tamamladı.140 puanla sekiznci sıraya oturan Yunanistan ise son yıllarda formdan düştü. Güzel şarkı, ama zayıf bir show ve itici bir grupla ancak bu kadar. Yunanistan aynı zamanda 133 puan toplayarak yarı finalden finale 2. olarak yükselmiş. Almanya ile eşdeğer favorim Ermenistan ise 7. olabildi. Ancak tıpkı Yunanistan gibi pek dert etmesin zira zirveyi ele geçiremese de kanımca önümzdeki senelerde de ilk 10u garantiledi. Zirve mi ''runner-up'' mı derken sonunda 6. sıraya gerileyen Belçika ise gecenin bir diğer favorisydi. Aynı zamanda yanlız adam 167 puanla 1. olarak yarıfinalden finale yükselmiş. Country tarzı şarkısıyla içimizi bir hayli ısıttı.
Geceyi 5. sırada tamamlayan ülke ise Türkiye'den 12 tam puan alan komşu Azerbaycan oldu. Birçokları 80ler diye dalga geçse de onlar sadece yarıfinali geçmekle kalmayıp aynı zamanda yarışmayı 149 puan toplayarak 4. sırada tamamladılar. Tebrikler Danimarka. Bahisçilerin favorisi benim pek de favorim olmayan ama güzel şarkıya sahip olduklarını inkar edemiyeceğim Romanya ise 162 puan toplayarak 3. oldu. Grup finale ikinci yarıfinalden 104 puan toplayarak 4. olarak çıkmış.Türkiye'den ise sadece 2 puan toplayabilmişler.
Ne yalan söyliyeyim pek de beğenmediğim Manga'nın 170 puan toplayarak 2. olmasına oldukça şaşırdım. ''Bülent Özveren'e seneye türkiye'ye geliyoruz'' demişler. Duyduğumda bunun Özveren'in uydurması olduğunu düşünmüştüm; ancak dedikleri kadar varmış. Robotun kıza dönüşmesi dışında başka da bir atraksiyona sahip olmayan (ben de daha ne bekliyosam :P) Türkiye 118 puan toplayarak ikinci yarı finalden finale 1. olarak çıkmış.
2010 Eurovision yarışmasının kazananı Almanya ise toplam 9 ülkeden (ki bu sayı aslında az) 12 puan elde ederek 246 puanla 2011 yarışmasının ülkelerinde olmasına neden oldu. Lena aynı zamanda Türkiye'den de 10 puan aldı. Kendisi aynı zamanda Satelite ile iTunes listesinin de zirvesine yükselmiş.
Vee 2010 EUROVISION SONG CONTEST biter. 2011den Almanya'dan yeni yazılarla geri dönmek üzere. XoXo
28 Mayıs 2010 Cuma
EUROVISION SECOND SEMI-FINAL
Dün gece Oslo'da 55. kez düzenlenen Eurovision'un ikinci yarı finali de gerçekleştirildi. Salı geceye göre enerjisi çok daha bol bir geceydi, acemiliğini üstünden atan Norveç bizlerin karşısına daha iyi hazırlanmış bir şekilde çıktı. Kader kısmet bu ya ikinci yarı finalde iyi olan sadece show değil aynı zamanda şarkılar da daha kaliteliydi. Birinci yarı finalde seçmiş olduğum zoraki Top 10 listesini bu sefer zorla 10 şarkıyla sınırlandırmak zorunda kaldım.İşte benim 10 favori ikinci-yarı final ülkelerim. Ermenistan, İsrail, Danimarka, isviçre, Azerbaycan, Ukrayna, Romanya, İrlanda, Gurcistan ve Turkiye. Gece bitiminde ise 10 da 9 yaptığımı fark ettim. İsviçre yerine finale geçiş hakkını kazanan ülke G. Kıbrıs oldu.
Ülkelerin show bakımından daha dolu oldukları dünkü program Litvanya ile beraber açıldı. Parlak şortlarıyla twitter ahalisinin favorisi haline gelen 'boy band' finale geçiş hakkını kazanamdı.Gecenin hemen ikinci ülkesi ise Ermenistandı. Djivan Gasparian ile sahneye çıkan Eva Rivas güzel bir teatral showla şarkısını bütünledi. Grup gece boyunca en favorim olarak kalmaya da devam etti.Ermenistan sonrasında sahneye çıkan İsrail ekibi ise dillerini anlamasam da beni kendilerine hayran bırkan bir ballad seslendirdiler.

İki kişi olarak sahneye çıkan Danimarka ekibine ise yine twitterdan 80ler modunda bir parça gibi tepkiler geldi. seksenler meksenler şarkı cidden süperdi, tam bi eurovision parçası ve finali de geçtiler. Şakıyı da cidden sevdim ayrıca.
Komşu Azerbaycan ise 4 kız + 1 erkekle sahneye çıktı. Şarkı güzel bir R&B balladıydı. Hiç birimiz Mariah Carey gibi bi performans beklemediğimize göre oldukça güzel şarkıydı. Showlarına gelicek olursak, 4 kızın da masvmavi giymesi solistin önde, vokallerin arkada salınması bana 2008 Norveç ekibini hatırlattı, ki o da muhteşem bi şarkıydı. Erkek dansçının ise parandemsi hareketlerde bulunması bana Hadise'nin showundaki adamı hatırlattı.
Piyano başında bi erkek bi kadınla karşımıza çıkan Romanya ekibinden ise bir Lady GaGa showu beklerdim. Piyano başından aniden kalkıp bir dans gösterisi mesela :p
Hollanda (palyaçolarla sahneye çıktılar), Bulgaristan (vücütlarına naylon mu bağlamışlardı ??) ve Slovenya ekiplerinin gecenin en berbat üç ülkesi olduğunu söylemekten gurur du yarım. Kıbrıs'a gelicek olursak Eurovision çerçevisinde yine güzel bir şarkıydı. Ancak Miley Cyrus / Justin Bieber kıvamında olmaları zaten benden 0 puan almalarına en büyük etkendi. Hırvatistan ise idare eder bi pozisyondaydı. Valla notlarıma ülke yanına 'eh' yazmışım sadece. :P
İsveç ve İsviçre ... ard arda sahne alan iki grup :P İsveç liseli kızla sahneye çıktı, İsviçre ise hiç fena sayılmazdı. Yalnız başına sahne alan Ukrayna ise hem şarkı açısından hem de sahnede duruş açısından bana geçen seneki Rus kızı hatırlattı.
15 sene önce birinci olan İrlandalı şarkıcı ise yeniden yarışmaya katılmak istemiş anlaşılan. Müzikalite açısından gecenin bir numaralı grubu olan ülkeye yolları açık olsun diyorum. Gürcistan yine resmen beni benden aldı. o ne güzel bi balladdı öyle.
Veeee Türkiye. Merak ettim de acaba bir Avrupalı olsaydım yine Türkiye'yi severmiydim. Yani Türkiye vatandaşı olmasaydım ve bir sonraki showun ülkemizde yapılmasını istemeseydim ?? yine de severmiydim. Orjinal versiyona göre daha rock bir şekilde sahneye çıkan Manga en azından özüne dönmüştü. Robotta hiç fene sayılmazdı. Ayrıca Manga stilinde şarkı olmaması ve Avrupalı gençlerin alternatif seslere açık olması onları birinciliğe taşıyabilir. Hayırlısı. Yalnız o değil de birinci olrularsa Türkiye için çok sevinirim ama bu şarkıyla birinci olduk diye üzülürüm.Final gecesi ise siz o yarışmayı izlerken ben çok uzaklarda :) Maçka'da Mika konserinde olacağım. Sizlere iyi seyriler. Dolayısyla beni seven herhangi bir dostum, puanlamalar dahil, ki en sevdiğim kısımdır, showu çekip bana yollamazsa bir final yazısı hazırlayamicam, ama şarkıları bildiğimden yine konuşurum ben belki de:)
XoXo
26 Mayıs 2010 Çarşamba
EUROVISION FIRST SEMI-FINAL
Geçtiğimiz senelere nazaran daha soğuk ve sempatisi az bir yarışmaydı. Genel anlamda beğenmediğim şarkılarla dolu bir yarışmaydı. Bülent Özveren ve TRT Müzik başkanının dediğine göre ikinci yarı finalde daha bomba şarkılar bizleri bekliyormuş.

Ciddi anlamda sevdiğim 5 ülke vardı. Ancak oylamalar açıklanırken ben de kendi 10umu yarattım, ve seçtiğim 10 ülkeden 6tanesi final için geçiş iznini aldı. Estonya, Litvanya, Bosna & Hersek, Polonya, Malta, Yunanistan, Izlanda, Arnavutluk, Belçika ve Portekiz.
Ancak benim tahminlerimin aksine Belarus (Beyaz Rusya), Moldova, Rusya, Sırbistan final için geçiş hakkı kazanırken. Malta, Litvanya, Estonya ve Polonya avuçlarını yaladı.
Gecenin açılışını yapan Moldova sahneye hareketli ve renkli bir grupla çıkmış olsa bile ben pek beğenmedim. Hemen arkasından sahneye çıkan Rusya ise kesinlikle beğenmediğim bir şarkıyla yarışmaya katılmıştı. Adamın elindeki beyaz kağıtta ne yazıyodu, ya da anlamı neydi bilemicem ama gereksiz bir olaydı o. Gecenin 3. ülkesine geçmeden önce 4. sırada yer alan Slovakya'ya değinmek istiyorum. Şarkılarını pek beğenmesem de showları iyiydi, ancak demek ki diğer Avrupa halkı da pek haz etmemiş olacak ki final için yeterli oyu vermediler.
Geri dönelim 3. ülke Estonya'ya. 1i lead vokal toplam 5 erkeğin ve bir de piyanistin olduğu showda, şarkı ortalamanın biraz üstünde olmakla beraber güzel bir ezgiye ve kulağa hoş gelen bir ritme sahipti. Aynı zamanda köstümleri de beğendiğimi söylemeden geçemicem. Finale kalamadıkları için üzüldüm.
Norveç komşusu Finlandiya grubunda da iş olmadığını söyleyerek 6. finalist Litvanya'ya geçiyorum. Ortalama bir şarkı ve gösteriyle yarışmaya katılan ülkenin solistinde ses denicek şeyden pek yoktu, yer yer kulaklarımı tırmalasa da şarkılarını beğendim. Bosna & Hersek'i ilk 10 içerisine koymuş olsam da onlar hakkında bir not almamışım. Sanıırım ilk 10u tamamalamak için kendilerini seçtim. Yine finale kalan Sırbistan hakkında iyi ya da kötü duygular beslemediğimden onlar hakkında da notum yokmuş :) Kişisel 1oumda yer alan Polonya da yine zorlamayla lsitemde yer alsa da ortalamanın üstünde bir şarkıyla katılmıştı yarışmaya.
Gecenin hiç kuşkusuz en iyilerinden biri hem benim 10umda yer alan hem de Avrupa'nın seçtiği ülke ''yanlız adam''Kriz nedeniyle çok küçük bir grupla Oslo'ya gelmek zorunda oldukları için Bülent Özveren'in taktığı isim.
Belçika. Me & My Guitar diyen Tom Dice oracıkta yaban elllerde sahnede yalnız başına sadece elinde gitarıyla şarkı söyleyerek beni mest etti doğrusu. Go Belgium.
Genellikle doğu blok ülkelerinin bulunduğu dünkü yarışmada ''avrupalı'' olarak nitelendirdiğim Malta ise güzel bir şarkıyla ve Özveren'in deyimiyle etine dolgun bir şarkıcıyla yarışmaya katılmıştı. Gelin görünki final için geçiş hakkı tanınmadı bile. Çiçekler, böcekler ve pop'un en saf hali ise Portekiz'den geldi. Soft pop ile işi götüren batı avrupa ülkesini canı gönülden kutluyorum.
Makedonya ise hemen hemen pop, rock ve rap karışımı bir parçayla karşımıa çıktı. İtici rap vokalleri olmasaydı parçda daha iyi olabilirdi. Kelebekler ile sahnede yer alan Belarus'un ise neden bu kadar sempati topladığını anlamadım ??
Son iki ülkem ise İzlanda ve Yunanistan. Gecenin tam anlamıyla en süper Eurovision şarkılarıydı. Kemençe ve Ege ezgileriyle sahneye çıkan Yunanistan ekibinden daha şaaşaalı bir show beklerdim. Show bakımından sınıfta kalan ülkeyi aslında dün gece ilk kez dinliyo olsaydım belki de bu kadar fazla beğenmezdim. Yarışma öncesi defalarca videosunu izlediğim şarkının enerjisi o zamanlar daha yüksek gelmişti bana. Bilmiyorum belki de show'un yönetim ekibi nedeniyle pek haz etmemiş olabilirim. Ayrıca kemençeyi de daha iyi kullanabilirlerdi. Bknz. 2004 Helena Paparizou ; My Number 1.
ve Izlanda; soğuk ülke, yanardağ falan derken dans ateşiyle içimizi ısıttılar. Geçen seneki Joanna ve Is It True kadar mükemmel bir parça olmasa da gayet eğlenceliydi. Solistin zayıf ve güzel bir kadın olması durumunda ortaya 10 numara bir showun çıkabileceğine de bahse girebilirdim aslında ama ...
17 Ülke böyle geçti. Yarın yani 27 Mayıs Perşembe akşamı ise rezervli favorilerim İsrail ve Ermenistan yarışıyo. Türkiye ise sahnedeki gösteriye göre belli olucak. Ama Manga ve şarkı çoktan sınıfta kaldı bile. Bakalım diğer parçalar nasıl ??
22 Mayıs 2010 Cumartesi
WINNERS TAKE IT ALL LOOSERS STANDS THERE ALONE
Evet, evet Oscarlar, Cannes, MTV Awards falan filan ama ESC tamamıyla başka. 1997 yılından bu yana her sene kesintisiz seyrettiğim bu güzel yarışmayı ya da her ne derseniz deyin bi hatırlatmak istedim.Hersene onlarca güzel şarkının yarıştığı yarışmada kimi zaman hak eden kazanıyo, kimi zaman ise komşu hatrı torpiliyle alakasız parçalar 12 puanı kapıyo. Eurovision etiketli milyon tane yazımdan ilkini birinci olamayanlar ama kesinlikle hak edenlere adıyorum. O halde listemiz başlasın. (Bir de geçtiğimiz senelerdeki güzel parçaları bir kez daha hatırmak istedim)

Müzikalite açısından Türkiye'nin Eurovision tarihindeki en iyi parçası ve hatta birinciliği hak eden yegane şarkısı 1997 yılında yapıldı. Evet, Sertab Erener parçası sadece şanslıydı. Hatırlıyorum da 2003 senesinde t.A.T.u faköründen başka tehlikeli hiç bi şarkı yoktu. Bir de yanılmıyorsam ''uyduruk'' bir dille yazılmış güzel Belçika şarkısı. Hı hı, konumuza geri dönüyorum, Şebnem Paker ve ''Dinle''. Bahsettiğim o muhteşem şarkı işte, mistik tınılar üzerine kurulmuş gayet hoş bir şarkı. O senenin birinci olan ''Love Shine a Light'' (Ingiltere) kesinlikle güzel bi şarkı; ancak Şebnem Paker hiç kuşkusuz daha başarılı.
Herhalde Türkiye gibi Eurovision tarihinde bir başka şansız ülke varsa o da Yunanistandır. 2005 senesinde Yunanistan'a birincilik kazandıran Helena Paparizou (ki Eurovision tarihinin en iyi şarkısıdır // AbbA'ya saygı sonsuz) 2001 yılında Antique adlı bir grupla (I Would) Die For You ile yarışmaya katıldı ve yarışmayı 3. sırada sonlandırdı. O yılın birincisisi Estonya // Tanel Padar, Dave Benton, 2XL // "Everybody'' ise tarihin en kötü Eurovision şarkısı. (En azından galip olaraktan).
Şansız Yunanistan'ın bir diğer büyük hüznü ise 2004 yılında Istanbul'da gerçekleşiyor. Sakis Rouvas ve ''Shake It'' ; My Number 1 'dan sonra Eurovision ruhunu en iyi yansıtan ve kesinlikle birinci olması gereken parçalardandı. O yılın birincisi Ukrayna ve Wild Dances ise güzel ama bir o kadar da itici bir parça. Hatta Ruslana'yı geçtim Athena ve For Real bile daha fazla hak ediyodu birinciliği.
Ve 2006 yılında ülkesini 2. kez temsil eden Anna Vissi ve Everything; birinciliği hak eder mi bilmem ama enfes bi parça olduğu aşikar. O yıl birinci olan Lori // Hard Rock Hallelujah ise ??? O yıl kazanmasını istediğim bir başka ülke ise Ermenistan // Andre & Without Your Love olmuştu. Maalesef 8. sırada yarışmayı sonlandırmıştı.Şu anda yeniden dinlediğimde bir hayli itici gelmiş olsa da 2007 yılında Kenan Doğulu // Shake It Up Shekerim'ın veyahutta Ermenistan adına yarışan Hayko // Anytime U Need'in birinci olmasını dilerdim. Birinci olan Sırbistan parçası çok güzel olmakla beraber birinciği hak etmiyordu.
2008 yılında ise Rusya kazandığında çok üzüldüğümü hatırlıyorum. Her zaman olduğu gibi favorilerim Türkiye (Mor ve Ötesi şarksını pek sevmesem de grup süper), Ermenistan Yunanistan, Ukranya ve İsraildi.

Veee son durak 2009. Eurovision tarihinin en yüksek derecesini yaparak alınması zor bir puanla birinci olan Norveçli Alexander Rybak yarışma içerisinde favorimdi. Yine de İzlanda veya Türkiye'nin de birinci olmasını isterdim. Aslına bakılıırsa kalbim Sakis Rouvas nedeniyle sadece Yunanistan için atıyodu. O halde birinci olana kadar Sakis'i yarışmada görmeliyiz bence :P
Yine de bunca yıl kaybettiklerine üzüldüğüm iki şarkı varsa onlar da Şebnem Paker; Dinle ve Sakis Rouvas; Shake It
2 Nisan 2010 Cuma
DO YOU THINK THAT WE CAN WIN, MANGA ??
Blogumda normalde sevdiğim şeylerden bahsetmeyi seviyorum, yani seyrettiğim, izlediğim ya da dinlediğim şeyler arasında eğer kötü yapılmış işler varsa genelde onlara burada yer ayırmamayı seçiyorum. (Bunu çok sevdiğim yazar elif şafak'tan öğrendim). Ama bu sefer işler biraz değişik belki yine yazımı yermek amaçlı değil de tepki amaçlı yazdığımı söylemem daha doğru olur.Her neyse genelde bir şeyi beğendik mi hemen abartırız sürekli ondan bahsederiz, ya da gözümüzde büyüttüğümüzden yermeyi seçeriz; ama iş -en azından benim için- bi albüm ya da şarkı tanıtımına gelince orda biraz durmayı seçerim. Tıpkı Manga'nın Eurovision şarkısında olduğu gibi. Dinlediğim ilk anda zaten şarkıyı beğenmedim; ancak hemen gelip onu burda söylemek yerine bekledim, uzun süredir çeşitli aralıklarla da dinliyorum ama yok, yine de beğenmedim; hani belki videosu belki biraz şarkıya ısınmamı sağlar dedim yok o da olmadı. Hani normal şartlarda -çok sık olmasa bile- Manga'yi dinlerim, yani gruba karşı bi antipatim yok. Vakti zamanında Sibel Tüzün ''SuperStar'' ve Hadise '' Düm Tek Tek''i beğenmiş biri olarak ve körü körüne savunmuş olsam bile üzgünüm Manga seni savunamıyacağım :P Hayır, hani benim derdim şu da değil: Normalde çok daha kaliteli şarkılar yapan Manga neden Eurovision'a bu kadar kalitesiz bi şarkıyla katılıyo ?? Çünkü Sertab'da inanılmaz süper şarkılar yapmış olmasına/ seslendirmesine rağmen ''Everyway That I Can'' gibi tekdüze bi şarkıyla katılmıştı. (Yanlış anlaşılmasın sevmiştim şarkıyı, hatta hala ara sıra dinlerim, ama şunu da kabul edelim ki Setab'In katıldığı sene de zaten doğru dürüst güzel şarkı yoktu).
Keşke Manga kendi tarzını yansıtan bi şarkıyla katılmayı seçseydi. En azından sonuncu da olsa Whoooa Manga süper bi şarkıyla katıldı, ama insanlar onları anlamadı ve seçmediler derdik. Ucuz sound ve o oryantal tınılar... :/ cidden olmadı.
Sonuç mu ?? Eurovision'da hiç değişmeyen 3 favori ülkem vardır. Yunanistan, Ermenistan ve Türkiye. Üzgünüm Türkiye; sanırım bu sene ekranda seni gördüğümde tüylerim diken diken olmayacak, ama şunu da söyliyeyim o gece güzel bi showla çıkarsan ve de şarkının üstünde biraz daha çalışırsan son dakkada fikrim değişir -ki yine de sanmıyorum. Ayrıca MANGA SANA SESLENİYORUM ÖZGÜVENİN SÜPER OK! AMA İLK 5 DİYE UÇMA !!!! MTV DE ÖDÜL KAZANDIN DİYE BİŞEY SANMA KENDİNİ ! NETICEDE O ODÜLÜ İNGİLİZLER, FRANSIZLAR, İTALYANLAR TARAFINDAN ELDE ETMEDİN. SENİ SEVEN TURK TAKIPÇILERİNİN IYI Bİ ŞEKİLDE ÖRGÜTLENMELERİ SAYESİNDE ALDIN !!!
maNga - "We Could Be the Same"








