Sarah J Parker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sarah J Parker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mayıs 2011 Pazartesi

SERGİYE DAVETLİSİNİZ ! ALEXANDER THE GREAT

Her sene bu zamanlarda ayrı bir temayla açılan New York Metropolitan Costume Institute sergisi bu sene Savage Beauty başlığı altında Alexander McQueen'e adandı. Elbetteki ölümünün birinci yılı ardından McQuuen'e adanan bir serginin temasını vahşi ve güzel kelimelerinden başka hiç bir kombinasyon tanımlayamazdı. McQueen'in bugüne kadar yapmış olduğu işler belki Ingiliz Modasının ruhundan kaynaklanan belki de kendi içsel yapısından dolayı diğer tasarımcıların aksine oldukça avant-garde, yenilikçi, sıradışı ve tamamıyle bambaşkadır. Ancak hepsinden öte ''teatral'' kelimesi belki de bugüne kadar oluşturmuş olduğu kolleksiyonların anahtar kelimesiydi. Ki yine Sarah Burton da bu özellikleri korumaya devam etmekte. Kimi zaman yapmış olduğu bir elbiseden etkilenip belki şiir / şarkı yazarsınız, kimi zaman da müzede sergilenen bir tabloyu incelemek istediğiniz gibi incelersiniz. İşte aşağıda paylaşacağım kıyafetler de -ki onlara kıyafet demek çok hafif kakır- birer sanat eseri kıvamında müzede sergilenen tasarımlardan.
    ''Irere'' 2003 İlkbahar / Yaz                                        ''Sarabande'' 2007 İlkbahar / Yaz
   2009-2010 Sonbahar / Kış                        ''The Horn of Plenty''  2009 / 2010 Sonahar / Kış

Aşağıdakiler ise Amerikan Vogue'u Mayıs sayısında McQuuen anısına gerçekleştirilen çekimden. Çekimin başlığı ''Alexander the Great''. Editöryali hazırlayan isim Grace Coddington, fotoğraflar Steven Meisel'den. Modeller ise Karlie Kloss, Karen Elson, Coco Rocha, Caroline Trentini, Stella Tenant ve Raquel Zimmerman. Editöryalde kullanılan kıyafetler de yine sergide yer alan işlerden.
Sergi yapılır da açılışı yapılmaz mı ? Kıyafetler ve katılacak konukların kimler olacağı konusunda yapılan dedikodular nedeniyle sene içinde Oscar'lardan sonra en fazla merakla beklenen ikinci organizasyon olması da cabası. Birçok sitede birçok fotoğraf yer aldı, aslında kıyafetler konusunda yakışmış mı yakışmamış diye yarı espirili uzun uzun yazmak da isterdim, ama gerek yok sanırım. Yine de bu beni Top 10'umu sizinle paylaşmaktan alıkoyamaz. Party'nin / Gala'nın bu seneki ev sahipleri arasında ise Anna Wintour, Colin Firth ve Salma Hayek de yer alıyordu.
Liv Tyler, Marina Abramovic ve Mariacarla Boscona. Hepsinin kıyafety Givency Couture hepsinin de kavalyesi Ricardo Tisci. Liv Tyler gecenin kuşkusuz en şık ismiydi. Givency Couture, zayıf, güzel ve uzun kadın zincirleme sıfat tamlaması bir araya gelince zaten rüküş olması imkansız. Acak Florance Welch, Carine Roitfeld ve niceleri daha önce giydiğinden pek de işin espirisi kalmadı artık.
Model, şarkıcı Karen Elson ve oyuncu Sarah Jessica Parker. Her ikisi de en sevdikleri modacının anısına McQueen elbiseyle katılmışlar geceye.
Geceye en fazla Stella McCartney ve Alexander McQuuen elbiseleri damgasını vurdu. Yukarıda da rapunzel saçlarıyla Rihanna ve ışıldayan Maggie Gyllenhaal'ın seçimi de Stella McCartney'den yana. Gyllenhaal'un kocası Peter Saarsgard'ın seçimi de Yves Saint Laurent'ten yana.
Emilio Pucci içinde Beyonce ve Vintage Dior Couture ile Ashley Olsen. 
Her zaman şık Jennifer Lopez'in tercihi Gucci. Sağda ise Sarah Burton. Elbetteki Alexander McQuuen.
McQueen'in en birinci dostu Daphne Guiness elbetteki modacının en ikonik tasarımı olan elbisesiyle. Yanındaki ise American Vogue'u Editor at Large of Europe Hamish Bowles. Onun da tercihi yine McQuuen.
Bunların hepsinin tercihi ise Marni. Ancak benim dikkatimi çeken ise en sağda yer alan editör Giovanni Battaglia. Fazlasıyla vintage, romantik ve Italyan ruhlu.

photos via, style.com, vogue türkiye, fashionspot

14 Kasım 2010 Pazar

COUNTRY MUSIC & BAMBI & LATIN GRAMMY AWARDS: KASIMDA ÖDÜL ALMAK BAŞKADIR !

Kasım ayı ödül ayı. MTV EMA, Coutry Music Awards, Latin Grammy's ve American Music Awards. Aralık ayında Grammy'ler ve Golden Globe'lar açıklanır. Ocak ve Şubat aylarında ise Oscarlar, Brirtler ve aklınıza gelebilecek bilimum ödül törenleri. Kış aylarının tek güzellikleri bu. Kimi Atlantiğin öteki yakasında olduğu için gece uykunuz kaçar, kimini sadece haberlerden takip edebilirsiniz, kimini de laptop kucakta iki büklüm şekilde. Bunun için yeniden teşekkürler MTV Türkiye.

Kısacası Kasım'da Ödül Törenleri Başkadır.

Evet gelelim bu postun konusuna. Aynı gün dağıtılan iki değişik ödül. Biri Amerika'nın Halk Müziği olan Country Music diğeri ise dünyayı etkisi altına alan sıcak Latin rüzgarının en büyük ödülü Latin Grammy's. Bambi'ler ise Almanya'dan Medya ve TV dallarında verilen ödüller.


County Music Awards'da gecenin sunucuları son 3 senedir olduğu gibi Carrie Underwood ve Brad Paisley oldu. Geceye damgasını vuran olay ay içerisinde filmi çıkacak olan Gwyneth Paltrow'un onca Country şarkıcısı içinde efeler gibi sahneye çıkıp şarkı söylemesi oldu. Pek de fena olmamış. Leighton Meester ile beraber böylece yeni filminin tanıtımını da yapmış oldu.


Her horoz kendi çöplüğünde ötse bile Taylor Swift burada ötemedi. Evine eli boş dönen gereksiz şarkıcı yerine son zamanlarda en sevdiğim grup olan Lady Antabellum (bknz.) ''Need You Now'' ile Best Single of 2010 ödülünü ve Vocal Group of the Year ödülünü aldı.

Törene damgasını vuran bir diğer isim ise Miranda Lambert oldu. 3 ödül kapan Lambert Music Video, Best Album ve Best Female ödüllerini elde etti.

Bambi Awards'da gecenin sunucusu Sarah Jessica Parker olurken, Shakira, Orlando Bloom ve Beth Ditto & Gossip ve Mest Özdil ödül kazananlar arasındaydı. Shakira aynı hafta içerisine kalçasıyla Madrid'i ve Berlin'i salladı. Berlin'de hem X Factor'de ''Loca''yı hem de yarışma finalistleri ile ''Underneath Your Clothes'' şarkısını seslendirdi. Ödül töreninde ise Roberto Cavalli'nin onun için tasarladığı elbisesyie bir kez daha ''Waka Waka'' dedi.




Ve Latin Grammy's. Sonunda hak ettiği ilgiyi kendi ''communty''si içinde elde etti. Nelly Furtado ''Best Female Pop Album'' ödülünü kazandı ''Mi Plan'' ile. Shakira'yla beraber söylediği ''La Tortura'' ile birçoklarının yeni tanıştı Alejandro Sanz -ki kanımca dünyanın en seksi şarkı söyleyen adamı ise ''Best Male Pop Album'' ödülünü kazandı. Gecede canlı performan sergileyen isimlerden bir kaçı ise Nelly Furtado, Ricky Martin ve Enrique Iglesias vardı. Gecede aynı zamanda ödül de kazanan La Mala Rodriguez de Nelly'nin canlı performansında ona eşlik de etti. Video Youtube'dan kaldırıldğı için ekleyemedim. Sorry !

Görseller;
zimbio.com
justjarred.com
facebook.com 

20 Haziran 2010 Pazar

SEX AND THE CITY 2 (THE MOVIE & THE OST)

Nihayet, evet nihayet...hem vizyona bir hafta geç girdi hem de ben ancak bir hafta sonra seyredebildim. İşte Sex and The City işte New Yorklu 4 muhteşem kadın. Carrie, Samantha, Charlotte ve Miranda ...Sarah Jessica Parker, Kim Cattrall, Kristin Davis ve Cynthia Nixon.
IMDb'nin 10 üzerinden 3.1 vermesi nedeniyle ve de birinci filmin çok gereksiz bir içeriğe sahip olması yüzünden bir taraftan kendimi kötü bir film izlemeye hazırlamışken diğer tarfatan da milyonlarca kez izlediğim fragman ve bu muhteşem 4lü ayriyetten filmi izleyen arkadaşlarımın övgüleriyle beraber heyecanım iyice artmıştı.

Ve bekelenen an gelir, salon kararır arka planda Alicia Keys sesiyle Empire State of New York / I love youuu Nuuuyorkkkk diye şarkı çalıp, şehrin en tanıdık, meşhur güneş altında parıldayan gökdeleneleri bir bir arzı endam eder. Durun ! işte apartmandan çıkıp bize doğru gülümseyen Carrie değil mi ?? evet evet ! ve artık film başladı işte. Liza Minelli ve gay düğün'ün ardından 4New Yorklu kadın ''I don't think we're in Kansas any more'' diyerekten lüks cenneti Abu Dhabi'nin görkemli oteline yoksa saray mı demeliydim, giriş yaparlar. Carrie'nin ''sparkle'', Samantha'nın ''seks'' arayışı, Charlotte'un iç çamaşırı giyinmeden üstüne beyaz atlet geçiren bakıcısı ve Miranda'nın patronu dışında konu yok. Ki aslında bunlarda geri planda filmi süsleyen detaylar. Ancak filmde yapılan o komik esprilere ve de ince politik göndermelere de sözüm yok ! Başarılı olmuş, peki ya peçe altından patates kızartması yiyen kadına ne demeli. Ya Samantha'nın Baharat Çarşısında erkeklerin ortasında sergilediği o hareket.

Milyon dolarlık gardrop, ultra lüks markalar, mücevherler, şaaşalı davetler, Miley Cyrus ve Penelope Cruz. Film aslında 3.1i hak etmez, çünkü konu yok, ama bu nasıl iştir ki yaklaşık 3 saat boyunca bir dakika sıkılmıyosun, gözünü ekrandan alamıyosun ve bittiğinde üzülüyosun. Tanrım yoksa lüks düşkünü müyüm ben ?? OMG :P

Filmin soundtrack albümüne bakacak olursak ise birinci sınıf sanatçıların yer almasına rağmen şarkıları pek beğenmedim. Liza Minelli, Natasha Atlas, Dido, Cee Lo, Jennifer Hudson, Leona Lewis, Cyndi Lauper, Erykah Badu ve Alicia Keys. Albümde aynı zamanda filmdeki erkek koroların söylemiş oldukları şarkılar dışında, muhteşem dörtlünün kareokesi de bulunuyor. Hımm ve filmin cidden eğlendiren ve benim de summer hit olarak seçtiğim şarkı Ricki-Lee // Can't Touch It. Ha unutmadan bir de Euphrates Dream; SATC albümünde mezdeke :P

Herşey filmden ne beklediğinize bağlı. 6 sezon + 1 film'in ardından değişen hiçbir şey yok. Konu aynı, odan noktası aynı, izleyiciyi kendine çekme stratejisi aynı. Yok abi ! benim karnım tok bu yalanlara diyosanız, izlemeseniz de olur, ama olur da izlerseniz hiç pişman olmazsınız. Bu arada filmin 3.sü hakkında dedikodular çıktı bile ! ''3. mü ?? Ohh Tanrım '' dediğinizi duyar gibiyim, ama bir spin-off olarak kızların 80lerdeki hallerini çekmeye çalışsalar sanırım hiç de fena olmaz.

9 Haziran 2010 Çarşamba

CFDA AWARDS 2010

Oscar, Grammy derken Moda dünyasının önemli gecelerinden / ödüllerinden biri olan CFDA AWARDS 2010 geçtiğimiz günlerde dağıtıldı. Moda gurusu olmadığım için şu isim kazanmalıydı ya da şu isim yanlış seçim gibi yorumlarda bulunamayacağım. Sadece ''menswear designer of the year'' ödülünün Tom Ford'a gitmesini isterdim. Vogue ve Style.com sitelerinde gezinirken gözüme takılan en şıkların resimlerini copy paste yaparak bloguma koymaya karar verdim. Eh sizlere de yalkışıklı erkekler ve güzel kadınlarla iyi seyirler.

Sex And The City2 Londra galasından sonra bir kez de CFDA'larda Alexander McQueen ile karşımıza çıkan Sarah Jessica Parker aynı zamanda gecenin de en şık kadınıydı. Bu arada tören esnasında McQueen tribute yazısı da okumuş kendileri. McQueen'e aynı zaman da ''Special Tribute'' ödülü de verildi.


Sarah Jessica her ne kadar gecenin kraliçesiyse Gossip Girl ile hayatımıza giren ve gardroplarda ciddi ciddi değişiklikler yapılmasına sebep olan Ed Westwick ise gecenin kralıydı.

Bu iki güzel style chic & chico'dan sonra törenin runner-up'ları ise moda ikonu ödülünü alan Iman ve ''womenswear designer'' kategorisinde ödülü kucaklayan Marc Jacobs.

Geceye elbisesini tasarlayan Michael Kors ile katılan moda ikonu İngiiz aktrsit Gwyneth Paltrow ise sade ama büyüleyici siyah elbisesiyle göz kamaştıran bir diğer isim oldu.
Küçüklüklerinde dünyanın en tatlı ikizleri olsan Olsenlar şimdilerin moda ikonları. Ortalarına aldıkları Sasha Pivovorava'yı beğenmesem de resimden çıkartma ihtimalim yoktu :)
Vogue editörü, moda cadısı :D ya da moda ilahı Anna Wintour ise sanki asil, elegan ve şık olmak nedir onu bizlere öğretir gibi.
Veee son olarak gecenin 4 şık beyefendisi. Simon Spurr, Zachary Quinto, Blake Mycoskie, John Whitledge. Blake'in takımını da ayırca ödün almak istiyorum ayakkabılarla beraber.

8 Mayıs 2010 Cumartesi

MET INSTITUTE GALA

Geçtiğimiz pazartesi düzenlenen 2010 MET INSTITUTE GALA 'daki en şıkları gördük beğendik, biraz geç de olsa şimdi de burda yayınlama kararı aldım, blogumun bu güzel kadınlardan mahrum kalmaması lazım.

Alice In Wonderland'deki rolune kendini iyicene kaptıran Anne Hathaway yine beyaz prenses haliyle karşımızda.

Türkiye'nin ilk Vogue yıldızı Jessica Stam ise sizce de inanılmaz asil ve elegan durmuyo mu ??

Ciddi anlamda şık mi bilmiyorum ama ben Gossip Girl Vanessa / Jessica Szohr'u beğendim açıkçası.

Burberry beyazıyla oldukça şık duran Emma Watson'un yanındaki şık beyfendiyi de unutmayın.

Jennifer Lopez. Kadının ismi bile gözümüz kapalı onu bi listeye sokmamızın bir nedeni.

Tamam Sienna Miller da inanılmaz duruyo ama peki ya Jude Law ?? :P

Jennifer Lopez bizim için neyse. En karizmatik kadın Sarah Jessica Parker da aynı bizim için. Viva la Carrie.

Bir diğer prenses Maggie Gyllenhaal =) Üstelik karalara bezenmiş prenses.

En şık en sonda. Blake Lively. Tanrım o nasıl bir güzelliktir. Tanrı gencecik güzel bir kız yarattı'nın tanımı Blake olmalı. OMFGG

24 Nisan 2010 Cumartesi

SEX & CITY & SARAH & VOGUE & FASHION & MUSIC & MOVIE

Mayıs sonunda vizyona girmesi planlanan Sex & The City efsanesinin 2. bölümü SATC2den de yeni kareler ve haberler gelmeye devam ediyor. Son olarak bu rüya gibi filmin başarılı sountrack albümü hakkında da bilgiler bizlere sunuldu. İşte albüm içerisinde yer alan parçalar.

1. Click Flash (Ciara)
2. My First Love (Craig David)
3. 2Nite (Janet Jackson)
4. Beautiful (Goldfrapp)
5. Real Girl (Mutya Buena)
6. Pretty Please (Love Me) (Estelle with Cee-Lo)
7. Trouble (Bitter:Sweet)
8. Dangerous (Elijah Kelley)
9. Look at You Now (Katie Herzig)
10. Little Romance (Ingrid Michaelson)
11. We Got Love (Ryan Shaw)
12. Fool's Gold (Amy Winehouse)
13. Mockingbird (Allison Moorer)
14. Hey Baby (Champagne Flutes)
15. You Look So Good (Owen Brady)

Burda verilen soundtrack listesi içinde yer almasa da Alicia Keys; Blondie's şarkısı "Rapture" ve SATC theme song'unu mash up bir şekilde yorumlayacakmış. Yine Jennifer Hudson ve Leona Lewis "Love Is Your Color" adlı bi şarkıya ortak olarak da imza atmışlar.

Bunun dışında gerçtiğimiz günlerde Sarah Jessica Parker'lı American Vogue'unun kapağını koymuştum buraya. İşte şimdi kapaktan daha fazlası var ve çekimlerin kamera arkası görüntüleri ve ufak bir Sarah Jessica Parker söyleşisi.

Tadını çıkartın :))

19 Nisan 2010 Pazartesi

HERE A DREAM COMES TRUE =) THANK YOU VOGUE


Bilen bilir Penelope Cruz, Kate Winslet, Meryl Streep ve Julianne Moore 'a ne denli aşık olduğumu. Bir de oldukça garip bir huyum vardır; sevdiğim bütün ünlülerin de birbirlerini sevmelerini isterim en azından beraber işler yapmalarını dilerim. Ve bu hayalimi bu sefer de VOGUE PARIS gerçekleştiriyor. Vogue Paris 2010 Mai Issue' yu Penelope Cruz'a adamış.

Karşımızda da üç ayrı kapak var ! Birinde tüm saydığım oyuncular birinde Bono ile Pene, diğerinde ise Pene ile Meryl ! (Tamam moda konsunda ilgiliyim abartılı bir ilgiye sahip olmadığım için Vogue TR benim için yetiyor; ama dünyanın en önemli oyuncularının bir arada olduğu bu dergiyi kaçırmamak lazım açıkçası-) Bu arada Naomi Watts yerine Cate Blanchett ya da Tilda Swinton'ın da o kapakta yer almasını dilerdim. Gwyneth Paltrow'a aşık olmasam da çok severim =) o kapakta kalabilir :P

PS: Haberin kaynağı için SILKYWORLD'e de teşekkür ederi.



Anne Wintour'lu Amerikan Vogue 2010 May Issue kapağında ise Mayıs sonunda vizyona giricek olan Sex and The City yıldızı Sarah Jessica Parker'ın olduğunu da bu vesileyler hatırlatayım ??


Sahi Vogue TR kapağında kim var ??

8 Mart 2010 Pazartesi

ACADEMY AWARDS // THE SHOW ITSELF


İkinci kez canlı canlı izlediğim 2010 Oscar ödülleri bana kalırsa geçtiğimiz seneye göre daha az eğlenceli ve daha az heyecanlı geçti. Sektörü elimden geldiğince takip etmeye çalışsam bile, şu isim ödülü almalı ya da bu kesinlikle alır gibi tahminlerde bulunamayan ben bile artık hangi ödülün kime gidebiliceğini biliyodum nerdeyse. Yine de işim gücüm yokmuş (ki gerçekten de yoktu :p) gibi saat gece 11den sabah 7ye kadar NTV ve CNBC-E karşısına çakıldım kaldım.

Büyük açılış How I Met Your Mother ?? yıldızı Neil Patric Harris'in ufak bir müzikal showuyla başladı ve Alec Baldwin ile Steve Martin'in gökten yere inmeleriyle devam etti. Hayli eğlenceli başlayan show gecenin en büyük 4 ödülü dağıtılana kadar oldukça sıradan geçti. Bir tek sokak dansı temalı Oscar'ın Müzik Kategorisinin tanıtımı eğlenceli sayılabilirdi.

Mery Streep'in 16. adaylığı ise gecede herkesin ağzına sakız olmuştu. Ama aptal saptal espiriler olmaması çok iyiydi. Genelde kısa kesilen konuşmalar ise iş Jeff Bridges, Christopher Waltz, Mo'Nique, Sandra Bullock ve Kathryn Bigelow'a gelince biraz gevşedi sanki.

Gecede ödül taktim edenler arasında Tom Ford ve Sarah Jessica Parker, Jennifer Lopez ve Sam Worthington, Zoe Saldana ve Carey Mulligan en eğlenceli çiftlerdendi. Elbette ödülü taktim eden Kate Winslet'ın o muhteşem aksanı da güme gitmemeli :p Bu arada iki senedir oyuncu kategorilerinde değişikliğe giden Academy bu sene de sahneye rol arkadaşarını vs. çağırarak onları taktim etmelerini istedi.

En İyi Makyaj kategorisini taktim etmek üzere sahneye gelen Ben Stiller ise herhalde tüm zamanalrın en iyisiydi. Sahnede bi Avatar !!
İşte böyleee. Biraz sıkıcı, biraz eğlenceli, sürprizli, sürprizsiz, tuhaf ... Ama kesin bişey var ki Mo'Nique, Sandra Bullock ve Kathryn Bigelow hayatım boyunca aklımdan çıkmayacaklar.

By the way ! Meryl Streep you're such a good kisser :P Geçen seneki Kate Winslet repliğinin yeni rakibi :P

ACADEMY AWARDS // RED CARPET SHOTS & COMMENTS (YEAH I WRITE ABOUT FASHION :P) EDITED !!


Merakla beklenen gece geldi çattı. Saat 11 sularında NTV'de Yekta Kopan, Dilek Hanif, Tuğrul Eryılmaz ve Mehmet Acar ile başlayan Turkish Pre-Show, saatler 12.30u gösterdiği zamanlarda Hollywood Kodak Theatre'a kaydı ve Let The Begin Red Carpet Show denildi.
Yazıma ilk olarak ben de kırmızı halı görüntüleriyle başlayacağım, beğenmediğim bi kaç elbise dışında bütün kadınlar muhteşem gözüküyodu. Yanlızca şunu belirtmeliyim ki Penelope Cruz, Sarah Jessica Parker ve Jennifer Lopez en yakın zamanda kuaförlerini değiştirmeliler. Saç telleri oradan buradan çıkmış dağınık bi vaziyette katıldılar geceye resmen.

Bunun dışında söylemek istediğim bir diğer önemli ayrıntı ise Golden Globe'lardan sonra Academy Ödüllerine de yağmurun damga vurması, neyseki vaktinde alınan önlemler GG'larda olduğu gibi rezilliğe sebebiyet vermedi ve ünlü hanımlar ıslak elbiselerle arz-ı endam etmek zorunda kalmadılar.


Kırmızı halıda görmek isteyip de göremediğim bir çok isim olduğunu belirterek, Red Carpet Host'ların çok kalieteli olduğunu da vurgulayarak ve de gecenin moda yorumlarını yapan beyfendinin mükemmel olduğunu ve de Dilek Hanif'ten çok daha doğal (En azından tüm kıyafetlere güzel demedi, eleştirilmesi gereken yerlerde de eleştirilerini yaptı.) olduğunu söyleyerek aranızdan çekilebilirim.

Kanımca gecenin en berbat giyinen ismi Zoe Saldana oldu. Hatta o kadar kötü ki Precious yıldızı Gabourey Sidibe'den bile daha kötü. Saçı, makyajı ve vücuduyla bir bakıldığında inanılmaz ötesi görülen Maggie Gyleenhaal'un elbisesini ise yine beğenmedim. Mariah Carey yine her zamanki gibi abartılı bir şekilde karşımıza çıktı. Göğüslerini sergilemekte oldukça cömert davranan şarkıcı aynı zamanda bizlere derin bir yırtmaç sayesinde de kalın bacaklarını göstermekten çekinmiyodu.
Az önce yazının girişinde de bahsettiğim SJP, Pene ve JLO yine gecenin en muhteşem isimlerindendi. Yaşına rağmen hala tüm güzelliği üzerinde olan Helen Mirren ise yine ihtişamlı bi şekilde arz-ı endam etti. Cameron Diaz ve Amanda Seyfried yine göz doldururken sevgili Mo'Nique; Dilek Hanif'e göre king fisher rengine sahip olan bir elbiseyle kırmızı halıda boy gösterirken bizleri kıllı bacaklarından mahrum etti. Yine benim sevmediğim ancak insanların ayıla bayıla övgüler yağdırdığı bir diğer kostüm ise An Education'ın Oscar adayı yıldızı Carey Mulligan oldu. Tüm zamanların yegane Female Director'u olarak tarihe geçicek isim Kathryn Bigelow ise sade ama yine bi o kadar da şık olan isimlerdendi. Yine bir çoklarının beğendiği ama bana sorucak olursanız oldukça abartılı olan Up In The Air yıldızı Vera Faminga'da gecede göze çarpan isimler arasındaydı. Ve son olarak bir diğer Avatar Star Sigourbey Weaver krımızı elbiesi ve siyah kurdelası ile kesinlikle göz dolduruyodu.


Veee gecenin asıl yıldızları. Meryl Streep, Kate Winslet, Sandra Bullock, Demi Moore ve Anna Kendrick. Hepsi de kesinlikle 10 üzerinden 10 alıcakardır ve önümzdeki günlerde kesinlikle tüm modacılar onları övüyo olucaklar.

Veee o muhteşem erkekler. Hiç kuşkusuz gecenin yıldızı Tom Ford oldu. İnanılmaz duruşunun gölgesinde kalsalar da Jake Gyllenhaal, Gerard Butler, Sam Worthington da yine gecenin süper giyinen beyleri arasında yerlerini almışlardı. Ha unutmadan gecenin moda yorumculuğunu üstlenen o yakışıklı beyfendi de Tom Ford ile yarışıcak düzeydeydi.

Şu anda okula gitmem gerektiğinden dolayı, pek fazla resim ekleyemeden yazıyı burada sonlandırmak zorundayım. En kısa zamanda tüm o ihtişamlı kıyafetlerin bulunduğu resimler bloguma eklenecektir.