Mo'nique etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mo'nique etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mart 2010 Salı

PRECIOUS: BASED ON THE NOVEL ''PUSH'' by SAPPHIRE

Precious; henüz vizyona girmeyen film aslında daha öncelerde Film Festivali kapsamında gösterimdeydi, bi taraflarımı zamanında yerinden kaldıramadığım için bilet alamamıştım. Neyse sonunda seyrettim. Aslında bana kalırsa pek de seyredesim yoktu. Ancak aday olduğu tüm törenlerden eli boş dönmeyen Mo'Nique ve Oscar'lardaki inanılmaz sempatik tavırlarıyla bir anda ilgimi çeken Gabourey Sidibe nedeniyle film vizyonuma girme şerefine ulaştı.

Film için son zamanlarda seyrettiğim en iyi film diyemem; ama son zamanlarda karşıma çıkan en iyi oyunculuk bu filmdeydi. Mo'Nique ödülü kesinlikle sapına kadar hak etmiş gamsız, acımasız ve anne şefkatinden katrilyonlarca metre uzakta durduğu rolüyle. 16 yaşında bir özürlü bir de sağlıklı iki çocuğa sahip olan yeni ergen/ anne rolünde karşımıza çıkan 26 yaşındaki XL star Sidibe yine inanılmaz bir şekilde tüm üzüntüyü, acıyı ve de dramı bizlere geçirmekte, rolünü inanılmaz bir şekilde reel kılmayı başarmış.

Filmde karşımıza çıkan iki de sürpriz isim var. Biri; erkek hemşire mi olur tartışmalarına sebebiyet veren Lenny Kravitz, diğer isim ise son zamanlarda bacak ve göğüs show yapmaktan başka bir işte karşımıza çıkmayan R&B müziğinin divası Mariah Carey. Yanlız, son zamanlardaki görüntüsü sizleri aldatmasın; zira filmde hiçbir zaman karşımızda yer alamamış sade bir MC çıkıyo; makyajsız ama kesinlikle çirkin değil; olabildiğince doğal. Hatta Mariah'ın sadece dış görünüş açısından değil, rolünü canlandırma konusunda bile oldukça doğal olduğunu söyleyebilirim.

Son olarak söylemek istediğim şey de bu kadar sıkıntılı bir filmin gayet iç açıcı müziklere sahip olması. :P Ha Mo'Nique'in aldığı Oscarı annemde destekliyo ve de Sidibe'nin kazanamamasına da üzüldü.

Ha bu arada ünlü Amerikalı Bayan 10 parmağında 10 Marifet, tapılası, elleri öpülesi, ilahi kadın Oprah Winfrey de filmin yapımcıları arasında bulunmakta. Film aynı zamanda 6 dalda aday olduğu (En İyi Yönetmen, Film, Kadın Oyuncu dahil)Oscarlar'dan da iki ödülle eve döndü. Mo'Nique dışında yüzü gülen bir diğer isim ise romandan filme uyarlamasını gerçekleştiren Geoffrey Fletcher.

Oyuncuların Oscar Görüntüleri:


8 Mart 2010 Pazartesi

ACADEMY AWARDS // THE SHOW ITSELF


İkinci kez canlı canlı izlediğim 2010 Oscar ödülleri bana kalırsa geçtiğimiz seneye göre daha az eğlenceli ve daha az heyecanlı geçti. Sektörü elimden geldiğince takip etmeye çalışsam bile, şu isim ödülü almalı ya da bu kesinlikle alır gibi tahminlerde bulunamayan ben bile artık hangi ödülün kime gidebiliceğini biliyodum nerdeyse. Yine de işim gücüm yokmuş (ki gerçekten de yoktu :p) gibi saat gece 11den sabah 7ye kadar NTV ve CNBC-E karşısına çakıldım kaldım.

Büyük açılış How I Met Your Mother ?? yıldızı Neil Patric Harris'in ufak bir müzikal showuyla başladı ve Alec Baldwin ile Steve Martin'in gökten yere inmeleriyle devam etti. Hayli eğlenceli başlayan show gecenin en büyük 4 ödülü dağıtılana kadar oldukça sıradan geçti. Bir tek sokak dansı temalı Oscar'ın Müzik Kategorisinin tanıtımı eğlenceli sayılabilirdi.

Mery Streep'in 16. adaylığı ise gecede herkesin ağzına sakız olmuştu. Ama aptal saptal espiriler olmaması çok iyiydi. Genelde kısa kesilen konuşmalar ise iş Jeff Bridges, Christopher Waltz, Mo'Nique, Sandra Bullock ve Kathryn Bigelow'a gelince biraz gevşedi sanki.

Gecede ödül taktim edenler arasında Tom Ford ve Sarah Jessica Parker, Jennifer Lopez ve Sam Worthington, Zoe Saldana ve Carey Mulligan en eğlenceli çiftlerdendi. Elbette ödülü taktim eden Kate Winslet'ın o muhteşem aksanı da güme gitmemeli :p Bu arada iki senedir oyuncu kategorilerinde değişikliğe giden Academy bu sene de sahneye rol arkadaşarını vs. çağırarak onları taktim etmelerini istedi.

En İyi Makyaj kategorisini taktim etmek üzere sahneye gelen Ben Stiller ise herhalde tüm zamanalrın en iyisiydi. Sahnede bi Avatar !!
İşte böyleee. Biraz sıkıcı, biraz eğlenceli, sürprizli, sürprizsiz, tuhaf ... Ama kesin bişey var ki Mo'Nique, Sandra Bullock ve Kathryn Bigelow hayatım boyunca aklımdan çıkmayacaklar.

By the way ! Meryl Streep you're such a good kisser :P Geçen seneki Kate Winslet repliğinin yeni rakibi :P

ACADEMY AWARDS // RED CARPET SHOTS & COMMENTS (YEAH I WRITE ABOUT FASHION :P) EDITED !!


Merakla beklenen gece geldi çattı. Saat 11 sularında NTV'de Yekta Kopan, Dilek Hanif, Tuğrul Eryılmaz ve Mehmet Acar ile başlayan Turkish Pre-Show, saatler 12.30u gösterdiği zamanlarda Hollywood Kodak Theatre'a kaydı ve Let The Begin Red Carpet Show denildi.
Yazıma ilk olarak ben de kırmızı halı görüntüleriyle başlayacağım, beğenmediğim bi kaç elbise dışında bütün kadınlar muhteşem gözüküyodu. Yanlızca şunu belirtmeliyim ki Penelope Cruz, Sarah Jessica Parker ve Jennifer Lopez en yakın zamanda kuaförlerini değiştirmeliler. Saç telleri oradan buradan çıkmış dağınık bi vaziyette katıldılar geceye resmen.

Bunun dışında söylemek istediğim bir diğer önemli ayrıntı ise Golden Globe'lardan sonra Academy Ödüllerine de yağmurun damga vurması, neyseki vaktinde alınan önlemler GG'larda olduğu gibi rezilliğe sebebiyet vermedi ve ünlü hanımlar ıslak elbiselerle arz-ı endam etmek zorunda kalmadılar.


Kırmızı halıda görmek isteyip de göremediğim bir çok isim olduğunu belirterek, Red Carpet Host'ların çok kalieteli olduğunu da vurgulayarak ve de gecenin moda yorumlarını yapan beyfendinin mükemmel olduğunu ve de Dilek Hanif'ten çok daha doğal (En azından tüm kıyafetlere güzel demedi, eleştirilmesi gereken yerlerde de eleştirilerini yaptı.) olduğunu söyleyerek aranızdan çekilebilirim.

Kanımca gecenin en berbat giyinen ismi Zoe Saldana oldu. Hatta o kadar kötü ki Precious yıldızı Gabourey Sidibe'den bile daha kötü. Saçı, makyajı ve vücuduyla bir bakıldığında inanılmaz ötesi görülen Maggie Gyleenhaal'un elbisesini ise yine beğenmedim. Mariah Carey yine her zamanki gibi abartılı bir şekilde karşımıza çıktı. Göğüslerini sergilemekte oldukça cömert davranan şarkıcı aynı zamanda bizlere derin bir yırtmaç sayesinde de kalın bacaklarını göstermekten çekinmiyodu.
Az önce yazının girişinde de bahsettiğim SJP, Pene ve JLO yine gecenin en muhteşem isimlerindendi. Yaşına rağmen hala tüm güzelliği üzerinde olan Helen Mirren ise yine ihtişamlı bi şekilde arz-ı endam etti. Cameron Diaz ve Amanda Seyfried yine göz doldururken sevgili Mo'Nique; Dilek Hanif'e göre king fisher rengine sahip olan bir elbiseyle kırmızı halıda boy gösterirken bizleri kıllı bacaklarından mahrum etti. Yine benim sevmediğim ancak insanların ayıla bayıla övgüler yağdırdığı bir diğer kostüm ise An Education'ın Oscar adayı yıldızı Carey Mulligan oldu. Tüm zamanların yegane Female Director'u olarak tarihe geçicek isim Kathryn Bigelow ise sade ama yine bi o kadar da şık olan isimlerdendi. Yine bir çoklarının beğendiği ama bana sorucak olursanız oldukça abartılı olan Up In The Air yıldızı Vera Faminga'da gecede göze çarpan isimler arasındaydı. Ve son olarak bir diğer Avatar Star Sigourbey Weaver krımızı elbiesi ve siyah kurdelası ile kesinlikle göz dolduruyodu.


Veee gecenin asıl yıldızları. Meryl Streep, Kate Winslet, Sandra Bullock, Demi Moore ve Anna Kendrick. Hepsi de kesinlikle 10 üzerinden 10 alıcakardır ve önümzdeki günlerde kesinlikle tüm modacılar onları övüyo olucaklar.

Veee o muhteşem erkekler. Hiç kuşkusuz gecenin yıldızı Tom Ford oldu. İnanılmaz duruşunun gölgesinde kalsalar da Jake Gyllenhaal, Gerard Butler, Sam Worthington da yine gecenin süper giyinen beyleri arasında yerlerini almışlardı. Ha unutmadan gecenin moda yorumculuğunu üstlenen o yakışıklı beyfendi de Tom Ford ile yarışıcak düzeydeydi.

Şu anda okula gitmem gerektiğinden dolayı, pek fazla resim ekleyemeden yazıyı burada sonlandırmak zorundayım. En kısa zamanda tüm o ihtişamlı kıyafetlerin bulunduğu resimler bloguma eklenecektir.

18 Ocak 2010 Pazartesi

GOLDEN GLOBES / NICE PICS




























that's all from gossip boy...XoXo... :p

THE GOLDEN GLOBES

Ödül sezonu açıldı di mi ! evet evet açıldı ve bunların ilki dün akşam (bize göre sabaha karşı) LA/ BeverlyHills'den gerçekleşti. Kodak Tiyatrosu'nda gerçekleşen ödül törenine nazaran daha ciddiyetisz geçen geceye kesinlikle yağmur damga vurdu. Saatler süren onca hazırlık için hiç de iyi olmasa gerek ! Kimilerinin saçları bozuldu, kimilerinin elbisesi ıslandı, biri şemsiyesini unuttu derken, gece biraz garip başladı. Bu arada NBC'nin sunucu diye kırmızı halıya koydukları körpecik kızlardan biri yıllar süren MTV TRL programının sunucusu bir zamanlar Nick Lachey ile de aşk yaşayan Vanessa'ydı. (belki hala beraberlerdir, bilemiyorum; ama Vanessa'yı görmem iyi oldu :p)

Aslında bu yazı okuyacağınız diğer tüm Golden Globe yazılarından değişik olucak, çünkü ilk defa hiçbir filmi seyretmedim ve dizilerin hiçbiri hakkında da fikrim yok ! Sizlerle sadece gecenin gidişatı hakkında konuşucam! Eh aslında gece boyu sabahlamamı geektiren bir durum yoktu sanırım, ama Oscar'larda bu böyle olmaz, geçen sene hemen hemen bütün adaylardan haberdardım.

Kırmızı halıdan başlayalım mı ??
Aslına bakarsanız kırmızı halıda da pek bi marifet yoktu; Fergie ve Josh Dushamel, Mariah Carey ve Nick Cannon, Penelope Cruz, George Clooney şu anda hatırlıyabildiklerim. İsterseniz diğerlerini resimlerle izleyelim :)

Ancak resimlere geçmeden önce, aklımda kalan bir kaç notu daha paylaşmak isterim :)

Sanırım 2010 Penelope için lanetli bir yıl oldu :) Hem kendisi ödül kazanamadı, hem de rol arkadaşlarına ödül kazandırtmadı, hem de Nine ve Broken Embraces ödül kazanamadı.

Mo'nique beni cidden şaşırttı. Bugüne kadar adını da ilk defa duydum zaten, ama konşması cidden çok hoştu. Yine aynı şekilde Drew Barrymore da çok iyi konuştu ve geçen seneki Kate Winslet gibi çok heyecanlıydı.

Dexter gecenin bir diğer kazanan ismiydi.
Meryl Streep her zamanki gibi göz dolduruyordu.
Up In The Air 2 ödülle gecenin bir diğer kazananıydı.
Cher ve Christina oldukça garip bir ikili olmuşlardı :p
Sanırım ilk defa geceye tümüyle damga vuran bir film olmadı ??