Florance / The Machine etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Florance / The Machine etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Aralık 2011 Pazar

TOP 20 SONGS / 2012

Okulda hazırlanan eğlenceli yabancı dil projeleri, arkadaşlar arasında muhabbet, daha sonra da blog post konusu. Sene sonu geldi mi her şeyin Top 10ini 20sini yapmak Thanksgiving'de masaya hindi çıkartmak kadar olağan ve geleneksel bir şey kanımca. Konu bu senenin en iyi şarkılarını bir araya toplamaksa bir hayli zorlandım. İlk defa hangi şarkı #1 olsun hangisi #2 olsun diye düşünmedim. Bu her ne kadar da #1da olan şarkının -hiç kuşkusuz- son yılların ve gelecek 10 yılın en iyilerinden biri olmasından kaynaklansa da ne kadar az albüm ve ne kadar az tarzda şarkı dinlediğimin de bir diğer açıklamasaydı. Her neyse here is my top songs.

20: Hercules and Love Affairs // My House
Sene başında yeniden ülkemize de gelen New Yorklu Hercullerin Ocak ayında yayınladıkları disko, elekro-dans havalı albümlerinden yayınlamış oldukları ''My House'' aynı zamanda yayınlanan iki singledan biriydi.

19: The Pretty Reckless // Just Tonight
Gossip Girl'ün dirty kızı Taylor Momsen'un dönüşümü sadece karakterini kapsamıyordu. Komşu kızı Britney ve Xtina'nın dönüşümünden çok daha farklıydı onunki. Grubuyla alternatif / rock yapan Momsen 2010nda yayınladıkları albümleri ''Light Me Up''tan single olarak da en son bu şarkıyı sunmuştu piyasaya.

18: Mumford and Sons // The Cave
2000lerin ikinci yarısından beri piyasada olan Londra'lı 4lü asıl patlamasını geçtiğimiz kışki Grammy ve Brit'ler sonrasında gerçekleştirdi. Türkiye'ye gelmesi en fazla istenilen grubun albümü ''Sigh No More'' 2009 şarkıları ''The Cave'' ise 2010 çıkışlı, ancak dediğim gibi patlamaları için 2011 beklendi. Folk Rock / Indie şarkıları aynı zamanda kışın ruhuyla da mükemmel uyum sağlamakta. Grubun hali hazırda 2012 Grammyler'inde de adaylığının olduğunu belirtmeliyim.

17:  Beth Ditto // I Wrote The Book
Karizması ve cüssesiyle Adele'i ezebilecek potansiyele sahip biri varsa o da Gossip vokali Beth Ditto, sene başında çıkartmış olduğu ep ile bu sene konuşulan Ditto, dans ettirmenin en cool yolunu albümünde sundu bize. Biraz punk, biraz rock, indie ve dans.

16: RadioHead // Lotus Flower
Thom York'un baygın vokalinden daha fazla ilgi çeken bir şey vardıysa o da üzerine espiriler patlatılan videosuydu. Video, şarkının karizmasının önüne geçti, York'un anlamsız hareketleri daha sonra nette yayınlanan bir şemayla biraz da olsa açığa kavuşsa da 2011 yılında müzik adına yapılan en egzantrik çalışmalardan biri olduğu konusunda hemfikiriz sanırım.

15: Hurts // Sunday
Hiç kuşkusuz 2010a damgasını vuran en büyük ikili Hurts olmuştu. Kylie Minouge ile yapmış oldukları düet onlara PR anlamında çok şey katsa da albümlerinin tamamı zaten bizlere çok fazla şey sunuyordu. Konu görselliğie gelince de geri kalmıyolardı, sinematografik açıdan zengin videolar sunan ikilinin sene içindeki hem ses hem görsel anlamındaki armağanları ise ''Sunday'' oldu.

14: Smith Westerns // All Die Young
Chicago'lu üçlü kendi adlarını taşıyan 2009 çıkışlı ilk albümleri ardından 2011 senesine ''Dye It Blonde'' ile konuşuldu. Indie Rock tarzında kaydettikleri ikinci albümlerinin hit parçası ''All Die YounG'' ise Haziran ayında hazırladığım bir posta ilham olmuştu. (Tabii ki bu bir şarkının iyi olması için Billboard ve UK TOP 40 listelerinden sonra en cool ve etkili şey.)

13: Florence & The Machine // Shake It Out
Ekim ayında yayınlanan albümleri ''Ceremonials'' yılın en iyi albümlerinin başında geliyor. Bu konuda hemfikirsek, yılın en iyi videolarını da onların yayınladığını iddia edebiliriz. ''Shake It Out'' ise 5 yıldızlı albümden çıkan 7 yıldızlı bir şarkı. Florence and Welch'in hayranıysanız Brit Vogue'un ocak sayısını kaçırmamanızı da öneririm.

12: Kanye West feat. Pusha T // Runaway 
2011 yılında Jay Z ile yayınladığı ''Watch the Throne'' ve Paris Moda Hafta'sındaki hayal kırıklılığı yaratan show'u öncesinde 2010 yılının ve geçtiğimiz 10 senenin en başarılı albümünü yayınlayan Kanye West yaklaşık 10 dakika süren videosuyla da GaGa'nın ucuz, kenar mahalle işlerine verilen ''epic'' sıfatını haddiden fazla bir şekilde hak eden en hip isimdir. Bence.

11: Rihanna feat. Britney Spears // S&M (Remix)
2011 Rihanna'nın yılı oldu da denilebilir. 2010 yılı sonlarına doğru yayınladığı ''Loud'' albümünden ardı arkası kesilmeyen videolar çeken Rihanna albümün en dikkat çeken parçası ''S&M''i daha sonra yanına Britney'i alarak remixlemişti. Sonuç bir Madonna / Britney, Beyonce / Shakira kadar heyecan verici ve nefes kesici. Dance till the world ends bitches !

10: Katy Perry // (T.G.I.F.) Last Friday Night
İtiraf etmem gerekirse, hatta kayıtlarda var, Katy Perry albümünü ilk yayınladığında ne kadar sığı ve sıkıcı olduğunu burada yazarak onu yerden yere vurmuştum. Çekmiş olduğu her video, yayınlamış olduğu her yeni şarkı sonrasında utancımdan yerin dibine geçtim. Son videosunda da kanımca Patti Smith'e selam çakan Perry yaz başında da Rebecca Black'i tiye alıp Glee Kids'i peşinden sürükleyerek koca bir Amerikan Rüyasını gerçekleştirdi. Sonuç mu ? Her cuma sabahı twitter ve facebookta aynı muhabbet. ''Thanks God It's Friday'' #allahuekber wohoooo !

9: Rihanna // Man Down
Yıl içinde çok konuşulan 2 albüm dışında Rihanna 2 de büyük derginin kapağında yer aldı. Aynı yıl içinde 2 farklı büyük Vogue edisyonunu kaplayan Rihanna aynı zamanda büyük isimlerle çalışmaya da devam etti. Calvin Harris destekli ''We Found Love'' diskografisindeki en alternatif şarkı. Ancak ''Talk That Talk''tan beni daha fazla etkileyen bir şey varsa hala kulaklarımda çınlayan, videosuyla da tüylerimi diken diken eden ''rampapapam rampapapam I shot man down''.

8: Coldplay // Paradise
Konu yılın en iyi albüömlerini sıralamaksa kesinlikle ilk 3te yer alırlardı. Rihanna düeti ''Princess in China'' beni daha bir mest etse de dönüşlerinin şerefine bizlere bir kez daha cennetin kapılarını aralayan Coldplay de 8 numarada.

7: Beyonce //  (Run The World) Girls
Beyonce'nin artık ucuzlayan feminist sözlü şarkılarından bir tanesi daha ! Sene içine video sıçsa da hala albümde en beğendiğim şarkı olan ''End of Time''a video gelmedi.

6: Britney Spears // Criminal
Tüm zamanların en iyi Britney şarkısı olmasa da uzun yıllar sonra yayınlanan en iyi Britney videosuydu. Tabii ki, kalite açısından da albümün bir numarasaydı. Her zaman dediğim gibi 18. yy Ingiliz kırsalları, hair dark as night, lips red as blood and the body white as corpse havalı kıza yazılan sarışın kıvırcık saçlı baby face bir erkek ve aşk.

5: Zaz // Je Veux
2011 İlk baharı, herkesin iPodu, Taksim'deki her kitapçı. İstiklal'de ''Je veux d'l'amour''. Kimine göre sadece İstanbul'da popülerdi. Paris'e gidenler her yerde onun çaldığını, Marsilya'dakiler kimsenin onun yüzüne bakmadığını söyledi. (Evet Fransa'ya giden iki kişiden saha araştırması istedim). Fransız medyası modern çağın Edith Piaf'ı olarak etiketledi. Istanbul'daki konserinin biletleri 15dk içinde bitse de, ne o akşamı ne de sonrasından kimse hakkında bir şey yazmadı ! Yorum sizin !

4: Jennifer Lopez // Papi
Hepimizin içindeki apaçi ruhu ''On the Floor'' ile dışarı çıkartan Jennifer Lopez ''Papi'' ile de latin ateşini alevlendirdi, kalçaları sallatı, dans pistlerini terletti ve şarkıyı yılın en çekici pop hitine dönüşürdü. Aslında kısacası Jennifer Lopez 2011 yılının guilty pleasure'ı oldu. Romantik-komedi temalı videosunu sevsem de ''Im Into You'' için yapmış olduğu iş ''Papi''nin ruhuna daha fazla uyardı.

3: Maroon 5 feat Christina Aguilera // Moves Like Jagger
Masa başında ciddiyetle ders de yapsanız şarkıyı duyduğunuzda ayaklarınız aşağıda birbirine dolandı. evet evet itiraf edin. Hatta Aguilera bile daha sevimli gözükmeye başladı di mi ? Abe ben kapı gıcırtısında bile oynarım moduna soktu sizi. Otobüste adeta ''Hang Up''daki zenci şişko kadın gibi dans etmek isteniz di mi ? Evet evet istediniz çünkü sizin de en sevdiğiniz şarkı ''Moves Like Jagger''dı.

2: Lana del Rey // VideoGames
2011in son dakika golu Lana del Rey'den geldi. Summer time melanholy olarak tanımladığı şarkısı ekim başından beri en fazla loopa alınan şarkı haline geldi. Kimilerince o sadece yılın şarkısını değil yılın videosunu da çekti. Kimilerine de göre de Adele gibi gereksiz bir varlık. Orda durun Bitches. NME'i ise onu yılın en iyisi seçti.

1: Adele // Someone Like You
Lady GaGa, Rihanna, Britney Spears, Beyonce ! Müziğin en ağır toplarını ezdi geçti. Sesiyle, duruşuyla, karizmasıyla, havasıyla ! Kanımca sadece yılın en iyi pop albümü değil, yılın albümüydü. Albüm yayınlandığı günden beri abartısız her gün dinledim. ''Someone Like You''yu geçtiğimiz ocak ayından bugüne kadar her gün en az 5 kere dinlemişimdir. Bir gün bile sıkılmadım. Mekanik, sevimsiz, duygusuz ve içten olmayan albümlerin arasından en samisiydi ''21'' benim için. Belki de tüm ticari başarılar için tüm duyguların düşüncesizle ortaya dökmüş olduğunu da düşünebilirsiniz. ''Turning Tables'' ve ''Rolling In The Deep'' hemen hemen tüm yıl sonu listelerinin zirvesinde olsa da benim gönlüm Brit Awards perfomansı sonrasında milyonları ağlatan ve sanki her gün en az 1 kere Facebookta paylaşmak için gizli bir antlaşma yapılan Someone Like You'ydu. Üstelik Adele'in tüm başarısı sadece İngiltere ve Avrupa'da değil Amerika dahil tüm Dünya'da tastiklendi. Konu listeler olunca Ingilitere'de Beatles'tan bu yana kırılamayan rekorlara imza attı.  Ekim ayında kapak olduğu Brit Vogue bir huge deal haline gelip A Shulman'a tüm zamanların en fazla satan sayılarından birini armağan etti. Wintour'un Mart sayısı için düşündüğü yılın en büyük ikinci sayısının kapak yüzü de büyük ihtimalle o. Rolling Stones, Q ve Billboard onun peşinden koştu herkes onu yılın kadını seçti. ''Adele üzülmeyeydi de ben üzüleydim'', ''Adele hastalanmayaydı da ben hastalanaydım'', Brit Awards'daki canlı performansından sonra büzülen dudaklarını ve yaşlı gözlerini omzuma dayayaydı. Here she is ! 2011'in en çok satan, en çok dinlenen, en çok sevilen, en çok özenilen, en çok hüzünlendiren, en güçlü duran ve en çok tapılan kadını. ADELE !

GOD BLESS THE QUEEN !!

29 Kasım 2011 Salı

REMEMBER REMEMBER SPIRIT OF THE NOVEMBER

American Music Awards ve MTV Europe Music Awards gibi iki ödül törenini barındıran kasım ayının bana en büyük katkısı tüm bu şahane organizasyonların aksine Lana del Rey 'di New York'lu Lana hakkında anlatıcağım çok şey olduğundan onu şimdilik Aralık ayına bırakıyorum.

Şimdi ama tüm cooluk bir yana bu ay severek dinlediğim başka bir şarkı da Pitbull'a aitti. Önce Jennifer Lopez şimdi de Marc Antony, Lanvin videosundan sonra tahammül sınırlarımın pek de yukarılarda olmadığını fark ettiğimden bu yana ''Rain Over Me''nin aslında o kadar kötü şarkı olamadığına karar verdim.

Beyonce bir ananın kedi doğurması gibi video çekmeye devam ediyor. Hamileliği yüzünden veremeyeceği konserler nedeniyle midir yoksa bir anlamda Guiness'e mi girmeye karar verdi bilemiyecem ancak her hafta bir video yayınlamazsa içi rahat etmez hala geldi. Beyonce'yi örnek alan bir diğer isim de Florence and The Machine. Ki iki durumdan da hiç de şikayetçi değiliz.Ve Katy Perry ! Geçtiğimiz yaz sonu yayınladığı albümü hala videolandırmakta ısrarlı. Gerçi sonuç bizleri rahatsız ediyor mu ? Hayır !

Aylardır merakla beklenen Duran Duran videosu da geçtiğimiz ay içerisinde izleyicilerle buluştu. Video o kadar 'huge deal' olarak görüldü ki, İngiliz Harper's Bazaar son sayısını onları promote etmek için hazırladı da diyebiliriz. Süpermodellerin rol aldığı Jonas Akerlund'un yönettiği video / kısa film senenin en cool işleri arasında yer alıyor bence.

Yeni yıl yaklaşırken iki süper hediye önerisi de benden olsun. Beyonce'nin ''Live at Roseland'' ve Adele'in ''Royal Albert Hall'' konser DVDleri de yayınlanmak üzere. Kasımda yayınlanması planlanan Charlotte Gainsbourg albümü ''Stage Whisper'' ise 5 Aralıkta yayınlanacak gibi gözüküyor. 

16 Kasım 2011 Çarşamba

THE HIP & THE COOL ALBUMS IN THE TOWN

Paralel evren ya da Dünya dışında yaşam olan her hangi başka bir yer varsa kesinlikle ora ziyaret edilmeli diye düşünüyorum zira Florence + The Mchine ve Coldplay'in son albümleri burada kaydedilmiş olamaz.

2000li yılların en cool indie / soul albümü ''Lungs''ı yayınlayan Florence Welch kısa zamanda adını her tarafta duyurmaya başladı. Welch'ten etkilenen Gucci tur kıyafetlerini dikti, Chanel'den Lagerfeld ondan ilham aldı ve 2012 S/S defilesinde podyuma onu çıkarttı, üstelik yürümek için değil şarkı söylemek için. İlk albümü ile İngiltere'de zirveye çıkan Welch ve grubu aynı zamanda Amerika'da Billboard'un alternatif listelerinde de ilk üçe girmeyi başardı. Ve sırada ''Ceremonials'' grubun İngiltere'deki başarısında bir değişim yok, Amerika'da yine alternatif listelerinin zirvesinde ama mainstream top 200de bir önceki albüme göre 8 basamaklık bir sıçrayış mevcut artık ilk 10da ve 6 numarada.

İlk albümdeki indie / pop / rock havası yine soul müzikle birleşmiş ama bu sefer daha sofistike üstelik. Açılış parçası ''Only It For a Night'' ve ilk single ''What the Water Gave Me'' kesinlikle albümün başka bir Dünya'da kaydolabilme ihtimalinin kanıtı. Gizemli ve büyüleyici. İkinci single ''Shake It Out''ta ise vokali hiç olmadığı kadar görkemli ve aristokratik. Albümün en pop şarkısı ''Lover to Lover''ın aksine puslu günlerin şarkısı ''Breaking Down'' ve görkemli müziği sanki koskoca bir orkestranın parçasını 3 dakikalık bir şarkıya sığdırdığı fantastik isimli ''Seven Devils''. Hangi biri favorimdi benim ?

Netice itibariyle yılın hem en büyüleyici albümü hem de en iyi ikinci albümüne imza atmış. Üstelik şarkıların hepsinde de Welch imzası var.

Sırada 3 yıl aradan sonra coşkulu dönüş yapan Coldplay ve sevimli uzaylılara verebilebilecek bir isimle ''Mylo Xyloto'' var. Albümün açılışına ve 3er4er şarkı arayla serpiştirmiş oldukları yarım dakikalık enstürmantal şarkılarla kanımca beyni yormama sebepli işlemi de tuttum. ''Hurts Like Heaven'' gibi sert bi şarkıyla açılan albüm aynı zamanda ikinci single olan soft ve sakinleşirici ''Paradise'' ile devam etmekte. Elektro altyapılı rock albümü olmasına rağmen genel anlamda soft ilerleyen albümün en şaşırtıcı yanı ise Rihanna düeti ''Princess of China''.

Kimi zaman uyuşukluğa kaçan soft havalı albümün en fazla sevdiğim yanı ise her şarkı isminin bile kendi başına ve genel olarak toparlandığında bir şeyler anlatıyor olması. Kimi zaman protest, biraz duygusal ama optimist tıpkı soundu gibi. Yılın favorilerinden ve beklediğimize deymiş gibi.

31 Ekim 2011 Pazartesi

DAS IST OKTOBERFEST

Bakmayın başlığa ! OktoberFest yazısı değil bu. Ekimde dinlediklerimi konuşma ve Kasım'daki önemli tarihleri not etme zamanı.

Bu ay Beyonce'nin ardı arkası kesilmeyen videolarından zaman bulan Britney Spears, Rihanna, Florence + The Machine ve ColdPlay de yeni videolarını yayınladılar. Aklımdaki kurguladığım ''Criminal''dan farklı olasa da uzun yıllar sonra Britney'den gelen en iyi videoydu sanırım. Konu kötü şarkılara iyi video çekmekse Rihanna, Lady GaGa'dan ders almış gibi. Bknz ''We Found Love''. Geri kalan iki isim ise yine cooluktan ölen şarkılarına coolluktan ölen videolar çekmişlerdi. Ay bitmeden de uzun zamandır beklenen iki yeni albüm yayınlandı. ''Stronger'' ile geri dönen Kelly Clarkson ve ''Ceremonials'' ile Florence + The Welch.

Kasım'da Charlotte Gainsbourg, Rihanna ve Pink Martini yeni albümlerini yayınlayacak. Ay sonunda Wild Beasts Babylon'da konser verecekken coolest music hall in the town'da bombalar da devam etmekte. Aralığın ilk günü The Maccabees sahne aldıktan sonra Ocak ayında da ülkemin uzun yıllar sonra tanık olabileceği en cool event gerçekleşecek. Jane Birkin sings Serge Gainsborg's song for Japan. Biletler tükenmeden alın bence.

Sabah uyanır uyanmaz twittera bakmanın en büyük zararını ise bu sabah gördüm. Adele'in gırtlak kanseri olduğu tt olmuştu. Henüz tam anlamıyla bir açıklama yapılmadıysa da umarım aklımızda beliren kadar ciddi bir şey yoktur. Hem şarkısı hem albümü ile American Billboard listelerinde zirveye çıkan Adele blogumun ''song of the week'' köşesine ise bu ay geçtiğimiz kıştan sonra yeniden geri döndü.

Unutmadan haftaya MTV Europe Music Awards'da görüşmek üzere ! Ay sonunda ise American Music Awards'lar dağıtalacak. Hep beraber Bloomberg'den yayınlamasını diliyoruz yeniden.

xx

30 Ağustos 2011 Salı

FAREWELL TO THE SPEEDOS

Ağustos, sadece giyilmesi özlemle beklenen kıyafetlerin artık insanda sabırsızlık hissinin doruklarına ulaştığı ay değil, slow şarkılar dinleyip kendini depresif hissetmenin de zamanıdır. Aylardır dinlemediğim Adele şarkıları, Beyonce'nin en hüzünlü balladları, akşam esen rüzgarda yüzüme çarpan güneşte bana eşlik eden şarkılardandı. Tamam böyle vıcık vıcık romantik hisle kurulmuş cümlelerden hiç haz etmiyorum, ama yazmadan da edemiyorum. 

Bu ay dinlediğim şarkıları şehirlere ayırarak değişiklik yapmak istedim. Paris'le başlayabiliriz. Gainsbourg familyası bu ay sıkça gündemimdeydi. Ailenin her bir üyesini hatta ailenin ilişkisi olduğu diğer bireyleri uzun zamandır takip etsem de bu ay kendilerine karşı olan sevgim biraz daha arttı. Aslına bakarsanız, onlar hakkında uzun bir post yapsam iyi olur. Neyse, bol bol Charlotte Gainsbourg'un ''IRM'', ''5.55'' ve ''Charlotte Fore Ever''ını dinledim. En sevdiğim şarkılar ise ''Charlotte For Ever'', ''Elastique'', ''Heaven Can Wait'' ve ''Jamais''. Tabi Jane Birkin ve Brigitte Bardot gibi muhteşem kadınlarla aşk yaşayan Serge Gainsborg da radarımda olan isimdi, hatta dinlediklerim genelde Jane ile yapmış olduğu düetlerdendi. ''Just Like a Woman'', ''69 Année Erotique'' ''Je T'aime Moi Non Plus'', ''Jane B'' ve ''Elisa''.

Ufak da bir not. Charlotte Gainsbourg yeni videosu / şarksı ''Terrible Angels''ı geçtiğimiz günlerde yayınladı. Yepyeni EP'sini eylülün ilk haftalarında yayınlayıp kasımda da yeni bir albümle karşımıza çıkacak. E tabi bir de ''Melancholia is the new Black Swan'' dediğimiz, izlemek için merakten öldüğümüz filmi de kısa zamanda görebilmeyi umuyorum.
Evet, aslında sıkı bir Yunan müziği hayranıyımdır. Bir de rakı masasında çalan Rumca ya da Yunanca şarkılarla ortam daha da eğlenceli olabiliyor. Hele bir de gerçekten sirtaki oynayabilen insanlarla karşılaşınca ortam yeme de yanında yat kıvamında. Yalnız taklitlerinden yani ''ben her boku yapbilirimcilerden'' kaçının. Neyse aslında dinlesem de bu ay pek yunan müziğiyle ilgilenmedim, ama şehirlerden birini daha doğrusu bölgelerden birini Santorini olarak seçmiş olmamın sebebi ''Mamma Mia''. Geçtiğimiz günlerde filmi oturup yeniden seyretmedim, ama ay boyunca her gün filmin müzikleri kulağımdaydı. Evvet Abba'yı severim, ama Meryl Streep'i daha fazla severim ve her canım sıkıldığında ya da kendimi kötü hissettiğimde bu filmi neden seyrettiğimi anladım.Yeni bir epiphanic an. Güzel insanlar, muhteşem manzaraya sahip bir Yunan adası, Abba şarkıları, dans ve Meryl Sreep, sanırım gelecek yaz rotamın neresi olduğu belli olmuştur. Yassou.
ps. aslında filmin orada çekilip çekilmediği konusunda da hiçbir fikrim yok.
İtiraf etmem gerekirse bazen biraz cimri olabiliyorum. Sıkı bir Beyonce fanı olmama rağmen albümünü henüz yeni aldım. Yeni almamın nedeni ise ''yae albüm çok pahalı para veremem'' demem değil, ben ne zaman bir Beyonce albümü alsam ki bu genelde çıktığı ilk haftaya denk gelir, Queen B'imiz deluxe edition çıkarmaya hazırlanır. Sonra ben de kendimi kandırılmış hissederim, ama bekle bekle de bir yere kadar, dayanamadım sonunda aldım. Albüm yazısı yakında olur burda. Ama anlaşıldığı üzere 21. YY Popüler Amerikan Kültürü'nden bahsedeceksek eğer Beyonce'yi bunun içine katmasam olmaz. Yazın son günlerini de Beyonce ile geçirdim.

Ancak ne varsa eskilerde var. Müzik deyince aklımda beliren ilk ismin en bomba albümü: Madonna ''Confessions on A Dancefloor'' üstünden neredeyse 10 sene geçecek olmasına rağmen hala en sık dinlediğim albümdür, Albümden en sevdiğim şarkılar ise ''Forbidden Love'', ''How High'' ve Isaac'' tabii ''Hung Up''ı da dışlayamam. Bu arada yazmama gerek yok. Hepimiz de Madonna'nın stüdyoda olduğunu biliyoruz, çok yakında yeni filmi daha doğrusu ilk yönetmenlik deneyimi olan ''W.E.''yi de yayınlayacağını biliyoruz, Rihanna'nın da aynı stüdyoda olduğunu da okudum. Her neyse sonuçta 2012 Madonna'nın yılı olacak anlaşılan. Sahi eğer sonumuz yaklaşıyosa Madonna'yla hayata veda etmek hoş olmaz mıydı ?
Yaz boyunca sık sık Nil ve Volga Tamöz dinlesem de Ağustos'ta kendime ''yeter artık kabak tadı verdiler'' demişliğim vardır ! Ayrıca ne alaka demeyin ama sıkça da ''Yav bir aralar Ramadan ve Mercan diye birileri yok muydu?'' diye soru sormuşluğum da vardır. Sonuç olarak sıkça da Model dinlemişliğim vardır.

Son bir yenilik daha.
Japon Vogue'unun ekim sayısındaki kapak yıldızı Florence + The Machine'in cool solisti Florence Welch. Evet tahminler doğru. Grup cephesinden yeni albüm, klip ve şarkılar gündemde. İşte onlardan biri. Bu sonbahar çok cool geçecek.
Sosyal Medya'da yine geçtiğimiz günlerde yaygara kopuyordu, meğerse sebebi Lady GaGa'nın yeni videosunu yayınlamasıymış. ''You and I'' bu sefer işin içinde Inez & Vinoodh da var. Bir de tabi Nicola Formichetti. Hande Yener & Kemal Doğulu birlikteliği kadar sıkmaya başladı bu durum. Gerçi son iki isim umrumda bile değil, en azından sevmesem bile arada GaGa'yı takip ediyorum.

Her neyse, ciddi anlamda bu sefer postu sonlandırıyorum, son isim Avustralya'dan. Keyifli izlemeler. Björk tadında. Bu arada Björk cephesinde de yeni gelişmeler var elbette, ama yeni bir post konusu çıkar artık ondan.

15 Şubat 2011 Salı

TAŞRANIN GÜCÜ: 2011 GRAMMY'S

Bütün gün ruh gibi gezmemin tek nedeni gece 3teki Grammy Awards'dı. HT Bloomberg'e bunun için teşekkür etsem de bir sonraki sefer için biraz daha fazla paraya kıyıp daha iyi bir tercüman tutmalarını öneririm. Saat 1den itibaren online olarak kırmızı halıyı izlemeye başladıktan sonra da saat 3te o çok ''yavan'' tören yayınlanmaya başlandı. İşte tüm ayrıntılar: 53th Grammy Awards.

Kırmızı halının parlayan yıldızlar Emilio Pucci mini-dress ile disko topuna dönen Jennifer Lopez ! Givency'nin o yüksek el işi gerektiren muhteşem S/ S '11 Couture kolleksiyonundan giyen Florence Welch ! Bir diğer Emilio Pucci ile ''şuh kadın'' havalarına bürünen Lea Michelle ve altın gibi parıldayan Heidi Klum !
Ve Jean Paul Gaultier melekleri ! Couture içinde Rihanna ve maxi-dress'yle Nicole Kidman. Rihanna, Eminem ile performansını sergilerken ise Christian Dior Couture Fall / Winter 2010 / 11 giyinmişti. (Gerçek bir moda ikonu. Zaten büyük ihtimal Vogue'un Nisan kapağında kendisini göreceğiz). Kidman aynı zamanda gece boyunca kocası Keith Urban'dan daha fazla ilgi topladı ! Ve Katy Perry ''Teenage Dream''i seslendirirken onun da şarkıyı mırıldandığını gördük :) Çok şeker :P Eva Longoria ise Ashi Studio ile arz-ı endam edenlerden.
Gelelim ödül törenine ! Kanımca gecenin açılışını hak eden isim Lady GaGa ve Lady Antebellum'du. Akademi Antebellum'un çok ses getireceğini düşünmediğinden ve GaGa'ya da iki sene üst üste bu görevi vermek istemediklerinden Aretha Franklin tribute ile açılışı yaptı ! Christina Aguilera'nın performans sonunda yere düşme durumu bir kenara Florence Welch ve Jennifer Hudson bu 5linin parlayan yıldızlarıydı. Katy Perry sevgilisine romantik bir hediye verirken Adam Levine, Rihanna, Eminem, Dr. Dre ve Skylar Grey muhteşem bir performans sergiledi. 

Ancak gecenin en büyük kurtaranı elbette (aynı zamanda 5 ödül kucaklayan ve dolayısyla gecenin büyük kazananı da olan) Lady Antebellum oldu. En sevilen şarkılarıla bir mix. Hem smooth hem supreme bir performans. Gecenin bir diğer eğlenceli performansını ise seksi tulumu ve yüksek topuklu ayakkabılarıyla piyano üstünde dans eden Gwyneth Paltrow ile rengarenk ve keyifli kostümü ile Cee-Loo Green gerçekleştirdi.

Lady Antebellum hem ''Record Of The Year'' hem de ''Song Of The Year'' ödüllerini aldı. Yani ana dallardan en iyi iki cepte. Geri kalan 3 ödül ise ''Country'' kategorisinden geldi. Lady Antebellum'un albümü hakkında ise geçtiğimiz sene şubat ayında yazmıştım. Tık.   Bu arada 10 dalda aday olan Eminem sadece 2 tane ödülü kucaklarken (Rap Album // Rap Solo) 7 dalda ödüle aday olan Bruno Mars da yine 2yle yetinmek zorunda kaldı. Yani 6 ödülden 5ini kucaklayan Lady Antebellum gerçek bir star gibi parladı. Taşranın Gücü !

''Album of the Year'' ise beni şaşırtarak Arcade Fire'ın oldu. Ben kesin Lady GaGa'dır gözüyle bakarken (içten içe Lady Antebellum ya da Eminem'in almasını dileyerekten) bu sonuç beni şaşırttı. Aynı şekilde ''Suburbs'' hakkında da sonbaharda blogda yazmıştım. Tık.

Gönül isterdi ''Best New Artist'' ödülünü Florence + The Machine alsaydı, ama neyse ki en azından Justin Bieber'e gitmedi. Ödülü Barrack Obama'nın da gözdesi olduğu söylenen Esperanza Spalding kaptı ! Onun dışında gecenin bir diğer hayal kırıklılığı da ''best pop collobration with vocal'' ödülünün GaGa ve Beyonce ortaklığına yani ''Telephone''a gitmemesi oldu. 

Son olarak Lady GaGa ! Lady GaGa geceye Husseyin Chalayan imzalı yumurta / ''womb'' (rahim) içinde geldi. GaGa'nın ve dansçılarının gece boyunca giyindiği kıyafetler ise Thierry Mugler ve House of GaGa'ya ayittii. Styling ise House of Mugler direktörü ve editör Nicola Formicetti tarafından yapılmış. Aşağıdaki görseller Formicetti'nin blogundan alındı. GaGa'nın Chalayan aşkını cümle alem biliyor, ama Grammy'lere onla katılması aynı zamanda bu ayki Amerikan Vogue'u editöryalinde de Chalayan imzalı deri ceketi ile poz vermesi bence muazzam. 

İlginçtir ki ben abartıdan uzak olan ''Born This Way'' performansını beğendim. Hatta dün gece GaGa'ya karşı olan antipatim sempatiye dönüştü diyebilirim ! 6 dalda aday olduğu geceden ise 3 ödülle geri döndü. ''Best Short Form Music Video'' // ''Bad Romance'' ve yine ''Bad Romance'' ile ''Best Pop Vocal Performance''.     ve Best Pop Album
Sonuç olarak aslında uykusuz kalmaya değmedi ! Aslında dün gece attığım tweetler yanında bu yazı çok sönük kaldı, çünkü orada an ve an karşımıza çıkan kırmızı halı celebrity'leriyle dalga geçmiştik hep berabercenek :) Neyse ...

photos taken from:

13 Eylül 2010 Pazartesi

MTV VMA AWARDS 2010

İzlenemeyen ödül töreni / MTVVMA hakkında ne yazılır bilmem, ama bu sayfada bulunması gereken bir yazı olduğu için bu postu hazırlamak istedim. Internette ve MTV'nin kendi sitesinden alıntıladığım haberlerde çeşitli sanatçıların da sahne alacağını duyurmuştum, ama fosss çıktı. Elle tutulur iki performans vardı, biri Florance & The Machine diğeri ise işleri nedeniyle daha önce Eminem'e sahnede eşlik edemiyeceğini açıklamasına rağmen bizlere sürpriz yapan Rihanna. Başka da headliner diyebilecek isim yok. Kanye West, Linkin Park, Mary J Blige sahne almış olsa da tatminkar değil bence.

Beklendiği gibi geceye damgasını vuran isim 13 adaylıktan 8ini kucaklayan Lady GaGa oldu. Bu kadının abartılmasından nefret ediyorum. Video endistürüsüne katkısı yadsınamaz ama yine de n'oluyoruz abi ? dedirttiriyor. Kadın ayını zamanda geceyi kendi showuna dönüştürmeyi de bildi, her zaman olduğu gibi evindeki gardrobu tören alanına taşıyan şarkıcı aynı zamanda 3. albümü - ayrıca 3 değil bal gibi 2- hakkında ve piyasaya sürecek parfümü hakkında da bilgi verdi. Katıldığı yer sanki VMA değil Oprah Show. Her neyse albümün adı ''Born This Way''. Yine de itiraf etmem gerkirse The Fame: Monster (2CD) pek de yavana atılacak bir albüm değil, ama abartılacak bir yanı da yok. Lady GaGa dışında sönük de olsa geceye damgasını vuran diğer isim ki hakkıyla- 2 ödülle Eminem oldu. Best Cinematography ödülün ise şarkı mükemmel dahi olsa Empire States of Minds videosunun aldığına inanmıyorum. Best New Artist de Ke$ha'dır bence.
Ha bu arada yiğidi öldür hakkını yeme Lady GaGa'nın kırmızı halıdaki Alexander McQueen showu bence inanılmazdı. Hatta GaGa'nın şimdiye kadarki en güzel outfiti diyebilirim. Bunun dışında da kırmızı halıda da zaten başka da marifet yok, başka doğru dürüst ünlü bile yoktu.

Gelelim diğer kazanlara
Katy Perry de pek de çirkin sayılmaz ama Kesha halatı kafasına geçirip çöp torbasını vücuduna dolamış gibi.






Video of the Year:
Lady Gaga – Bad Romance
Best Male Video:
Eminem – Not Afraid
Best Female Video:
Lady Gaga – Bad Romance
Best New Artist:
Justin Bieber Featuring Ludacris - Baby
Best Hip Hop Video:
Eminem – Not Afraid
Best Pop Video:
Lady Gaga – Bad Romance




Sahne alan Amerikan kırosu Rihanna ve  Eminem. Kırmızı halının bir kaç ünlüsünden biri de Penn Badgley'di.





Best Dance Video:
Lady Gaga – Bad Romance
Best Rock Video:
30 Seconds To Mars - Kings and Queens
Best Collaboration:
Lady Gaga Featuring Beyoncé – Telephone
Best Choreography:
Lady Gaga – Bad Romance
Best Editing:
Lady Gaga - Bad Romance
Best Art Direction:
Florence + the Machine - Dog Days Are Over
Best Direction:
Lady Gaga - Bad Romance




Lady GaGa bir kez daha etleri vücuduna dolamış . Ödülünü ise Glee oyuncularından aldı.





Best Cinematography:
Jay-Z & Alicia Keys - Empire State of Mind
Best Special Effects:
Muse - Uprising
Breakthrough Video:
The Black Keys – Tighten Up






Resimler için Just Jared'e minnettarım =) Son üçü ise Boo's Box 'dan.